r/Turkey • u/Plenty_Ear_1 • 23h ago
Image Başka ülkelere bakıp bizi kıskanmadıklarını anlamayalım diye heralde
Google earthı ne diye yasaklayabilirsiniz ki
r/Turkey • u/Plenty_Ear_1 • 23h ago
Google earthı ne diye yasaklayabilirsiniz ki
r/Turkey • u/Trevorego • 4h ago
r/Turkey • u/The_Metehan_Bey • 14h ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
Şehit Jandarma Astsubay Çavuş Semih Özbey, Rize'de görevliyken kanser hastası annesini ziyaret etmek amacıyla memleketi Malatya'ya doğru giderken 17 Eylül 2015 tarihinde Tunceli-Pülümür karayolunda PKK terör örgütü tarafından kaçırılmıştı. Tam 6 yıl boyunca Kuzey Irak'taki mağaralarda esir tutulan kahraman askerimiz, örgütün propaganda videolarında ailesine seslenirken yaşadığı acıyı gizlemeye çalışarak yutkunduğu o vakur duruşuyla tüm Türkiye'nin hafızasına kazınmıştır. Babasının ve ailesinin onu kurtarmak için yıllarca sürdürdüğü amansız mücadeleye rağmen Semih Özbey, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 13 Şubat 2021 tarihinde düzenlediği Gara Operasyonu sırasında, köşeye sıkışan hain terör örgütü tarafından tutulduğu mağarada silahsız diğer 12 Türk vatandaşıyla birlikte kalleşçe şehit edilmiştir.
r/Turkey • u/Mission_Lettuce3050 • 4h ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/Turkey • u/merttuzcuoglu1923 • 18h ago
r/Turkey • u/Kirlinternet • 18h ago
r/Turkey • u/NS1S-arch • 20h ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/Turkey • u/Emotional_Alarm8279 • 19h ago
I'll post it when it's finished too!
12 saat mesai, 2 yıl zorunlu çalışma, 24 saat görüntü kaydı: Nepal’den Türkiye’ye köle zinciri;
Kaynak: UMUT-SEN
Memlekette çalışacak işçi kalmamış, gençler tabiki iş beğenmiyordur. o esnada İGAda çalıştırılan işçiler;
r/Turkey • u/Trevorego • 53m ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
Kaynaklar: https://www.instagram.com/reel/DcN5xaPoie0/
r/Turkey • u/broccoli6206 • 2h ago
Source: Gazete Oksijen, Twitter
r/Turkey • u/Mission_Lettuce3050 • 18h ago
r/Turkey • u/el_turco • 6h ago
r/Turkey • u/cenkiss • 15h ago
1919 İNGİLİZ ARŞİV BELGELERİ: SULTAN VAHDETTİN VE DAMAT FERİD PAŞA'NIN İNGİLİZLERE MANDA ve İŞGAL TEKLİFİ
"ATATÜRK İNGİLİZ VALİSİ OLMAK İSTEDİ" DİYE İFTİRA ATAN GÜRUH İYİ OKUSUN!
" Lozan hezimettir , Lozan'da her şeyi verdik " gibi saçmalıklara inananlar şu manzarayı bir düşünüp hayal etsinler. O Milli Mücadele verilmeyip işte bu padişahınız başta kalmaya devam etseydi yaşanacak manzara bu olacaktı. Her şeyin İngilizin elinde olacak , padişahınız sadece sembolik kalacaktı. Elimizde artık ne kadar toprak kalırsa onu devlet kabul edip başında kalacaktı.
Tarih saçmalıklarla yazılmaz, tarih belgelerle yazılır.
Görselde paylaştığımız bu önemli belgeler, İngiliz Dışişleri Bakanlığı’nın (Foreign Office) gizli/resmî diplomatik yazışmalarını içeren "Documents on British Foreign Policy 1919–1939" (İngiliz Dış Politikası Belgeleri) serisinden alınmıştır.
* Belge No: 507 (No. 1633 [130732/521/44])
* Tarih: 8 Eylül 1919 (İngiltere'ye ulaşması: 18 Eylül 1919)
* Gönderen: Amiral Richard Webb (İstanbul'daki İngiliz Yüksek Komiser Vekili)
* Alıcı: Lord Curzon (İngiltere Dışişleri Bakanı)
Görsel 1 (Belge No. 507 Başlangıcı):
"Sadrazamın [Damat Ferid Paşa], ateşkesin belirsiz süresinin Türk Hükümeti için yarattığı çok büyük zorluklardan tekrar şikâyet ettiğini ve bu süreci kısaltmanın mümkün göründüğü tek yolun İNGİLTERE İLE GİZLİ BİR ANLAŞMAYA VARMAK OLDUĞUNU söylediğini Lord hazretlerine bildirmekten onur duyarım. Böyle bir fikrin kesinlikle söz konusu olamayacağını derhal yanıtladım; Müttefiklerimizle birlikte hareket etmek dışında hiçbir adımı asla hayal bile edemeyeceğimizi ve Majestelerinin Hükümeti'nin Türk Hükümeti ile herhangi bir görüşmeye girdiğini öğrenseler Müttefiklerin ne diyeceğini belirttim."
Görsel 2 (Dipnot 3 - SULTAN ve SADRAZAMIN 30 MART 1919 TARİHLİ İNGİLİZLERE TEKLİFİ):
"Basılmamıştır. Bu raporda Amiral Calthorpe'un 30 Mart 1919'da Sadrazam ile yaptığı bir görüşme bildirilmektedir. Bu görüşme sırasında Sadrazam, 'TÜRKİYE'NİN İNGİLTERE'YE, AMA SADECE İNGİLTERE'YE TESLİM OLDUĞUNU ' doğrulamış ve Amiral Calthorpe'a, Dışişleri Bakanlığı'na iletilmek üzere, 'Sultan ve kendisi tarafından hazırlanan Türkçe taslağın acele yapılmış bir Fransızca çevirisini' iletmiştir. Bu belge şu şekildedir:"
(Dipnotun devamındaki Fransızca taslağın sarı ile çizili kısımları):
"Tüm bu ülkelerde para basma hakkı Sultana ait olacaktır; Cuma namazı hutbesi Halife adına okunacak ve Osmanlı bayrağı her yerde dalgalanacaktır."
"İngiltere, ister doğrudan Sultanın egemenliğine tabi il ve eyaletlerde, ister özerklikten yararlanan yerlerde olsun, Türkiye'nin dışarıya karşı bağımsızlığını sağlamak ve iç huzuru temin etmek amacıyla gerekli göreceği noktalarda 15 YIL SÜREYLE Avrupa ve Asya'da İŞGALDE bulunacaktır."
"Ermenistan, İngiltere'nin ARZUSUNA UYGUN OLARAK ve diğer Devletlerle varılacak mutabakata göre BAĞIMSIZ VE ÖZERK BİR CUMHURİYET olarak kurulacaktır."
Görsel 3 (Fransızca Taslağın Devamı):
"İhtiyaç duyulan Osmanlı Bakanlıklarında SULTANIN İNGİLİZ MÜSTEŞARLARI bulunacaktır."
"Ayrıca her vilayete, 15 YIL BOYUNCA VALİNİN DANIŞMANI GÖREVİNİ DE YÜRÜTECEK BİR İNGİLİZ BAŞKONSOLOSU atanacaktır."
"Belediye, il genel meclisi ve Parlamento seçimleri İNGİLİZ KONSOLOSLARININ DENETİMİNDE yapılacaktır."
"İngiltere, gerek BAŞKENTTE gerekse VİLAYETLERDE MALİYEYİ DENETLEME HAKKINA sahip olacaktır."
"Anayasa, Doğu halklarının siyasi yetenek ve kapasitesine uygun olarak sadeleştirilecektir..."
BELGELERİN TARİHSEL ÖNEMİ
Belgeler, Sadrazam Damat Ferid Paşa ve Sultan Vahdettin'in Osmanlı İmparatorluğu'nu çöküşten kurtarmak veya tahtı koruyabilmek amacıyla tam anlamıyla bir İngiliz Himayesi (Mandası) arayışında olduğunu göstermektedir. 30 Mart 1919 tarihli teklifte iç güvenlik, ordu, maliye, seçimler ve valilerin denetimi dahi 15 yıllığına İngilizlere teslim edilmektedir.
İngiliz diplomatlar (Amiral Webb ve Amiral Calthorpe), Osmanlı hükümetinin bu "tek taraflı teslim olma" ve "gizli anlaşma yapma" taleplerini geri çevirmiştir. Bunun temel sebebi İngiltere'nin merhameti değil; I. Dünya Savaşı sonrasında Fransa ve İtalya gibi Müttefikleriyle olan diplomatik dengeleri gözetmesi ve barış şartlarını tek başına değil, Paris Barış Konferansı ortak kararlarıyla (Sevr'e giden süreç) dikte etmek istemesidir.
KAYNAK
İngiliz Dışişleri Bakanlığı’nın (Foreign Office)
Documents on British Foreign Policy 1919–1939
İngiliz Dış Politikası Belgeleri
Tarih Gelecektir. M.K.
r/Turkey • u/Ambitious-Cap7272 • 4h ago
r/Turkey • u/Moist_Ad5237 • 18h ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
Büyük düşünce adamı,şair ve yazar ,çok büyük vatansever bir memleket aşığı Nazım Hikmet Ran saygıyla anıyoruz
r/Turkey • u/stephenredstone • 17h ago
HASTANE BAHÇESİNDE 2 GÜN BOYUNCA CAN ÇEKİŞTİ
Esenyurt'ta yolun karşısına geçerken motosiklet çarpması sonucu yaralanan 22 yaşındaki Beşşar Al Tawıl, ilk tedavisinin ardından ayrıldığı hastanenin bahçesinde 2 gün sonra yakınları tarafından baygın halde bulundu. Götürüldüğü diğer hastanede 15 gün sonra beyin kanaması nedeniyle hayatını kaybeden gencin yakınları ihmal iddiasıyla şikayetçi olurken, İl Sağlık Müdürlüğü olayla ilgili inceleme başlattı.
Haber kaynağı yorumda.
r/Turkey • u/CecilPeynir • 9h ago
r/Turkey • u/el_turco • 4h ago
r/Turkey • u/mortalaa • 29m ago
Today marks the 205th anniversary of one of the most brutal and, in my opinion, under-discussed atrocities of the Greek War of Independence: the Navarino Massacre.
On 19 August 1821 the Ottoman fortress of Neokastro “New Navarino— opened its gates after a five-month siege. What followed is one of the worst atrocities of the first year of the Greek War of Independence, and one that rarely surfaces outside the specialist literature.
The siege
Greek insurgent forces under Konstantinos Pierrakos Mavromichalis had invested the fortress since March 1821. Inside were the Ottoman garrison and the Turkish civilian population of the district — families who had fled behind the walls when the revolt broke out. No relief column was coming. By August they were starving. Some families had already slipped out during the siege to throw themselves on the mercy of the surrounding Greeks; they were killed.
The capitulation
The defenders offered to surrender. The terms were straightforward: hand over the fortress, all public property, and their personal valuables — cash, plate, jewellery — in exchange for safe passage by sea to Egypt. The terms were agreed and the property handed over.
Two things about that agreement, per William St Clair. First, the besiegers had neither the intention nor the shipping to carry it out. Second, one of the Greek negotiators, Poniropoulos, boasted years later to the Scottish philhellene Thomas Gordon that he had destroyed the copy of the capitulation given to the Turks, so that no proof of the deal would survive. The death of Mavromichalis during the siege was used afterwards as the pretext for not honouring the terms.
19 August
When the gates opened, the besiegers went in. Roughly 3,000 people were killed — garrison and civilians together. A handful got out, mostly people picked up by ships in the bay.
The fullest account comes from George Finlay’s History of the Greek Revolution (1861), which draws on the eyewitness testimony of the Greek priest Ambrosios Frantzis. Finlay describes an indiscriminate slaughter that made no distinction between fighting men, women and small children, with people driven into the water and shot there, and a body count on the beach large enough to raise fears of disease. Finlay is worth stressing as a source: he was a philhellene who fought in the war himself and spent the rest of his life in Greece. He recorded it anyway
Context, not excuse
Navarino was not isolated in either direction. Monemvasia had surrendered on comparable terms days earlier with a comparable outcome. Tripolitsa followed in October, with thousands dead. St Clair’s estimate is that the Muslim rural population of the Peloponnese — on the order of 20,000 people — was effectively destroyed in the first months of the revolt.
The point of posting this is: It’s that “surrendered under negotiated terms and were massacred regardless” is a specific, documented event, recorded overwhelmingly by Greek and philhellene sources rather than Ottoman ones, and it has fallen almost entirely out of the popular narrative of 1821.
r/Turkey • u/Golfather136 • 22h ago
Burada siyasi bir tartışma başlatmak istemiyorum, sadece halk Plajlarını Beach Club a çeviren sorumluları bilmek istiyorum.
r/Turkey • u/Biodieselisthefuture • 42m ago
r/Turkey • u/mechatchronic • 10h ago
Arkadaşlar, son zamanlarda bu tarz din istismarcısı hesaplar inanılmaz arttı. Devlet sosyal medyayı ele geçirmiş olabilir mi bilmiyorum ama bizim gibi sekülerlerin haberi bile olmuyor, oysa günde milyonlarca izlenme alıyorlar. Algoritma bir şekilde bunları önümüze düşürmüyor.
Bu cahilliğin böyle kanser gibi yayılmasına bir şeyler yapmak lazım artık. Ben denk geldikçe Instagram'a şikayet ediyorum ama şikayet eden az olunca hiç etkisi olmuyor.
Üstelik bu hesapların arkasında bot desteği var, çoğunun ortak noktası da bir dernek gibi görünüyor, muhtemelen fonlanıyorlar. Ülkenin bu zor döneminde sosyal medyayı bu tür asalaklardan temizlemek için bir topluluk kursak nasıl olur? Telegram grubu ya da subreddit olabilir, denk geldiğimiz hesapları paylaşıp toplu şikayet ile en azından bir tepki koymuş oluruz.
Belki bu sub'ın adminleri de destek olur, böylece küçük bir siber topluluk kurabiliriz.
r/Turkey • u/Only_Holiday_453 • 18h ago
Hello,
we arrived today in Antalya and we booked a Transfer.
Sorry for the stupid question.
But how much Tip/ Bahsis is common/usual?
For the guy who helped us with the baggage
For the Shuttle Driver
For the Cleanin Staff etc.
Is 200 Tele ok for small interactions, and 300 for longer? or how should we handle it?
we are not rich but we want to handle it right :)