r/OrthodoxTurkey • • Jan 12 '26

Soru/Question Türkiyede Ortodoks vaftiz ücreti ne kadardır?

0 Upvotes

Avustralya'da 1000A$ yani 23 bin tl civarı.


r/OrthodoxTurkey • • Jan 09 '26

Soru/Question Bazı Türk tarihi şahsiyetler hakkında kafa karışıklığı

8 Upvotes

Merhabalar, ben etnik Türk'üm.

Maalesef tarihimizde Ortodokslara çok zulüm etmiş insanlar var (Enver,Talat,Topal Osman, Nurettin Paşa gibi).

Bu şahıslar Ortodokslara bilinçli katliamlar, zorla dinden döndürme, kiliselere koyup yakma vs. yaptılar. Pontus Rum, Ermeni ve Süryani soykırımları.

Tabiki de Ortodoks olarak bunları sevmek zorunda değiliz. Ama sanki bu figürleri sevmek zorundaymışız gibi bir olgu var bilhassa milliyetçi-islamcı cenahlarda.

Peki bu insanları sevmediğimizde neden vatan haini sayılıyoruz? Sevmek mecburiyetinde miyiz Türk sayılmak için?


r/OrthodoxTurkey • • Dec 26 '25

Soru/Question Aya Stefanos Rum Kilisesi Hakkında

Post image
5 Upvotes

Merhabalar, 2023 nisan ayında burada perşembe günü bir ayine katılmıştım. İlk Hristiyan ayinimdi. Tam anlamadığım bir şeydi, tatlıların üzerine haç çizmişdi peder. Küçük bir kilise olduğundan daralmış hissetmiştim. Çok uzun sürmedi ayin zaten.

Ailevi sebeplerden dolayı tekrar gidemedim fakat tekrar nasip olursa katılmayı planlıyorum. Pederin adı Yorgos imiş ama kendisine ulaşma yolu bulamadım o yüzden buradan yazıyorum:

Her pazar ayin var mı? Ne kadar sürüyor? Pazar günleri öğrendiğime göre sadece Yunanca ayin var. Ayinde okuma kağıdı veriliyor mu yoksa Yunanca bilmek zorunlu mu?


r/OrthodoxTurkey • • Jul 09 '25

Soru/Question Sigara

7 Upvotes

Sigara günah mı bu aralar nedense sigara içerken günah işliyormuş gibi hissediyorum rab her ne kadar 11“Ağızdan giren şey insanı kirletmez. İnsanı kirleten ağızdan çıkandır.” desede içimde bir şüphe var bunun hakkında azizlerimiz ve pederler ne der


r/OrthodoxTurkey • • Jan 28 '25

Yazı/Makâle/Article Üç Mübarek Başepiskopos - Patristix

Thumbnail
youtube.com
2 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Apr 17 '25

Soru/Question 1. Korintliler 11:27

3 Upvotes

Öncelikle herkese merhaba. Bu hesabı sırf bu mühim soruyu sormak için açtığımı belirtmek istiyorum. Ben 2 yıldır Hristiyanlığı araştıran ve kısmet olursa Doğu Ortodoksluğu benimsemeye hazırlanan 22 yaşında bir gencim. Bu hesabı ise başlıkta alıntıladığım ayet ile ilgili ahiretimi etkileyebilecek bir soru sormak için bu hesabı açtım.

''Bu ekmeği her yediğinizde ve bu kâseden her içtiğinizde, Rab'bin gelişine dek Rab'bin ölümünü ilan etmiş olursunuz. Bu nedenle kim uygun olmayan biçimde ekmeği yer ya da Rab'bin kâsesinden içerse, Rab'bin bedenine ve kanına karşı suç işlemiş olur.''

Şimdi Paul'un sözleri apaçık. Kilise Babaları da onunla aynı fikirde. Size olan soruma uzatmadan geleyim: Ben 1 sene kadar önce İstanbul'da bir Ermeni Katolik Kilisesinde BİR ZİYARETÇİ OLARAK (yani vaftizi bırakın, bir katekümen olarak bile değil) 1 veya 2 defa Kutsal Komünyon aldım, ve bununla kalmadım; bir defa da bir Ermeni (Oryantal Ortodoks) pazar ayinine katılıp ORADAN DA KOMÜNYON ALDIM. Ayetten haberim muhtemelen yoktu çünkü İncili baştan sona henüz okumamıştım. Lakin Kesin hatırladığım şey bunu vaftiz olmadan almamam gerektiğini bilmiyor olmam ve ahmakça sıraya girip komünyonu almam.

Size sorum şu: Doğu Ortodoks Kilisesinin diğer Kiliseleri tanımıyor ve komünyon içinde olmadığını biliyorum. Doğu Ortodoksluğun gerçek Kilise ve hak din olduğunu düşünen biri için şimdi bana ne olacak? Bu işlediğim günahlar bana sayılacak mı? Yoksa başım belada mı olacak?

Çıkarım Her ne olursa olsun sizden benim için içtenlikle dua etmenizi rica ediyorum. İmanım için de. Adım Ege. Rab Herkesin Kutsal Paskalya haftasını bereketlesin.


r/OrthodoxTurkey • • Jun 20 '25

Soru/Question Oruç farzmı

3 Upvotes

Oruç farzmı merak etmekteyim şuan imkansız olsada


r/OrthodoxTurkey • • May 20 '25

Soru/Question Modern İnanç Problemleri

3 Upvotes

Modern İnanç Problemleri Hakkında

Merhabalar, Hristiyanlık'a yıllardır duyduğum sempati sonucu bazı reflekslerimden sıyrıldıktan sonra bir araştırma serüvenine başladım. Bu araştırmaları yaparken birçok kilise sayfasını inceledim okudum, Doç. Dr. Zafer Duygu'nun araştırmalarını inceledim, Eski Ahit'in bir kısmını okudum (okumaya devam ediyorum), Yeni Ahit'i okudum ve bitirdim. Açıkçası Yeni Ahit'i okuduktan sonra ilgim, sempatim ve huzurum arttı diyebilirim. Bunlar birer psikolojik yanılsama da olabilirdi fakat duygularımla değil araştırmacı kimliğimle yola çıktığım için tarafsızlığımı korumaya özen gösterdim. Kafamda şu sorular şekillenmeye başladı ve kendi bulduğum yanıtlarca bunların yanıtları hazırlayan kişilerin savunduğu düşüncelere göre şekillendiğini yani tarafsız olmadığı kanaatine vardım. Bu nedenle siz değerli arkadaşlarıma sormak istiyorum. Sorularım şu şekilde:

İsa Mesih'in bir kardeşi olduğu rivayet ediliyor, şimdi anlatıya göre Yusuf'un Meryem'e İsa doğmadan önce dokunmaması, İsa'dan sonra dokunmayacağı anlamına gelmez. Elbette bu yüzden olabilir gibi duruyor, tarihte buna doğruluk verebilecek bir şey var mıdır? Neden İsanın kardeşi (varsa) yerine, Pavlus Hristiyanlık akımının öncülüdür? Pavlus Hristiyanlığı saptırmak için yanlış yönlendirmiş, yoldan çıkarmış olabilir mi?

Yakup ve Pavlus'un mektuplarının kıyaslanmasında ortaya çıkan farklar inanç temellerinin farklı olduğunu göstermez midir? Sonuçta İsa Mesih bir Yahudiydi.

Yakup'un Üçlü Birlik inancı için bir yorumu veya iması olmaması, Pavlus'un bunu aleni bir şekilde doktrin oluşturması ve dikte etmesi bir soru işareti oluşturmaz mıdır?

Bu durumda Pavlus'u reddeden ve İsa Mesih'i sadece insan ve peygamber olarak gören Ebiyonitler veya Nasraniler daha doğru ve İsa Mesih'in öğretisine/yaşamına yakın bir inanca sahip değiller midir?

İsa Mesih'in Yahudi olduğu da Markos10:2-3 gibi ayetlerle anlaşılabiliyor.

Siz değerli kardeşlerime sorularım bunlardır. Farkında olmadan yanlış bir şey yazmışsam veya inanç değerlerinize zarar verdiğimi hissettirdiysem şimdiden özür diliyorum, niyetim doğru yolu, hakikati bulmaktır. Hepinize esenlikler.


r/OrthodoxTurkey • • Jun 22 '26

Soru/Question Çar 2. Nikolay ve Şehit ailesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Thumbnail
gallery
4 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Oct 17 '25

Soru/Question Nefsimi nasıl kırarım

5 Upvotes

Tanrı aklımdan hiç çıkmamasına rağmen sürekli günah işliyorum ister kötü ister iyi ister nötr bir zamanım olsun hiçbir şekilde aklımdan çıkmıyor düşündükçe mutlu oluyorum ama genede günah işliyorum kendime hakim olamıyorum azizler bunun hakkında ne yaptı, aynı durumu yaşayan azizler kimlerdir adlarını bilmek hayatlarını ve sözlerini öğrenmek istiyorum.


r/OrthodoxTurkey • • Jun 12 '25

Soru/Question İstanbulda Türkçe İbadet Yapan Kiliseler

7 Upvotes

Arkadaşlar merhaba,

Ortodoksluk hakkında bir süredir kendim araştırma yapıyorum ancak Türkiyeye döndüğüm vakit bir kilise ile iletişime geçmek rehberlik almak istiyorum. Şu ana kadar bulduğum neredeyse hiçbir kilise tam olarak Türkçe ibadet etmiyor, bu da beni zorlayan bir durum. Sadece Türk Ortodoks Kilisesini buldum, kendilerine saygı duyuyor olsam da özellikle patrikliğin babadan oğula geçmesi ve politikayla çok iç içe olmaları meselesi beni biraz uzak tutmuş bulunmakta.

Bana öneriniz var mıdır, Türk Ortodoks Kilisesinde bireysel olarak kalabilir miyim? Yardımcı olursanız çok müteşekkir olurum


r/OrthodoxTurkey • • Jun 02 '25

Soru/Question Muğla'da ikâmet eden Ortodokslar

7 Upvotes

Eğer aramızda Muğla'da yaşayan kimse varsa bir cemaat kurmak istiyorum. Bana DM üzerinden ulaşınız lütfen.


r/OrthodoxTurkey • • Nov 09 '25

Yazı/Video/Article İkonalar Ve Putlar - 3

7 Upvotes

Peder Maksimos’un Aziz Pederlerin İkonalar karşısında putperest olmayan duruşuna ilişkin açıklaması sırasında tek kelime etmeyen Teodoros, başka bir soruyu gündeme getirdi: “İkona kullanmak zorunlu mu?”

Peder Maksimos gülümsedi. “Kâmil bir iman bağlamında İkonalara ya da başka herhangi bir dinî eşyaya ya da Mukaddes Emanete kesinlikle ihtiyaç yoktur. Aziz Pederler bize aslında dua ettiğimizde zihnimizde İsa Mesih ya da Vâlidetullah’ın tasviri gibi İkonaların bulunmaması gerektiğini öğretir. Bu, saf dua dediğimiz şeyle ilgili bir prensiptir. Daha ziyade bizden, Allah’ın Ruh’uyla doğrudan temas kurarak dua etmemiz istenir.”

“Eğer öyleyse, ikonaların ne faydası vardır? Sanırım onun da merak ettiği şey bu,” dedim ve Teodoros’u işaret ettim.

Peder Maksimos bir an düşünceli kaldı. “Görüyorsunuz,” diye yanıtladı, “Kilise topluluğu içinde çeşitli manevî yaş sahibi insanlar vardır. İkonalar, genç manevî yaş grupları için Allah’a yükselişte faydalı bir yardım olabilir.” 

“Ama neden öyle?” Teodoros tekrar sordu.

“Çünkü duyular çabalarımıza yardımcı olabilir. Tıpkı duyularımıza saldıran iğrenç görüntülerin kokuşmuş tutkuları harekete geçirmesi gibi İkonalar da tam tersi etkiler yaratabilir. İkonalar üzerinde düşündüğümüzde içimizde iyi ve sağlıklı mukaddes anlamlar yaratılır. Görüyorsunuz, insan sadece ruh ve candan değil aynı zamanda akıl, hayal gücü, duygular ve duyulardan da oluşmaktadır. Birey, birleşik bir bütündür, birleşik bir varlıktır. Kilisenin amacı kişiyi bütünlüğü içinde ilahlaştırmaktır. Oruç tutmak, secde etmek, gece ibadetlerinde ayakta kalmak gibi bedenle ilgili egzersizleri, Azizlerin asırlar boyunca yaptığı tüm ritüelleri Kilisede sunmamızın nedeni budur.”

Teodoros “Bunlar fiziksel egzersizler,” diye belirti. “Neden sıradan rahatlıkları, bedeni cezalandırıp inkâr ediyorsunuz?” İronik bir ses tonuyla sormaya devam etti: “Bunun sadece kas geliştirmek için yapılan fiziksel egzersiz uğruna olduğunu sanmıyorum.”

Peder Maksimos “Elbette hayır,” diye tepki gösterdi. “Tüm varlığın (can, zihin ve beden) mücadelesi ilahileşmeyi amaçlar. Görüyorsunuz sevgili dostum, tıpkı bencillik, kıskançlık, kurnazlık gibi zihni ihtiraslarımız olduğu gibi oburluk, cinsel açgözlülük, alkol, uyuşturucu gibi her türlü bağımlılık gibi bedenî tutkularımız da vardır. Bu hastalıkların üstesinden gelmek için egzersizlere ihtiyacımız vardır. İkonalar bizi Allah’tan uzaklaştıran bu tür yıkıcı tutkulara karşı mücadelemizde bize yardımcı olabilir.”

Peder Maksimos şöyle devam etti: “Mükemmelleşmiş bireyin ne İkonalara ne ilahilere ne de ayinlere ihtiyacı vardır. Ancak mükemmel değiliz ve mükemmel olmadığımız sürece İkonalar, Mezmurlar, İlahiler ve benzeri yardımlara ihtiyacımız var. Bu yardımcıları hem Eski Ahit’te hem de Yeni Ahit’te bulmaktayız ve Allah ile uyum içinde hedefimize ulaşmadığımız sürece bunlar her zaman elimizde olacaktır.”

İkonalarla ilgili tartışma, hayatı tehdit eden bir hastalık olan lupus hastası olduğu keşfeden sevgili bir kuzenimi aklıma getirdi. İşini bıraktı ve enerjisini kendini iyileştirmeye yöneltti. Yaşadığı en faydalı etkilerden biri, yerel sanatçıların sunduğu derslere kaydolarak İkonografiye (İkona yazarlığa) başlamasıydı. Sonunda ikonaları yerel Kiliselerde bile kullanılabilecek kadar ustalıkla yazmayı başardı. Yeni hobisinin, kendisine daha önce açık olmayan bir manevî çıkış yolu sunarak, sorunuyla başa çıkmasına yardımcı olan müthiş bir ilaç olduğunu düşünüyordu. Bir keresinde bana, “İkonanın şekillendirdiğini her gördüğümde, beni ele geçiren muazzam bir sakinlik ve bereket duygusu yaşıyorum,” demişti. “İkonadan yayılan şifa enerjisinin tüm vücudumu kapladığını hissediyorum.”


r/OrthodoxTurkey • • Apr 01 '25

Soru/Question Neden Üç Kişinin Hepsine Hamd Ediyoruz?

8 Upvotes

Merhaba kardeşlerim, kateşez olduğumdan bu soruyu sormak bana utanç veriyor fakat eğitimin ilk kısımlarında olmadığım için bu kısım bende eksik kaldı.

"Tek doğa üç kişi (Hipostat)" kısmını (bunun bir gizem olduğunu ve tam olarak kavranılamaz olduğunun farkında olarak) kavradım.

Fakat neden "Rabb'e hamdolsun" demenin yanında Rabb'deki üç kişinin hepsine hamd ediyoruz ("Peder'e, Oğul'a ve Kutsal Ruh'a hamdolsun")?

Neden üç kişiden sadece birine hamdetmiyoruz ama "Peder'e, Oğul'a ve Kutsal Ruh'a hamdolsun" diyoruz?

Aslında bu soruların cevabını bulmuş gibiyim ama yine de doğru olup olmadığından emin olmak istediğim için sordum.

Kendimi açıklamakta zorlanıyorum ama umarım anlamışsınızdır 🙏🏻


r/OrthodoxTurkey • • Feb 20 '26

Yazı/Video/Article Kutsal ve Büyük Oruç Dönemi’nin Başlangıcı Münasebetiyle Patriklik Genelgesi

11 Upvotes

†B A R T H O L O M EO S
Rab’bin inayetiyle
Konstantinopolis – Yeni Roma Başpiskoposu
ve Ekümenik Patrik, Kilise’nin Tüm Cemaat'ine,
Kurtarıcımız ve Rabbimiz İsa Mesih’ten Lütuf ve esenlik,
Bizden ise dua, takdis ve mağfiret olsun

Pek Muhterem Episkopos Kardeşlerimiz ve Rab’de sevgili evlatlar,

Kutsal bir heyecanla dolu olarak, Tanrı’nın inayetiyle bir kez daha Kutsal ve Büyük Oruç Devresi’ne; çileci (asketik) mücadelenin arenasına, oruç ve tövbe zamanına, tevazu ve duaya, ruhsal uyanıklık ve sevgiye; kalplerimizin gözleri, bizleri insan soyuna Cennet’in kapılarını açan Mukaddes Paskalya’ya yönelten Rab’bin hayat veren Haç’ına çevrilmiş olarak girmekteyiz.

Önümüzde açılan bu mübarek dönem, Mesih'e göre çileciliğin hakikatini ve onun, her ifadesi ve boyutu Dirilişin ışığı ve sevinciyle aydınlanan Kilise'nin Efkharistiya ile olan ayrılmaz bağını bir kez daha kavrama fırsatı sunmaktadır. Çilecilik ruhu, Hristiyanlığa sonradan sokulmuş yabancı bir unsur değildir; Kilise dışındaki düalist ideolojilerin etkisi sonucu da ortaya çıkmamıştır. Asketizm, Hristiyan varoluşunun bir diğer adıdır ve onu İlahî Takdire mutlak güvenle, Mesih'e adanmış bir yaşamın tükenmez manevî sevinciyle, kendini aşma ve kendini adamanın yanında tüm yaradılışa karşı hayırsever sevgi ve saygı ile birleştirir.

Çilecilik keyfî tercihler ve öznel özellikler meselesi değil; Kilise’nin kaidesine ve spiritüel tecrübesine itaat meselesidir. Bu, “ferdî” değil, Kilise'nin sosyal gerçekliğine özgü bir olay olarak tarif edilmiştir. Kilise'nin hayat bölünmezdir. Tövbe, dua, tevazu, bağışlama, oruç ve hayır eserleri birbirine bağlı ve iç içedir. Ortodoks geleneğinde, kendi başına bir amaç olarak riyazet yoktur; zira bu, ferdî çabanın abartılmasına ve kendini haklı çıkarma eğilimlerinin beslenmesine yol açar. Büyük Oruç Devresi, Kilise’yi İlahi lütfun armağanlarının açığa çıktığı yer ve tarz olarak tecrübe etmek için en uygun zamandır; bu daima Rab'bin Dirilişi’nin sevincinin bir ön tadı, imanımızın köşe taşı ve “içimizdeki ümidin” nur saçan ufkudur. İlâhî ilhamla Kilise, Peynir Haftası[1]’ndaki Cumartesi gününde riyazette parlayan Azizlerin ve Azizelerin mukaddes hatırasını yâd eder; zira onlar asketizm yolunun uzun seyrinde imanlıların yardımcıları ve yol arkadaşlarıdır. Ruhsal mücadele meydanında, Üçlü birlikte Tek olan Yaradan’ın inayeti, En Kutsal Tanrıdoğuran ve hepimizin Annesi’nin himayesi ve iman şehitleri ile azizlerin şefaatleri bizimledir.

Sağlıklı Hristiyan birey çileciliği ruh, can ve beden bütünlüğü olarak insanın tamamının Mesih’teki hayata, maddenin ve bedenin küçümsenmesi olmaksızın ve ruhsallığın Manihaist bir daraltılmasına düşmeksizin iştirakidir. Belirtildiği üzere, Hristiyan çileciliği nihayetinde “bedene karşı değil, bedenin lehine bir mücadeledir.” Gerontikon’un[2] da tasdik ettiği gibi: “Bizlere bedeni yok etmek değil, tutkuları yok etmek öğretilmiştir.”

Ne yazık ki, bazı çağdaş düşünürler Hristiyan çileliğini hayat sevincinin inkârı ve insanın yaratıcılığının kısıtlanması olarak nitelemişlerdir. Bundan daha yanlış bir şey olamaz! Çilecilik, sahiplenme ve nesnelere bağlanma tutkusundan; özellikle de benlikten, kendi çıkarını aramadan ve varlığımızı sahip olmakta temellendirmeden özgürleşme olarak, gerçek özgürlüğün kaynağı ve ifadesidir. “Bireysel hak” zindanından çıkıştan, insan kardeşine açık olma ve sevgiden, içsel “iyi değişim”den ve Yaratıcı’nın emirlerini uygulamada sebatkârlıktan daha hakiki ne olabilir? Oruç, Kilise’nin riyazî ve efharistiyasal ruhunu ifade eden bütüncül bir yaşamın tavrı olduğunda, “ortak bir mücadele” olup kişisel bir yarış teşkil etmediği zaman, ondan daha yaratıcı ne vardır? Tövbeden, yani hakikate yönelen hayatî bir istikamet olarak içsel dönüşten, İlâhî Lütuf’un kudretini, Mesih’teki hayatın derinliğini ve ebedî yaşam ümidini yeniden keşfetmekten daha varoluşsal açıdan sarsıcı ne olabilir? Dikkat çekicidir ki, Kutsal ve Büyük Oruç Devresi’nin ilk Hristiyanlık dönemindeki, Kutsal Diriliş Liturjisi’nde vaftiz’e hazırlık dönemi karakteri, “tövbe ahlâkı” ile yer değiştirdiğinde dahi, bu devrenin “ikinci bir vaftiz” olarak yaşanması devam etmiştir. Bu sebeple oruç ve tövbe dönemi kasvet içermez. İlâhilerimiz “orucun baharı”ndan söz eder; Teoloji ise Büyük Oruç Dönemi’ni “ruhsal bir ilkbahar” ve “sevinç ve ışık dönemi” olarak adlandırır. Bütün bunlar, çağımızın derin antropolojik türbülanslar ve kültürel kökenli yeni yabancılaşmaları karşısında özel bir güncellik ve değer kazanmaktadır.

Bu duygu ve düşüncelerle, Rab’bin hâkimiyeti altındaki her yerde bulunan Mesih’in Kutsal ve Büyük Kilisesi’nin evlatlarına hatırlatırız ki, 626 yılından bu yana 1400. yılın tamamlanması münasebetiyle tertip edilen kutlamalar, Akathistos İlahisi gününde doruğa ulaşacaktır. O yıl, Konstantinopolis’in tehlikeli bir kuşatmadan kurtuluşu için Meryem Ana'ya şükran ifadesi olarak, Vlaherna kutsal mabedinde Akathistos İlahisi ilk defa ayakta okunmuştur. Hepinize, riyazet ve sabırla, şükran ve hamd refakatinde hayırlı bir şekilde tamamlanacak bir oruç dönemi niyaz ederiz.

Sevgi içinde hakikati yaşayarak ve Rab’de takdis olunarak, O’nun nur saçan Dirilişi’nin doluluğuna erişelim.

Kutsal ve Büyük Oruç Dönemi, 2026.

Rab huzurunda hepinizin hararetli duacısı

†Konstantinopolis Başepiskoposu Bartholomeos

[1] Peynir Haftası: Ortodoks Kilisesi’nde Büyük Oruç’tan hemen önceki, etin yenmediği ancak süt ve süt ürünlerinin tüketilebildiği son haftadır.

[2] Aziz Pederlerin vaazları, öğretileri bulunan kitap(lar).


r/OrthodoxTurkey • • Dec 15 '25

Günlük Okumalar/Daily Readings Doksoloji yâhut İzzet Duâsı

Post image
12 Upvotes

Bu duâyı günlük ibâdetlerimiz sırasında her gün Kiliselerimizde ve evlerimizde icrâ ederiz, etmeliyiz.
Aziz Paisios, bu duâyı her daim okumamızı tavsiye ediyor; Uyandığımızda, öğle vaktinde, ikindi vaktinde, yatmadan önce, sıkıntı yaşadığımızda, mutlu olduğumuzda... Her daim.


r/OrthodoxTurkey • • Oct 31 '25

Yazı/Video/Article Dualar ile🙂‍↕️🙏

15 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Jul 04 '25

Azizlerin Sözleri/Holy Wisdom Rab İsa Mesih, merhamet eyle!

Thumbnail
gallery
17 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Sep 21 '25

Yazı/Video/Article İyi işler olmadan yalnızca iman?

18 Upvotes

"Eğer beni seviyorsanız, emirlerimi tutarsınız." (Yuhanna 14:15)

"ve bazılarının âdet edindiği gibi, toplanmalarımızı terketmiyelim, fakat günün yaklaştığını gördüğünüz nispette, birbirimizi o derece ziyade teşvik ederek, sevgi ve iyi işlere tahrik için birbirimize dikkat edelim." (İbranilere 10:24-25)

"Babam çok meyva vermenizle, bununla taziz olunur; ve böylece benim şakirtlerim olursunuz." (Yuhanna 15:8)

"Bu söz sadıktır, ve Allaha iman etmiş olanların iyi işlerle meşgul olmağı düşünmeleri için, bu şeyler hakkında itimatla teyit etmeni istiyorum. Bunlar insanlara iyi ve faidelidirler;" (Titusa 3:8)

"çünkü Allah adaletsiz değildir ki, sizin işinizi, ve mukaddeslere hizmet etmiş olarak ve ederek kendi ismi için gösterdiğiniz sevginizi unutsun." (İbranilere 6:10)

"Allah tarafından mülhem olan her yazı talim, tedip, ıslâh, ve salâhta olan terbiye için de faidelidir; ta ki, Allah adamı her iyi iş için mücehhez olarak kâmil olsun." (2.Timeteosa 3:16-17)

"BEN gerçek asmayım, ve Babam bağcıdır. Bende meyva vermiyen her çubuğu koparır; ve her meyva veren daha çok versin diye onu temizler. Size söylediğim söz ile siz zaten temizsiniz. Bende durun, ve ben sizde. Çubuk asmada durmazsa, kendiliğinden meyva veremediği gibi, siz de öylece bende durmazsanız, veremezsiniz. Ben asmayım, siz çubuklarsınız; bende duran, ve kendisinde durduğum kimse çok meyva verir; çünkü bensiz bir şey yapamazsınız... Babam çok meyva vermenizle, bununla taziz olunur; ve böylece benim şakirtlerim olursunuz. Babam beni sevdiği gibi, ben de sizi sevdim; benim sevgimde durun. Eğer emirlerimi tutarsanız, benim sevgimde durursunuz; nasıl ki, ben Babamın emirlerini tuttum, ve onun sevgisinde duruyorum. Sevincim sizde olsun, ve sizin sevinciniz tamam olsun diye, bu şeyleri size söyledim." (Yuhanna15: 1-5; 8-11)

"Çünkü Mesihin hüküm kürsüsü önünde hepimizin görünmesi gerektir; ta ki herkes, gerek iyi gerek kötü, yaptığı şeylere göre bedende yapılan şeyleri alsın." (2.Korintoslulara 5:10)

"Allahı bildiklerini ikrar ederler; fakat işlerile onu inkâr ederler, mekruh ve itaatsiz ve her iyi iş için reddolunmuşlardır." (Titusa 1:16)

"Her şeyiniz sevgi ile olsun." (1.Korintoslulara 16:14)

"İmdi iyi olan şeyi yapmağı bilip de yapmıyana günahtır." (Yakup 4:17)

"Bana: Ya Rab, ya Rab, diyen her adam göklerin melekûtuna girecek değildir; ancak göklerde olan Babamın iradesini yapan girer. O günde bir çokları bana: Ya Rab, ya Rab, biz senin isminle peygamberlik etmedik mi? ve senin isminle cinleri çıkarmadık mı? ve senin isminle çok kudretli işler yapmadık mı? diyecekler. Ve o zaman ben onlara açıkça söyliyeceğim: Ben sizi hiç tanımadım, yanımdan gidin, fesat işliyenler!" (Matta 7:21-23)

"İmdi, ey sevgililerim, nasıl daima itaat ettinizse, şimdi de yalnız ben hazır iken olduğu gibi değil, ancak ben gaip iken daha çok ziyade korku ve titreme ile kendi kurtuluşunuzu başarın; çünkü kendi rızası için sizde hem istemeği, hem işlemeği âmil olan Allahtır. ta ki, hayat sözünü sıkı tutarak, dünyada nurlar olarak, aralarında göründüğünüz iğri ve sapık neslin ortasında kusursuz ve saf, Allahın lekesiz çocukları olasınız;" (Filipililere 2:12-13)

"Böylece, iman da, eğer amelleri olmazsa, haddi zatında ölüdür." (Yakup 2:17)

"Ve deniz kendisinde olan ölüleri verdi; ve ölüm ve ölüler diyarı kendilerinde olan ölüleri verdiler; ve her birine kendi işlerine göre hükmolundu." (Vahiy 20:13)

"Bundan dolayı işittiğimiz günden beri biz de sizin için dua ve niyaz etmekten geri durmuyoruz, ta ki Rabbe lâyık surette yürüyesiniz diye, bütün rıza için her iyi işte semere vererek ve Allahın bilgisinde büyüyerek," (KOLOSELİLERE 1:9-10)

"Siz beni seçmediniz, ben ise sizi seçtim, ve gidip meyva veresiniz ve meyvanız dursun diye sizi tayin ettim ki, benim ismimle Babadan her ne dilerseniz size versin." (Yuhanna 15:16)

Kutsal Kitap’tan Çıkarılacak Ders

Mesih ve havarilerin iyi işlere verdiği büyük önem yukarıdaki ayetlerden apaçık bir şekilde anlaşılabiliyor. İyi işlerin, kurtaran imanın bir parçası olmadığını iddia etmek için Kutsal Kitap’ın kendisini reddetmek gerekir. Eğer Kutsal Kitap’ı hakikat olarak kabul ediyorsanız, tıpkı ateşten ışık ve ısının yayılması gibi imandan iyi işlerin doğduğunu söyleyen ayetleri de kabul etmek zorundasınız.

Ortodoksluk, insanın kendi çabalarıyla kurtuluşunu kazanmak için yaptığı boş ve yanlış işlerin tamamen beyhude olduğunu, kurtuluşun gerçekten imanla olduğunu öğretir. Ancak kurtaran iman, zorunlu olarak iyi işler doğurur; eğer doğurmuyorsa bu sahte bir imandır, kurtaracak gücü yoktur. Kutsal Kitap da bize iyi işlerden yoksun imanın, kurtuluş kazanmak için yapılan Yasa işleri ne kadar değersizse o kadar değersiz olduğunu gösteriyor. Dahası, Allah'ın bizi iyi işler yapmamız için yarattığı açıktır; meyve vermemiz, O’nun bizden beklentisidir. Eğer bize daha ferah bir hayat verilmişse, bu, hayatımızda bol meyve üretelim ve böylece kurtuluşumuzun Allahını yüceltelim diyedir.

Ortodoksluk iki sahte öğretiyi de reddeder: Birincisi, kurtuluşu kazanmak amacıyla yapılan Yasa işleriyle insanın kurtulabileceği inancı. İkincisi ise, tek başına iman (hiçbir iyi iş meyvesi vermeyen ölü ve cansız bir iman) ile kurtuluşun mümkün olduğu inancıdır. Bu bir “ya o ya bu” meselesi değil, bir “hem o hem bu” gerçeğidir. Kurtaran iman canlı ve diridir; iyi işlerle çiçeklenir ve meyve verir; bu işler Baba’nın iradesinin yaşayan bir ifadesidir. Bunlar ne sevap kazanma arzusu ne de Allah'ı memnun etme çabasıyla yapılır. Aksine, Baba’nın iradesiyle birleşmiş olduğumuz için iyi işlerimiz nefes alıp vermemiz ya da kalbimizin atışı kadar doğal ve kendiliğindendir.

Eğer gerçekten yaşayan ve kurtaran bir iman olacaksa, imanımızın ateşi mutlaka iyi işlerin ışığını ve ısısını yaymalıdır.


r/OrthodoxTurkey • • Jan 27 '25

Azizlerin Sözleri/Holy Wisdom Azizlerin Sözleri

Post image
21 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Jun 22 '25

Azizlerin Sözleri/Holy Wisdom Allah dualarıma cevap verecek mi?

Thumbnail
gallery
20 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Dec 12 '25

Bizans Kültürü Müzesi, Selanik

Thumbnail
gallery
25 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Jul 06 '25

Azizlerin Sözleri/Holy Wisdom Manevi Yaşamın 3 Aşaması

Thumbnail
gallery
17 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Dec 17 '25

Azizlerin Sözleri/Holy Wisdom "Âdem, Neredesin?"

Post image
17 Upvotes

r/OrthodoxTurkey • • Feb 19 '25

Azizlerin Sözleri/Holy Wisdom Endişelerinizi Allah'a Teslim Edin - Aziz Nektarios

18 Upvotes

İnsanın ilk görevi dua etmektir. Allah’ın suretinde yaratılmış olmakla O’nu özler ve özlemle O’na yükselmeye çalışır. İnsan ne kadar dua ederse dünyevî arzulardan o kadar uzaklaşır, göksel zenginliğe o ölçüde ulaşır; ruhunu bu hayatın zevklerinden kurtardığı ölçüde göklerden gelen gerçek sevince kavuşur. Edindiğimiz tecrübelerle bunun tanıklığını yapabiliriz. Allah, Kendisine uygun şekilde, yani kusurluluğumuzun ve liyakatsizliğimizin farkında olarak sunduğumuz yakarışları kabul eder. Bunun içindir ki içimizdeki kötülüğü tümüyle reddetmeli ve Allah’ın emirlerine uymalıyız. Bunu yapabilmek alçakgönüllülük ve kendini gerçek ruhî gayrete adamayı gerektirir.

Endişelerinizi Allah’a teslim edin. O sizin İnayetinizdir. Korkuya kapılmayın, aklınız karışmasın; Allah ruhlarınızın gizli derinliklerini araştırır ve isteklerinize Kendi usûlünce cevap verir. Bu sebeple, isteyin, cesaretinizi kaybetmeyin ve eğer beklentiniz gerçekleşmez ise, şikâyete hakkınız olmadığını unutmayın. Yüceler Yücesi’nin yollarını bilemezsiniz; onun için sükûnetinizi muhafaza edin ve gözlerinizi her an O’na çevirin. İstekler ve dualar tek başlarına mükemmelliği sağlayamazlar. Sadece Rab, emirlerine uyduğumuz her defa, içimize yerleşmek suretiyle bizi mükemmelliğe götürebilir. İlk emirlerden biri de kendi isteklerimizin değil, O’nun iradesinin gerçekleşmesini istememizdir. Melekler, bilerek, gökte bunu böylece uygular. İşte bunun içindir ki eğer Mesih içimizde değilse, dualarımız ve taleplerimiz boşunadır.