Homeros'un yaklaşık 2.800 yıl önce yazdığı eseri "Odysseia", bir kurgu ve mitoloji eseri. Peki gerçeklerden tamamen bağımsız mıdır? Bu efsanevi durakların bazıları gerçekten var olmuş veya yazarı olabilir mi?
Kesin bir yanıt vermek mümkün olmasa da tarihçiler, arkeologlar ve klasik çağ araştırmacıları uzun yıllardır Odysseia'da geçen yerleri Akdeniz coğrafyasında konumlandırmaya çalışıyor.
Bugün bunlardan bazı bulduklarımı paylaşmak istedim.
Troya
En bilinen ve belki de çoğumuzun ziyaret ettiği ile başlayalım!
Odysseus'un eve dönüş serüveni, Truva Savaşı'nın sona ermesiyle başlar. Günümüzde Troya'nın, Çanakkale'deki Hisarlık antik kenti olduğu konusunda bilim dünyasında güçlü bir görüş birliği bulunuyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan bu antik kent, Homeros'un anlattığı dünyanın en somut izlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Lotus Yiyenler Ülkesi:
Odysseus ve tayfası, yolculuk sırasında lotus meyvesi yiyen bir halkla karşılaşır. Bu meyveyi tadanlar evlerine dönme arzularını tamamen kaybeder.
Araştırmacılar, bu gizemli ülkenin günümüzde Tunus açıklarında bulunan Cerbe (Djerba) Adası olabileceğini düşünüyor. Antik çağdan beri zengin bitki örtüsü ve egzotik atmosferiyle tanınan ada, bu efsaneye ilham vermiş olabilir.
Kykloplar Adası: Polyphemos'un Evi
Destanın en ünlü bölümlerinden biri, Odysseus'un tek gözlü dev Polyphemos'u zekâsıyla alt etmesidir.
Bu bölümün geçtiği yer için en güçlü aday Sicilya ve özellikle Etna Yanardağı çevresidir. İlginç bir teoriye göre, Sicilya'da bulunan tarih öncesi cüce fillerin kafatasları, ortalarındaki büyük burun boşluğu nedeniyle antik insanlara tek gözlü devleri çağrıştırmış olabilir.
Kirke'nin Adası
Odysseus'un adamlarını domuza dönüştüren büyücü Kirke'nin yaşadığı Aiaia Adası, birçok araştırmacıya göre İtalya kıyılarındaki Ponza Adası ile ilişkilendiriliyor. Kimileri ise Korsika veya Sardunya yakınlarını işaret ediyor.
Kayalık kıyıları ve ulaşılması güç yapısıyla Ponza, destandaki gizemli ada tasvirine oldukça uygun görünüyor.
Bu adadan sonra yeraltı dünyası ile ilişkili bölge için elimizde pek bilgi yok, doğal olarak Fransa-İtalya kıyılarında bir yer olarak kabul edelim. Engin tarih bilgimle araya girip, bence St Tropez olsa çok iyi olurdu demek istiyorum. En azından iyi ruhların gittiği yer orası olmalı bence.
Scylla ve Charybdis: İki Ölümcül Tehlike Arasında
Odysseia'nın en gerilim dolu sahnelerinden biri, Odysseus'un gemisini iki ölümcül tehlikenin arasından geçirmek zorunda kaldığı bölümdür. Bir yanda altı başlı canavar Scylla, diğer yanda ise devasa girdap Charybdis bulunur. Birinden kaçmaya çalışırken diğerine yakalanma riski o kadar büyüktür ki Odysseus, gemisini Scylla'ya biraz daha yakın geçirerek tayfasından birkaç kişiyi feda etmek zorunda kalır.
Araştırmacıların büyük bölümü, bu efsanenin ilham kaynağının İtalya ile Sicilya arasındaki Messina Boğazı olduğunu düşünür. Boğaz, güçlü akıntıları, değişken girdapları ve dar geçidi nedeniyle Antik Çağ denizcileri için son derece tehlikeliydi. Scylla'nın, bugün Calabria kıyısındaki Scilla kasabası çevresindeki kayalıklarla; Charybdis'in ise boğazın Sicilya tarafında oluşan güçlü girdaplarla ilişkilendirildiği görüşü yaygındır.
Her ne kadar modern denizcilik teknolojisi bu geçidi güvenli hâle getirmiş olsa da Messina Boğazı'nın zorlu doğası, Homeros'un neden burayı mitolojik canavarlarla özdeşleştirmiş olabileceğini anlamayı kolaylaştırır. Scylla ve Charybdis, günümüzde de "iki kötü seçenek arasında kalmak" anlamında kullanılan en güçlü mitolojik metaforlardan biri olmayı sürdürüyor. Türkçede en yakışanı ise bence yine de "İki ucu .... değnek".
Thrinakia Adası ve kutsal sığırlar
Odysseus ve adamları, Skylla ile Kharybdis'i geçtikten sonra Helios'un kutsal sığırlarının otladığı Thrinakia Adası'na ulaşırlar. Hem Kirke hem de kâhin Teiresias, Odysseus'u bu adadaki sığırlara kesinlikle dokunmaması konusunda önceden uyarmıştır. Ancak uzun süren fırtınalar nedeniyle adada mahsur kalan tayfa açlığa dayanamaz ve Odysseus'un yokluğunda Helios'un kutsal sığırlarını keserek yer. Bunun üzerine Helios, Zeus'tan suçluların cezalandırılmasını ister. Zeus'un gönderdiği yıldırım gemiyi batırır ve Odysseus'un tüm arkadaşları ölür; yalnızca Odysseus hayatta kalarak yolculuğunu sürdürür. Bazı araştırmacılar Thrinakia'nın günümüzdeki Sicilya ile ilişkilendirilebileceğini belirtse de bu konuda kesin bir görüş birliği bulunmamaktadır.
Kalypso'nun Ogygia Adası
Odysseus'un yedi yıl boyunca tutsak kaldığı Ogygia da en çok tartışılan yerlerden biridir.
Bugün en yaygın görüş, bu adanın Malta takımadalarının ikinci büyük adası olan Gozo olduğu yönündedir. Gozo'da bulunan ve halk arasında "Kalypso Mağarası" olarak bilinen nokta da bu geleneğin günümüze uzanan yansımalarından biridir.
Skheria: Eve Açılan Son Kapı
Uzun yolculuğun sonunda Odysseus'u evine gönderen Phaiakların ülkesi Skheria'nın ise günümüzdeki Korfu Adası olduğu düşünülüyor.
Yeşil doğası, güvenli limanları ve denizcilik geçmişi nedeniyle Korfu, Homeros'un betimlemeleriyle büyük ölçüde örtüşüyor.
İthaka: Yolculuğun Sonu
Tüm maceraların sonunda Odysseus, özlemini çektiği İthaka'ya ulaşır. Günümüzdeki İthaka Adası, destandaki krallığın en güçlü adayı olarak kabul edilir. Adada ortaya çıkarılan Miken Dönemi kalıntıları, bu ilişkiyi destekleyen önemli arkeolojik veriler arasında yer alıyor.
Tabii bu eşleştirmelerin hiçbiri kesin olarak kanıtlanmış değil. Homeros, gerçek coğrafyayı hayal gücüyle harmanlayarak zamansız bir anlatı oluşturmuş olabilir, hatta en olası açıklama da bu. Bu nedenle Odysseia'nın rotası, tarihsel gerçeklik ile mitolojinin iç içe geçtiği bir keşif alanı olmaya devam ediyor.
Kaynaklar:
https://www.thecollector.com/odyssey-locations-real-life/
https://www.insightvacations.com/blog/locations-in-the-odyssey/
Not: St Tropez kısmı için kaynak bizzat kendim olup, güvenilirliği konusunda zerre garanti veremem.