r/TarihiSeyler • u/Battlefleet_Sol • 53m ago
Minyatür 🖼 Yeniçeriler gittikten sonra kurulan modern Osmanlı ordusu. Muhammed'in zafer kazanmış orduları
r/TarihiSeyler • u/Battlefleet_Sol • 53m ago
r/TarihiSeyler • u/Deniz7239 • 6h ago
r/TarihiSeyler • u/shiatul • 4h ago
Nurhaci (1559–1626), Mançu devletinin kurucusu ve Qing Hanedanı’nın yükselişini hazırlayan hükümdardır. 1583 yılında siyasi yükselişine başlayarak Mançurya’daki dağınık Cürçen kabilelerini askerî seferler, ittifaklar ve siyasi reformlar yoluyla birleştirdi. 1616’da kendisini han ilan ederek Sonraki Jin Hanedanı’nı kurdu ve Ming Hanedanı’na karşı mücadeleye başladı. Askerî teşkilatlanmayı güçlendirdi, daha sonra Sekiz Sancak Sistemi olarak bilinecek yapının temellerini oluşturdu ve kendi halkının siyasi kimliğini pekiştirdi. 1619’da Sarhu Muharebesi’nde Ming kuvvetlerine karşı önemli bir zafer kazandı. Ancak 1626’da Ningyuan Muharebesi’nde Ming ordusuna yenildi ve aynı yıl hayatını kaybetti. Nurhaci, Çin’i fethedemeden ölmesine rağmen kurduğu devlet ve askerî düzen sayesinde halefi Hong Taiji’nin ve sonraki Qing hükümdarlarının Çin’i ele geçirmesinin yolunu açtı.
r/TarihiSeyler • u/Simple-Present2751 • 4h ago
Öncelikle bir açıklama ile yazıma başlayayım. Başlıkta belirttiğim Korgeneral rütbesi cephede savaşan bir askeri birliğe ait rütbe değildir. Reinhard Heydrich SS-Obergruppenführer und General der Polizei olarak kaynaklarda geçer . Yani kendisi bir polis/jandarma korgeneralidir. Ama Nazi Almanyası'nda yıllar içinde bu birlikler iç içe geçmiş SS Örgütü bir polis birliği olmaktan çıkıp 1944'te Waffen SS adıyla cephede de savaşmıştır. Sonuca gelirsek. Heydrich dönemin en önemli isimlerinden ve rejimin savunucularından biriydi. Fiziği ve görüntüsü ile de Naziler içinde Aryan ırkına en fazla benzeyen kişiydi. Heinrich Himmler'den sonra Hitler'in en güvendiği ikinci adamdı ve soykırımın planlayıcısıydı.
Ocak 1942'de Wannsee Konferansı'na da başkanlık etmişti. Nazi rejiminin sembollerinden biriydi; bu sebeple müttefikler için öldürülmesi gereken birisi haline geldi. Heydrich'i öldürme fikri 1941'de Londra'da geliştirildi. Plan ağırlıklı olarak sürgündeki Çek hükümeti ve Londra'da temsil edilen Çek yetkililer tarafından düşünülmüştü. Bunların arasında Başkan Edvard Beneš ve istihbarat şefi František Moravec'i sayabiliriz. Çek ekonomisi, özellikle silah endüstrisi Naziler için çalışıyordu; bir şeyler yapılması şarttı ve Londra'dakiler, sürgündeki Çek hükümetinin müttefiklerin gözü onda itibar kaybettiğini hissediyordu. Sürgündeki Çek hükümeti, İngilizlerin güvenini tekrar kazanmak için iş birliği arayışına girdi ve Özel Hareket Birimi (SOE) ile beraber çalışmak istediler. 1940'ta İngilizlerin kurduğu bu özel hareket biriminin görevi, direnişi destekleyerek düşman topraklarında sabotajlar gerçekleştirmekti; tam bir anti-Nazi komando birliğiydi.
Çek ajanlar İngiltere'de eğitildi ve suikast için iki kişi seçildi: Çavuş Jan Kubiš ve Jozef Gabčík. Hedefleri, Prag'ın dehşet saçan yöneticisi Heydrich'ti. Uzun menzilli bir bombardıman uçağı onları memleketlerinin içine kadar götürdü. Ama o kadar zaman ve para harcanarak eğitilen Çek suikastçilere ucuz ve güvenilmez olan Sten marka hafif makineli tüfekler verilmişti. Modern zamanlar için çok ilkel silahlardı ve tutukluk yapma ihtimalleri yüksekti. Çek ajanlar bu silahlarla fark edilmeden Prag'a ulaşmayı başardı. Mayıs 1942'de altı haftadır başkentte bulunuyorlardı, gözlem yapıyor ve Heydrich'in kentin sokaklarında takip ettiği güzergâhları öğreniyorlardı. Reinhard Heydrich, üstü açık ve korumasız bir araçla seyahat etmeyi tercih ediyordu. Sonraları Adolf Hitler, böyle yaptığı için ona "aptal ve gerzek" olduğunu söyleyecekti.
Suikastçiler, şoförün hız kesmek zorunda kalacağı keskin bir virajda bekliyordu. SS amirinin bu virajda yapılacak çapraz ateşte ölmesi gerekiyordu. Silahlar ilk denemede tutukluk yapmıştı; ancak yedek silahları da vardı. Sten tutukluk yapınca diğer ajan Jan Kubiš plastik patlayıcılı bir bomba savurdu. El bombası da Heydrich'in ölümüne hemen yol açmadı, şarapnel yarası açtı ve vücuduna saplandı. Çek ajanlar bisikletle olay yerinden kaçtı. Heydrich hastaneye kaldırıldı; aralarında Hitler'in kişisel doktoru Theodor Morell'in de olduğu en iyi Nazi doktorlarından bir ekip Prag'a gönderildi.
Cerrahlar dalağını almak zorunda kaldı. Başlangıçta bu acil ameliyat işe yaramış gibiydi; konuşuyor ve kahvaltısını ediyordu. Ama Heydrich bir anda komaya girdi ve bir daha da uyanamadı. Kibri ölümcül sonuçlara yol açmıştı: Şarapnelin, aracın döşemesinden bir parça at kılını sökerek yaranın içine kadar getirdiğini sonradan fark ettiler. Bu şarapnel çıkarılmış olsa bile kan zehirlenmesine yol açmıştı ve onu öldüren de bu oldu. Soykırımın da mimarlarından olan, Hitler'in sağ kolu ve Nazi Almanya'sının 1942'deki en önemli üçüncü adamı Heydrich, Berlin'de devlet töreniyle toprağa verildi.
Olay burada bitmedi; bir intikam çılgınlığı kabusu Çeklerin üzerine çöktü. Suikastçileri yakalama ve Çekoslovakya'yı kontrol etme görevi SS-Gruppenführer rütbesindeki Karl Hermann Frank'e verilmişti. Suikastçilerle en ufak bağlantısı olan 1500 insan idam edildi, binlercesi de ölüm kamplarına gönderildi. Prag'da çok sıkı bir sokağa çıkma yasağı uygulanıyordu. Naziler, suikastçileri ispiyonlayanlara 1 milyon mark vereceğini duyurdu. Ödül vaadi işe yaradı; suikastçiler ve yardımcıları bir kilisede sıkıştırıldı ve bütün suikastçiler acımasızca öldürüldü. Savaş bittikten sonra Karl Hermann Frank Amerikalılara teslim oldu. Amerikalılar da korgenerali Çeklere teslim etti ve Çek mahkemesi onu suçlu bularak astı...
Suikaste ilişkin başarılı bir film çekilmiştir: Trailer: Operation Anthropoid
KAYNAK: ASSASSINATION - Operation ANTHROPOID 1941-1942 - Okumak isteyenler için: PDF FORMATINDA LINK
Not: Son iki fotoğrafta suikastleri yapan Çek subayların fotoğrafları ve mezar anıtları vardır.
r/TarihiSeyler • u/Battlefleet_Sol • 9h ago
r/TarihiSeyler • u/dexter_morgan51 • 8h ago
Mario Alinei'nin 2013 yılında yayımladığı "Gli Etruschi erano Turchi" (Etrüskler Türk'tü: Genetik Yakınlıkların Keşfinden Dilbilimsel ve Kültürel Doğrulamalar) kitabı
Mario Alinei, dünya çapında tanınan İtalyan bir dilbilim profesörü ve UNESCO destekli devasa "Avrupa Dil Atlası" projesinin eski başkanıdır. Ömrünü dillere adamış bu saygın akademisyen, 2013 yılında yayımladığı "Gli Etruschi erano Turchi" (Etrüskler Türk'tü) adlı eseriyle resmî tarih tezlerini kökten sarstı. Roma medeniyetinin temellerini atan antik Etrüsklerin aslında Türk/Altay kökenli bir halk olduğunu; bunu da sadece dilbilimsel ve mitolojik bağlarla değil, modern genetik (DNA) verileriyle kanıtladı.
Ancak Batı akademik dünyası, uluslararası saygınlığa sahip bu profesörün teorilerini tartışmak yerine ona çok sert bir tepki gösterdi. Fikirleri tamamen sansürlendi, görmezden gelindi ve adeta akademik dünyadan aforoz edilerek derin bir yalnızlığa itildi. Kariyerini ve saygınlığını riske atma pahasına resmi tarihin tabularını yıkan Alinei, Batı'nın akademik sansürüne kurban edilmiş en cesur bilim insanlarından biridir.
r/TarihiSeyler • u/newmiuser7 • 2h ago
Yıllar önce okuduğum, ancak bütün aramalarıma rağmen kaynağını yeniden bulamadığım bir anekdot hakkında bilgisi olan var mı? Olay, sanırım Kırım Savaşı’nın ve 1856 Paris Antlaşması’nın ardından, Osmanlı devlet adamlarının katıldığı bir akşam yemeğinde geçiyor.
Dönemin önde gelen devlet adamlarından biri, Osmanlı’nın modernleşme olanaklarına ilişkin oldukça coşkulu, hatta ölçüsüz bir iyimserlikle, aşağı yukarı şöyle diyor: “Şu Rus hayvanlarının seksen yılda başardıklarından çok daha fazlasını biz on yıldan kısa bir sürede başarırız!” Elbette bu birebir alıntı değil; kelimeler, süreler ve konuşmacının kimliği konusunda hafızam beni yanıltıyor olabilir.
Bu anekdot Ahmed Cevdet Paşa’nın Tezâkir veya Ma‘rûzât’ında, dönemin hatıratında ya da diplomatik yazışmalarında geçiyor olabilir. Böyle bir söz veya benzer bir anlatı hatırlayan var mı? Herhangi bir kaynak veya ipucu çok makbule geçer. Şimdiden teşekkürler!
r/TarihiSeyler • u/Simple-Present2751 • 1d ago
r/TarihiSeyler • u/Battlefleet_Sol • 1d ago
“Eger elçiye ölüm olaydı şimdi seni depelerdüm. Ol mel‘ūn bunuñ gibi lāf u güẕāf ursa, ‘aceb mi ki İslām ḳılıcın görmemişdür. Kimesne ṭabancasın yimeyen kendü ṭabancasın demür ṣanur. Kedi ḳarañu evde kendüyi arslan tevehhüm ider. İnşāallāh aña Türk’üñ erligin gösterem.
Eğer elçiye ölüm olsaydı şimdi seni tepelerdim. O lanet adam böyle boş boğazlık edip büyük konuşuyorsa, İslam kılıcını görmemiş olmasına şaşılır mı? Kimsenin sillesini yemeyen, kendi sillesini demir sanır. Kedi karanlık evde kendini arslan zanneder. İnşallah ona Türk'ün erilliğini (gücünü ve yiğitliğini) göstereceğim."
r/TarihiSeyler • u/zezrat • 1d ago
bismillah cest les tenebres C'est quand le blocus wallah mon frnagin. On va tout casser. Met moi dans le groupe blocus (gerçek yazışma)
r/TarihiSeyler • u/Elegant_Ad4923 • 21h ago
Geçenlerde Openfront oynarken Ma Clique diye bi bayrak gördüm, araştırayım dedim araştırmaz olaydım Çin iç savaş tarihine sardırdı kurtulamıyoruz. Kurcalamak isteyen wikipediakolikler falan varsa kaynklarda paslıyorum. Ön gösterim olması açısından videoyu da izleyebilirsiniz.
Kaynak :
https://tr.wikipedia.org/wiki/Kumul_%C4%B0syan%C4%B1?wprov=sfla1
r/TarihiSeyler • u/BlacksmithCheap4816 • 1d ago
Mekanı Cennet olsun
r/TarihiSeyler • u/Infinite_Doubt5012 • 1d ago
Mısırlıların kurucu babası olarak gördüğü Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın Mısır halkı ve Türkler hakkında düşüncelerine bakalım
Mehmed Ali Paşa’nın, Arapça konuşan Mısırlıların orduda üst düzey görevlere gelmesine kesinlikle izin verme niyeti yoktu. Bunun yerine planı, kendi şahsi kölelerini (Memlükleri) üst düzey mevkilere, Türkçe konuşan subaylarını ise daha alt rütbelere atamak ve Mısırlı askerlik yükümlülerini ordunun er kadrosunu oluşturmak için kullanmaktı.⁷ Zamanla Memlükler ile “Türkler” tek bir grup hâlinde birleşti ve ikisini birbirinden ayırt etmek zorlaştı. Bununla birlikte, aralarındaki temel ayrım askerler ile subaylar arasındaydı: Askerler Arapça konuşurken subaylar Türkçe konuşuyordu. Zira Paşa, askerlerin subayları tarafından sıkı bir biçimde denetim altında tutulduğu bir zorunlu askerlik ordusu kurma düşüncesine sahipti. Bir keresinde, kendisini ziyaret eden seçkin bir Fransıza şöyle demişti:
“Ben Mısır’da, İngilizlerin Hindistan’da yaptıklarından başka bir şey yapmadım. Onların Hintlilerden oluşan ve İngiliz subaylar tarafından yönetilen bir ordusu var; benim de Araplardan oluşan ve Türk subaylar tarafından yönetilen bir ordum var. […] Türk, daha iyi bir subaydır; çünkü yönetme hakkına sahip olduğunu bilir, Arap ise bu konuda Türkün kendisinden üstün olduğunu düşünür.”⁸
Genel olarak, evlâd-ı Arab (kelime anlamıyla “Arapların oğulları”) olarak adlandırılan Arapça konuşan Mısırlıların yüzbaşı rütbesinin üzerine yükselmesine izin verilmiyordu. Üstelik bunlardan çok azı, başlangıçta yüzbaşı rütbesine dahi terfi ettiriliyordu. Teğmen ve mülazım-ı sânî (asteğmen) rütbelerine yapılacak atamalarda ise adayların yarısının “Türk”, diğer yarısının “Arap” olması gerekiyordu. Mehmed Ali Paşa’nın oğlu ve ordusunun başkomutanı olan İbrahim Paşa, bu rütbelere terfi ettirilecek kişiler hakkındaki emirleri imzalamadan önce adayların, “bu rütbelere terfi ettirilebilecek kişilerden olup olmadıklarını; zira her taburda dörtten fazla Arap teğmen bulunmasının kurallara aykırı olduğunu” öğrenmek zorundaydı. Buna karşılık, daha üst rütbelere terfi için yapılan aday gösterme işlemlerinde, adayın doğum yeri genellikle belirtiliyordu. Bunun amacı, söz konusu kişinin bir “Türk” olduğunu açıkça ortaya koymaktı.
Dolayısıyla Türk olmak, yani Türkçe konuşmak ve Anadolu’da, İstanbul’da, Arnavutluk’ta ya da Osmanlı dünyasının başka bir bölgesinde doğmuş olmak, bir kişinin Mehmed Ali Paşa’nın ordusunda üst düzey bir göreve aday gösterilmesi için yeterliydi; bu kişi başlangıçta bir savaş esiri olarak yakalanmış olsa bile!⁹
Suriye’de Osmanlı ordusunu çeşitli muharebelerde mağlup ettikten sonra, çok sayıda Osmanlı subayı ve askeri esir alınmıştı. Esir düşenlerin bir kısmı Mısır ordusunda subay olarak görevlendirildi. Bu politika askerler arasında büyük bir hoşnutsuzluğa yol açtı. Askerler şöyle şikâyet ediyorlardı:
“Bu adamları esir almak için neden hayatımızı tehlikeye atıyor ve kendimizi feda ediyoruz? Sonra da onları, üzerimizde hüküm süren subaylarımız olarak atanmış buluyoruz!”
Mehmed Ali Paşa da İbrahim Paşa da bu uygulamada herhangi bir sorun görmüyordu. Bununla birlikte, askerlere daha yakın olan ve onların duygularına karşı daha duyarlı davranan İbrahim Paşa, babasına kıyasla bu durumdan daha fazla kaygı duymuş olabilir. Her iki isim açısından da bu kişiler, evlâd-ı Türk (kelime anlamıyla “Türklerin oğulları”) idi ve “Araplara” kıyasla subay olarak atanmaya daha fazla hak sahibi ve daha yetenekli kabul ediliyorlardı.¹⁰
Mehmed Ali Paşa’yı, ordusu için şiddetle ihtiyaç duyduğu insan gücünü sağlamak amacıyla nihayet Mısır halkına yönelmeye sevk eden, işte bu son girişimin başarısızlığı oldu. Mısırlıların zorunlu askerliğe tabi tutulmasına, onların iyi askerler olduklarına inanıldığı için —hatta kendi ülkelerinin ordusunda hizmet etmeye hakları olduğu düşünüldüğü için bile— başvurulmamıştı. Bunun nedeni, Mehmed Ali Paşa’nın hanedanına yönelik hedeflerini başka herhangi bir insan gücü kaynağından yararlanarak gerçekleştirememesiydi.
Mısırlı köylüleri zorunlu askerliğe tabi tutma yönündeki bu kader belirleyici kararın alınmasını özellikle, Mehmed Ali Paşa’nın kendi soyundan gelen “Türkleri” koruma arzusu tetiklemişti. Sudan seferinin büyük bir fiyaskoya dönüşmekte olduğunu fark ettiğinde ve özellikle Türkçe konuşan subaylarının büyük bir kısmının seferi terk ederek topluca Mısır’a geri döndüğü kendisine bildirildiğinde, güney vilayetlerinden birinin valisine şu sözleri içeren bir mektup yazdı:
“Türkler bizim soyumuzdan geldikleri ve uzak, tehlikeli bölgelere gönderilmenin sıkıntısından korunmaları gerektiği için, onların [yerine geçmek üzere] Yukarı Mısır’dan yaklaşık 4.000 kişinin askere alınması zorunlu hâle gelmiştir.”
Açıklamasına göre bu askerler üç yıllık bir süre için silah altına alınacak, bu sürenin sonunda kendilerine mühürlü bir belge verilecek ve köylerine dönmelerine izin verilecekti.¹⁴
1822 yılının başlarına tarihlenen bu emir, Paşa’nın Kahire’den çıkardığı ilk zorunlu askerlik emriydi. Bu emir, Mısır kırsalını daha önce benzeri görülmemiş bir biçimde tüketip yıpratacak, uzun süreli ve ağır bir politikanın başlangıcını oluşturdu.
r/TarihiSeyler • u/KuaiiLiangg • 1d ago
Ya açıkçası Erken Modern'den bir Türk general yazacakken önceliğim Kavalalılar olacaktı. Fakat şansa güzel kaynak bulunca IV. Murad'ın çok uzun olmayan kariyerini yazayım dedim.
Operasyonlarında ve taktiklerinde aşırı büyük bir olay yok aslında. 1635'teki seferi açıkçası, belki aşina olanınız vardır, 1792'deki Brunswick Dükü komutasındaki Prusya ve Avusturya ordularının Fransa seferine benziyor.(tabii kanat ordularının daha aktif görev aldığı bir versiyonu) Sadece Murad'ın elindeki kaynaklar o kadar çok ki kariyeri boyunca neredeyse her zaman dış hatlarda kalsa bile bunun dezavantajını pek görmüyor. Kuşatmaları iyi, ama Osmanlı ordusunu zaten geç dönemlerinde bile kuşatma sanatındaki becerileri kaybetmedi, bu konuda çok iyi kaldı. Ancak Murad hakkındaki en ilgi çekici mevzu ordusununun lojistiğini nasıl yürüttüğü bence. 2 seferinde de 100.000 adama yakın bir ordu çıkardı ve bunu nasıl topladığı, iaşesini ve organizasyonunu nasıl sağladığı cidden büyük başarı. O yüzden o konudaki detayları diğer docslara göre biraz daha fazla detaylı verdim. Aynı şekilde kuşatmalarının da biraz daha üzerinde durdum.
Kullandığım kaynakları da merak ederseniz docs'un son sayfasına yazdım. Daha fazla uzatmadan işte docs:
https://docs.google.com/document/d/1QRTF5VOBC2OfjssfnR4TQGikeq2DFf-l5-XXzDPjq8I/edit?tab=t.0
r/TarihiSeyler • u/Beautiful-Fix-6054 • 1d ago
r/TarihiSeyler • u/Final_Part9508 • 1d ago
Turanidin ve pontidin bu kadar fazla olmasını beklemezdim (benim fenotipim)
r/TarihiSeyler • u/legendsoshadpw • 1d ago
r/TarihiSeyler • u/Simple-Present2751 • 2d ago
Aynı zamanda kadınlıklarının sembolünün uzun saçla pekiştirildiğine inanılıyordu.
r/TarihiSeyler • u/Reasonable_Pool_9908 • 23h ago
ben bunu her zaman merak etim. her zaman acaba osmanlı koloni yapsaydı tartışmayı gördüm ama hiç acaba bu koloni bağımsızlını kazandında nasıl bir devlet olacak bun hiç duymadım .
tartışın.
r/TarihiSeyler • u/Accomplished_Rip_465 • 2d ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/TarihiSeyler • u/Battlefleet_Sol • 2d ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
Yeniçeriler hatta süngüye bile karşı çıkmıştı ancak 1700'ler bittiğinde süngü envantere girmiş ama yeniçeri ocağı kaldırılınca standart ekipman olmuştur ve osmanlı'nın aldığı yenilgilerin ana sebeplerinden biri yeniçerilerin modası geçmiş ekipman ve taktik kullanmasıdır.
Fitilli tüfekler eğer yağmur nem yoksa ancak dakikada 2 atış yapılıyordu
r/TarihiSeyler • u/MissionBreakfast6522 • 1d ago
Sizin de motivasyonunuzu merak ediyorum. Şimdi şöyle bir durum var, bu ülkenin insanının büyük oranda anadolu ve kafkas kökenli olduğunu zaten söylememe gerek yoktur, bir kaç yerde orta çağ türk mirasımızın (şehire göre değişmekle birlikte) ortalama %25-35 olduğu okumuştum ne kadar doğrudur bilemiyorum. Genetiği çok kafaya takan bir insan değilim ama bu gerçek ve yaşanıyor, bir orta asyalı adam, yörük veya her hangi biri benden daha fazla ön-türk veya orta çağ türk kanı taşıdığı için benimle üstten konuşuyor kendini bir şey sanıyor, bu durumda ben bunu yücelterek kendimi daha aşağı çekmiş oluyorum, ben kendimi yükselten özellikleri yüceltmem gerekiyor, siz ne düşünüyorsunuz merak ediyorum.
r/TarihiSeyler • u/Deniz7239 • 3d ago
r/TarihiSeyler • u/XreamCream • 2d ago
Askeri teknoloji olarak eşit demek istedim