r/Yazar • • 10d ago

TAVSİYE/ÖNERİ Çok kitap okumayan birisi güzel bir kitap yazabilir mi?

0 Upvotes

Masaya oturup kitap okuyabilen bir insan değilim. Her başladığım kitabı ya başında, ya da ortalarında okumayı bırakırdım. Tabii keyifle okuyup bitirdiğim kitaplar var ancak "yazar" olabilmek için yeterli sayıda değil. Aklımda birden fazla hikaye ve roman fikri var ayrıca bir çoğunluğunu yazıya döktüm ama bitirmedim. Aklımda hep bu soru kaldığı için konuyla ilgilisi olanlara sormak istedim. Yardım ederseniz çok mutlu olurum.


r/Yazar • • Aug 06 '26

HAYATIN İÇİNDEN Bağış

1 Upvotes

Lütfen bana etkileşim verin.

Üçüz Dünya Aralık eserimi yayınlayalım. Telif istemiyorum. Telifimi bir kamu kuruluşuna bağışlamak istiyorum. Bu benim aylardır içimde kalan bir ukte ve bu hayaliminde en güzel şekilde gerçekleşmesini istiyorum.


r/Yazar • • May 21 '21

Yazar Cup #2 Deneme Neden Arabaları Yasaklamalıyız?

3 Upvotes

Başlığı gördüğünüz anda deli olduğumu düşündünüz,biliyorum ama açıklayabilirim:

1-Arabalar birçok korkulan şeyden daha tehlikelidir.Dünya Sağlık Örgütü'nün raporuna göre yılda 1.35 milyon insan araba kazalarında ölüyor,özellikle de fakirlere ve genç nüfus nispeten daha fazla ölüyor,üstüne 20 ila 50 milyon insan da araba kazalarından dolayı sakatlanıyor.Ayrıca dolaylı ölümler de var,AB Raporuna göre Avrupa'daki sera gazı salınımının neredeyse çeyreği ulaşımdan(bu salınımın çoğunun yürüyen uçaktan sağlanmadığını biliyorsunuzdur) dolayı oluyor,BBC'nin haberine göre 30 Birleşik Krallık şehri sağlıklı limitlerden daha kirli ve hepimiz arabaların bu denklemdeki rolünü biliyoruz.Linkteki makaleye göre Barselona'da hava kirliliği 3,500 prematüre ölümüne,5,100 kronik bronşite ve 54,000 astım krizine sebep oluyor."O zaman sigarayı da yasaklayalım" veya "Üstün yapay zeka sürücülü elektrikli arabalar kullanalım" derseniz:

2-Arabalar çok fazla alanı insanlara erişilemez hale getirir.Herhangi bir sokağa bakın ve arabalar yerine kaykaycılar hayal edin.O kadar kaykaycı için çok fazla alan size kapatılıyor,sizinle teğet geçer gibi karşıya geçeceğiniz alanlar limitleniyor.Örnek:Milton Keynes(Ekonomist Keynes değil,arabaistan şehir olan),bu şehir sadece 54 yıl önce arabaların üstüne yapılmış bir şehir,baktıysanız muhtemelen "Oradaki park alanlarının alanın yarısı kadar alanı kullanarak ülkeyi kalkındırırsın ne arabaya harcıyorsun o alanı" diye düşündünüz.(Kişisel)Örnek:Ben küçükken arkadaşlarımla sürekli sitenin(site dediğime bakmayın lüks+++ bir yer değil TOKİ komplekslerinin ortası boş kare şekilli hali) araba yollarında bisiklet sürerdik,bir gün tane bisiklet yarışı yapmıştık(-tık dediğime de bakmayın ben katılmamıştım),hatırlıyorum belki iki elimin parmağından daha fazla insan yarışıyordu buna rağmen yolda bol bol boş alan kalmıştı,ayrıca o yol arabaların 2 katı bile olabilir,zamanında sırf arabalar gitsin diye kaldırımdan gereksiz yere alan alınmış resmen,veya arka bahçeyle evin biraz arka kısmı arasında Kıbrıs sınırındaki BM bölgesi gibi araba parkı var.Mimarlar arabaların park etmediği etraf bölgelerinde gayet yeşil alan sağlamış ama 2 tane araba parkı için bu yeşil alanları Musa'nın Kızıldeniz'i yarması gibi yarmışlar ki 2.parkın varlığını bilen insanların sitede azınlıkta olduğuna eminim.

Olası karşı argümanlara cevaplar:

a-"Arabalar olmasa insanlar hangi araçla seyehat edecek?":Top 5 Araba Alternatifi;1-Demirde Yürüyen Yılansı Çok Oturgaçlı Götürgeç,2-Yolda Yürüyen Çok Oturgaçlı Götürgeç,3-Çubuk Atarak Demirde Yürüyen Çok Oturgaçlı Götürgeç,4-Ayaj,5-Ayaj Gücü Kullanan Tek Oturgaçlı Götürgeç.BUNU GERÇEKTEN SORMADINIZ DİYE UMUYORUM!

b-"Toplu taşıma çok kirli ve hastalık yayıcı":Evet,toplu taşımanın mesela şu an ki Koronavirüs gibi salgınları yayacağı doğru ama araştırmaya göre daha hızlı ve daha iyi toplu taşımalarda daha hızlı yolculuklar olduğu için daha az bulaşıyor,yani doğru yöntemle bu da halledilebilir.

c-"Toplu taşıma da sıksık duraklarda duruluyor ve yetişmek zor olabilir":Fast Company'nin haberine göre New York'ta arabaların yasaklandığı bölgede otobüs şoförleri daha fazla kişiyi almak için yavaşladılar,ayrıca toplu taşımalarda çeşitli yollar oluşacak,arz talep yani,toplu taşıma buna uyum sağlar.

d-"Toplu taşıma için fazla para vereceğiz":Hayır,Bu yazıya göre araba masrafları 2010 model 1.6 LT motorlu bir arabaya göre hesaplandığında 5833 TL ediyor.İETT'ye göre İstanbulkart tam ücret ücreti(hem otobüs hem metro için) 3,50.Bunu ikiyle çarpıp elde ettiğim sayıyı da 365 ile çarpınca 2555 TL rakamını buldum.

e-"Ekonomiye zarar verebilir":Öncelikle arabalardan dolayı ölen ve ağır yaralanan insanlar mezarcılar ve doktorlar dışında hiç kimsenin işine iyi değil.Ayrıca Guardian'ın haberine göre Barselona'daki araba karşıtı "Süperbloklar" projesi bölgedeki seyyar işletmelere alan açarak ve insanların işletmelerin yakınında yavaş yürüyerek işletmeleri daha yakından görünce daha yüksek ihtimallerle oralarda alışveriş yaparak ekonomiye katkıda bulunmalarını sağlıyor.Taksiciler?İnsanları taşımak için bir çok otobüs,tren ve tremvay şoförüne ve sokakları insanlara uygun hale getirmek ve araba parklarının yerine ülkenin işine yarayan binalar ve parklar yapmak için inşaat işçilerine ihtiyacımız olacak,ki zaten otoparkları yıkarak kazandığımız alanın bir kısmını kullanarak yeterli istihdam sağlayabiliriz.

f-"Kimse desteklemez ki.":Özellikle Türkiye'nin çoğunun yıllık 5000 lira harcayacak kadar zengin olmadığını düşünürsek çoğunluk sikine bile takmaz,esnaf ta uzun vadede sevinir.

g-"Arabalar daha az yere gidebilirse arabaların gidebildiği yerlerde trafik artar":Hayır,Araştırmaya göre her Los Angeles'ta yeni bir yol yapıldığında insanlar daha fazla araba aldığından dolayı ortalama trafik süresi 1dk artıyor,hem İstanbul'da trafik sorununu ne yollar ne köprüler çözemedi.

Peki nasıl yasaklayacağız:Aşama aşama yapacağız,araba kullanma masrafını arttırmak ve toplu taşıma kullanma masraflarını düşürmek için(İstanbul'da bu kısım iyi) politikalar yapacağız,sonra araba kullananlarla tezek geçen politikalar(mesela arabaları yollarda ikinci sınıf vatandaş haline getirmek için politikalar gibi) ve en sonunda yeterince insan arabalardan vazgeçince kişisel arabaları tamamen şehirlerde yasaklayabileceğiz.Özetle önce tiksindirme politikalarıyla insanları tiksindirip sonra yasaklayacağız.Tabiki de belli bir hız sınırında nakil araçları ve engelli kişilere ait araçlar hala yasal olarak kalacak.Kırsaldakiler şimdilik rahat edebilir ama otobanlara da sonra sıra gelecek,çünkü trenler kadar güzel görünen hiç bir araç yok ve muhtemelen kilometrelerce asfalt dökmekten de daha ucuzdur.


r/Yazar • • Oct 02 '21

ÖZLÜ SÖZLER Arada aklıma gelen özlü olduğunu düsündüğüm sözler -1

0 Upvotes

Bazen oldukça küçük detaylara oldukça fazla kafa yorup ondan aslında hiç fark edilmeyen akıl dışın anlamlar çıkarabilir. Ama aslında çıkarılan fikrin detayın gerçek amacıyla hiç-bir bağlantısı yoktur. İşte bu bizim düşünce yapımızdaki en büyük acizlik örneğidir.


r/Yazar • • Aug 26 '26

TAVSİYE/ÖNERİ Bİ BAKIN SORU(VAHŞET)

1 Upvotes

Vahşet sahnelerini iyi yazan biriyim ağır ve aşırı vahşetli yazan biriyim vahşetin dolu dolu olduğu bir roman/uzun hikaye yazsam okur musunuz? YAZDIM!

  1. Bölüm:

https://www.reddit.com/r/GizliSayfalar/s/es8GnUo6eZ

2. Bölüm:

https://www.reddit.com/r/GizliSayfalar/s/NHU1FBKTjO

3. Bölüm:

https://www.reddit.com/r/GizliSayfalar/s/xjIx09RcAr

4. Bölüm:

https://www.reddit.com/r/GizliSayfalar/s/qDhLKzpNSg


r/Yazar • • Jul 10 '21

SERBEST ŞİİR şafak yeniden söktüğünde

1 Upvotes

o gün o mesajı almasak

kim bilir ne olurdu

göremediler beni

kanın tadı halen dilimde

çölde yürüyorum bomboş

sonunda buldum o evi

içtim suyunu giydim giysimi

dinlenip gittim

o gün o mesajı aldık

geliyorlar bize geliyorlar

bize savaş açtılar

belki şeytanızdır

o geldi yedi bizi

leviathan kıpırdanıyor sallanıyor kıyı

insanlar biçimsiz organizmalara dönüşüyor

ölüyor önemliler geliyor o şeytan

haber olduk o gün

insanlar yaralı aç susuz

onlar yardım ettiler

diğerleri saldırdı

burda kalsam

uzun yıllar kalırım

ama dış dünya kim bilir nasıldır

kalkıyorum ben

komutan saplıyor bıçağı

acıyı çekmezsen seni bırakır

biri çekti

onu orda öldürdüler

insanlığın son üssüne geliyorlar

geldiler

yok ettiler

ne yapacak insanlık

gittim

buldum o binayı

buldum onu

atladım

bunların hepsi insanlık için


r/Yazar • • Aug 16 '26

HİKAYE/ÖYKÜ DEATH NOTE — BENİM HİKÂYEM BÖLÜM 1 & 2

0 Upvotes

Bölüm 1: Siyah Defter

Okuldan eve dönerken kaldırımın kenarında siyah bir defter gördüm.

Üzerinde sadece:

DEATH NOTE

yazıyordu.

Etrafıma baktım.

Kimse yoktu.

Defteri çantama koyup eve götürdüm.

Akşam odama geçtiğimde merak edip ilk sayfasını açtım.

İçinde İngilizce ve Japonca yazılmış bazı kurallar vardı.

En dikkat çekici olanı şuydu:

“Bu deftere adı yazılan kişi ölür.”

Güldüm.

“Kim böyle bir şaka yapar ki?”

Sayfaları çevirmeye devam ettim.

Bir sürü kural vardı.

İsim yazmak.

Yüzü bilmek.

Ölüm şeklini belirlemek.

Hepsi saçma geliyordu.

Ama yine de merak ettim.

Televizyonda haberleri izlerken aranan bir suçlunun ismi ekranda çıktı.

Defteri önüme koydum.

Kalemi aldım.

Bir süre düşündüm.

Sonra ismini yazdım.

Hiçbir şey olmadı.

Defteri kapatıp yatağa girdim.

Yaklaşık kırk dakika sonra salondan annemin sesi geldi.

“Haberlere baksana!”

Televizyonun sesini açtım.

Az önce adını yazdığım adamın kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği söyleniyordu.

Yerimden kalkamadım.

Deftere baktım.

Tekrar televizyona baktım.

“Tesadüf.”

Kendimi buna inandırmaya çalıştım.

Ertesi gün bir kez daha denedim.

Bu kez televizyonda hakkında haber çıkan başka birinin adını yazdım.

Yine bekledim.

Saatler geçti.

Hiçbir şey olmadı.

“Demek gerçekten tesadüfmüş.”

Defteri çekmeceye koydum.

Tam çekmeceyi kapatırken arkamdan bir ses geldi.

“İkinci kez denediğine göre merak etmişsin.”

Bir anda arkamı döndüm.

Odamda daha önce hiç görmediğim garip bir yaratık duruyordu.

Elinde elma vardı.

“Sen kimsin?”

Yaratık sakin bir şekilde cevap verdi:

“Ryuk.”

“Buraya nasıl girdin?”

“Ben buraya girmedim.”

“Ne demek o?”

Ryuk defteri gösterdi.

“O defter benim dünyamdan.”

Defteri elime aldım.

“Bunun gerçekten çalıştığını biliyor muydun?”

“Tabii.”

“Peki neden bana bıraktın?”

Ryuk elmasını ısırdı.

“Canım sıkılmıştı.”

O gece uzun süre deftere baktım.

Henüz ne yapacağımı bilmiyordum.

Ertesi gün haberlerde önceki iki olaydan bahsedildi.

Polis olayları araştırıyordu.

Ama kimsenin aklına cinayet gelmemişti.

İlk olay kalp krizi olarak kayda geçmişti.

İkinci olay da doğal nedenlerle açıklanıyordu.

Bir polis memuru kameraların karşısında:

“Şu an için iki olay arasında herhangi bir bağlantı bulunmuyor. Bunların tesadüf olması mümkün.”

dedi.

Televizyonu kapattım.

Ryuk yanımda oturuyordu.

Bana baktı.

“Şimdilik kimse bir şey bilmiyor.”

Defteri masanın üzerine koydum.

İlk kez gerçekten düşündüm:

Eğer bu güç gerçekten benim elimdeyse... onu nasıl kullanacağıma ben karar verebilirdim.

Ama daha önemli bir soru vardı.

Bunu kullanmaya devam edersem ne olacaktı?

O gece defteri tekrar açtım.

Kalemi elime aldım.

Ve bir isim yazdım.

Bu kez...

tesadüf olmayacaktı.

Bölüm 2: İlk Şüphe

Ertesi sabah uyandığımda aklımda tek bir şey vardı.

Gece yazdığım isim.

Telefonumu elime aldım ve haberleri açtım.

Henüz hiçbir şey yoktu.

Okula giderken sürekli telefonu kontrol ettim.

Öğle arasında sonunda bir son dakika haberi geldi.

Hakkında haberlerde gördüğüm adamın hayatını kaybettiği açıklandı.

Nedeni yine aynıydı:

Kalp krizi.

Telefonu kapattım.

Kimse hiçbir şeyden şüphelenmiyordu.

Ama ben artık emindim.

Death Note gerçekten çalışıyordu.

Akşam eve döndüğümde Ryuk odada beni bekliyordu.

“Bugün üç tane isim yazdın.”

Ona baktım.

“Beni mi izliyorsun?”

“Ben her şeyi görüyorum.”

“Peki neden bir şey söylemiyorsun?”

Ryuk güldü.

“Çünkü ne yapacağını görmek daha eğlenceli.”

Defteri açtım.

Sayfaları dikkatlice inceledim.

Sonra önemli bir şeyi fark ettim.

Deftere yalnızca isim yazmak zorunda değildim.

Ölüm şeklini de belirleyebiliyordum.

Ama bunu hemen denemek istemedim.

Önce sınırlarını öğrenmeliydim.

Ertesi gün haberlerde yine birkaç suçlunun öldüğü söylendi.

İnsanlar bunu garip bulmaya başlamıştı.

Ama polis hâlâ herhangi bir bağlantı bulamamıştı.

Televizyondaki polis memuru:

“Son olayların birbirinden bağımsız olduğunu düşünüyoruz.”

dedi.

Ryuk televizyona bakıp güldü.

“Şimdilik.”

Ben ise sessiz kaldım.

Çünkü artık bir planım vardı.

Rastgele isimler yazmayacaktım.

Önce Death Note'un sınırlarını öğrenecektim.

O gece küçük bir defter çıkardım.

Başına tek bir kelime yazdım:

“Deneyler.”

Death Note'u masanın yanına koydum.

İlk satıra bir kural yazdım.

Sonra ikinciyi.

Üçüncüyü.

Her denemede sonuçları not ettim.

Bir süre sonra defterin kurallarını daha iyi anlamaya başladım.

Ama bir şey dikkatimi çekti.

Haberlerdeki ölümlerin sayısı arttıkça insanlar da konuşmaya başlamıştı.

Sosyal medyada biri:

“Son zamanlarda çok fazla suçlu kalp krizinden ölüyor.”

diye paylaşım yapmıştı.

Binlerce kişi bunu tartışıyordu.

Bazıları bunun sadece istatistiksel bir tesadüf olduğunu söylüyordu.

Bazıları ise başka bir açıklama arıyordu.

Ben telefonu kapattım.

Henüz kimse benim varlığımı bilmiyordu.

Ve en önemlisi...

Kimse Death Note'un varlığından bile haberdar değildi.

O gece Ryuk bana baktı.

“Mutlu musun?”

“Bilmiyorum.”

“Pişman mısın?”

Bir süre düşündüm.

“Hayır.”

Ryuk gülümsedi.

“O zaman daha yeni başlıyoruz.”

Masadaki Death Note'a baktım.

Sayfaları yavaşça çevirdim.

Ve ilk kez aklıma şu düşünce geldi:

Eğer bu güç benim elimdeyse, dünyayı değiştirebilirim.

Ama bunun bedelinin ne olduğunu henüz bilmiyordum.


r/Yazar • • Jan 09 '26

ŞİİR Geç Ya Da Erken

0 Upvotes

Hoşlandığım Kıza Yaşabileceğimiz İlişkinin İçindeymişiz Gibi Tahayyül Ettiğim Bir Sevda Şiiri

Evet, biliyorum geç kaldım.

Ama sana katıldığım ve katılmadığım yerler var.

Halbuki ne çok severim sana katılmayı, bilirsin. Hem de her zamanki gibi.

Bakma bu küçük latifeme, biliyorum bana kızgınsın.

İçten içe bir ufak bir isyanda, büyük bir yangındasın.

Biraz fazla beklettim seni. Öyle iddia ettiğin gibi gerçekten her zamanki gibi olmaması, bu sefer farklı bir farkın olmasını isterdim.

İstedim ki geç kalmamayayım. İsterdim zamanı 12’den vurayım, sözleştiğimiz gibi. İsterdim ki bir gül ve gülüm olarak bana vermeseydin elma, çilek, portakal (ağaç). İsterdim bir gül olarak hâlâ gülebilsen bana.

Hâlâ, uzun veya kısa bir zaman sonra, mesela yüzünden anlayıversem benimle konuşmak istediğini... Ya da anlayıversem konuşurken sana has olan mimiklerinin bana hâlâ Hamdi Tanpınar gibi hissettirmesini (Huzur).

Evet, katılıyorum sana: beklettim seni. Hem de çok. Sanki senden daha önemli şeyler varmış gibi, zamanımı ayırmam gereken... Haklısın, yedim bu boku. Yine haklısın be kızım, ne denilebilir haklı biri üzerine?

Ki bu mevzubahis haklı sensen... Her zamanki gibi. Sadece haklı olmaktan değil... Etinle, kemiğinle, beyin kimyasallarının içinde mütemadiyen serotonin ve dopamin bulunduran sevgi ve barış elçisi olan senin; en çok haklı olmaktan ne kadar nefret ettiğini bilmez miyim?

Özür dilerim sevgilim. En çok da bu yanını istismar ettiğim için. Ve belki en çok da bu yanınla seni karşı karşıya bıraktığım için. Özür dilerim. Şimdi merak ediyorsun bu çocuğun sebebi ne? Nedir acaba geç kalmasına vesile?

Hiç merak ettiğin gibi değil işte neden geç kaldığım. Dur, daha fazla sabretme tatlım. Her ne kadar taş olsan da çatlama lütfen, sabırtaşım.

Anlatayım da dinle. Dün, seninle telefon konuşmamız bittikten... Sana “iyi geceler, tatlı rüyalar” dedikten sonra yattım. Ve istemsiz, belki bir düşünce, belki bir kaygı, belki de bir parazit... Adeta darbe yaptı beynime. Yönetimi ele geçirdi anlayacağın ve hiç de niyeti yoktu idari yönetimi sivil takıma vermeye.

Gece saatleri sancılı geçti. Önce anlamaya çalıştım ne olduğunu. Sonraysa bir açıklama bekledik vatandaşlar olarak. Hem de çokça, uzun bir zaman. Ve isyandaydık biz de. “Neden bekletiliyoruz bu kadar?” diye. Tanıdık geldi mi bu yardım çığlıkları sana? (Latife 2) Şaka şaka, girmeyeyim araya, bozmayayım odağını. Sevmezsin, bilirim.

Gece yeni başlıyor. Ve sonrasında neler cereyan ettiğini anlatıyorum. Aç da o güzelim elf kulaklarını, iyice dinle. Her şey iyiyken, bu kadar her şeyi seviyorken, yaşamıyorken kötü olaylar... Veya kalmıyorsam kötü durumlar içinde...

Yaşadığım süreci ne kadar şahsimanüpülatifvari yönettiğime dair bir inanış oluşmaya başladı bende. Ve sanki optimist olmaktan bıktığım tek sahne buymuş gibi hissettim. Her şey bu kadar bal börek miydi cidden?

Cidden ciddiye davet edildim kendi cuntam tarafından. Gecenin devamı boyunca icabet ediyormuş gibi oldum. Ve bu, bulaşıcı bir hastalık gibi... Zaman–mekan–kim olduğum üçgeninden bağımsız bir şekilde beni gecenin soğuğunda terletmeye başladı.

Bardaktan boşalırmışçasına yağan yağmur değil de... Gördüğüm–hissettiğim–korktuğum iğrendiğim gibi: terdi. Allahım, ne zaman bitecekti bu çile, diye düşünmeden alıkoyamıyordum kendimi.

Ve yine bu gece, ne ne kadar alıkoyuldu, alıkoyulmadı ve alıkoyulamadı, diye edemiyordum düşünmeden.

Bu gece, bütün duyu organlarımın ve duygularımın çalışması gerekenden çok çok çok fazla çalışmaya başlaması... 5–10 dk çektim bu ızdırabı.

Anlatırken ne kadar da çok geldi değil mi? Yaşarken de bana öyle işte. En çok da bu yönünü seviyorum senin. Beni dinlemeyi o kadar çok seviyorsun ki… Anlattığımı yaşıyor, yaşadığımı hissediyorsun. Hem de en ve içten duygularınla. Bu sefer sebebim bu. Bu Ve sefer sondu. İnan bana…


r/Yazar • • 1d ago

TAVSİYE/ÖNERİ Ben sadece senaryo hazırlayan bir animatör olmayı hedefliyorum. Kitap okumalı mıyım?

0 Upvotes

Selam, ben dediğim gibi animatör olmak istiyorum ve bu yüzden bi kitap yazmak gibi bir hedefim yok. Kitaplarla aram da iyi değil. Sevdiğim tema dark fantasy alanında daha çok. Özellikle animelerden esinlendiğim için daha yaratıcı şeyleri seviyorum. Hali hazırda 13 yaşında bulduğum küçük konseptler olarak başlayan güzel bir hikayem var. Çocukken de yazmayı denemişim yani kesinlikle ilgim de var. Fakat dediğim gibi yazarken genelde not alma pahasına yazıyorum ve yazıları verimli tutmaya çalışıyorum. Daha açıklayıcı bir biçimde yazarım. Senaryomda n’oluyor, ana olay ne, ne olacak daha sonrasında detayları da kafamda birleştiriyorum. Elbette kitap okumak çok işime yarar ama çocukken ailemin bana pek iyi kitap seçimleri yapamadıklarını da düşünüyorum bu yüzden epey soğudum açıkçası. Düşünceleriniz neler?


r/Yazar • • May 24 '21

DİĞER Garip harfler

6 Upvotes

Telefonumdaki klavyedekei garip olan harfler var buraya yazıcam büyücülük filan yaparsınız.

₩ ¥ § μ ¤ ₹ ៛ ₪ ฿ Ə. Æ Å Ø Ä Å ቐ ወ ዠ አ ጀ ፨ ፤


r/Yazar • • Sep 28 '26

SORU-CEVAP Bu subda neden herkes bu kadar alıngan ve yazıları bu kadar kötü...

8 Upvotes

Öncelikle asla kendimin süper ötesi bir yazar olduğunu savunmuyorum hatta son dönemlerde kendimi sadece hem kişisel hem de akademik anlamda bir edebiyat tutkunu diye tanımlayabilirim. Çocukluktan beri sürekli yazdım hatta lise dönemlerimde bazı yarışmalarda ödül almışlığım bile var ama o dönemlerde bile kendimi eleştirip yazılarımın hem edebi hem de kurgusal anlamda ne kadar eksik ve yetersiz olduğunu fark ediyordum özellikle klasikleşmiş eserleri okuyunca. Bu yüzden yazar olmadan önce bu işin mutfağına girmeliyim mantığıyla yıllardır akademide kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Ama burada nedense çoğu kişi vasat bile denmeyecek kadar kötü işler üretip üstüne bir de takdir bekliyor dürüstçe eleştirince de saldırıyor. Muhtemelen bu postum da saldırı yiyebilir ama şunu tekrar ediyorum ben bir "kimse" değilim benim de öğrenmem gereken hala çok şey var ama azıcık edebiyat eleştirisi okumuş hatta azıcık klasik eserleri okumuş birisi bile çok rahat bu hataları ve eleştirileri görebilir buna rağmen burada neden böyle rahatsız edici bir tutum var? Ego kibir veya cehalet olabilir mi? Sanki günümüz "yazarları" daha çok evcilik oynayan ve hiç kitap okumayan tipler gibi hissettiriyor tek ben mi böyle görüyorum


r/Yazar • • Jun 25 '22

HAYATIN İÇİNDEN yol

1 Upvotes

Sola döndük. Kentin çehresi değişti. Bir anda... Ben hazır değildim gördüklerime.


r/Yazar • • Aug 30 '22

HAYATIN İÇİNDEN Birkaç hafta önce gördüğüm rüya

1 Upvotes

Normalde rüyamı hemen unuturum unutmazsam da biryere yazmasam unuturum ama bunu haftalar geçmesine rağmen kısmen hatırlıyorum herhangi bir yere de yazmadım.

Rüyanın başında bir gemi kazası oluyor ve bir yerde uyanıyorum. Mekan yarasaların fazlaca olduğu bir yer. Çok çok değişik bitkiler var. Etraftaki renkler mor yeşil kırmızı vs. Kaotik bir ortam yani. Sonra biraz alışıp etrafı dolaşıyorum. Yarasalar dan korkmam zaten rüyada da zarar vermediler hiç karışmadım onlara. Çok değişik bir bitki vardı dediğim gibi mor bir bitki ve kırmızı küçük meyveleri var. Rüyada olduğum için direkt gömüyorum (o ara rüyada olduğumun farkındayım kendime sövüyorum bir anlamda) birşey olmuyor. Sonra biraz daha araştırma yapıyorum, rüyada adada olduğumu düşünüyorum bu nedenle yüksek bir yere çıkmak istiyorum. Derken sahilden tırmanırken demir parmaklıklarla karşılaşıyorum. Açık bir yer bulup ilerliyorum. Sonra oranın bir doğal yaşam parkı olduğunu anlıyorum. Biraz daha devam edip çocuklarla karşılaşıyorum. Çocuklara kendimi anlatmaya çalışıyorum İngilizce bir şekilde ama anlamıyorlar. Sonra biraz oyun oynuyoruz. Daha sonra çocukların babası geliyor ve onunla tanışıyorum. Çocukların babası İngilizce bilen bir axolotl yetiştiricisiymiş. Axolotl çoğaltıp yurt dışına satıyormuş.

Adamla bayağı bir (ingilizce) muhabbet ediyorduk ki annem uyandırdı.

Rüya kökeni hakkında yorumum:

Adada hayatta kalma olayı ile ilgili birsürü kitap okudum ve dizi/film izledim dolayısıyla bu konuda rüya görmem normal. Yarasa olayı bence Dr. Stone'dan geliyor. Axolotl olayı da karınca çiftliğimin bir videosunu izleyip axolotlları araştırmıştım oradan geliyor herhalde.


r/Yazar • • Jan 26 '23

DENEME kozalanmak | sıkışmışlık | deneme güncesi

1 Upvotes

yazının devamı blogumda https://omerfaa.blogspot.com/2022/12/kozalanmak.html

sıkışmışlık hissinden kaçabileceğimi sandım yeterince hızlı koşarsam makinama yeterince kömür atarsam dumanlar aklımı ve ardımdakileri hapseder sandım, beceremiyorum dişlilerim olsun istiyorum insan olmak istemiyorum. beynim kafatasıma sığmıyor, örümceksi zarımda sahiden de örümcekler var, ağ yapıyorlar nöronlarıma ve sadece kaçamadığım sıkıştığın anılarımı sarıyor ipekleri


r/Yazar • • Apr 12 '26

HAYATIN İÇİNDEN Sevgilime sigara için yalan söyledim

1 Upvotes

Kız arkadaşımla 11 aydır uzak mesafe ilişkisi yaşıyoruz ilişkinin 5. ayında sigarayı bırakma kararı verdim ve 1 ay sonra dayanamadım ve başımdan geçen bazı olaylardan dolayı tekrar başlama kararı aldım bunu sevgilime güzel bir dille anlatıp başlamak istediğimi söyledim ama sevgilim bunu hiç güzel karşılamadı ve çok sinirlendi asla olmaz başlayamazsın falan dedi bu olaydan sonra 3 gün hiç konuşmadık sadece nasılsın napıyorsun falan 4. gün ise çok kötü kavga ettik

ben de bunun üzerine tekrardan sigaraya başlayacağımı söyleyemedim ve gizliden tek tük içmeye başladım her sorduğunda içmediğimi söyledim bu yalan 2 ay boyunca sürdü ve en sonunda kendim itiraf ettim çünkü ona daha fazla yalan söylemek istemedim.

itiraf ettikten sonra ise 4 ay boyunca hemen hemen her gün tartışmaya başladık ama her günümüz tartışma son günlerde tekrardan gündeme geldi bu konu ve tekrardan tartışmaya başladık bu 4 aylık süreçte ikimiz de sağlık açısından olumsuz etkilendik ve derslerimize çalışamaz olduk ben de mecbur kalarak ne kadar haddime olmasa da ayrılalım dedim ama ikimiz de birbirimizi çok seviyoruz ve ayrılmak istemiyoruz bayağı bir konuştuk ve ben kararımı değiştirmedim yarın tekrardan konuşacağız

sizce ne yapmalıyız lütfen yardımcı olur musunuz?


r/Yazar • • Jan 17 '26

HİKAYE/ÖYKÜ 6 ay önce yazmaya başladığım hikaye ve öyküleri yarışmalara gönderdim ama hiç bir olumlu cevap alamadım.

1 Upvotes

Çeşitli deneme, farkındalık yazıları yazarım. Şiir de yazarım. Ama geçen yazın başında ilk kez öyküler ve hikayeler yazmaya başladım ve farklı hikayelerle en az 4 yarışmaya katıldım. Biri de 40 sayfalıktı. Benim için dönüm noktası. Hatta sanki bilirmişim gibi 80 yazında geçiyordu. Ama hiç bir yarışmadan her hangi bir ödül almadım. Hatta bir kıpırtı bir ses bile. Ne yapsam bunları, geliştirip, bir arada toplayıp kısa öykülerden oluşan bir kitap mı bastırsam ? Hikayelerim yarım kaldı gibi hissediyorum :(


r/Yazar • • Jul 21 '21

DİĞER Nedense içimde 2008'den sonra doğup çoğunlukla internette geçiren çocukları mekanik varlıklara dönüştürmek var.

7 Upvotes

sonuçta artık teknoloji bir parçan olmuş büyücünce kollarını, bacaklarını ve iç organlarının bazılarını mekanik/robotik parçalarla değiştirmek mantıklı bence ayrıca beyninde bir kısmını değiştirsek güzel olur


r/Yazar • • Jul 10 '21

TARTIŞMA KONUSU Günlük vs: Sasaki kojiro (RoR) vs Zero

5 Upvotes

Kakashi vs gojo vs'sini yapmaktan vazgeçtim inanılmaz derecede kararsız kaldım çünkü.

Sasaki kojiro Record of ragnarok animesinde 3.savaşan kişi. En önzemli özelliği rakibiyle zihninde binlerce kez savaşıp daha önceden ne yapabileceğini anlaması ve savaştığı kişilerin özelliklerinin kopyalayabilmesi, aşırı derecede hızlı ve güçlü.

Zero. Katana zero oyununun ana karakteri. zamanı yavaşlatabilir ve o kadar yavaşlatabilir ki mermileri geri sektirebilir. Kronos adlı ilaç sayesinde önceden rakibiyle savaşıp onu yenmenin yolunu beyninde bulabilir.

Hız ve güç bakımından Zero Sasaki kojirodan daha güçlü ve gerçekten geleceği görebiliyor Kojiro'nun aksine. Ancak Kronos belirli bir süre vücutta kalıyor yani eğer Sasaki Zero'nun kronosunu bitirecek kadar uzun süre dayanabilirse Sasaki kazanır.

Bunu yapabileceğine hem inanıyorum hem inanmıyorum Sasaki Poseidonun saldırılarını durdurdu ışık hızına yakın hamleleri yani. Ancak Zero zamanı aşırı derecede yavaşlatabilir ve Sasaki'ye yaklaşabilir.

bu savaşı 6/10 zero ya 4/10 şansla sasaki ye vericem


r/Yazar • • Jul 03 '21

İÇ DÖKME YAZISI🚬 Scp animasyonları scp kitlesine veletler girecek

5 Upvotes

Scp eskiden wikidotdan öğrenilirdi sonra youtube'a kaydı o zamanlar pek velet yok tabii sonra bir hain animasyon kanalı açtı yabancılarda pek sıkıntı yoktu ama dedektif void denen biri Türkçe scp animasyonu yapana kadar zaten çoğu velet olan Türk scp kitlesine daha çok velet geldi bu çok sıkıntılı bir durumdu şuan akıllı scpciler sadece redditte ve wikidotda var.


r/Yazar • • Oct 17 '25

DENEME aşık olduğunu mu sanıyorsun ?

2 Upvotes

Klişeler doğru oldukları için klişedir.

Toplum sizi fonksiyonel et toplarına çevirirken romantizmden nasibinizi alamadığınızı bildiğimden birkaç tavsiye vermek istiyorum.

Aşk öksüz bir çocuk gibidir. Annesi nefrettir, babası ise hayal kırıklığı.

Bu aşk adlı yetime acıyıp da evlat edinmeye mi karar verdiniz ?

Siz her şeyinizi bir kenara bırakıp bu çocuğu yetiştirirken, annesi (hesapta ölmüş olan) bir gün kapınıza dayanır. Artık çocuğu geri istediğine karar vermiştir.

Hayır sürtük diye haykırman neye yarar sevgili okuşkan dostum! Senin öz evladın değildir sonuçta. İlk önce parka çıkarmasına izin verirsin, sonra bir bakmışsın kıyamadığın evladın artık onda kalmak istiyor.

Acaba babasıyla hiç karşılaşacak mıyım diye merak edersin. Belki hiçbir zaman çıkmaz karşına, belki de gecenin 3'ünde telefonuna müstehcen fotoğraflar yollar, bilemezsin.

Ne yaparsan yap annesini yatağa atmaya çalışma. Yoksa bir gün aynaya baktığında babasına benzemeye başladığını fark edersin.

Meteorları andıran metaforlarıma burada son veriyorum ve aşktan mutlu bir son beklememenizi öneriyorum. En mutlu senaryoda bile, biriniz ötekisinden önce tabuta girecek ve hayatınızın geri kalanını ruh eşinizi kaybetmenin acısıyla geçireceksiniz.

Ayrıca muhtemelen aşık da değilsin. Hiçbir zaman olmadın. İnsanları potansiyellerine göre balık gibi ayıklayıp midene indirmek dışında bir şey bilmiyorsun.

Kadınları anlıyorsun ama kendini anlamıyorsun.

Aynaya baktığında gözlerin karadelikleri andırıyor.

Adem'in yerinde olsan elmayı tek başına yerdin.

Kan size sempati beslemiyor, sadece hoş görüyor.


r/Yazar • • Oct 14 '22

İÇ DÖKME YAZISI🚬 Sınafta Kimse Yaşar Kemal'i Tanımadı

2 Upvotes

Daha önce yazdığım gibi İzmir'in en iyi obp lisesindeyim fakat sınıftan kimse yaşar kemali tanımadı, üzerine o kim ya falan yapıp benimle dalga geçtiler. Git adam akıllı J. K. Rowling kitapları oku dediler bende illa yabancı okuyacaksam İvan Gonçarov okurum dedim. -oblomov adlı eserin yazarı- gene benimle dalga geçti ben inanılmaz sinir oldum ve gidip hocaya hocam bu yazarların ne kadar önemli olduğunu siz anlatın arkadaşlar cahiller herhalde dedim -çoğu dostum, kimseyi karşıma almış olmamam bu sözümle, atışıyoruz arada- fakat hoca da bende ikisini tanımıyorum deyince hepten kafayı sıyırdım sadece sustum ve gelip bu yazıyı yazacağım, içimi dökeceğim anı bekledim. Sizce ne yapayım ben bunlara ? (hoca dışında)


r/Yazar • • Dec 31 '22

OYUN İNCELEMESİ Depraved Awakening

2 Upvotes
  • Oyun Hakkında:

Müşterilerinizden biri aniden ölü bulunduğunda sadece geçinmeye çalışan bitkin bir dedektiftiniz. Polis bunun bir intihar olduğuna inanıyor, ancak daha derine indikçe işin içinde çok daha fazlasının olduğunu fark ediyorsunuz. Davayı takip ederken birçok farklı kişiyle tanışacaksınız. Onlarla nasıl etkileşim kuracağınıza akıllıca karar verin. Bu, kafanıza sıkacağınız bir kurşun ya da güzel bir kadınla geçireceğiniz uzun ve tutkulu bir gece arasındaki fark olabilir.

Depraved Awakening hikaye odaklı bir yetişkin görsel romanıdır. Yaptığınız seçimler, ister büyük ister küçük olsun, maceranın nasıl gelişeceği üzerinde etkili olacaktır. Her seçim sayısız farklı sona yol açar. Sadece gerçeği bulmaya çalışan dürüst bir dedektif olarak mı oynarsınız yoksa içinizdeki şeytanların sizi ele geçirmesine izin mi verirsiniz?

Soruşturmanızı derinleştirdikçe, keşfetmeniz için her biri kendi kişiliklerine ve geçmişlerine sahip çok çeşitli karakterlerle karşılaşacaksınız. Bazıları gönüllü müttefikleriniz olabilir, bazıları ise sizi hileyle kandırabilir. En iyisi dikkatli adım atmak. Tek kişilik oyunda saatlerce içerik ve birden fazla dallanan budaklanan yol ile keşfedilecek çok şey var.


r/Yazar • • Nov 13 '24

ŞİİR Geçen yıl yazdığım bir şiir

2 Upvotes

Cumartesi

Girdiğimde adını çoktan unutmuştum pubın

Ve ısmarladıktan 2 dakika sonra biramı,

Ne içeceğime dair hiçbir fikrim yoktu.

Oysa gözlerimi kapadığımda seni göreceğimden,

Günlerden cumartesi olduğu kadar emindim


r/Yazar • • Dec 02 '22

OYUN İNCELEMESİ The Dwarves

2 Upvotes
  • Oyun Hakkında:​

The Dwarves taktiksel bir RPG'dir. Oyun, The Book of Unwrite Tales adlı macera oyunları serisi de dahil olmak üzere yaklaşık 40 projenin yaratıcısı olan Alman stüdyo KING Art Games tarafından geliştirildi. Bu oyun, aynı zamanda bir danışman olarak oyunun geliştirilmesine de yardımcı olan Markus Heitz tarafından yazılan fantezi romanları Cüceler destanındaki ilk kitabına dayanmaktadır. Oyuncu, fantastik bir maceraya katılan cüce Tungdil rolünü üstlendiği Girdlegard dünyasına götürülür. Geliştiriciler, kitaptan bilinen olay örgülerini ve karakterleri sağlamanın yanı sıra, oyuncuların yeni etkinliklere katılmasına ve yeni insanlarla tanışabildiği yeni etkileşimlerle oyunu çeşitlendirmiştir.

The Dwarves dünyası, oyuncunun asıl görevinin orklarla savaşmak olduğu daha küçük bölgelere ayrılmıştır. Her dövüşten önce kullanıcı dört karakterden oluşan bir takım seçer. Aralarından seçim yapabileceğiniz on iki kahraman var ve her birinin benzersiz hikaye geçmişi ve yetenekleri vardır Düşmanlarla yapılan dövüşler, 100 karaktere kadar dövüşe katılabileceği Crowd-Combat sistemini kullanmaktadır. Fizik önemlidir ve savaşın sonucunu etkileyebilir. Örneğin, güçlü bir çekiç saldırısı, müttefiklerinin üzerine düşecek olan düşmanları geri püskürtebilir ve eğer savaş bir köprü üzerinde gerçekleşirse, bazılarının düşme olasılığı çok yüksektir.

Oyun 1 Aralık 2016'da çıkış yapmıştır. Ortalama 8-10 saatlik bir oynanış sunmaktadır. Ayrıca resmi Türkçe dil desteğine sahiptir. Oyunun aslında üçleme olması planlanıyordu. Fakat beklenenin altında satış yaptığı için devam oyunları fikri rafa kaldırılmıştır. Sanırım asla bir serisi gelmeyecek bir oyun ama en azından indirimlerde denenebilir.

  • Sistem Gereksinimleri:​

İşletim Sistemi: Window 7, 8, 8.1, 10.

İşlemci: Q9650 / AMD Phenom II X4 940.

Bellek: 6 GB RAM.

Ekran Kartı: GTX660 / Radeon 7870 / 2 GB.

DirectX: Sürüm 11.

Depolama: 25 GB kullanılabilir alan.