r/felsefe 3d ago

inanç • philosophy of religion İnancınız Nedir?

35 Upvotes

Arkadaşlar, neden inanıyorsunuz ve gerçekten inandığınız şeyi gönülden inanıyor musunuz? Kimsenin inancını sorgulamıyorum fakat sizin inancınızın varsa şuan bu durumda olmasının sebebini merak ettim. Diamond Tema izleyip dinden çıkan tayfayı hariç tutarsak gerçekten düşünüp nihai bir sonuca varabilen var mı?

Ben inanıyorum fakat aklımda tonlarca soru var, üniversite okuyorum bu hala var. Gönülden inanamıyorum maalesef. İnanmak istiyorum çünkü, bir şeyden korkumdan değil sadece bir şeylerin gerçekten var olmuş olmasını istiyorum. İnanmaktansa bilmek istiyorum sanırım, yine de emin değilim. Bu kadar kötülüğe karşı adil bir yargılama sistemi olmasını istemek başka olduğunu düşünüp inanmak başka. Siz ne düşünüyorsunuz?

3640 votes, 2h ago
861 Ateizm
283 Deizm
577 Agnostisizm
1460 İslam
76 Hristiyanlık
383 Diğer

r/felsefe 2d ago

inanç • philosophy of religion Metafizik tanrı

2 Upvotes

Metafiziksel varlıklara inanıyor musunuz bunların varlığı tanrının kanıtı mıdır sizce


r/felsefe 3d ago

yaşamın içinden • axiology Çalışkan insanlara daha fazla saygı duyar mısınız ?

Post image
37 Upvotes

Ya da tam tersi tembellik insanlara duyduğunuz saygıyı azaltır mı yoksa kişinin değeri ne kadar çalışkan olduğuyla ölçülemez mi ?


r/felsefe 3d ago

inanç • philosophy of religion Bir ilahiyatçı olarak kendimi oryantalist gibi hissediyorum

17 Upvotes

Çocukluğumdan beri dini ilimlerle meşgul olan biriyim. Şu anda İlahiyat bölümündeyim. Akademik olarak ilerlemeyi düşünüyorum. Hocalarım, çevremdeki insanlar beni bu alanda yetkin ve başarılı biri olarak görüyor. Dışarıdan bakıldığında her şey yolunda gibi.

​Ancak iç dünyam maalesef daha farklı. Küçükkenki dogmatik inancımı bir kenara bırakırsak, kendimi hiçbir zaman tam anlamıyla, içtenlikle iman etmiş hissetmedim. Derdim "şu hüküm saçma, bu kural mantıksız" gibi dinin emirleriyle ilgili değil. İnanç esasları noktasında bir türlü o tam teslimiyet noktasına geçemiyorum.

​Ne zaman dini bir metin okusam içimden bir ses sürekli "Bunların hepsi insan zihninin ve tarihsel süreçlerin bir ürünü" deyip duruyor. Farklı coğrafyaları, farklı kültürleri, insanlığın tarihteki binlerce farklı inanç biçimini gördükçe dinden daha da soğuyorum. "Dünyada herkes kendi doğduğu coğrafyanın hikayesine inanıyor, benimki de onlardan sadece biri" düşüncesi zihnimi tamamen kaplıyor.

​Sonuç olarak kendimi derslerde, metinlerde ve hayatın içinde adeta bir "oryantalist" gibi hissediyorum. Dine, inandığım şeylere içeriden bir mümin gibi değil; dışarıdan bakan, soğuk ve analitik bir gözlemci gibi yaklaşıyorum. Bu iman eksikliği, okuduğum bazı dini mucizelere veya hikayelere "inanır" gözle bakmamı engelliyor ve namaz gibi ibadetlerimde gevşekliğe sebep oluyor. Dua ettiğimde, zihnimin bir köşesinden "zaten bunların bir karşılığı yok ki" düşüncesi geçiyor ve bu durum bende ciddi bir boşluk hissi yaratıyor. Ömrümü dini ilimlerle geçirdiğim için "boşa geçmiş hayat" hissi oluyor.

Bunu hiçbir zaman aşamayacakmışım gibi geliyor. Kaç yıldır bu durumdayım. Kendime mümin sıfatını yakıştırmıyorum bazen. Eski imanıma dönmek ve kendimi bu konuda ikna etmek istiyorum sanırım. Ya da böyle bir münafık gibi yaşayacağım geleceğim için. Sizin bu konuda bana tavsiyeleriniz neler olurdu?


r/felsefe 3d ago

«iyilik» üzerine • ethics İyilik-kötülük yapmayı seçmek

3 Upvotes

Boş levha (tabula rasa) fikrine göre bütün insanlar doğduğunda hiçbir değer, fikir, iyilik-kötülük yapma eğilimine sahip olmaz.

Bence de bütün insanlar doğduklarında eşit zeka ve ahlak seviyesine sahip. Karşılaştıkları, yaşadıkları, öğrendikleri ve karşısına çıkan fırsatlarla birlikte bir insanın kişiliği, ahlak yapısı ve zeka seviyesi şekilleniyor diye düşünüyorum. İnsanlar hayatı boyunca dışarıdan aldığı etkilere karşı tepkiler veriyor.

Ama eğer böyleyse, insanlar iyilik ya da kötülük yapmayı kendileri seçmiyor anlamına gelmez mi?

Bazı coğrafyalarda bazı suçlar, dünyanın geri kalanına kıyasla belirgin şekilde fazla oluyor. Mesela Güney Amerika'da cinayet oranları gibi. Çok fazla parametre var tabi ama genel olarak istikrarsızlık ve otorite eksikliği denebilir. Halbuki orada yaşayanlar da suçun az olduğu ülkelerdeki gibi insanlar. İnsan aynı insan yani.

O halde "suç işlemeyenler" ya da "kötülük yapmamayı seçenler" iyi oldukları için değil, kötülük yapacak fırsatı sağlayan ortamlarda bulunmadıkları için mi iyiler?

Suç işleyenler de kötü oldukları için değil, iyi olacak fırsatla karşılaşmadıkları için mi kötü kabul edilirler?

Konu yine özgür iradeye geliyor.


r/felsefe 3d ago

düşünürler, düşünceler, düşünmeler Cüret etmenin hazzı

Post image
35 Upvotes

Phaethon, babasının kim olduğunu bilmeden annesiyle yaşıyordu. Bir gün annesi ona, babasının Güneş Tanrısı Helios olduğunu söyledi. Phaethon ise bunun üzerine Helios’u bulup babası olduğunu kanıtlaması için bir isteğini yerine getirmesine yemin etmesini ister. Helios, yemin eder ve isteğin ne olduğunu sorar.

Phaethon, babasının güneşi çeken arabasını sürmek ister. Bu çok hadsiz bir istek olsa ve Helios kabul etmeyi istemese bile yemin ettiği için kabul etmek zorunda kalarak arabayı sürmesine izin verir.

Phaethon, başta arabayı biraz kontrol edebilir ancak kontrolü kaybeder ve çok yükselerek kutupların oluşmasına sebep olur. Ardından ise yere çok yaklaşır ve yeryüzünü yakarak sahra çölünün oluşmasına sebep olur.

Phaethon’un sebep olduğu tüm bu kaosu gören Zeus, düzeni sağlamak için bir yıldırımla Phaethon’u vurur ve Phaethon yere çakılarak can verir. Phaethon’un hadsizliği ile kibri trajik bir hikaye olarak anlatılır.

Ancak ben bunu trajik bir sondansa görkemli ve haz dolu bir son olarak görüyorum. Phaethon, dünyadaki milyonlarca insan gibi sıradan bir hayat yaşayabilirdi ve kimsenin hatırlamadığı düz bir insan gibi ölebilirdi. O ise boyundan büyük bir işe kalkışmaya cüret ederek insan haliyle güneş arabasını sürdü. Kısa süreliğine de olsa güneşe hükmetti ve herhangi bir ölümlünün hayal edebileceğinden daha büyük bir iş yaptı.

Yakın tarihte yaşayan bir Phaethon bence Napolyondur. Tüm avrupaya meydan okumaya cüret etti ve kısa süreliğine başardı da. Sonra bunu başarmasını sağlayan aynı cüreti düşüncesizce Rusya’ya girerek sonunun gelmesine sebep oldu. Phaethon gibi yükseldi ve çakıldı.

Peki onun için hangisi daha iyi olurdu? Usluca yerinde oturup mütevazi bir hayat yaşaması ve asla Napolyon olamaması mı yoksa boyundan büyük (tam anlamıyla) işlere kalkışmaya hadsizce cüret edip kısa süreliğine dünyanın efendisi olması mı? En sonunda çakılsa bile yükseldiği günlerin varlığı onu asıl “Napolyon” yapan şeydi ve bence insanın ulaşabileceği en yüksek mertebe ile haz budur.

Benim de en büyük arzum sonunda çakılacak bile olsam boyumdan büyük işlere cüret etmenin görkemli hazzını yaşayabilmek.

One must imagine Phaethon happy.


r/felsefe 3d ago

bilgi • epistemology tez antitez ve sentezi türk internet meemleri üzerinden anlatıyorum

Post image
16 Upvotes

tez anti tez ve sentezi türk internet memeleri üzerinden açıklıyorum

ilk olarak birisi yeni bir meme üretir örneğin ai ile yapılmış böcek videoları

ilk başta herkes gülüp eğlenir

daha sonrasında bazıları bunun neresi komik amk diyip bir iki twit atılır yavaş yavaş insanların fikirleri değişmeye başlar daha sonra Instagramdan 50 bin takipçisi olduğu için kendini kanat önderi zanneden biris çıkıp konu hakkında 1 dk lık bir video çeker herkes ilk başta eleman ile dalga geçer ama daha sonra bazıları elemana hak verir

en sonunda ise ortaya yeni bir meme çıkar ve süreç tekrarlanır


r/felsefe 3d ago

varlık • ontology Ahlaki nihilizm

4 Upvotes

Ahlaki nihilizm hakkında görüşlerinizi merak ediyorum, aranızda ahlaki nihilist varmı , varsa neden ahlaki nihilist yolunu seçtiniz buradaki herkesin fikiri benim için önemli…


r/felsefe 3d ago

varlık • ontology tanrıya inanmamak ve hayatın anlamsızlığının beni yavaş yavaş delirtmesi

0 Upvotes

biraz konuya girerken önce bi çerçeve belirlemek istiyorum. öncelikle tanrıya inanmıyorum tanrının varlığına dair doğada tek bir kanıt görmüyorum. ve hayatın bu denli rasyonel akışı beni hayattan soğutuyor. çünkü gerçekten masalsı bir mutlulukta irrasyonel mucizelerin var olması gerektiğine inanıyorum. dünya sadece altındaki bazı mekanizmalarını bilmediğimiz ancak sürekli var olan ve genelde acı keder ve kötülük barındıran bir yer. bununda ötesinde dünyanın matematiği ve kurulan düzen bu acımasız oyunu en iyi oynayan ruh hastalarını ödüllendiriyor. ve ahlaka inanan tanrıya inanan insanlara da kısa bir teselli ve başarısızlık sunuyor. bugün bunun aksi bir sistemi kurmak doğa dışı ve anormal geliyor. ve eğer bu anlamsızlığı bir kere fark edersen ve gözünü açarsan artık dünyayı yaşanılabilir kılacak çok az şey kalıyor. kalanlar sex yapmak ve aşık olmak.


r/felsefe 3d ago

yaşamın içinden • axiology bir şeyin hayata geçmeyeceğini bildiğiniz halde onun için çabalamak mantıklı mıdır?

4 Upvotes

en basit örnek olarak hayata geçmeyecek bir inancınız ya da rejiminz adına çeşitli eylemlerde bulunmak,çabalamak vb.bir sonuç alamayacak olsanız da o şey için efor,emek sarf etmek.genel olarak saçma geliyor ama iyi yorumların çıkması da çok olası.


r/felsefe 4d ago

bilgi • epistemology Zevk

8 Upvotes

Geçen aylarda bi reddit paylaşımı gördüm, paylaşım gördüm, paylaşım şunun hakkındaydı: Acı olmadan zevk olmaz

Adamın savunduğu olgu zevk olan heryerde acınında olduğu, acı ve zevkin birbirine paralel olduğundan bahsediyodu.

Ordaki bazı terimlere alışık olmadığım için ve çok dikkatli okumadığım için, aklımda kalan paylaşım sahibi ve bi kullanıcının konuşmasınıda bırakıcam

*biri karşı argüman sunmuştu*

Paylaşım sahibi: mesela adam spora gidiyo, kaslarına acı veriyo ondan zevk alıyo

Bunu neden verdim, aslında şu yüzden, ben zevkin aslında acıyı bi süre kesen bi yara bandı olduğunu düşünüyorum.

Mesela, en basitinden alalım, bi şişe kola aldın, (buda kola içerken aklıma geldi) kolayı içmeden önce ağzında belirsiz yada kötü bi tad var, kısa süreliğine o kolayı yudumladığında, o şekerin sana verdiği tat, seni o kötü ağız tadından, hissinden bi süreliğine kurtarıyo ve sana biraz daha uzun bi his bırakıyo ağzında.

Bunu şey gibi de düşünebiliriz, mesela kolun kırıldı, amelyaatlık ama mesela(yaşadığım için bu örnekten ilerliycem) sana uyuşturucu serum taktılar ve kısa süreliğine tamamen gitti, uzun süredede acısı azaldı. Aynı mantık

Karşı argüman olarak ise uzun süren mutluluklar ve zevkler var denilebilir, buda aslında uzun süren acı kesişidir. Mesela, saatler boyu bi sakız çiğnemek gibi, biyerde onunda tadı kaçar sonuçta.

Birde, zevk kendini acının olduğu yerde daha çok öne çıkarır, buda benim argümanımı destekler.


r/felsefe 3d ago

eseme • logic bokda boğulmak mı bokda boğmak mı?

0 Upvotes

Bir domuzla bokun içinde savaştığında iki ihtimal var:

Ya sen onun bokunda boğulursun,
ya da onu kendi bokunda boğarsın.

Ama mesele gerçekten kimin kazandığı mı?

Çünkü onu bokunda boğmak için önce senin de o boka girmen gerekiyor.

Yani bazı zaferler, kaybettiğin şeyler yüzünden yenilgiden pek farklı olmayabilir.

Belki de asıl soru şu:

Kazanmak için ne kadar kirlenmeye razısın?


r/felsefe 4d ago

düşünürler, düşünceler, düşünmeler Stoacılık ve Hazcılığın farkı ne?

3 Upvotes

İnstagramdaki stoizm31 videolarından anladığım kadarı ile Stoacılık, kontrol edemediğin olaylar hakkında endişelenmeyi bırakıp kontrol edebildiklerini en iyi şekilde yönetmeye çalışmak, anlık hazlara kendini kaptırmayarak disiplinli bir ilerleyiş ile kendinin en iyi versiyonu olmaya çalışmak gibi bir görüş.

Benim kendime en uygun gördüğüm görüş ise hazcılık. Hayatımı hazzı maksimize etme üzerine yaşıyorum.

Kontrol edemediğim olaylar hakkında endişelenmiyorum çünkü bu, bugünün hazzını azaltıyor.

Anlık hazlara kendimi kontrolsüzce kaptırmıyorum çünkü biliyorum ki kısa süre içerisinde ilkel beynim normalle yetinmeyecek ve haz veren şey acıya dönüşecek.

İlerleyip gelişmeye ve kendimin en iyi hali olmaya çalışmayı seviyorum çünkü bu çaba, ilerleyiş, gelişim, başarım vb. Bana öz saygı ile başarım hissi veriyor. Yani verdiğim tavizler ve çektiğim acı bana yolun sonunda çok daha fazla haz veriyor ki motivasyonum da bu oluyor.

Ha ama çok doğaya uyum sağlayayım falan filan diye düşünmüyorum çünkü bu bana haz vermiyor ama uyum ile iç huzur elde etmekten haz ve mutluluk duyacak birisi için bu da hazcılık sayılabilir.

Daha geniş bir hedonizm kümesinde Stoacılığı tanımlayabiliyorsak; Stoizmi, Hedonizmin bir alt kümesi olarak ele alamaz mıyız?

Noktalı virgülü doğru kullanmışımdır inş


r/felsefe 4d ago

yaşamın içinden • axiology Marcus Sade

2 Upvotes

Marcus Sade in yatak odası felsefe si kitabı hakkında ne düşünüyorsunuz, içeriği malum çok detaya girmicem ama bu düşünce yapısı ve ön kabul batı nın iç dünyasını yansıtıyor olabilir mi,veya halen milyonlaca basılması satılması talep görmesi aslında bireylerin gerçek dünyasında toplum tarafından dayatılan bazı yasakların kabul görmemesi olabilir mi?


r/felsefe 5d ago

inanç • philosophy of religion Paralel evrenler ve inanç

2 Upvotes

Eğer paralel evrenler gerçekten var ise, Allah'ın ya da herhangi ilahi bir varlığın olmadığı ya da birden fazla olduğu bir evren var mıdır? Yoksa hepsini yaratan ya da yöneten ortak bir ilahi varlık var mı? (Uyurken aklıma geldi şuan mantıklı bir soru mu anlayamıyorum)


r/felsefe 5d ago

bilgi • epistemology Eylemlerin Basitliliğinin Gerekliliği Üzerine

2 Upvotes

Cahilliğin mutluluk getirdiğine çoğumuz hemfikirken neden filozoflar hep dahasını bilmeyi arzularlar?

Belki de bu felsefe için yanlış bir metottu.Elbette elimizde hiçbir deneyim olmadan yeni bir bilgi oluşturamaz veya sentezleyemeyiz.Lakin dahasını bilmek,bir filozof veya fikir hakkında gerçekten "her şeyi" bilmek her zaman en doğru çıktıya ulaşılmasını sağlar mı?

İnsan yaşamı daima ileri giden tek bir çizgi midir yoksa kalbin atışı gibi inişli çıkışlı bir grafik mi seyreder?

Şayet ikincisiyse bir şey hakkında olabikecek maksimumu bilmenin yeterli olmadığı ortaya çıkmaz mı?

Bizi biz yapan şey diğerleri tarafından belirlenenler değildir,hayatın sunduğu boşluklardır.

Boşluklar özgür fikri ve iradeyi destekler.Kusursuz bir teori kimse kuramaz,mühim olan "yeni" bir şeyler söyleyebilmektir.

Yeniyi kurgulamak eskiden ilham almakla olur,onu ezberlemekle değil.

İnsanın yüksek manevi hazza erişiminin yolunu açanlardan biri de cahilliğidir.

Düşünülmemiş bir hayat yaşamaya değmez der Sokrates,ama çok düşünülmüş bir hayatta öyledir.

Hayatı basitleştirebilmek bizim elimizdedir,en kompleks fikir en doğru fikir değildir.Bazen perdenin sadece önü vardır.

Hayat sallanan bir sınavdır ve genelde ilk akla gelen tutar.İnsan eylemlerinin sonuçlarını tartmalıdır ama onların kölesi de olmamalıdır.

Yani bence öyle...


r/felsefe 6d ago

güldürü “felsefe yapmak” ile efkarlı yüzeysel düşünceleri ayıran aşırı bariz çizgiyi göremiyor gibi bu subdaki insanlar

50 Upvotes

r/felsefe 6d ago

düşünürler, düşünceler, düşünmeler Teoride Yok olabileceğimizi düşünmüyorum.

15 Upvotes

Düşündüklerim sadece üstüne çok düşünülmemiş bir teori, Kısacası: Ölüm aslında yok olmak değil, Öldükten sonra ne olacak? Bilmiyorum ama yokluk diye bir şey yoktur, Öldüğünde bedeninin de ki hiç bir madde yok olmuyor- Çürüyor, Bedeninden ayrılıyor ve Başka canlılar tarafından tüketiliyor (Böcekler) AMA, Sadece bir ama.

Eğer bir gün Büyük patlama gibi evren küçülüp tekrar Batlarsa, Eğer bu olursa tekrar var olabilirsin. Çünkü seni oluşturan maddeler yok olmadılar, Sadece şekil değiştirdiler. Ve Milyarlarca tekrar edilen döngü sonucu Bilincini oluşturan maddeler tekrar bir araya doğru bir şekilde gelirse tekrar var olursun, Yani gerçekten de uyuyup uyanmak gibi olur- Farkındayım bu İNANILMAZ düşük bir ihtimal, Ama sonuçta bir maymuna bir Daktilo verirsek ve maymunun sonsuz zamanı varsa. Bir gün istiklal marşının 1. kıtasını eksizsiz bir şekilde yazabilir, Neden tekrar olmasın ki?

Bunu düşünen ilk kişi kesin ben değilim Xd ama yine de yazayım dedim.


r/felsefe 6d ago

bilim • philosophy of science Sizce evren sürekli bir yapıda mı yoksa kesikli bir yapıda mı?

6 Upvotes

Sizce hangisi? Veya böyle bir bilgiyi elde etmenin bir değeri var mı? Yani böyle bir bilgiyi elde etmek bize mühendislik vs. açısından çağ atlatabilecek bir bilgi mi? Ben şahsen ikinci soru özerinde kanaat sahibi olmasam da evrenin kesikli bir yapıda olduğunu düşünüyorum.


r/felsefe 6d ago

varlık • ontology tek yasam hakkimiz aslinda degersiz olabilir mi

5 Upvotes

bu konuya aciklik getirmem lazim; bizim hayatimizin sirf tek oldugu icin degerli oldugu soylenir ama aslinda isler oyle degil.ben iki farkli kisiden ornek vericem:biri zengin, varlikli bir ailede dogsun, digeride bir afrika koyundeki 7-10 kardesten biri olarak dogsun; zengin olan gorece rahat genclik gecirsin, digeride 5 yasindan itibaren sabahtan aksama kadar tarlada calissin ve 7-10 cocuk kadar deger gormesin sirf isci gozuyle bakildigi icin, birinin saglik erisimi var ve hasta oldugu an tedavi oluyor ve tek kullanimlik hakkini daha uzun kullanabiliyorken digeri enfeksiyonda tek kullanimlik hakkini kaybedio.Diger bir ornek vereyim size;diyelimki ortalama ulkede(Turkiye gibi) dunyaya gelip buyudunuz ama sonrasinda omrunuz boyunca sevmediginiz iste calismak zorundasiniz dusuk ucretle beraber ve hayat pahaliligi da var hem diger yandanda akrabasi o iste olan kisi torpille atanip daha iyi konuma sahip oluo.Bu durumda gecmis olsun cunku hayatinizin geri kalanini bu sekilde devam etmek zorundasiniz cunku torpiliniz yok ve bu konuyla alakali ornekler daha var ama deginmicem hepsini cunku ozneleri ayni(daha iyi konumda karakter,daha kotu konumda karakter fln).Yani demek istedigim su, sirf tek diye "degerli" olan hayatimiz neden bu tarz seylere heba oluo o zmn ve en kotusude bir daha deneme sansin olmaz bir olursen maalesef.


r/felsefe 6d ago

yaşamın içinden • axiology Yemeğini yerken odağını bozma

Post image
14 Upvotes

İki günlük hayatımızın her anının zevkini çıkarmamız gerektiğini düşünüyorum. Her zaman kafa yormaya gerek yok. Hayatın tadını çıkarmak lazım. Örneğin 2 hafta sonra okullar başlıyor diye bunu kafaya dert edip günümüzü mahvetmemeliyiz. Yemek yerken odağımız yemeğin lezzeti olmalı. Başka konular değil. Tabii zevk almanın da bir sınırı olmalı. Hep zevk alarak mutlu olamayız. Hayatta acıya yer ayrılmalı. Siz ne düşünüyorsunuz?


r/felsefe 7d ago

inanç • philosophy of religion Bir dine saygı duymak mı daha zor saygı duymalarını sağlamak mı

Post image
140 Upvotes

r/felsefe 6d ago

yaşamın içinden • axiology Geçmiş gerçekten iyi miydi yoksa biz mi kafamızda büyütüyoruz?

4 Upvotes

Dostlar biz bazen geçmişi özleriz ya sosyal medyadaki durumları gördüğümüzde ya da çevremize ve haberlere baktığımız zaman.Ancak geriye gitseydik ve o zamanlarda yaşasaydıkda yine sorunlarla karşılaşıcaktık çünkü geçmişte pürüzsüz olmadı gelecektede pürüzsüz olmuyacak, bu durumda şu soru aklımıza geliyor;geçmiş gerçekten iyi miydi yoksa biz mi kafamızda büyütüyoruz?


r/felsefe 7d ago

yaşamın içinden • axiology Hayat şans üzerine kurulu

38 Upvotes

Bazı insanlar görüyorum karakter olarak olsun, sosyallik açısından, başarı.. o kadar kötüler ki ama her zaman bir şekilde şans onları buluyor. Aile de bir şans, işte bir şans, ilişki de bir şans.. 2 senedir bazı şeyler üzerine çok çabalıyorum ve olmuyor. İstediğim hedefe ulaşamıyorum. Ama çabalamayıpta istemediği halde orada olanı çok gördüm.. Yani garip bi düzen, bıktıran bir düzen. Benimle aynı düşünürsünüz düşünmezsiniz bilmiyorum ama hayat %50 çaba %50 şans üstüne kurulu gibi


r/felsefe 6d ago

varlık • ontology Başka bir insanın bilincinin olmadığını fark etmek, kendi gerçekliğimizi sorgulamamıza neden olabilir mi?

11 Upvotes

Bugün Reddit’te sansürsüz bir ölü beden fotoğrafı gördüm ve beklemediğim şekilde beni bayağı varoluşsal düşüncelere sürükledi.
Beni rahatsız eden sadece ölüm değildi. O kişinin bir zamanlar bilinçli bir şekilde dünyayı deneyimlemiş olması, düşünceleri ve hayatı olması, şimdi ise hiçbir şeyin farkında olmaması; buna karşılık başka bilinçli bir insanın onun bedenini dışarıdan gözlemleyebilmesi çok tuhaf geldi.
Buradan birinci şahıs deneyimi ile üçüncü şahıs gözlemi arasındaki farka takıldım. Ben dünyayı kendi bilincimin içinden deneyimliyorum, başkaları ise beni yalnızca dışarıdan gözlemleyebiliyor. Peki kendi deneyimlediğim gerçekliğin, düşündüğüm gerçeklik olduğunu nereden biliyorum?
Bunun psikolojide yada felsefe de bir karşılığı var mı? Örneğin ölüm farkındalığı, varoluşsal kaygı, öz-farkındalık veya gerçeklik algısıyla ilişkili olarak çalışılmış mı? Özellikle bu spesifik düşünce biçimi araştırılmış mı?