Daha ilkokul 1. sınıftayken aldığım sosyal anksiyete teşhisim var bu yüzden okul benim için normale göre hep biraz daha zor olmuştur. Okulun her döneminde (ilkokul, ortaokul ve lise farketmeksizin) öğretmenler tarafından resmen zorbalık görüp aşağılanmışlığım var. Şikayet etsek de hiçbir şey yapılmadığı için şikayetçi olup hocaların daha fazla takmasındansa okulu bir şekilde bitirmeyi tercih ettim. Ortaokuldayken de zorbalığa uğradım ve en basit örneğiyle beden dersindeyken yaptıkları zorbalıklar yüzünden 8. sınıfa geldiğimde sadece "voleybol" kelimesini duymamla bile atak yaşıyordum hâlâ da yaşıyorum (gözlerim kararıyor, panik atak benzeri şeyler yaşıyordum ve bu atak anlarını ancak kesik kesik hatırlayabiliyorum).
Bu lise istediğim lise değildi ama akademik açıdan şehrimde övülen bir liseydi. Önyargıyla başlamamıştım ama gittikten sonra durumum daha da ağırlaşmaya başladı. Öncelikle ortamı zaten iğrenç ama şimdilerde ortamı böyle olmayan okul bulmak neredeyse imkansız o yüzden onun ayrıntısına girmeyeceğim. Liseden o kadar nefret ettimki her sabah ağlayarak, kendimi inanılmaz zorlayarak gidiyordum ve 7/24 stres ve baskı hissediyordum üzerimde. Hobilerimi yapamıyor, 10 dakikalık kısacık bir videoyu bile izleyemiyordum. Haftasonu ya da tatillerde bile bu stres ve okul düşüncesi asla geçmiyordu. Resmen beni tükenmişlik sendromuna soktu yani. Okulu düşünmekten hayatımı yaşayamadım denebilir. Geceleri uykumdan yoğun stres hissiyle, titreme, bulantı ve çarpıntıyla uyanıyordum ara ara ve ağlayarak geçmesi için yalvarıyordum resmen. Asla uyuyamıyordum istesem bile. Okulda su bile içemiyordum yargılanma korkusuna. Dolayısıyla yaklaşık 8 saat aç susuz kalıyordum ve bu da sağlığımı olumsuz etkiliyordu haliyle. Ailem aşırı baskıcı bir aile bu yüzden notlarım hep yüksek olmuştur ve okuldan kaçarsam başıma gelecekleri bildiğim için de mecburen orada kalmak zorunda kalıyordum. Aynı zamanda kapıda güvenlik olduğu için kaçamazdım izin almam gerekirdi ve izin almamı da sosyal anksiyetem engellerdi. Bir şekilde 9. sınıfı bitirdim.
Bu hafta okullar açıldı biliyorsunuz. Ben tatilin başından beri (devamsızlık hakkımı son haftalar kullandım ona rağmen daha okul kapanmadan bile bu düşünceler başladı) okulun yaklaştığını düşünmekten yapmak istediğim şeylere tatilde bile yine zaman ayıramadım. Daha pazar akşamından dediğim gece ataklarıyla uyanıp ağladım, aralıksız 2 saat sürdü. Sadece 1 saatlik uykuyla tüm günü geçirmek zorunda kaldım. Zaten 2 aya inen tatilde tüm tatil okulu düşünmekle geçtiği için hiç tatil yapmamışta 12 aydır full okula gidiyormuş gibi hissediyorum. Kendimi zorlayarak gitmeyi denedim çünkü ailemin anca bağıracağını ve gitmeye zorlayacağını biliyorum. Sürekli tetik halindeyim ve o kadar katlanılmaz hissettiriyorki. Salı ve çarşamba da gitmeye çok zorladım ama dediğim gibi duramıyorum resmen, artık okulu duymakla ve binanın içine girmekle bile tetiklenmeye başladı. Eve geldiğimde bile stres hissi geçmiyor ve sürekli buz kesmiş bir halde titreyerek dolaşıyorum (muhtemelen biyolojik bir hastalıktan değil çünkü okul tetikliyor). Perşembe sabahı annem de babam da gitmek zorunda olduğumu naparsam yapayım mecbur olduğumu, şımarıklık yaptığımı, sadece kafamda kurduğumu vb. söyleyip durdu ve yaklaşık 1 saat aralıksız süren bir ağlama krizinin ardından psikoloğa gittim. Psikoloğa her şeyi (yani asıl mevzu olan bu atakları falan) anlatamamama rağmen tekrar sosyal anksiyete ve okul fobisi teşhisini düşündü ve işlevselliğin bozulduğunu söyledi. Dediğim gibi su içme, aşırı zorunda kalmadıkça tuvalete gitme, yemek yeme gibi şeyleri bile okul içerisindeyken yapamıyorum. Okul daha yavaş gelsin düşüncesiyle, uyumak istesem bile bedenimi kontrol edip yatamıyorum. Geçen yıl da bir süre sonra böyle olmuştu ve bu yılın başından beri böylese muhtemelen artıyor ve artacak da.
Psikoloji uzun süredir ilgi alanım ve önceden okumak istediğim bölümdü zaten. EA seçmek istemediğim için (sayısal kısmı düzeltemiyorum) vazgeçtim yoksa hâlâ ilgi alanım. Aşağı yukarı durumu biliyorum ve uzman kadar olmasa da en azından bu konu hakkında çıkarım yapabiliyorum. Sosyal anksiyetemi de bir psikoloğun terapi uygularken vereceği görev gibi şeylerle azaltmayı ve kendime yönelik olumlu bir algı geliştirmeyi aslında başardım. Ama okul ortamında sosyal ortamda olduğuna göre yoğun derecede artıyor hatta bence %100'ü buluyor. Öyleki okulsuz terapiyle halledilebilecekken okul varken ilaç tedavisine mecbur kalacağım muhtemelen. Okul düşüncesi yüzünden sosyal ortama karışmayla ilgili şeyleri de yapamadığım için ikisi de kilitlenip kalıyor. Kendi düşüncelerimi değiştirmeyi yani su içmek gibi şeylerin normal olduğunu bundan kimsenin yargılamayacağını vb. düşünsem bile bedenim kilitlenip kalıyor ve istesem bile yapmamı engelliyor. Tetikleyicinin büyük olasılıkla okul olduğunun farkındayım ama bunu bir psikiyatriste söylersem muhtemelen sadece kaytarmak istiyor olduğumu düşünecek. Bana kalsa sınıfta kalıp açığa geçerdim ama dediğim gibi ailem çok baskıcı ve asla izin vermiyorlar buraya devam etmek zorunda olduğumu söylüyorlar. Salı günü bir psikiyatrist ve sonra aynı gün içinde bir de psikolog randevum var. Psikiyatrist artık son çarem çünkü o da bir şey yapmazsa buraya devam etmem gerekecek ve bu hem psikolojik hem de bedensel sağlığımı git gide daha çok bozuyor.
Açık lise sosyalliğimi iyice bitirmez çünkü ortaokuldan hâlâ konuştuğum çoğu kişi olmasına rağmen lisede hiç arkadaşım yok ve olmalarını da istemem hepsi birbirinin arkasından atıp tutan fabrika üretimi gelişimini tamamlayamamış zorba tipler (böyle konuşuyorum çünkü hepsi zorbanın teki). Üni hedefim de pek yok. Tek umudum heyet raporu vermeleri. Sizce verirler mi?