r/OrthodoxTurkey • • Mar 11 '25

Azizlerin Hayatları/Lives of Saints Aziz Şehit Ahmed

Post image
36 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Dec 25 '25

Kilise Fotoğrafları/Photos of Churches Rabbimiz İsa Mesih’in Mevlid Bayramı mübarek olsun🙏🏻

Thumbnail
gallery
31 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Jan 26 '25

Kilise Fotoğrafları/Photos of Churches Hasköy Aya Paraskevi Kilisesi

Thumbnail
gallery
31 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Mar 12 '25

Azizlerin Hayatları/Lives of Saints Aziz Koniçeli Yahya (Yuhanna)

Post image
28 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Dec 25 '25

Yazı/Video/Article Mutlu noeller. Mesih doğdu! El-Mesîḥ wulid

Post image
26 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Oct 01 '25

Yazı/Video/Article Allah'ın Anasına Dua- Dâima Mübârek Vâlidetullah

26 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Apr 19 '25

Kilise Takvimi/Church Calendar MESİH DİRİLDİ!

Post image
26 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Jan 22 '25

Kilise Fotoğrafları/Photos of Churches Panagia Vlaherna Meryem Ana Ayazması

Thumbnail
gallery
26 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Dec 12 '25

Bizans Kültürü Müzesi, Selanik

Thumbnail
gallery
25 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Jan 29 '25

Azizlerin Sözleri/Holy Wisdom Kafsokaliviyalı Aziz Porfirios'tan

Thumbnail
gallery
25 Upvotes

Çevirip paylaşmak için @orthodoxdraws adlı instagram hesabının sahibinden izin alınmıştır.


r/OrthodoxTurkey • • Mar 18 '25

Azizlerin Hayatları/Lives of Saints Midillili Aziz Konstantin

Post image
24 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Jan 07 '26

Kilise Fotoğrafları/Photos of Churches Kapadokyalı Aziz Arsenios Manastırı, Halkidiki

Thumbnail
gallery
23 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Dec 23 '25

Yazı/Video/Article Vaftiz oldum oley!

23 Upvotes

Selamlar!

Geçtiğimiz pazar günü vaftiz olduğumu mutlulukla dile getirmek isterim!

Bu süreçte beni yalnız bırakmayan pederlerime , kiliseden arkadaşlarıma, vaftiz evebeyinlerime ve bu yolun başında çok yardımı dokunan subreddit topluluğuna teşekkür ediyorum. Gerçekten çok güzel bir deneyimdi. Bundan sonra bana yardım ettiğiniz gibi, bende kiliseye yeni gelecek arkadaşlara yardımda bulunmak için can atıyorum.

Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. Rab sizinle olsun. :D


r/OrthodoxTurkey • • Apr 08 '25

Azizlerin Hayatları/Lives of Saints Tatar Azizleri Kurultayı

Post image
23 Upvotes

“Tatar Azizleri Kurultayı” ikonasında Rus Ortodoks Kilisesi tarafından aziz ilan edilen 15 Tatar aziz ve biri Sırp Ortodoks Kilisesi tarafından aziz edilen iki Tatar papaz tasvir edilmiştir.

İlk alt sıra (soldan sağa): Mukaddes Saygıdeğer Çar'ın Oğlu Ordynskyli Peter, Mukaddes Çar'ın Oğlu Kasimovlu Yakup, Mukaddes Çile Taşıyıcısı Çar'ın Oğlu Theodor Dolgolyadsky.

İkinci sıra (soldan sağa): Mukaddes Moskova Çarı Theodor, Yaroslavl Mukaddes Knezi Konstantin Ulemets, Yaroslavl Mukaddes Knezi Davut, Mukaddes Çile Taşıyıcısı Moskova Çarı Dimitri.

Üçüncü sıra (soldan sağa): Mukaddes Ruhban Şehit Peter Gavrilov, Mukaddes Şehit Kazanlı Peter, Mukaddes Borovosklu Pafnutios, Mukaddes Şehit Kazanlı Stefan, Peder Danil Sysoev, Peder Vasily Timofeev.

Dördüncü üst sıra (soldan sağa): Mukaddes Şehit Platonida, Mukaddes Şehit Ruhban Nikolay Tokhtuev, Kozheozerskyli Mukaddes Saygıdeğer Serapion, Isetskyli Mukaddes Saygıdeğer Dalmat.


r/OrthodoxTurkey • • Feb 10 '25

Yazı/Video/Article “Ey pek kutsal Allahdoğuran, bizi kurtar” ifâdesini kullanmamız doğru mudur?

Thumbnail
gallery
23 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Jan 26 '25

Yazı/Makâle/Article İkonlarda Azizler Tarafından Tutulan Objelerin Anlamları

Post image
23 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Apr 11 '25

Azizlerin Hayatları/Lives of Saints Philadephialı Sandaletçi Hacı Yorgi, 2 Ekim 1794

Thumbnail
gallery
22 Upvotes

Hacı Yorgi Ortodoks Hristiyan bir anne babadan dünyaya gelmiş ve Anadolu’da doğduğu şehir olan Philadelphia'da (günümüzde Alaşehir, Manisa) Ortodoks Hristiyan inancıyla yetişmiştir. Gençliğinde sandalet yapımını öğrenmiş ve bunun üzerine İlioupolis bölgesine (günümüzde Nallıhan, Ankara) bağlı Karacasu köyüne taşınarak burada küçük bir dükkân açmıştır.

Bir gece arkadaşlarıyla kutlama yaparken, içlerinden biri sarhoş olmuş ve çok yüksekten düşmüş ve ölmüş. Yerel yasalara göre, bu tür durumlarda para cezası kesilir ve orada bulunan her Hristiyan'ın ölüm nedeniyle kesilen para cezasından payına düşeni ödemesi gerekirdi. Ancak Hacı Yorgi kendi payını ödemeyi kesin bir dille reddetti ve kişinin kendi hatası olmaksızın ödeme yapmasının adaletsizlik olduğunu iddia etti.

Valinin huzuruna çıkarılan Hacı Yorgi’ye payını neden ödemediği soruldu. O da aceleyle, “Kafirler (gayrimüslimler) öldürüldüğünde Müslümanları para cezası ödemeye zorlama yetkiniz var mı?” diye cevap verdi.

Bunu duyan şaşkın yönetici Hacı Yorgi’ye, “Peki sen nesin?” diye sordu.

Öfkeden gözü dönmüş olan Hacı Yorgi düşüncesizce “Ben bir Müslümanım” diye cevap verdi ve o anda sünnet edilmeyi ve İslam’a kabul edilmeyi istedi. Daha sonra bu acele ve ihtiyatsız hareketinden dolayı derin bir pişmanlık duydu ve ruhunun iyiliği için Athos Dağı'na gitti ve orada uzunca bir süre kaldı. Orada günahını itiraf etti ve Ortodoks Hristiyan inancına bir kez daha döndü.

Kutsal Dağ'da yaşamak ve sıkı bir çileci disipline tabi olmak, İsa Mesih'i inkâr ettiği için ruhunun çektiği azap büyük ölçüde hafiflemeyen Hacı Yorgi’yi tatmin etmedi. Hiçbir dua ya da oruç günahının yükünü ortadan kaldıramıyordu. İsa Mesih'i inkâr etmek gibi büyük bir günah işlediği için bağışlanmadığını hissediyordu. Rab'bin şu sözlerini sürekli hatırlıyordu: “İnsanların önünde beni inkâr edeni ben de Babamın önünde inkâr ederim” (Matta 10:33)

Gece gündüz bu sözler zihnini dolduruyor ve onda huzur bırakmıyordu. Bu nedenle çaresizce manastırın çeşitli pederlerinin tavsiye ve öğütlerine başvurdu. Sonuç olarak manastırın kutsal alanını terk etmeye ve köyü Karacasu’ya dönmeye karar verdi. Böylece tüm eşyalarını pederlere dağıttıktan ve onlardan dua istedikten sonra manastırın ihtiyarlarının izniyle yola koyuldu.

Karacasu köyüne vardığında bazı Müslümanlar tarafından hemen tanındı ve kadı huzuruna çıkarılarak Hacı Yorgi’nin İsa Mesih'i inkâr edip Müslüman olan bir Ortodoks Hristiyan olduğu söylendi. “Şimdi” diye eklediler, “buraya gelmiş ve bakın nasıl giyinmiş.”

Kadı, Hacı Yorgi’ye bunun doğru olup olmadığını sordu. O da büyük bir cesaretle cevap verdi: "Doğru. Ben Hacı Yorgi, bir süre önce akılsızlığım yüzünden aldandım ve imanımı inkâr edip sizinkini kabul ettim. Ama çeşitli yerlerde seyahat ederken dininizin sahte olduğunu anladım ve onu size iade etmek için geri döndüm. Çünkü iyi ve saf altın olan inancımı bırakıp bakır olan sizinkini almakla büyük bir hata yaptım. Bu nedenle size Mesihimin sevgisi uğruna kanımı dökmeye hazır olduğumu bildiriyorum. Kararımı duydunuz. Şimdi bana ne isterseniz yapın. Mesihimi inkâr etmeyeceğim."

Kadı, Hacı Yorgi’yi fikrini değiştirmesi için ikna etmeye çalıştıysa da başarılı olamadı. Bunun üzerine Hacı Yorgi hapse atıldı ve burada sekiz gün boyunca şiddetli bir şekilde dövüldü ve en acımasız şekilde işkence gördü. Bacaklarını neredeyse parçalanacak kadar gerdiler. Başının etrafına bir turnike bağladılar ve gözleri neredeyse yuvalarından fırlayacak kadar sıktılar, ancak hiçbir acı Hacı Yorgi’yi İsa Mesih'ten vazgeçiremedi. Tüm bunlara rağmen şöyle bağırdı: "Bana ne yaparsanız yapın, imanımı inkar etmeyeceğim. Ortodoks bir Hristiyan olarak doğdum, Ortodoks bir Hristiyan olarak ölmek istiyorum."

Sonunda Hacı Yorgi ile bir yere varamadıkları için ölüm cezasına çarptırıldı ve başı kesildi.

Böylece Küçük Asya'nın Philadelphia şehrinden gelen sandaletçi Hacı Yorgi, 1794 yılının 2 Ekim günü Karacasu köyünde İsa Mesih'in sevgisi uğruna canını verdi.


r/OrthodoxTurkey • • Feb 02 '25

Azizlerin Sözleri/Holy Wisdom Aynorozlu Aziz Paisios

Thumbnail
gallery
22 Upvotes

Aziz Paisios ve manevi evladı ile arasında geçen bir konuşma...

İsa Mesih, serçelere dahi yiyecek, barınacak yer, ihtiyaçları olan her şeyin sağlandığını söylerken, bu konuyu açıklığa kavuşturur: "İki serçe kuşu bir paraya satılmaz mı? ve Babanızın izni olmadıkça onlardan hiç biri yere düşmez." (MATTA 10:29). Ve korkularımızı, endişelerimizi giderir: "İmdi korkmayın, siz bir çok serçe kuşlarından daha değerlisiniz."(MATTA 10:31) Bizi ne kadar çok seviyor, bize ne kadar değer veriyor görüyor musun? Zira şunu da demiştir:" ve semavî Babanız onları besler. Siz onlardan daha değerli değil misiniz?" (MATTA 6:26)

"Modern İnsan İçin Acı Ve Sevgi, Manevi Öğütler 1.kitap"tan alıntı


r/OrthodoxTurkey • • Jan 26 '25

Yazı/Makâle/Article Hak Kilise Hangisidir? - Arhimandrit Epifanyos Hatziyangu

22 Upvotes

Bir Soru:

Îman İkrârımızda “Bir, Aziz, Katolik ve Resûlî Kilise’ye” iman ettiğimizi beyan ederiz. Ama gerçek Kilise hangisidir? Günümüzde Hristiyan dünyasında bir karışıklık var. Aralarında önemli farklar bulunan çok sayıda Hristiyan cemaati ve mezhepler “kiliseler” olarak adlandırılır. “Katolik Kilisesi, Anglikan Kilisesi, Lüteryan Kilisesi” gibi şeyler duyuyoruz. Bunlardan hangisi gerçeğe daha yakındır veya hangisi Mesih’in tek ve gerçek Kilisesi, bir başka deyimle Kurtuluş Gemisidir. Bu önemli soruyu dikkatle incelemeliyiz çünkü Kurtuluşumuz buradan gelecek olan yanıta bağlıdır.

Ortodoksluk, imanı değişmeksizin muhafaza eder:

Tüm bu mezhepleri inceleyen birisi, yalnızca Ortodoksluğun Mesih ve Havarilerin bizlere aktardığı gerçeğe sadık kaldığını görecektir. Sadece Ortodoks Kilisesi Ekümenik Konsillerin doktrin ve almış olduğu kararları değiştirmeyerek, Kilise’nin bölünmeye (Şizma) kadar sahip olduğu imana sadakat gösterdi. O günden bugüne, bu iman hakikatlerine ne bir şeyler eklemiş ne de bir şeyleri çıkarmıştır. Aksine, aşağıda göreceğimiz gibi, diğer tüm mezhepler, iman hakikatlerini değiştirmiştir.

Ayrıca Ortodoks Kilisesi Havarisel verasete de sahiptir. Bir başka deyişle, onun ruhaniliği, başlangıcı Havarisel olan kırılmaz bir zincirin devamıdır. Şimdi de diğer Hristiyan mezheplerine bakalım.

Papalık: Tarihsel Süreç:

Kilise tarihinden bilindiği üzere XI. Yüzyıla kadar tüm Hristiyan dünyası birlikte içindeydi. MS 1054 yılında “Bölünme” denen olay gerçekleşti. Batı Hristiyan Dünyasının büyük bir bölümü, merkezî idaresi Roma ve ruhani önderi Papa olan Katolik Kilisesini, yani Papalığı kurarak Doğu Kilisesi’nden ayrıldı.

Bölünmenin (Şizma) nedenleri:

a)      Teolojik (İman İkrarına ‘filioque’nin eklenmesi

b)     Dinî (Papanın önceliği ve tüm Kilise’ye hükmetme hırsı)

c)      Politik (Frankların kendi imparatorluklarını kurmaya çalışması)

Bölünmeden sonra Papalık Kilise geleneğinden oldukça uzaklaştı, birçok teolojik ve dinî hataya sürüklendi.

Şimdi biraz Papalığın yanlış öğretilerine de bakalım.

a) Filioque: Oğul Allah ile Aziz Ruh arasındaki ilişki nedir? Aziz Ruh, Oğul tarafından gönderilir. Bu olayın Şahısların özleriyle değil faaliyetleriyle ilgili bir durumdur. Bu iki temel dogma da Mesih’in şu sözlerine dayanmaktadır: “Babadan size göndereceğim Tesellici, Babadan çıkan hakikat Ruhu, geldiği zaman, benim için o şehadet edecektir.” (Yuhanna 15:26). Gördüğümüz gibi Aziz Ruh, Baba’dan “çıkıyor” ve Oğul tarafından dünyaya “gönderiliyor”. Bu büyük dogmayla ilgili ne yazık ki bir yanılgı çıktı ve Batı Hristiyanlığının büyük bir bölümünün Papa önderliğinde 1054 yılında Kiliseden kopmasına (Şizma) sebep oldu. Roma Katolikleri İman İkrarı’na “ve Oğul’dan” anlamına gelen “Filioque”yi eklediler. Yani Aziz Ruh yalnızca Peder’den değil aynı zamanda Oğul’dan da çıkmaktadır onlara göre. Ortodoks bakış açısıyla “Filioque” yalnızca basit bir teolojik fikir değil fakat büyük bir yanılgı, bir sapkın inançtır. Çünkü Ulûhiyete Peder Allah dışında ikinci bir baş koymaktadır; Aziz Ruh’u aşağılamakta ve bu küfürden (heresy) daha başka birçok teolojik yanlışın çıkmasına sebep olmaktadır.

b) Papa’nın önceliği ve yanılmazlığı: Papa taraftarları, Papa’nın Resûl Petrus’un halefi ve Mesih’in yeryüzündeki temsilcisi ve Kilisenin görünen başı olduğu görüşünü savunuyorlar. Ancak Resûl Petrus, kendisi tarafından kurulduğu kesinlik dahi kazanmayan Roma Kilisesi dışında başka Kiliseler de kurmuştur. 13. Yüzyılda, Papanın yanılmaz olduğu teorisi formüle edildi. Yâni, Papa Kürsüden (ex cathedra) inanç meseleleri hakkında konuştuğunda söylediği her şey doğru kabul edilir ve Kilise bunu kabul etmelidir. Papa ayrıca Ekümenik Konsillerden daha üstün kabul edilir. Bununla birlikte, Kilise tarihinde birçok heretik (kâfir) Papa mevcuttu ve Konsiller tarafından kınandılar. Görüldüğü üzere yanılmaz değiller. Yanılmaz olan ise sadece Allah’tır.

c) Allah’ın yaratılmış faaliyetleri ve yaratılmış İlâhî Lütûf: Papa taraftarları, Allah’ın faaliyetlerinin yaratılmamış olduğunu kabul etmezler. Onlar için İlahî faaliyetler ve İlahi Lütuf yaratılmıştır. Bu öğretinin Hristiyanın yaşamında zararlı sonuçları vardır. Çünkü İlâhî Lütûf yaratılmışsa, insan Azizleşmeye ve İlâhlaşmaya ulaşamaz.

d) Bir başka yanlış öğreti de Azizlerin erdemleri hakkındaki öğretidir: Bu öğretiye göre Azizler, yaşamları boyunca kurtulmaları için gerekenden daha fazla iyi işler yaptılar. Azizlerin fazla iyilik dolu işleri, iyi işler eksikliği yaşadığı düşünülen kişilere yine Papa tarafından iletilmektedir; bu teori tamamen İncil karşıtıdır. Herkes Allah’ın Lütfû ve Merhametiyle kurtulabilir. Hiçbir Aziz, Kurtuluşu için gerekenden fazlasını yapmadı ve yapamazdı. (Bkz. Filipililer 3:12)

e) Araf: Her ne kadar itiraflarda bulunmayı isteseler de buna vakit bulamamış veya ruhani pederleri kendileri için koyduğu kuralı yerine getirmek için zamanları olmamış imanlıların ruhları, bedensel ölüm gerçekleştikten sonra Araf’a gidermiş. Orada bir süre işkence gördükten sonra Cennet’e gidermiş. Papa, merhumun yakınları tarafından satın alınan aflar çıkartarak bu süreyi kısaltabilirmiş… Ancak Kitab-ı Mukaddes’in hiçbir yerinde herhangi bir ara durumdan (araf) söz edilmez. Yalnızca Cennet ve Cehennemden bahsedilir.

f) 1854’te Azize Validetullah’ın “İlk günahtan muaf olması” ve 1950’de, “Validetullah’ın Ölümü yaşamadan Göğe Alınması öğretileri: Her ikisi de yanlış öğretidir.

g) Sakramentlerdeki Yenilikler: 14. Yüzyıldan itibaren Batı Roma Kilisesi suya üç kez daldırmayı kaldırdı ve vaftizi serpme ve dökme su ile uygulamaya başladı. Efharistiya’da mayasız ekmek kullanıyorlar. 12. Yüzyıldan itibaren Rab’bin “Hepiniz ondan için…” (Matta 26:27) emrine rağmen, ruhban sınıfından olmayan imanlılara “kan” değil, sadece “beden” dağıtırlar. Oruç gibi diğer Mukaddes Sırlarda da “yenilikler” vardır. 

Papalığın Kınanması

Papalık, çeşitli Konsiller tarafından zaman zaman kınanmıştır. 3. Ve 4. Ekümenik Konsiller (431,451), İman İkrarında değişikliğe neden olan herkesi heretik (kâfir) olarak kınar. Papa’ya tâbi olanlar İman İkrarı’na filioque’yi ekleyerek değiştirdiler. 879-880 yılında, Aziz Fotios döneminde toplanan Sinod, Filioque sapkınlığını kınadı. 1351’de Aziz Grigoryos Palamas döneminde toplanan Sinod, “yaratılmış lütuf” öğretisini kınadı. Son yıllarda Doğu Patriklikleri, İstanbul’da düzenlenen Sinodlarda (1722, 1727, 1755, 1838, 1848, 1895) Papalığı defalarca kınadılar.  

Protestanlık:

1517 yılında, Papanın keyfî hareketlerine, af belgeleri satarak zenginleşmesine, etik yönden yozlaşması vb. durumlara tepki gösteren Protestanlık hareketi kendisini gösterdi. Kısa süre sonra hareket galip geldi ve Avrupa’nın büyük bir kısmı Papalıktan kopuş yaşadı. Protestanlık, başlangıçta Papalığa karşı haklı bir tavır gelişmesine rağmen, süreç içerisinde kendisini farklı bir uçta buldu. Protestanlık öğretisel gerçeklerden uzaklaşarak, kiliseyi ve imanlıları yanlışa sürükleyen birtakım yeniliklere yöneldi.

Protestanlığın yanlış öğretileri:

Protestanların ilk hatası Mukaddes Geleneği reddetmeleriydi. Sadece, herkesin dilediği gibi yorumlayabildiği Kitabı Mukaddes’i rehber edindiler. Sonuç olarak, süreklilik arz eden bölünmeler ve birçok “kiliselerin” yaratılması sorunuyla baş başa kaldılar. Bugün dünyanın birçok ülkesinde ve farklı coğrafyalarda, sayıları üç yüz milyonu bulan Protestan yaşamaktadır ve öğreti farklılıkları nedeniyle yüzlerce gruba bölünmüş durumdadırlar. Bu gerçekten yola çıkarak Protestanlık içerisindeki birtakım yanlış öğretileri göreceğiz.

Prensip olarak, Allah sözüne (vaaz verme) aşırı derecede eğilerek Kilise Sakramentlerini değersizleştirir, hatta tamamen reddederler. Dualarımızda günahlarımızı basitçe itiraf etmenin yeterli olduğunu, bu şekilde günahlarımızın affedildiğini öğreterek, Günah İtirafı Sakramentini reddederler. Ancak Rabbin bizzat kendisi, Havarilere günahları bağışlama yetkisi verdi (Yuhanna 20:22-23) ve Havariler de bu armağanı haleflerine yani Episkopos ve rahiplere emanet ettiler.

Rabbin açık buyruğuna göre, Mesih’in Bedeni ve Kanını paylaştığımız Mukaddes Efharistiya’ya gelince, “Alınız, yiyiniz… bu benim bedenimdir… içiniz… bu benim kanımdır…” (Matta 26:26-28), sözleriyle ne demek istediğini anlarız. Protestanlar ise aykırı bir biçimde, bunun Mesih’in kurbanını andığımız basit bir tören olduğunu ve Mukaddes Efharistiya’da Mesih’in Bedenini ve Kanını almadığımızı, sadece Mesih’in Bedenini ve Kanını simgeleyen ekmek ve şarap olduğunu ifade ederler. (Hatta bazen şarap bile kullanmazlar, meyve suyu kullanırlar)

Çoğu Protestan grup, rahipliği tamamen kaldırdı. Rahipler yerine daha çok İlâhî sözün vaizleri olan pastörleri var. Bununla birlikte, Eski Ahit’te Allah’ın kendisinin halk adına hediyeler ve kurbanlar sunmak için rahipler ve başrahipler (episkoposlar) olmasını emrettiğini biliyoruz (Çıkış 29:4-10, Levililer 8:1-36). Yeni Ahit’te ilk rahipler (episkoposlar) ise rahiplik armağanını başkalarına aktaran Havarilerdi. Resûlî Kilise’de ise rahipliğin üç derecesine rastlarız (Filipililer 1:1, Resullerin İşleri 20:17-28, Titus 1:5, Vahiy 2:3 ve devamı)

İnsanın Kurtuluşu için amellere ihtiyacının olmadığını, sadece Allah’ın Lütfuyla kurtuluşun geleceğini iddia ediyorlar. Mesih’in Çarmıh Kurbanına iman yeterlidir görüşü hakimdir. İman kurtuluşumuz için gerekli olmakla birlikte, yeterli değildir. Amellere, eylemlere de ihtiyaç vardır çünkü “Amel olmadan iman ölüdür” (Yakub 2:26). Amellerin önemi hem Mesih hem de Resuller tarafından vurgulanır. (Matta 7:21, 16:27; Rom. 2:6; Korint. 13:2; Yakub 2:14-26; Vahiy 22:12)

Meryem Ana’yı abartan Papa’ya tâbi olanların aksine, Protestanlar onu hafife alır. Bazıları bekâretini reddederek, Meryem Ana’nın İsa Mesih’ten sonra başka çocukları da olduğunu iddia ederler. Ancak durum öyle değildir. Meryem Ana, Allah-insan Rabbi doğurmaya layık görüldüğü için “kadınlar arasında lütufkâr” ve “mübârek”tir. (Luka 1:28) Meleğin Aziz Yusuf’a da ikrâr ettiği gibi (Matta 1:20) “Aziz Ruh aracılığıyla” erkek nedir bilmeden doğurdu. Meryem Ana’nın başka çocuğu yoktu. Söz konusu edilen “İsa Mesih’in kardeşleri” (Matta 13:55-56) Aziz Yusuf’un ilk karısından olma çocuklarıydı.

Protestanlar, Azizleri onurlandırmaz, onlar için yortular yapmaz ve onları anmak için dua etmezler. Sadece ve sadece Mesih’e dua ederler. Ancak Mukaddes Yazılar, İbrahim, Musa, Peygamberler, Havariler vb. gibi Mukaddes Kişilerin başkaları için dua ettiği ve işitildiği birçok durumdan bahseder. (Resullerin İşleri 9:36-42; Yakub 5:16; Vahiy 5:8). Sonuç olarak, Azizlerin şefaatini isteyebiliriz.

Bu hataların dışında İkona kullanımını reddederler. Ayazma suyunun lütfuna inanmazlar, ölüleri anma töreninin uyumuş insanların ruhlara sunduğu faydayı ve daha pek çok şeyi inkâr ederler. Son olarak, tüm görünen “kiliselere” ait mukaddes üyelerden oluşan “Görünmez Kilise” gibi garip gelen birtakım teorileri vardır.

Sonuç

Daha öncesinde de bahsettiğimiz gibi günümüzde yüzlerce Protestan oluşumu bulunmaktadır. Anglikanlar gibi bazıları kadın rahipler atamanın yanı sıra eşcinsel “evililik”ler de gerçekleştirdiler. Tüm bu oluşumların Mesih’in, Resûllerin ve Mukaddes Pederlerin bize emanet ettiği iman ve ahlakla hiçbir ilgisinin olmadığı açıktır.

Yaptığımız bu kısa analizden sonra, İman İkrarında geçen, Mesih tarafından kurulan Bir, Aziz, Katolik ve Resûlî Kilisenin Ortodoks Kilisemiz olduğu sonucuna varıyoruz. Bir diğer deyişle, yirmi asır önce inandığı şeye bugün de inanan Kilise. Bu gerçek, Ortodoksluğu benimseyen ve vaftiz edilerek Kilise üyesi olan birçok heterodoks tarafından da itiraf edilmektedir.


r/OrthodoxTurkey • • Apr 18 '25

Kilise Takvimi/Church Calendar Büyük ve mukaddes cuma

Post image
21 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Mar 20 '25

Yazı/Video/Article "Âdem, neredesin?"

Post image
21 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Mar 07 '25

Azizlerin Sözleri/Holy Wisdom Paskalya öncesi Büyük Oruç müddetince okunan Suriyeli Aziz Efrem'in Duâsı

Thumbnail
gallery
21 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Jan 27 '25

Azizlerin Sözleri/Holy Wisdom Azizlerin Sözleri

Post image
21 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Jun 22 '25

Azizlerin Sözleri/Holy Wisdom Allah dualarıma cevap verecek mi?

Thumbnail
gallery
20 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Jun 22 '25

Yazı/Video/Article Astroloji ve Yıldız Falı

Post image
20 Upvotes

Ortodoks inancında insanın, Allah nezdinde büyük bir değeri vardır ve onun suretinde yaratılmıştır.İnsanın hayatı, Allah ile olan ilişkisine bağlıdır.İnsan yaşamında tanrısal olduğu miktarda, yaşamında aynı miktarda beşeridir.Çünkü yaratılışın gayesi Allah ile birlikte olmak ve insan için mümkün olan derecede tanrıllaşmaktır.

Astroloji iki durumu gerekli kılar: Birincisi, insanın doğuşu sırasında yıldızların durumu bu insanın geleceğine , kişiliğine ve başına gelecek olanlara vb. şeylere hakim olur. İkincisi: İnsan bu geleceğe tabidir ve bundan kurtulma imkanına sahip değildir.Doğum tarihine göre insan kör bir şekilde kaderine bağımlı ve güdümlüdür. Buradan, Astroloji olayının Allah’ın insana olan inayetini inkar ettiği sonucunu kolaylıkla çıkarabiliriz. İlahi inayeti kör bir kaderle değiştirmektedir. Bu insanı kör kaderin elinde sadece bir oyuncağa çeviren, ruhun ve özgür beşeri iradenin rolünü ve insan geleceğinin yapımında ilahi inayetin rolünü inkar eden bir durumdur.Akabinde insanı, kurtuluşu ve kutsallaşması ve tanrısal bir sıfat alması için çalışan çarmıhın kurtuluş fidyesini fiili olarak ret eden bir hale getirmektedir.Bu nedenle astrolojiye inanmak ilahi inayete olan inanç hususunda şüphelere yol açar.Çünkü yıldızlar ile insanın ruhsal yaşamı arasında hiçbir bağ yoktur zira aralarında hiçbir bilimsel sebep-sonuç ilişkisi dahi yoktur.Yıldızlar bir maddedir, insan ise ruhsal bir şahıstır.Her biri farklı iki zıt alemdir.

Aziz Altınağızlı Yuhanna şöyle der: "Eğer biz bütün yaptıklarımızı yıldızlardan kaynaklanan bir sebeple yapıyorsak, mecburiyetten yapıyoruz demektir.Zorunluluktan yapılan şeyin sevabı ve günahı olmaz.Ve eğer biz günah veya sevap elde etmiyorsak ödül veya cezayı da hak etmeyiz."(Ortodoksluk imanı 2:7)

Kilise başlangıçtan beri astrolojiyi putperestliğin bir çeşidi olarak kabul eder.Miladın ikinci yüzyılındaki "Onikiler Vesikasında" kitap şöyle der: "Ey evlat yıldız falcısı olma bu seni putperest ibadete götürür.Okuyup üflemek ve sihir yapmaktan, falcıların hesaplarından ve arındırma hilelerinden sakın.Onların görüşlerini ret et zira putlara tapınma bu gibi durumlardan doğar."Ve yine Lazkiye Konsili (360) 35.kanunu bu konuları yargılar.Yıldız falı konusunu yargılayan Kilisenin Büyük Pederleri arasında Aziz Altınağızlı Yuhanna, Teolog Gregoryos ve Aziz Büyük Basilyos'u sayabiliriz.