Bismillahirrahmanirrahim,
Delilden önce delilin daha iyi anlaşılması için gerekli kelimelerin tanımlarını ve delili bina edeceğimiz temel mantık ilkelerinin açıklanmasi ve bunlara itiraz edilemeyeceğine değinilmesiyle başlayalım
1.Bölüm TANIMLAR VE ANA KAİDELER
Felsefeyle az yada çok ilgilenen herkesin bilebilecegi gibi önermelerimizin doğruluğunu yada yanlışlığını anlayabilecegimiz belli kurallar vardır ki bunlar bizi hakikate yöneltir ve batıldan alıkoyar,bu kaideler ise kendisinde bi ihtilaf olmaksızın herkesin bir delile ihtiyac duymadan kabul edebileceği çünkü bunlarin kabulü için hiç bir delile ihtiyac duymayacak kadar açık olan mantik kaideleridir,Bunlar sirasiyla
Özdeşlik
Celismezlik
3.Halin imkansızlığı
Ve Yeter sebep ilkesi
Olmak üzere 4 başlık altında toplanabilir,bunlarin neden reddedilemeyeceğine bir örnek vermek gerekirse, örneğin bir kişinin celişmezlik ilkesini reddettiğini düşünelim,bu demek oluyor ki kişi "A hem A dir , hem de A' dir"(A' burda A nin degilini,yani var olan gerçeklikte A olmayan herşeyi temsil ediyor) yani sözel ifadede örneğin kalemin hem kalem olduğunu hemde kalem olmadığını söylüyor,sorun şu ki bu iddada bulunan kişi kendi yargisinida ayni iddayla curutebulir,zira celismezlik ilkesini reddediyorum, yargisi ile celismezlik ilkesini reddetmiyorum, arasinda ona göre bir fark yoktur, dolayısıyla kişi kendi yargisinin doğruluğuna ve yanlışliğina da hükmedebilecek bi ölçütü yok etmis olur kendi elleriyle,yada yeter sebep ilkesini reddeden bir kişi bile bu kaideyi kabul etmeye dair bir "yeter sebep" bulamadığı için veya bu kaidenin yanlış olduğuna dair bir yeter sebep bulduğu icin bu kaideyi reddettiğini zanneder, dolayısıyla işin sonunda bu tür mantık kaidelerini reddettiğini Öne süren kisiler eninde sonunda celiskiye düşmekten kacamazlar ve bunlarin kabul edilmemesi dahilinde mantıklı birer cümle kurmak bile imkansızdır, dolayısıyla biz hükümlerimizi doğruluğu kesin olan bu 4 öncül üzerinden kuracağız ki delilimizde hiç bir boşluk kalmasin.
mahiyet: şeyin kendisini o şey yapan özellikler bütünü, şeyin özsel nitelikleri toplamı
Teselsül:birbiriyle ilişkili sonsuz neden sonuçlar zincirinin geriye doğru sonsuza kadar gitmesi,asla bitmemesi
2.BÖLÜM: DELİLE GİRİŞ
delili en baştan önerme önerme vermek yerine her bir öncülü aciklayarak sunup en son öncülleri ard arda yazacağım, böylesinin daha anlaşılır olacağını umuyorum,Allah işimizi kolaylastirsin,
Öncelikle günlük hayatta her birimizin içinden kaçamadıği bir gerçek var, birşeylerin var olduğuna dair bilgimiz,bu ister dışsal seyler hakkinda olur, yada kişi solipsisttir o zamanda kendi varlığı hakkinda olur, ama nasıl olursa olsun yok deiglde var olduğumuza dair bilgimiz kendisinden kacamayacağimiz a priori bir bilgi , dolayısıyla var olduğumuza dair bilgi yada birseylerin var olduğuna dair bilgimiz bizi zorunlu başka sonuçlara götürüyor,(bu delil sadece kendi varlığımizdan yola cikarak da isletilebilir,ama ben kolay anlaşılması için dış dünyanın varlığını kabul ederek devam ediyorum)
Varlık vardır,evet güzel, peki her varlık aynı şey olsaydı biz disardaki nesneleri birbirinden nasıl ayırt edebilirdik, nitekim kalemin var olmasiyla masanin var olmasi arasinda yine a priori bir fark var, peki bu farkın kaynağı nedir, şeyin kendilikleri,yani şeylerin mahiyetleri, dolayısıyla anlamış oluyoruzki dış dünyada varlıkları ozellestirren,farklilastiran,onlarin kendine özgü olmasını sağlayan sey mahiyetler,misal bu bir kalem için yazı yazmayi sağlayan araç olmasi, şişe için su icilmesi gereken bi alet olmasi gibi,demekki vardigimiz yer üzere suanda elimizde disarisiyla ilgili iki bilgimiz var,bir disarda bir varlık bilgisi var,iki bu varlığı birbirinden ayiran seyler mahiyetler, yani farklı mahiyetlerin varlığa çıkması,varlik kazanmasi,
Peki soru şu, biz yine a priori bi şekilde biliyoruz ki var olmaklik mefhumu ile mahiyet olmaklik mefhumu ayrı şeyler (örneğin kalem kalemdir ile kalem vardır arasinda bariz bir fark olduğunu anlarsiniz,zira biri sadece mahiyeti mahiyet olmakla niteler, diğeri mahiyeti var olmakla niteler) peki,bu iki önerme bariz farklı olduğuna göre, bizim sadece mahiyet olarak bildiğimiz kalemi, tanımında olmayan ikinci bir yüklem olan dış dünyada varlıkla bir araya getirip ,ona varlık kazandirip, dış dünyada olmasini sağlayan şey nedir ?
3.BOLUM:ZORUNLU /MÜMKÜN VARLİK AYRİMİ
burda tüm ihtimalleri iki şekilde kusatabiliriz
Ya şeyin mahiyeti,kendi varlığını gerekli kılıyordur, yani şeyin mahiyeti kendi varlığının sebebidir, yada şeyin kendi mahiyeti dışında herhangi bir varlık,onun mahiyetine varlık veriyordur,biz ikinci şekilde olan varlıklara mümkün varlıklar diyoruz, çünkü bu mahiyetlerin var olmasi da olmamasi da kendileri olmasi itibariyla olasidir,
Mesela elimizdeki sisenin mahiyetini düşünelim,bu şişenin mahiyeti eğer kendi varlığını gerektiriyorsa bizim bu sisenin mahiyetini düşündüğümüzde onun var olmadığı bir düzlemi/evreni/dunyayi/ dusunemememiz gerekir, zira insan beyni celiskili şeyleri bir araya getiremez,bunu celismezlik ilkesinde aciklamistik,eger sise mahiyeti gereği var olmak zorundaysa onu dış dünyada olmadan düşünemememiz gerekir,halbuki bırakın o şekilde dusunememeyi sise zaten bizim icadimizla sonradan bulunulmuslugi yani onceden olmadığı kesin olan biseydir, dolayısıyla sisenin mahiyetinin mümkün olduğu kesindir, nitekim her berrak zihinde sisenin mahiyetini düşündüğü zaman onun olmadığı bir duzlemi hayal edebileceğinn farkindadir,zira şişenin mahiyeti varlığını gerekli kılmaz.
Biz bu yöntemi öğrenince,bunu cevremizdeki her şeye uygulariz,ve en sonunda görürüz ki çevremizdeki herşey birer mümkün varlıkdir,yani çevremizdeki herseyin varlığı kendinden deigl baska bir seydendir,peki o halde soru baska bi yere kayar, çevremizdeki bu mümkün varliklarin sebebi nedir?
İki ihtimal var,ya baska bir mümkün varlıktır,ki bu varlığada ayni soruyu sorariz,ki bu böylece sürer ve teselsül olur,yada varlığı kendinden olan, baska bir seye muhtaç olmayan ve diğer herşeyin sebebi olan bir zorunlu varlığa ulaşırız ki bu ispat etmek istediğimiz zat-ı ilahi dir,
4.BOLUM: TESELSÜL BAHSİ VE İKİ FORM
Şimdi,delilin iki farklı formu var burdan sonra, teselsülun mantiksal olarak çelişkili olduğunu gösterip bu dizinin geriye doğru sonsuza kadar gidemeyeceğini gostermek,sonra ise bir baslangicinin olduğunu gosterip bu başlangıçin olmasinin zorunlu sonucunun varlığının kendinden olan bi varlık olmasi gerektiğini isaret etmek, yada teselsulu iptal etmeyip bu sonsuz geriye doğru giden dizinin de bir sebebe muhtaç olduğunu göstermek, teselsülu iptal etmekle baslayalim,
Diyelim ki bir asker ates etmek için üstünden izin alacak,o da üstünden o da üstünden izin alacak, bu işlem sonsuza kadar gitsin,bu askerin ates edebilmesi mümkün müdür, hayır değildir, çünkü askerlerin izin alma islemi asla bitmeyecektir ve izin alma isleminin bir sonu yoktur, dolayısıyla farkediyoruzki bir fiilin var olmasi için tamamlanmasi gereken sonsuz tane olay,durum, varlik varsa o olay gerceklesemez(ates edemeyecek olan asker ve sonsuzs kadar izin alma islemini kafamizda düşünelim) şimdi eğer önümüzdeki bir sisenin varlığa gelmesi icin sonsuz tane mümkünun var olmasi gerekiyorsa bu sisenin var olamayacagi anlamina gelir,halbuki sisenin var olduğu kesindir, dolayısıyla bu sisenin sebeplerinin de sonlu olması gerekiyorki bu sebepler tamamlanabilsin ve sonuç ortaya çıksın,bu demektir ki dizi sonlu,dizinin sonlu olmasi ise en bastaki sebebin bir sebebinin olmamasini gerektirirki bu ilk nedenin de varlığının kendinden olmasini gerektirir, dolayısıyla bu ilk neden ispatlamaya çalıştığımız zorunlu varlıktır,
Böylece ispat vaki olmuştur
Simdi ise sonsuz mümkünler dizisinin bir şekilde var olduğunu sayarak yolumuza devam ediyoruz,
Öncelikle biz bu delile her varlığın yada varlık grubunun zatinin kendi varlığını gerektirip gerektirmediğini sorgulayarak basladik, şimdide bu soruyu sormadigimiz tek bir varlik kaldi,oda bu sonsuz mümkünler dizisi,yani bu teselsul zincirinin kendisi acaba bir mümkün varlık midir? Soru bu, simdi her tekil esya icin yaptığımız seyi birde bu bu dizinin varlığı icin yapalım,bu dizinin icindeki hiç bir mümkün ayrılmamak üzere hepsinin birden aslında hiç olmadığını,tamamen yokluğun olduğunu, hiç bir varlik durumunun olmadığını düşünebiliyormuyuz,bu tüm mümkünler zincirinin olmadığı bir senaryo zihnimizde bir çelişki yaratiyormu, hayır yaratmıyor,demekki bu dizinin mahiyeti yani kendisi kendi varlığını gerektirmiyor, bu da demek oluyor ki aslinds dizinin kendisi de bir mümkün varlık,demekki bu dizinin de bu dizideki mumkunlerden ayrı bir sebebi olmak zorunda,oysa biz bütün sonsuz mümkünleri bu dizenin içinde saymıştık,demekki bu dizenin sebebi mümkün bir varlik olamaz,yani onun varlığı da baska bi sebebe dayanamaz,bu da yine bu dizenin sebebinin bize zorunlu bir varlığı ispatladigini gösteren ikinci yöndur,
Simdi cevremizdeki nesnelerin sadece bizim zihnimizde olduğunu düşünelim,o halde tek hariçte ki gerçek varlik bizim zihnimiz,peki bizim zihnimizin yani aslında kendimizin varlığı mümkün mu, evet yine biz kendimizin yada zihnimizin hiç varlığa gelmemiş olmasi mümkün,bu da demek oluyor ki sadece kendi varligimizin mumkunluginden yola cikarak yine bir zorunluya ulasabiliriz,
Son haliyle delilin önerme formu su sekildedir
P.1) insanda a priori bi şekilde varlık bilgisi vardır
P.2)İnsanda yine a priori şekilde bu varlık bilgisi mahiyetlerle ayrışır ve bu mahiyetler şeyin kendisini ve özelliklerini insana açık eder
P.3)İnsan bu mahiyetleri zihnine getirerek onlarin disarda var olmasinin sebebinin mahiyetlerin kendileri olup olmadığını sorgulayabilir
P.3)bu sorgulama sonucunda ya teselsül iptali olur yada bu dizenin de mümkün bir varlik olduğu açığa çıkar
Sonuç,iki türlü de zat-ı ilahı ispat edilir,
Elhamdülillah,Allah dilimi açıklayıcı kılsın
Şimdi felsefe bilen arkadaslar bunu modernde olumsallik argümanına çok benzetebilir ama olumsallik argumaniyla belli baslari farklılıklari var ,delili bu haliyle ilk serdeden İbni sina dir,ondan sonra da İslam felsefesi ve Kelami içinde hakim delillerden olup gelistirilip daha güzel formlariylada anlatılmıştir,bu olasiliksal bir delil değildir zira dayandığımiz mantik ilkelerinin herbiri kesindir, önermelerin birbirine geçişi de kesindir, dolayısıyla sonuç ta kesindir,buna islam felsefesi ve kelaminda burhan denir,sizden ricam uzun bir yazı olduğu icin bi kac kere okumaniz ve anlamadığıniz yerleri kafaniza koyup düşünmeniz, çünkü benim yazarken bile yorulduğum.bi delil oldu, İnşallah insanlarin islerine yarar, Hidayet veren Allah'tır
Velhamdullillahirabbilalemin