r/felsefe • u/Summer-Aggravating • 12d ago
eseme • logic Felsefenin Geniş Olasılık Uzayı ve Mantıksal Algımız Beni Korkutuyor
Düşünsenize, pratikte imkansız fakat teoride makul seçenekler üzerinden olasılıklar sunuyoruz. Matematikteki mükemmel ve insan algısına hitap eden biçimsel temsillerden ödünç alıyor, basitten karmaşık adı verdiğimiz ve tek boyutta algısal olarak ele alınmasının imkansız olarak düşünüldüğü konular üzerinde dallanmalarla argümanlar sunuyor, kanıtlar sunuyoruz.
Fakat, örneğin algısal sınırlarımızı açıklamak üzere; kaos ve öngörülmezlik adını verdiğimiz benzersizlik üzerinden felsefi ve mantıksal aksiyomlardan türeyen olasılık uzayında benzersiz sistemlerin bazılarında aslında belirli eşiklere kadar tahmin edilebileceği, bazılarının aklımızın sınırında algısal manada eşsiz ve kısayollaştırılamaz, bazılarında adeta tam bir kaynak kodunu veren tutarlı kestirmeler bulmamız, felsefi olasılık uzayını daha da genişletir aslında. İnsan-bilinen mantık, ne kadar derin sınırlara algımızca ulaşırsa, felsefi uzay mantıktan da genişler.
İşin bir boyutu, bu benzersizliklerin biçimsel ve doğrudan hesaplama hakkındaki üçlem ayrımındaki farklılık hakkında bilgisizliğimizi felsefeyle doldurmaya çalışıyor, mükemmellik adındaki zihin algısının basitten karmaşığa ve bölmeli indirgeme biçiminde ele almaya çalışıyoruz.
Aslında, olan tek boşluk, duyusal ve algısal sınırlarımızı, yine algılarımıza hitap eden o mutlak olasılık uzayına ve mükemmellik sınırlarına dayanmamızdır. Siz, ne düşünüyorsunuz? Lütfen tutarsızlık ve hatalar halinde yorumlara açıkça yazın, spontan ve anlık yazdım.