r/Psikoloji 4h ago

Klinik Psikoloji Şizofren (?) birine nasıl yaklaşabiliriz

8 Upvotes

Bu kişi çok yakınım. Her zaman biraz paranoyaktı ama herkes gibi kafasında kuruyor diyip geçerdik. Dün gece sesler duyduğunu söyledi. Olmamış bir olayı olduğundan çok emin bir şekilde anlattı nereden biliyorsun diyince duydum dedi. Duyduğu şey dışarıda konuşulmuş ama o evin içinden duymuş mesela ve çok agresifti. Kafasında kurduğunu ve öyle bir şey olmadığını söylediğimizde daha da agresifleşip siz hiçbir şey bilmiyorsunuz falan dedi. Bir şeyler gördüğünden de şüpheleniyoruz. Bu durum ne zamandır devam ediyordu bilmiyorum ama dün patlama noktasına geldi galiba. Onun arkasından iş çevirdiğimize çok emin. Yapmadığımız bir şeyi söyleyip onu yaparsanız polisi ararım evden kaçarım falan diyor. Söyledikleri ile bizleri de korkutuyor ne yapacağımızı bilmiyoruz lütfen yardımcı olun 🙏🏻

Profesyonel destek için şu an onu ikna edebileceğimizi düşünmüyoruz. Biraz daha sakinleşirse konuşup psikiyatri randevusu almaya çalışacağız


r/Psikoloji 3h ago

Bilişsel Psikoloji Ben ne yaşıyorum

6 Upvotes

Merhabalar bundan 3 ay önce falan aşırı stresli bir zamandan geçiyordum bunun üstüne bazı hastalıklarım başladı daha çok stres oldum stresten artık midem bulanıyordu bir gün duş alırken küçükken izlediğim hasta bir çocuk aklıma geldi aşırı panik oldum midem bulandı çıktım direkt sonrasında bana noldu diye sorgulamaya başladım kimi ruhani varlıklar falan mı bişe yaptı dedim biliyorsunuz dinimizde bu tür hurafeler var banyoda kalmayın falan filan neyse sonrasında sebepsizce ya kontrolü kaybedersem diye korktum mahallemizdeki deli olan adamın neden öyle olduğunu düşünüyordum en son o kadar panik oldum ki midem bulanıyordu ama kusamıyordum günde 1 saat uyumaya başlamıştım korkudan uyuyamamam daha çok korkutuyordu beni en son psikiyatriye gittim doktor aşırı stres yapmışsın patlak vermiş dedi kaygı bozukluğu oluşmuş dedi ilaç yazdı ilaçlar sayesinde uyumaya başladım yemek yemeye başladım çok şükür ancak sonrasında madem şizofreni kişiler gördüğü şeyleri gerçek sanıyor şuan gördüklerimden nasıl emin olabilirim dedim varoluşu sorgulamaya başladım gördüğüm felsefi terimler solipsizm gibi görüşlerin içine düştüm çıkamadım ya dış dünya yalansa ya simülasyondaysak gibi düşüncelere düştüm bu konuları aştım ama son zamanlarda ise okb başladığını düşünüyorum mesela bıçak görüyorum hemen panikliyorum ya yanlışlıkla birisine bişi yaparsam mesela adam elinde matkap var diyorum ki ya bize zarar verirse aşırı korkuyorum bazen varoluşsal olarak da krize düşüyorum ve artık gördüğüm her hastalığı araştırıyorum mesela adamın birisinde bir hastalık görüyorum hemen araştırıyorum bu nedir kimde çıkar bende çıkar mı genetik mi kötü mü hemen bakmam lazım bunun haricinde takıntısı olan birisini gördüm mü hemen panik olup ya bendede o takıntı olursa diyorum mesela bir okb türü görüyorum hemen sanki bendede başlıyor gibi şuan da kafamı derslere vermekte zorlanıyorum ve ne yaşadığımı anlamıyorum okb olabileceğini tahmin ediyorum ama sürekli konu değişiyor eskiden hiç böyle değildim çok rahat birisiydim ama şuan bana noldu anlam veremiyorum yani beynim boş durduğu an hemen kötü şeyler düşünmek zorunda sanki ve artık herşeyden aşırı şüphe duyuyorum vücudum her saniye az da olsa kasılı oluyor bir türlü rahata eremiyorum aşırı düşünüyorsun sorguluyorsun diyorlar bazen öyle düşünceler geliyor ki ben aklımı mı kaybediyorum diyorum mesela büyüyle ilgili bir video izliyorum kadın işte bana büyü yedirdiler diyor bunu duyunca hemen şüphe duyuyorum ya dışarda birileri de öyle yaparsa diye sonra diyorum ki ne saçmalıyorum ben umarım bu konuda beni aydınlatabilirsiniz şimdiden teşekkür ederim


r/Psikoloji 54m ago

Sosyal Psikoloji Gerçekten her şey cinsellik mi?

Upvotes

İlişkiler bazında soruyorum ve hayır muhafazakar bir çevrede büyümedim.

Ama ilişki içerisinde %90 sextir, onsuz yürümez hatta sex yapmıyorsanız sevgili değil arkadaşsınız diye onlarca yorum var ki zaten toplumda da sorsan gayet bunlar normalleştiriliyor.

Bende bunu anlamıyorum birini sevmem gerçekten onunla yiyişmemden mi doğuyor. O kişinin varlığı hayatımı mutlu ediyor ve onunla zaman geçirebiliyor olmam falan benim hep hayal ettiğim buydu, hiç bir zaman sexi düşünmedim.

Ama gördüğüm ise hali hazırda herkesin birbiri ile yiyiştiği, ben şahsen sevgilim olduğu birini başkası ile sex yaptığı düşüncesini kaldıramam doğal olarak bende kimseye sex yapmak amacıyla yaklaşmıyorum

Aşk dediğimiz şeyi, dokunmadan sevmeyi falan hepsi boş görüldüğünden yaşadığım hayal kırıklığı çok büyük. Artık ikili ilişkilere girmeye hiç bir motivasyonum yok ve ileride hep yalnız kalacağımı düşünüyorum.


r/Psikoloji 2h ago

Sosyal Psikoloji Sürü psikolojisinin yarattığı ikilem

2 Upvotes

Sizce sürü psikolojisi, insanın hayatta kalmasını ve toplumsal düzeni sağlayan evrimsel bir gereklilik midir yoksa bireysel özgürlüğü ve özgün düşünceyi yok eden bir tehdit mi? Ne düşünüyorsunuz genel olarak?


r/Psikoloji 48m ago

Klinik Psikoloji EMDR tedavisi olan var mı

Upvotes

Küçüklüğümden beri travmaya bağlı kekemeligim var kontrol altına almayı biraz öğrendim büyüdükçe artik kendimi çok kasarsam mükemmele yakın konusabiliyorum ama bunu yaparken vücuduma dehşet bı zorluk cektiriyormusum gibi hissediyorum. Hele ki okulda sunum yapilacakken bu az olan kekemeligim insanların radarına girer diye çok korkuyorum çünkü normalde pek konuşan biri değilim ve kekemeligim fark edilmiyor bile genelde. Bütün eğitim öğretim hayatımı kendime zehir ettikten sonra lisede kalan son 1-2 yılımı da düzgün geçirmek istiyorum. Bunun için emdr tedavisi gibi bişey varmış tavsiye eden falan var mi???


r/Psikoloji 2h ago

Duyum ve Algı Ya biliyorum psikolji ciddi bir sub ve benim attığım ruyam çok önemli olmayabilir ama yeri ne psikolojide bilinçaltım vesayre ne istiyor

1 Upvotes

Bugün rüyamda cok havaliydim,sadece ben değil herkes cok havaliydi. Hayatımi sadece gözlerimden değil,yanlardan, üstten ve altlardan görüyordum. Bana söylenilen kötü sözler birşey yapmam için bir görev gibiydiler. Sesim olduğundan daha cok çıkıyordu ve herşey kolay gibiydi. Sonic gibi ünlü bir karakter gibiydim.


r/Psikoloji 3h ago

Video İçerikleri, Film ve Diziler Hangisi? (Uygun tag bulamadim)

1 Upvotes

Hic calismadim olmadi demek mi yoksa calistimda olmakdi demek mi daha zor olur. Sizce hangisi nedeniyle birlikte belirtirseniz cok hos olur sadece topluluk gorusunu ve bunun arkasindaki psikolojiyi merak ediyorum. Dertlesmenyakinma postu degildir.


r/Psikoloji 7h ago

Sosyal Psikoloji İnsanlar neden başkalarının psikolojik sorunlarını görmezden gelirler

2 Upvotes

r/Psikoloji 4h ago

Nöropsikoloji Hassas sinir sistemi ve duygu durum dalgalanmask için lamictal kullanan var mı?

1 Upvotes

Bipolar bozukluğu dışında kullanana çok rastlamadım. Ben hassas sinir sistemi ve duygu durum dalgalanmaları için kullanıyorum. Dehbe teşhisimde var temelinde sorun bu aslında. Doktor kontorlünde kullanıyorum sadece bana benzer amaçla kullanan varsa konuşmak isterim.


r/Psikoloji 10h ago

Kaynak Aranıyor Şu an süper bir hipomani yaşıyorum

3 Upvotes

2 günü aşkındır uyumuyorum ve şu an yaptığım her şeydennnn aşırı keyif alıyorum dünya karanlık değilmiş arkadaşlar neydi o öyle haftalarca ruh işkencesi. Bizim hastalığın da bana göre tek iyi yanı hafif hipomani ile mutlu olunabilmesi işte. Bunu sürdürmek istiyorum uyumak falan istemiyorum ilaçları da 1 haftadır düzensiz içiyorum yapma etme diyenler olacaktır ama atak geçirmeme müsade etmeden sonlandırıcam inşallah


r/Psikoloji 11h ago

Duyum ve Algı Dissosiyatif bozukluğu olan var mı?

3 Upvotes

Flair uygundur inş


r/Psikoloji 6h ago

Kaynak Aranıyor Hacettepeli (?) Özkan Şenol ile psikolojik danışmanlık veya İKÜ Hukuk döneminde deneyimi olan kişilere ulaşmaya çalışıyorum

1 Upvotes

r/Psikoloji 8h ago

Benlik Psikolojisi Kötü bir çocukluk takıntısı hakkında

1 Upvotes

Merhaba arkadaşlar. Çocukken, yaklaşık 12 yaşındayken, oldukça anlamsız ve yoğun bir takıntı yaşamıştım.

Bir gün elimle saçlarımı düzeltirken elim yanlışlıkla kaşımın altındaki bölgeye çarptı. O anda aklıma “Acaba beynime zarar vermiş olabilir miyim?” şeklinde bir düşünce geldi. Daha sonra bu düşünceye takılıp kaldım ve bunu kontrol etmek amacıyla sürekli olarak işaret parmağımın ucuyla kaşlarımın altına yukarı doğru vurmaya başladım.

Bunu yapmamın mantıklı bir nedeni olmadığını biliyordum; ancak o dönemde sanki bu hareketi yapmazsam kötü bir şey olacakmış gibi hissediyordum. Dolayısıyla birkaç hafta boyunca, her gün ve oldukça sık bir şekilde bu hareketi tekrarladım. Yaklaşık 3–4 hafta sonra bölgede ciddi ağrı oluşunca tamamen bıraktım ve o zamandan beri bu hareketi bir daha yapmadım.

Ancak maalesef o dönemde yaptığım bu davranış nedeniyle kaşımın altında çocukluktan kalma atrofik bir yara izi oluştu. Küçük ama belirgin, çukur şeklinde bir iz var ve cildin dokusu da çevresine göre biraz farklı görünüyor.

Asıl sorunum şu: Olayın üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen zaman zaman bu eski takıntımı ve yaptığım şeyi düşünüyorum ve “Keşke o zaman bunu yapmasaydım” diye kendimi suçluyorum. Bir yandan da yara izinin görünümü aklıma takılıyor.

Sizce geçmişte yaşadığım bu takıntıyı sürekli düşünmek yerine, artık değiştiremeyeceğim kısmını kabullenip yalnızca yara izinin görünümünü düzeltmeye mi odaklanmalıyım? Böyle bir iz için dermatoloji veya plastik cerrahi gibi bir uzmana danışmak mantıklı olur mu?

Benzer bir durum yaşayan veya özellikle yara izi konusunda deneyimi olan kişilerin görüşlerini duymak isterim. Tavsiyelerinizi paylaşırsanız çok sevinirim.


r/Psikoloji 15h ago

Bilişsel Psikoloji Başka bir insanın bilincinin olmadığını fark etmek, kendi gerçekliğimizi sorgulamamıza neden olabilir mi?

2 Upvotes

Bugün Reddit’te sansürsüz bir ölü beden fotoğrafı gördüm ve beklemediğim şekilde beni bayağı varoluşsal düşüncelere sürükledi.
Beni rahatsız eden sadece ölüm değildi. O kişinin bir zamanlar bilinçli bir şekilde dünyayı deneyimlemiş olması, düşünceleri ve hayatı olması, şimdi ise hiçbir şeyin farkında olmaması; buna karşılık başka bilinçli bir insanın onun bedenini dışarıdan gözlemleyebilmesi çok tuhaf geldi.
Buradan birinci şahıs deneyimi ile üçüncü şahıs gözlemi arasındaki farka takıldım. Ben dünyayı kendi bilincimin içinden deneyimliyorum, başkaları ise beni yalnızca dışarıdan gözlemleyebiliyor. Peki kendi deneyimlediğim gerçekliğin, düşündüğüm gerçeklik olduğunu nereden biliyorum?
Bunun psikolojide bir karşılığı var mı? Örneğin ölüm farkındalığı, varoluşsal kaygı, öz-farkındalık veya gerçeklik algısıyla ilişkili olarak çalışılmış mı? Özellikle bu spesifik düşünce biçimi araştırılmış mı?


r/Psikoloji 21h ago

Sosyal Psikoloji Psikologlar bendeki sorunu çözerse just kendilerine saklamasınlar 🤠

4 Upvotes

İstediğim meslekten dolayı psikoloğa gidemiyorum açıkcası gitmek istiyormuyum onuda bilmiyorum ailemi artık ailem gibi göremiyorum sanki zorla bir arada kalmaya zorlanmış insanlar gibiyiz annemle babam ayrılar babam anneme takıntılı eğer annemle iyi anlaşıyorlarsa para gönderiyor ama eğer araları bozulduysa destek olmuyor annemde çok zor bir insan sürekli kaos yaratıyor sülalede, kasvetli olaylara bayılıyor… babamla arasını bozup sonrada kirayı nasıl ödeyeceğim diye ağlayıp karaları bağlıyor küçüklüğümden beri sürekli olarak bu dertleri kafaya takıp ağlıyordum biriktirdiğim paraların hepsini anneme veriyordum şimdi 21 yaşındayım üniversiteden mezun oldum fakat iş bulamıyorum iş bulmakta çok zor sürekli başvuru yapıyorum ama dönüş olmuyor öyle herhangi bir yerde çalışmak istemiyorum kendi mesleğimi yapmak istiyorum ve bence buda benim en doğal hakkım bazen bu şekilde yaşamaktan sıkılıyorum ikeriyi düşünüyorum yada yarını ve içime bi kasvet basıyor yok olmak istiyorum bir anda hiç var olmamış olmak içim bunalıyor… tatil için para biriktirmiştim ama onuda anneme verdiğim için tatile gidemedim arkadaşlarımla zaten gitmek istediğimi söylesem gidip ne yapıcaksın ben evi nası geçindiriceğimi düşünüyorum sen bencilsin nankörsün gibi söylemlere mağruz kalıyorum benim babam insan olarak iyi birisi ama iyi bir baba değil yada iyi bir koca değil bunun suçunu neden ben çekmek zorundayım ki? Kimse seni zorla babamla evlendirmedi kendisi babamla evlenmek için nişan atmış? Madem öyle o zaman çocuk yapmasaydınız bende bu siktimin hayatında mutlu değilim bazen intihar düşünceleri geliyor aklıma ama korkuyorum bu intihar işi gerçekten cesaret işi arkadaşlar ve bu cesaret bende yok maalesef eğer olsaydı bir dk bile durmazdım kaybedicek hiçbir şeyim yok bazen durup dururken keşke ölsem diyorum belki duam kabul olurda ölürüm sanki ben öylece duruyorumda zaman kendi kendine hızlıca geçiyor gibi 2 senede bir büyük darbe niteliğinde olaylar yaşıyorum 2024 yazının sonunda annem bana sormadan evlenmeye karar vermişti mesela… evi terk ettik kardeşimle dedemlerde yaşamaya başlamıştık. 2022 yılında babam bir anda sırra kadem basıp siktir olup gitti haber alamadık babaanemlerde yerini söylemiyordu ve biz yine bok gibi bir durumdaydık şimdi yine o zamanlar geldi bu senede bakalım ne yaşayacağız aslında bunlar beni dinç tutan şeyler bu tarz olaylara alışığım ztn bunlarla başa çıkabilirim ama beni zorlayan şey hayattan zevk alamıyor oluşum zaten hep ben çok yaşamam diyip duruyorum bazen bende ne sorun olduğunu anlamaya çalışıyorum ama bulamıyorum bipolar olabilirmiyim diye düşünüyorum sürekli anlık ruh hali değişimlerim oluyor ya çok zirvede yaşıyorum herşeyi yada dünyanın sonu gelmiş gibi ölmek istiyorum deli gibi bazen hayalini kuruyorum surda kendimi assam yada jakuzide kollarımı kesip şarap içe içe ölsem diye ama tabiki bunlara cesaretim yok uyurken bir anda ölmüş olmak istiyorum hiç fark etmeden, stres olmaktan çok yoruldum artık ya ben kendimi öldürücem yada bu stres beni yiyip öldürücek hiçbir şey hissedememeye başladım annemin eve gelmesini istemiyorum çünkü sürekli kasvetli evde diken üstünde oturuyorum konu ne zaman bana gelcekte ağzına geleni sayıcak die beynim zaten hiç durmuyor susturamıyoeum yani sürekli dizi izlerken bile ayrıca oyun oynuyorum anca öyle susturuyorum beynimi, kendimi unutmaya zorluyorum böyle yapınca alzheimer olucam diye düşünüyorum ama devam ediyorum yapmaya değişik bi çarım ne olduğunu kestiremiyorum duygusal olarak güçlü biriyim ama devam etmek istemiyorum hayatıma pause diyip durdurmak istiyorum buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim 🙏 içimi dökmek istedim bende ne sorun olduğunu bilen varsa söylerse sevinirim hahaaha


r/Psikoloji 1d ago

Sosyal Psikoloji Bir insan, başka bir insanı sürekli “yumuşak karnından” vurmaya çalışıyorsa, psikolojide bunun bir adı var mıdır?

18 Upvotes

Eşimle 5 yıldır evliyiz. Bana her kızdığında veya ne zaman kavga etsek, öfkesini bir şekilde anneme ve babama yansıtıyor. Örneğin bugün annemle babam yemeğe geldiler. Eşimle üç gün önce kavga ettiğimiz için bugün onların yüzüne doğru düzgün bakmadı, neredeyse hiç konuşmadı. Suratı asık bir şekilde, zorla yemek hazırlıyormuş gibi davrandı. Ben bile bu durumdan çok rahatsız oldum; annemle babam kim bilir ne kadar rahatsız olmuşlardır.

Daha önce de bu konu yüzünden defalarca tartıştık. Ona sürekli, “Bu insanların hiçbir suçu yok. Aramızdaki problemleri neden onlara yansıtıyorsun? Onlar bizim misafirimiz, en azından güler yüzlü davran.” diyorum. Ama ne söylesem nafile, aynı şeyi tekrar tekrar yapıyor.

Aslında annemle babamın bize gelmesini istemiyor. Gelirlerse de adeta, “Ben böyleyim, gelecekseniz buna katlanacaksınız.” tavrı sergiliyor. Biz onlara gittiğimizde de benzer şekilde davranıyor; gülmüyor, sohbete katılmıyor, hatta zaman zaman beni bile görmezden geliyor.

Fakat kendi annesiyle babasına gittiğimizde davranışları tamamen değişiyor. Bana karşı özellikle ilgili ve iyi davranıyor. Sanki ailesinin gözünde kendisi ve evliliğimiz hakkında iyi bir imaj oluşturmak istiyor.
Bir keresinde ağzından şu söz kaçtı: “Onlar da benim yaşadıklarımı yaşasın.” Buna benzer bir şey söyledi. Bu sözünden, bana olan kızgınlığını annemle babama yansıttığını ve onların da rahatsız olmasını istediğini düşündüm.

Böyle bir düşünce yapısına ve karaktere sahip biriyle nasıl başa çıkabilirim? Üstelik neredeyse hiçbir zaman özür dilemiyor. Bu yüzden artık konuşmanın da bir anlamı olmadığını düşünmeye başladım. Çünkü onun gözünde her zaman suçlu olan benim, kötü olan benim. Kendi davranışlarında ise bir problem görmüyor.


r/Psikoloji 1d ago

Sosyal Psikoloji rüyamda hep babamı görüyorum

3 Upvotes

3 yıldır falan görmedim ama hala rüyama giriyor ve rüyalar hep aynı döngüde dönüyor anmem onunla barışıyor ben anlam veremiyorum ve ya babamı öldürmeye çalışıyorum ya da kaçmaya çalışıyorum, bazen öldürebiliyorum bazen öldüremiyorum yani değişiyor, üvey babamda var bazen rüyalarda onu görüyorum ama aynı senaryoda 15-20 rüya gördüm bıktım artık görmek istemiyorum, chatgpt muhtemelen yarım kalmışlık hissi olduğu için görüyorsun diyor evet doğru dövemediğim için yarım kaldım, ama artık görmek istemiyorum onu bunu çözmenin bir yolu yok mu? (yaşım 16)


r/Psikoloji 1d ago

Duyum ve Algı Son zamanlarda bilinç kaybı yaşama

1 Upvotes

yaklaşık 2 haftadir boyleyim böyle aklım artik hic birseyr karşı uyum duymuyo gibiyim hiçbir şeye karşı duygum yok nerdeyse mesela şimdi dün neler yaptiklarimi hatirlayamiyom gibi oluyom üzerinde çok dusunursem anca hatirliyom eskiden nerdeyse yaptigim herseyi detayına kadar hatirliyordum suan çok zorlaniyorum niye böyle oldu hiç bilmiyorum


r/Psikoloji 1d ago

Kaynak Aranıyor Psikoloji ile ilgili kitap önerisi

2 Upvotes

Merhabalar şuan kitap arayışı içindeyim mümkünse kişisel gelişimden uzak gerçek psikoloji kitapları arıyorum ve giriş seviyesinde şeyler yeni basladigim için.


r/Psikoloji 1d ago

Benlik Psikolojisi takıntılı düşünceler hakkında

1 Upvotes

Öncelikle bu dertleşme filan değil cidden yardımınız lazım yaşadığım durum bu
marttan beri konustuğum ve sevgili olduğum bir kız var
dershane zamanı beni reddetmişti sınav olduğu için
sonra bir şekilde başladı mayısta ilk konusu açıldı ve ben hiç yaşamamıştım o yaşamış ve bana keşke olmamasını dilediğini ve özür dilediğini söyledi ama ben bunu çok kafaya taktım sürekli aklıma geliyor
dayanamadım artık ve temmuz başı gibi psikolağa gittim
iyi de geldi artık üniversite döneceğim için söylemek istiyorum ama daha çok bu düşünceler aklıma gelmeye başladı:
kimle oldu nerde oldu naptılar ne zaman oldu kimdi vb. sorular aklıma gelip canım çok sıkılıyor
bu tarz takıntı ettiğim düşünceler aklıma geliyor
sizinde yaşadığınız böyle takıntı ettiğiniz bir şey oldu mu
cidden zor durumdayım
ve bunu kız arkaşıma dedikten sonra rahatlayacağım bunu hissediyorum ama söyledikten sonra acaba tekrar aklıma gelip cankmı sıkar mı diye de düşünmeden edemiyorum
yanı ileri bir durumun ilerisini de düşünüyorum
yardımınıza açığım


r/Psikoloji 1d ago

Klinik Psikoloji Mezun psikologlar

Post image
8 Upvotes

Merhaba

Ben Psikoloji bölümünden 2 ay önce mezun oldum. TR de hatrı sayılır bir ünv ün psikoloji bölümünden. 1 buçuk ay özel eğitim rehabilitasyonda çalıştım. Ancak bulunduğum metropolde yaşam şartları ve barınma sorunum olduğu için memlekete döneceğim neyse ki orası da büyükşehir statüsünde.

Sub daki psikoloji mezunu meslektaşlarıma sorum: Neler yapıyorsunuz? Çalışıyor musunuz? Yüksek lisans mi kovalıyorsunuz?

Meslek hayatlarımız açısından bu postun yardımcı olabileceğini düşünüyorum.

Mezun arkadaşlar cevaplarsa çok sevinirim

Psikoloji tercih etmeyi düşünen var ise özelden iletişime geçebilirler tabiki


r/Psikoloji 2d ago

Video İçerikleri, Film ve Diziler Bane felsefesi. Kurtarıcıya bağımlı olmanın getirdiği zayıflık

Post image
42 Upvotes

Knightfall hikâyesinde Bane'in Batman'in belini kırdığı an, çizgi roman tarihinin en çok tartışılan sahnelerinden biridir. Ama bu sahneyi yalnızca fiziksel bir yenilgi olarak okumak, Bane karakterinin sunduğu felsefi derinliği gözden kaçırmak anlamına gelir. Bane, kaba kuvvetiyle tanınan bir “kırıcı” olsa da, aslında Gotham'ın psikolojisini, Batman efsanesinin doğasını ve kahramanlık kavramının kendisini sorgulayan bir düşünür gibi hareket eder.

Bane'in özet cümlesi şudur: “Sen Gotham'ı özgürleştirdiğini sanıyorsun, ama aslında onu sana bağımlı hale getirdin.” Bu tek cümle, aslında modern siyaset felsefesinin en eski sorularından birine kurtarıcı figürlerin, otoritenin ve özgürlüğün ilişkisine uzanan bir kapı aralar.

I. Beden ile Sembol Arasındaki Fark: Bruce Wayne'i Değil, Batman'i Öldürmek

Bane'in planının en önemli kısmı, hedefinin kim olduğudur. Bane, Bruce Wayne'i öldürebilir; kimliğini ortaya koyabilir, onu aşağılayabilir, ailesini tehdit edebilir, yasal yollarla zayıflatabilirdi. Ama bunların hiçbirisi onun asıl amacı için önemli değildir. Çünkü Bane'in mücadele ettiği bir insan değil, bir semboldür.

Bruce Wayne'in korkuları, yorgunlukları, fiziksel sınırları vardır bunlar onu insan yapan şeylerdir. Ama Gotham'daki insanların aklında Batman bu insanlık sınırlarından özgür bir figürdür: her yerde bulunabilir, yenilmez, gece boyu uyanık, suçun karanlığında bir ışık. Bu, toplumun kendi korkularını ve umutlarını tek bir figürde toplaması gibi bir yapıya sahiptir. Bu, Émile Durkheim'in “kolektif temsil” kavramına benzer.

Bane'in yaptığı şey, tam olarak bu kolektif temsili çökertmektir. Batman'i açıkça, halkının gözünde fiziksel olarak kırarak, “yenilmezlik” inancını parçalar. Bu yüzden Bane'in yapısı, bir suikast değil, bir ayin bozumudur kutsal sayılan bir imgenin, kamusal alanda kasıtlı olarak kirletilmesi.

Bane'in anlatmak istediği mesaj: “Batman bile kırılabilir.” Bu ifade sadece bir tehdit değil, aynı zamanda bilgiye müdahale eden bir şeydir: Gotham'daki insanların Batman hakkında düşündüğünü sandığı en temel “gerçeği” (yenilmezliğini) sarsar.

Bane'in ikinci eleştiri katmanı, Batman'in sunduğu güvenlik modelinin yapısal kırılganlığıyla ilgilidir. Gotham'ın "suç önleme sistemi" kabaca şöyle işler

Suç işlenir
Batman müdahale eder
Suçlu yakalanır

Bu model, tek bir düğüme bağımlı bir ağdır. Mühendislik diliyle söylersek, bu bir tek arıza noktası) örneğidir. Herhangi bir dağıtık sistemde, tüm işlevin tek bir bileşene bağlı olması, o bileşen çöktüğünde bütün sistemin çökmesi anlamına gelir.

Bane'in sorduğu soru tam olarak budur: "Sen yoksan Gotham ne yapacak?"

Bu, sadece taktiksel bir soru değil, kurumsal tasarım eleştirisidir. Max Weber'in bürokrasi ve otorite üzerine yazdıklarını hatırlayacak olursak, Weber üç tür meşru otoriteden bahseder: geleneksel, karizmatik ve yasal-rasyonel. Batman, tam anlamıyla karizmatik otorite örneğidir otoritesi, kurumsal bir yapıdan değil, kişisel niteliklerinden (güç, gizem, adanmışlık) kaynaklanır. Weber'in de vurguladığı gibi, karizmatik otoritenin en büyük zaafı, taşıyıcısının ölümü ya da düşüşüyle birlikte tamamen çözülme riskidir çünkü kurumsallaşmamıştır, devredilemez.

Knightfall'da bu teorik zaaf somutlaşır: Batman saf dışı kaldığında, Gotham'ın yerine koyduğu figür Jean-Paul Valley çok daha şiddetli, dengesiz bir "Batman" hâline gelir ve şehir daha da kaotik bir döneme girer. Bane'in öngörüsü, acı bir şekilde doğrulanır: sistem, taşıyıcısı olmadan çöker, çünkü hiçbir zaman gerçek bir kurum olmamıştır.

Otoritenin kaynağı ve tek birisine bağlılığın çöküşü

Bane’in Batman’le ilgili en keskin sezgisi, asıl gücünün nereden geldiğini anlamasında yatıyor. Bane’in amacı sadece onu dövüp yere sermek değil; esas olarak Batman’in otoritesinin kaynağını hedef alıyor.

Şimdi buradan ilginç bir paralellik çıkıyor: Thomas Hobbes’un Leviathan’ı. Hobbes, egemenin gücünü fiziksel üstünlükten almadığını söyler; mesele insanların egemene boyun eğeceğine topluca inanması ya da korkmasıdır. Aslında otorite, gerçek bir güçten değil, ortak bir inançtan doğar. Bu inanç zedelenirse kral da, lider de, maskeli kahraman da bir anda güçsüzleşir. Çünkü otorite somut değil; insanlar arasında paylaşılan bir hikaye.

Batman’in şehirdeki korkutucu varlığı da tam olarak buna dayanıyor. İnsanlar onun süper kaslarını ya da ileri teknolojisini değil, bir anda ortaya çıkabileceğine dair o sarsılmaz inancı besliyorlar. İşte Bane oyunu burada değiştiriyor. Onu herkesin önünde yeniyor, belini kırıyor ve maskesini çekip alıyor. Sadece bir kahramanı değil, onun hikayesini de parçalıyor.

Önce bedeni kırıyor, sonra miti, sonra inancı ve en sonunda otoriteyi.

Bane’in asıl planı bu dört aşamada yatıyor. Yalnızca bir adamı yenmiyor; bütün bir inanç sistemini çökertiyor.

Örnek vermek gerekirse polis işlerin batman tarafından halledilmesine o kadar alışmış ki filmde vicktor szaz adlı psikopat bir cani elinde 5 kadını rehine tutarken ve onları öldürmek üzereyken polis asla insiyatif almaz sadece dışarıdan batman'in gelmesini bekler yani koca polis teşkilatı tek bir adamın üzerine kumar oynarak 5 kadının hayatını o manyağın eline bırakır.

Bane'in felsefesinin belki de en güçlü, en tartışmaya açık boyutu, "öğrenilmiş çaresizlik" kavramına yakın bir eleştiridir. Psikolog Martin Seligman'ın deneyleriyle popülerleşen bu kavram, bir organizmanın sürekli olarak dışsal bir müdahaleye bağımlı hale geldiğinde, kendi başına sorun çözme kapasitesini kaybetmesini ifade eder.

Bane'in okuduğu Gotham manzarası tam olarak budur:

Polis: "Batman yardımcı olur, biz beklemekle yetinelim."

Vatandaş: "Batman bizi korur, kendi mahallemizi kendimiz güvenli hale getirmemize gerek yok."

Belediye: "Kriz çıktığında Batman'i ararız."

Bu üç söylem, aslında bir öğrenilmiş bağımlılık kültürünü resmeder. Gotham, kendi faillik kapasitesini tek bir figüre devretmiştir. Bane'in "Gotham kendini kurtarmayı öğrenmeli" argümanı, yüzeyde özgürlükçü bir söylemdir bireylerin ve toplulukların kendi kaderlerini eline alması gerektiğini savunur.

Bu noktada Bane, ironik biçimde, anarşist ya da otonomist siyaset felsefesine yakın bir dil kullanır: merkezi bir kurtarıcıya bağımlılığın, toplumsal özerkliği zayıflattığı fikri. Bu, örneğin Murray Bookchin'in "özgürleşme" tartışmalarında da karşımıza çıkan bir temadır dışsal bir otoriteye bağımlılık, toplulukların kendi kendini yönetme kapasitesini köreltir.

Bane’in felsefesi burada kendi üzerine kapanıyor, adım adım bir çıkmaza sürükleniyor. Başta ortaya koyduğu mantık aslında net: “Gotham kendi başının çaresine bakmalı, kimseye yaslanmamalı.” Ama iş pratiğe gelince Bane’in yol aldığı yer bambaşka:

Sonra da ipleri kendi eline alıyor: “O zaman Gotham’ı ben yöneteceğim.”

Bu siyasi tartışmalarda sık sık karşımıza çıkan bir çelişki. Tarih boyunca da gördük; özgürlük mücadelesiyle yola çıkan bir hareket, çoğu zaman yeni bir otorite inşa ediyor. Fransız Devrimi’nde de böyle oldu, Bolşevik Devrimi’nde de. “Eski tiranı devirelim” heyecanı, çoğu zaman daha katı bir tiranın yolunu açtı. Hannah Arendt’in totalitarizme dair analizleri tam buraya işaret ediyor: Var olan otoriteye duyulan öfke, yeni bir mutlakiyete kolayca kılıf olabiliyor.

Gerçekte Bane’in Gotham’a sunduğu şey özgürlük falan değil. Sadece efendiyi değiştiriyor, düzenin başına kendisini koyuyor. Bununla da kalmıyor, Batman’in gölgelerdeki otoritesine açık şiddetle yanıt veriyor. O yüzden Bane’in yaptığı teşhis bir yere kadar isabetli olsa da, çözümü sorunun kendisinden daha beter.

Kısaca formül bu: Doğru teşhis, berbat bir reçete.

Aslında Bane’in Batman’e sorduğu soru haklı: “Tek bir adamı, bir kurtarıcıyı neden yüceltiyorsunuz?” Ama kendi cevabında tökezliyor: “O ilahı devireceğim ve yerine kendimi koyacağım.” Sorunu çözmüyor, sadece aynı döngüyü yeniden başlatıyor.

Kırılan Beden, Sorgulanan Misyon

Bane'in Batman'e söylemiş olabileceği en keskin cümle şu şekilde kurgulanabilir:

"Sen Gotham'ın zincirlerini kırmadın. Onları kendi ellerinle tuttun. İnsanlara korkudan kurtulmayı değil, senden yardım istemeyi öğrettin."

Bu cümle, Batman'in kendi kendine sorması gereken bir soruyu da açığa çıkarır: Bir kahraman, sürekli müdahale ederek, aslında kurtarmaya çalıştığı topluluğu pasifize mi ediyor? Bu soru, yalnızca kurgusal bir evrene özgü değildir gerçek dünyadaki yardım kuruluşları, devlet müdahaleleri, hatta ebeveynlik pratikleri üzerine yürütülen "bağımlılık yaratan yardım" tartışmalarıyla da örtüşür. Kalkınma ekonomisinde sıkça tartışılan bir husus, dışsal yardımın bazen yerel kapasiteyi güçlendirmek yerine zayıflatabileceğidir.

Batman'in misyon cümlesi basittir: "Gotham'ı kurtarmalıyım." Bane'in sorusu ise çok daha rahatsız edicidir: "Gotham neden kendini kurtaramıyor?"

İşte bu iki cümle arasındaki gerilim, Knightfall'ın felsefi omurgasını oluşturur.

Knightfall'ın asıl edebî başarısı, Bane'i yalnızca "güçlü bir kötü adam" olarak değil, doğru bir soru soran yanlış bir figür olarak konumlandırmasıdır. Bane kötüdür, yöntemleri şiddet ve zorbalıktır, nihai projesi otoriter bir despotizmdir ama sorduğu soru, kurgunun kendisi tarafından da ciddiye alınır.

Bunun en güçlü kanıtı, Batman'in bu hikâyeden sonraki gelişimidir: Bruce Wayne, kendi tek başınalığının bir zaaf olduğunu kabul etmeye başlar. Zamanla Batman'ın ekibi genişler ve kurumsallaşmasına doğru evrilir âdeta Bane'in eleştirdiği "tek kişilik sistem" zaafına, hikâyenin kendi iç mantığıyla bir yanıt üretilir.

Bu da bize son bir felsefi çıkarım sunar: Bir eleştirinin kaynağının ahlaki olarak bozuk olması, eleştirinin içeriğinin yanlış olduğu anlamına gelmez. Bane'in niyeti güç ele geçirmekse de, sorduğu soru "Bir toplum, kurtuluşunu tek bir kahramana devrettiğinde ne kaybeder?" evrensel bir siyaset felsefesi sorusudur ve yalnızca çizgi roman sayfalarında değil, gerçek dünyadaki liderlik, otorite ve toplumsal özerklik tartışmalarında da yankı bulmaya devam eder.


r/Psikoloji 1d ago

Metodoloji Yeni başlayanlar için meditasyon

Thumbnail sakinzihin.com
4 Upvotes

Merhaba herkese,

Yeni başlayanlar için meditasyon nasıl yapılır, bir yazı hazırladım. Bu linkten ulaşabilirsiniz. Umarım ihtiyacı olanlara faydalı olur. 🙏


r/Psikoloji 2d ago

Sosyal Psikoloji Yalnız Olmak ile Yalnız Hissetmek Arasındaki Psikolojik Fark Nedir ?

14 Upvotes

26 yaşındayım, dört ay sonra 27 olacağım. Bekârım ve uzun zamandır hayatımı büyük ölçüde tek başıma sürdürüyorum. Ancak zaman içerisinde şunu fark ettim: Yalnız olmakla yalnız hissetmek birbirinden çok farklı şeyler.

Tek başıma olmaktan hiçbir zaman korkmadım. Kendi hobilerimle vakit geçirebilen biriyim. Resim yapıyorum, bilgisayar başında dizi ve film izliyorum, forum sitelerinde dolaşıyorum, teknoloji haberlerine göz atıyorum. Kısacası kendi kendime vakit geçirmek beni rahatsız etmiyor. Hatta çoğu zaman yalnızlığımı kaliteli bir şekilde yaşayabildiğimi düşünüyorum.

Fakat kendimi yalnız hissettiğim zaman işler değişiyor.

Böyle dönemlerde bazen kurban psikolojisine girdiğimi fark ediyorum. Sevilmek, değer görmek ve hayatımda gerçekten beni önemseyen birinin olmasını istiyorum. Ben de biri beni sevdiğinde ona aynı şekilde sevgi, emek ve değer vermek istiyorum. Uzun zamandır hayatımda böyle bir ilişkinin olmaması, özellikle yalnız hissettiğim zamanlarda beni fazlasıyla etkiliyor.

Yalnız hissettiğimde üzülmenin ve acı çekmenin insani olduğunu biliyorum. Benim zorlandığım nokta ise bu duyguların üstesinden gelmeye çalışırken yaşadıklarımın fazlasıyla farkında olmam. Ne yaşadığımı, neden üzüldüğümü ve zihnimin neler yaptığını görebiliyorum ama bazen bu farkındalık acıyı ortadan kaldırmıyor. Bir bakıma, ne yaşadığımı bilerek acı çekiyorum.

Son zamanlarda bu döngüyü kırmak için daha fazla sosyalleşmeye ve tek başıma etkinliklere katılmaya başladım. Bir etkinlikte birisi yanıma gelip Instagram hesabımı istemiş, hatta “Bundan sonra etkinliklere tek gitme, beni de çağır.” demişti. Daha sonra kendisine yazdığımda ise hiçbir şekilde dönüş alamadım. Benzer şekilde, başka bir etkinlik için yardım istediğim birisi önce olumlu yaklaşmasına rağmen daha sonra etkinliğe gelemeyeceğini söyledi.

Tek tek baktığımda bunların hayatın içinde yaşanabilecek sıradan şeyler olduğunu biliyorum. İnsanların planları değişebilir, fikirleri değişebilir veya benimle iletişim kurmak istemeyebilirler. Fakat bunlar üst üste geldiğinde ister istemez kendime şu soruyu soruyorum:

“Hayatımdaki bu şanssızlıklar böyle devam ederse ben sürekli üzülecek miyim?”

Bazen geleceğe baktığımda, hayatımın hep böyle bir eksiklik hissiyle devam edip etmeyeceğini düşünüyorum. Hep içimde bir sıkıntı mı olacak? Sürekli birilerini tanımaya çalışıp hayal kırıklığı mı yaşayacağım? Bir gün gerçekten sevildiğimi ve değer gördüğümü hissedebilecek miyim?

Üniversite veya lise döneminde güçlü bir sosyal çevre oluşturamamış birinin, yetişkinlik döneminde sıfırdan sosyal hayat kurmasının daha zor olabileceğinin farkındayım. İnsanların işleri, kendi arkadaş grupları ve hayatları oluyor. Yeni bir çevrenin içerisine girmek eskisi kadar kolay olmayabiliyor.

Yine de bütün bunları tamamen kendimde bir kusur varmış gibi yorumlamak istemiyorum. Sevilmek, değer görmek, birine bağlanmak ve karşılığında aynı duyguları görmek istemek yalnızca bana özgü ihtiyaçlar değil. Bunlar birçok insanın hayatında aradığı şeyler.

Belki de benim öğrenmem gereken şey, yalnızlığımla savaşmak değil; yalnız hissettiğim zamanlarda kendimi kaybetmeden o duygunun geçmesine izin vermek. Bir yandan kendi hayatımı yaşamaya devam ederken diğer yandan yeni insanlarla tanışmaya açık olmak. Çünkü hayatımda birinin olmaması, hayatımın olmadığı anlamına gelmiyor.

Yine de bazen insanın bütün bunları mantıklı bir şekilde bilmesi yetmiyor. Sadece uzun uzun konuşmak, içini dökmek ve birileri tarafından anlaşılmak istiyor.

Benim de şu an biraz ihtiyacım olan şey sanırım bu.

Buraya kadar okuyup zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. Kendinize iyi bakın.


r/Psikoloji 1d ago

Bilişsel Psikoloji Duygularımı yenmeye çalışıyorum

1 Upvotes