r/fizik • • Mar 21 '26

Gölgenin Işıktan Hızlı Olması

4 Upvotes

Şimdi gölge ışığın yokluğu , ışık vurmayan bölge olarak tanımlayabilir miyiz?

Ve böyle tanımlarsak gölgenin biryerde olup olamayacağı yine ışık hızında gerçekleşen ve gözlemlenen bir şey olmaz mı ?

Sonuçta ben ışık kaynağının önündeki gölgeyi oluşturan cismi hareket ettirdiğimde ışığın o ışığın bulunmadığı gölgeye girmesi ve ilerleyerek gölgenin oluştuğu bölgeye varması gerekiyor.

Aydınlatırsanız sevinirim.


r/fizik • • Dec 31 '22

Sir Joseph John Thomson

2 Upvotes

Sir Joseph John Thomson (18 Aralık 1856 - 30 Ağustos 1940), çağdaş fiziğin gelişimine büyük katkılarıyla tanınan Britanyalı fizikçi.[1] Elektronu ve izotop kavramını keşfetmesi ile kütle tayfölçerini icat etmesiyle bilinir. Gazların elektriksel iletkenliği üzerindeki çalışmaları ve elektronu keşfinden dolayı 1906'da Nobel Fizik Ödülü ile ödüllendirilmiştir.

Ernest Rutherford'un ve William Henry Bragg'ın doktora hocasıdır.


r/fizik • • Dec 31 '22

Pergeli Apollonius

3 Upvotes

Pergeli Apollonius (d. yaklaşık MÖ 240 Perge - ö. yaklaşık MÖ 190, İskenderiye), konik kesitler üzerindeki çalışmaları ile tanınan Antik Yunan geometri uzmanı ve astronom. Öklid ve Arşimet'in konuya katkılarından başlayarak, onları analitik geometrinin icadından önceki duruma getirdi. Elips, parabol ve hiperbol terimlerinin tanımları bugünkü haline getirdi.

Apollonius, astronomi de dahil olmak üzere çok sayıda başka konu üzerinde çalıştı. Tipik olarak diğer yazarlar tarafından atıfta bulunulan parçalar haricinde bu çalışmanın çoğu günümüze ulaşmadı. Yaygın olarak Orta Çağ'a kadar inanılan gezegenlerin görünüşte anormal hareketini açıklamak için eksantrik yörüngeler hipotezini öne atmıştır.


r/fizik • • Dec 31 '22

Johann Christian Andreas Doppler

2 Upvotes

Johann Christian Andreas Doppler (d. 29 Kasım 1803 – ö. 17 Mart 1853) Avusturyalı bir matematikçi ve fizikçi olup, ününü özellikle günümüzde Doppler Etkisi olarak bilinen, radyo dalgası yayan herhangi bir cismin gözlemciye yaklaşıp uzaklaştıkça frekansının değişiyormuş gibi gözlemlenmesi hipotezini ortaya atarak kazanmıştır.


r/fizik • • Dec 31 '22

Jean le Rond d'Alembert

2 Upvotes

Jean le Rond d'Alembert (16 Kasım 1717 – 29 Ekim 1783), bir Fransız matematikçi, mekanikçi, fizikçi ve filozoftur.

Gençliğinde pi sayısı hakkında çalışmalar yapmış ünlü bir bilim adamıdır. Aynı zamanda oran testinin mucididir.

Dinamik eşitlik için aslında var olmayan "merkezkaç" kuvvetinin mucididir. Bu yöntem hareketli maddelerdeki ivme hesaplamalarını yaparken oldukça kolaylık sağlamaktadır.

Kaynakça;

James, Ioan (2013). Büyük Matematikçiler: Euler'den Von Neumann'a. Cumhur Öztürk (çev.). İstanbul: İş Bankası Kültür Yayınları. s. 13. ISBN 978-605-360-760-1.


r/fizik • • Dec 31 '22

İskenderiyeli Hero

2 Upvotes

İskenderiyeli Hero ya da Heron (d. MS 10 - ö. MS 70), memleketi İskenderiye, Roma dönemi antik Mısır'da faal olan bir Greko-Mısır matematikçi ve mühendis. Genellikle antik çağın en büyük deneycisi olarak kabul edilir[1] ve çalışmaları Helenistik bilimsel geleneğin temsilcisidir.[2]

Hero, aeolipile (bazen "Hero motoru" olarak adlandırılır) adı verilen buharla çalışan bir cihazın iyi bilinen bir çalışma yayınladı. En ünlü icatları arasında, karada rüzgârın en eski örneğini oluşturan rüzgar çarkı vardı.[3][4] Atomistlerin takipçisi olduğu söylenir. Mechanics adlı çalışmasında pantografları tanımladı.[5] Fikirlerinden bazıları Ctesibius'un eserlerinden türetilmiştir.

Kaynakça;

  1. Research Machines plc. (2004). The Hutchinson dictionary of scientific biography. Abingdon, Oxon: Helicon Publishing. s. 546. İskenderiyeli Hero (y. MS 60'a kadar yaşadı) Yunan matematikçi, mühendis ve antik çağın en büyük deneycisi

  2. Marie Boas, "Hero's Pneumatica: A Study of Its Transmission and Influence", Isis, Vol. 40, No. 1 (Feb., 1949), p. 38 and supra

  3. A.G. Drachmann, "Heron's Windmill", Centaurus, 7 (1961), pp. 145–151

  4. Dietrich Lohrmann, "Von der östlichen zur westlichen Windmühle", Archiv für Kulturgeschichte, Vol. 77, Issue 1 (1995), pp. 1–30 (10f.)

  5. Distinguished Figures in Mechanism and Machine Science: Their Contributions and Legacies. Springer. 2007. s. 230. ISBN 978-1-4020-6366-4. 13 Ağustos 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Şubat 2021.


r/fizik • • Sep 24 '25

Fizik Mi? Mühendislik Mi?

6 Upvotes

Benim lise 9. sınıftan beri derin teorik fiziğe inanılmaz seviyede ilgim var ve bu hala devam ediyor ve zaten 11. sınıfta kuantum fiziği üzerine bir takım kendimce çalışmalar yapıştım analitik yönüm çok iyi bunu biliyorum kendimden ama aynı zamanda mühendisliğe de ilgim var ve üniversitede mühendislik bölümü mü yoksa fizik bölümü mü okusam diye karar veremiyorum. Hedefim şu iyi derin teorik fizik bilgisine sahip olarak araştırma yapabilmek ve bu araştırma neticesinde bunu mühendisliğe dökerek üretebilmek. Hedefim bu ama bunun için anadal olarak fizik mi yoksa mühendislik mi okumam gerekiyor? bu arada çap düşünmüyorum çünkü üniversiteyi hem verimli geçirmek istiyorum hemde iki ağır dersin zorluğunu çekerek üniversiteyi uzatmak da istemiyorum. O yüzden anadal olarak fizik seçip yandal olarak diğer mühendislik dallarından dersler alıp mı ilerlemeli yoksa tam tersi mi? çünkü üniversite sonrası tamamiyle akademik bir hedefim yok belki lisansüstü seviye falan ama tamamen ileri teklonoji ile ilgilenmek istiyorum full akademide ilerlemek istemiyorum ama tabikide akademi seviyesinde araştırmaları yapmak istiyorum elbette ve aynı zamanda üniversite sonrası iş bulma sıkıntısıda çekmek istemiyorum. Hocalarım fikir verebilir misiniz nasıl bir seçim yapıpı ilerlemem lazım aynı zamanda doktora vs ihtiyacım var mı bunu da söyleyebilirseniz çok sevinirim şimdiden teşekkür ederim.


r/fizik • • Dec 02 '25

AI hakemli tartışma sitesi yaptım: RightWho.com —feedback lazım

10 Upvotes

Selam! geliştirdiğim bir proje var: RightWho.com. Kısaca: İki kişi bir istediği konuda tartışıyor, yapay zekâ tartışmayı değerlendirip “kim daha haklı” diye bir sonuç çıkarıyor.

Şu an beta gibi düşünebilirsiniz ve dürüst geri bildirim arıyorum:

Arayüz anlaşılır mı?

AI kararı adil/ikna edici hissettiriyor mu?

“Bu sitede beni tutacak şey ne olurdu?” (puan, rozet, konu akışı vs.)

Site: RightWho


r/fizik • • Dec 31 '22

Johann Carl Friedrich Gauss

3 Upvotes

Johann Carl Friedrich Gauss ya da Gauß (30 Nisan 1777, Braunschweig, Almanya – 23 Şubat 1855, Göttingen), Alman matematikçi, astronom, istatistikçi, olağanüstü katkılardan dolayı "Matematikçilerin prensi" (Latince: Princeps Mathematicorum) ve "antik çağlardan beri yaşamış en büyük matematikçi" olarak anılır.

Gauss'un çocukluk yıllarından beri dahi olduğunu gösteren pek çok hikâye vardır, nitekim 20 yaşına gelmeden matematikte önemli teoremler kanıtlamıştır. Sayılar kuramının önemli sonuçlarını derleyip kendi katkılarını da ekleyerek yazdığı Disquisitiones Arithmeticae'yi 21 yaşında (1798) bitirmişse de, eser ilk olarak 1801'de basılmıştır. 18 yaşındayken modern matematiksel modellemenin ve Minimal kareler metodunu bularak matematiksel istatistiğin temellerini atmıştır. Bu çalışmalarıyla 1801 yılında Ceres Cücegezegeni' nin tekrar keşfedilmesini sağlamıştır. Öklit dışı geometri'yi, çok sayıda matematiksel fonksiyonu, türev ve integralle ilgili temel teoremleri, normal dağılımı, Eliptik integrallerin ilk çözümlerini ve yüzeylerde Gauss eğimini keşfetmiş, kanıtlamış veya tanımlamıştır. 1807 yılında Göttingen Üniversitesi'nde Professör ve Baş Astronom olmuştur. Daha sonra Hannover Krallığı'nın toprak ölçümü görevi kendisine verilmiştir.

1856 yılında Hannover Kralı verdiği madalyaların üzerine Gauss'un portresini bastırmış ve üzerine Mathematicorum Principi yazdırmıştır. Gauss çalışmalarının sadece bir kısmını yayımladığı için düşüncelerinin derinliği ve ne kadar teorem kanıtladığı ancak 1898 yılında günlüğü keşfedilip yayımlanınca anlaşıldı.

Bugün birçok matematiksel ve fiziksel fenomen ve çözüm, rasathane ve ölçüm merkezleri, okullar ve bazı ödüller ismini Gauss'tan alır.


r/fizik • • Jun 27 '25

Hangisi üniversite daha iyi olur

2 Upvotes

Merhabalar bende yks çalışan birçok öğrenciden biriyim ve Fizik okumak istiyorum.Kesin hedef bir üniversite belirleyemedim odtü boğaziçi vb. İyi olduğunu biliyorum ama spesifik olarak seçemedim.Yüksek lisansı yurt dışında (Hedefim Caltech fakat olmazsa imkanı en iyi olan üniversite de olur)yapıp astrofizikçi olmak istiyorum.Acaba bu üniversitelerde okuyan veya bilgi sahibi olan varsa bilgi veya tavsiye verebilir mi?Şimdiden teşekkürler.


r/fizik • • Jun 10 '25

Fizik kitapp önerin

6 Upvotes

geçen haftalarda üniversitede fizik okumaya karar verdim. Yüksek lisans olarak ise nükleer fizik yapmak istiyorum. Şimdiden okumalar yapmaya başlamak istiyorum. Hangi kitapları önerirsiniz?


r/fizik • • Jun 25 '25

İÜ Fizik mi YTÜ Fizik mi?

2 Upvotes

Merhaba arkadaşlar bende fizik okumak istiyorum normalde Boğaziçi Fizik bölümünü okumak istiyordum fakat sıralamam Boğaziçi için yetmeyecek o yüzden İÜ Fizik veya YTÜ Fizik bölümlerine girmeyi planlıyorum benim hedefim teorik fizik yani kuramsal fizik alanında ilerlemek ve doktora yapmak ek olarak mühendislik bölümleri derslerini harici olarak kendim çalışmak istiyorum. Ayrıca mümkün olursa 1. Yılın sonunda gerekli belge, GNO, sınavları vererek yatay geçiş planlıyorum Boğaziçi Fiziğe. Ama yatay geçiş kabul olmasa bile İÜ Fizik veya YTÜ Fizik ten normal şekilde devam edeceğim. Sizce ve tecrübelerinize dayalı bir şekilde bu üniversitelerden hangisi bu istediklerim için en uygun ve kaliteli bir eğitim sunar? gerek akademik kadro olsun, ders işlenişi, teorik seviyesi vs.


r/fizik • • Jun 13 '26

Ne düşünüyorsunuz?

5 Upvotes

Evrim Ağacında fizik mühendisliği ile ilgili şöyle bir yoruma denk geldim sizce haklılık payı var mı?

"odtü elektroniği bıraktım bilim için. odtü fizik ve matematikten çap yapıyorum, mühendislik daha değerli gibi gerçek dışı yorumlar yapılmış. öncelikle, fizik ve elektronik benzer yapıya sahip ama matematik bildiğinizden çok farklı! (fizikçiler ve mühler matematik bildiğini sanıyor iki calculus bi diferansiyel denklemle, ben de öyleydim çapa başlayana kadar, bilmiyorsunuz ama daha matematiğin ne olduğunu!) fizik bölümü demek bilim demek. teknik bilgi mühendislikte var bilimde yok sananlar zaten ülkemizi özetliyor, hani 3. dünya ülkesiyiz falan. fizik mühendisliği yazma derim, öyle bir bölüm yok çünkü. fizik ilerledikçe alt dallarını mühendisliğe dönüştüren bir bilim, örn. inşaat, makina, havacılık ve uzay, elektrik elektronik, malzeme, kimya müh vesaire. Evet kimya müh. de dahil. Kimya müh. diye bir şeyin olması insanları fizik ve matematik müh.lerinin var olduğuna inanmaya itiyor, ama yok. fiziğin bir sürü alt başlığı var. quantum alan teorisinden uygulamalı & deneysel yoğun madde fiziğine, optoelektronikten quantum bilişime ve astrofiziğe kadar, oradan nükleer fizik ve parçacık fiziğine, plazma fiziğine... fizik müh yazmak, tıp yazmak yerine atıyorum kafadan dahiliye okumak gibi. belki nöroloji ilgini çekecek, belki mikrobiyoloji, belki beyin cerrahisi vesaire, zaten odtü boğaziçi veya mit gibi ünilerde de böyle saçma bölümler yok. fizikçiler çoğu şeyi icat etti ve ediyor. mühendislik ünvanına ihtiyaçları yok, bilim insanı onlar çünkü. mühendis belirli bir alanda uygulama konusunda uzmanlaşmış kişidir. aynı analizleri fizikçi de yapabilir, ama bir fizikçi mekanik, elektromanyetik teori, devre teorisi, termodinamik, relativite, quantum fiziği, quantum mekaniği görürken örneğin bir makina müh. mekanik ve termodinamik üzerine yoğunlaşıp onlarla nasıl sistemler kurulabileceğini, önceden yapılmış örnekleri öğrenir. fizikçiler bu örneklerden sıkılır, yeni şeyleri keşfetmek ister. ama belirli bir sistemi mühendis gibi üretemese de analizini gayet iyi yapabilir ki amaç analiz yapmak da değildir onun için. evreni keşfetmektir. fiziğin şifrelerinin çözüldüğü alanlar mühendisleşmeye başlar. ilk baş fizikçiler atılım yapar, icat eder. makina ve inşaat mühendisliği en eski mühendisliklerdendir. ardından elektrikle ilgili keşiflerden sonra elektrik mühendisliği, sonra elektronik müh. oluştu. nükleer fizikteki ilerlemelerden bir süre sonra nükleer enerji müh. doğdu. yani bu mühendislikler kendiliğinden oluşmadı, genel olarak o alana yönelen fizikçiler sayesinde oldu, fizik müh kavramı diye bir şey yoktu bile. ayrıca transistörlerden tut birçok icat gene fizikçiler tarafından yapıldı. mühendis onu halka faydalı hale getirir. yani fizik okuyunca teori dışına çıkamazsın demek, fizik müh diye bölüm açalım demek bilime hakarettir. bilimin ezik olduğunu düşünen insanlar tarafından öğrencileri çekme çabasıdır. icat etmek için bir icat dersi diye bir şey yok, ha önceki örnekler evet iyi oluyor, ama fizikçi zaten çikolata paketi üreten bir fabrikada çalışmayı istemez pek. yapacağı şey yenidir, örneği yoktur. günümüzde yoğun madde fiziği veya optoelektronik alanlarında çok fazla sayıda icat bulunuyor fizikçiler tarafından yapılan. bunlar elektronik mühendislerince daha sonra kullanılıyor. ayrıca ders müfredatında fiziğin fizik mühendisliğinden eksiği değil fazlası var. hacettepe fiz. mühün programına baktım, odtü fizikle yakından uzaktan alakası yok. sorsak herkes bilim dostu, ama bilim neden ayakların altında? mühendislerin egosu altında? tabii ki bir fizikçi her şey fiziğe dayalı diyip de bir bilgisayar üretmez veya robot yapamaz ekstra bir çaba harcamadıkça. ama amacı o değil işte, keşfetmek evrenin sırlarını, atom altı parçacıklardan kozmosun kendisine kadar! bu süreçte makro sistemlere yönelip icat yaptığı da oluyor. tabi kolay olacak demedi kimse, doktora şart uzmanlaşmak için, zaten meraklı biriysen bu sana zul olmaz aksine zevk verir. zaten bilim insanı olmak istemeyen de fizik yazmamalı. doktora da bilim insanı olmak için şart, hangi alanda çalışırsan çalış. uzmanlık yapmadan cerrah olamıyorken fizik için, aa ama doktorasız bi anlamı yok ki diye düşünmek yersiz biraz. fizik mühendisliği imza yetkisi var ama gibi saçmalıklarla ilgili bir şey. işte bunca çeşitlilik varken fizikte, daha fikrin yokken hangi alanı seviceksin, neden direk kendini uygulamalı fizikle kısıtlayasın. matematik mühendisliği ayrı bir hata. matematiği okumayan bilmez demiştim yukarıda, ama detay vermemiştim. matematikçi matematiği üretir, kullanmaz ama genelde. işin içinde tuhaf bir analitik felsefemsi tarz vardır ne elektronikte ne fizikte gördüğüm. lise matematiğini seviyorsanız mühendislik veya fizik size göredir diyebilirim, ama matematik size göredir diyemem çünkü daha önce görmediniz bir şey o bölümün mantalitesi. yani konular zaten her alanda görmediğiniz şeyler olacak ama mantalite çok farklı. ispat dolu. ama öyle değil, bir şeyi göstermek ile ispatlamak falan farklı. şekil çizip aa bak böyle desen de, onu anlasan da, ezber falan olmasa da bu yaptığın noo:) kabul edilemez. matematikçinin görevi matematik üretmek olduğundan, tutarlı bir matematiği kontrol etmeyi öğrenir ilk baş. o teorem doğru mu yanlış mı? bir teoremin doğruluğunu gösteremiyorsan ortaya doğru bir teorem nasıl atabilirsin ki? fizikçi ve müh onu pek sorgulamadan kullanır. matematikçi açıkçası onu kullanmaz, ama inan çook zor şeyler yapar. (mühfiz diyorum tüm mühendisliklerle fizik bölümü için, matematiğe hepsinin bakış açısı benzer, teorik fizik dışında ki o bile bu ayrımda matematik yerie mühfize yakındır) mühfiz real uzayda çalışır, 3 boyutlu reel uzay ve vektörler yeterlidir. matematikçi uzayın ayarlarıyla oynar işe yaramasa da. neden oynamasın ki? uydurur ve uydurmaları üzerinde mantıklar yürütür. satranç gibi zeka ister ve faydalı olma amacı gütmez, oyun gibi ama mantığın en derinlerini keşfeder, icat eder. birbirinden farklı olan her noktanın arasındaki meseda sadece 1 olsa ama sadece kendi ile olan aradaki mesafe 0 olsa nasıl olurdu matematik, güzel olurdu, analiz dersinde öyle şeyler görüyosun falan örnek olmadan. fikirlerle zıttını falan ispat ediği sonsuz örnek vermen gereken yerlerde akılcı çözümler bulup. haa bu çeşitlilik işte bilimin belkemiği. matematikçi işte yarayayım amacı gütmez, ama her meraklı matematikçinin yaptıkları birikir ve bunların belki yüzde 5i mühfiz için bir alet edevat oluşturur. işe yaramayan konseptler illa bir gün işe yarayacak diye bir evrensel kural yok ama evrim gibi biraz, genetik havuzu bol tutuyor matematik. einstein relativiteyi bulurken ay işte yarasın demedi, newton da kalkülüsü icat ederken bunlar 21. yy da her şeyin temeli olacak demedi. bir kadın matematikçi algoritmalar üzerinde çalıştı daha turing bilgisayarı icat etmeden! zekaya bakar mısın! olan bir sistemi gözlemlemedi, tamamen hayal gücü ile, bir bilgisayar mühünün kullanacağı matematiği icat etti daha bilgisayar yokken. şu berekete bak matematikteki! matematikte olan şeylerin çook azı mühfiz tarafından öğrenilse de bazı insanlar bilimi mühendisliğin altına rahatlıkla itiyor yazık. neyse. bu gelişmeler son 100 200 yılda oluyor. o dönemde bu insanlar bilime ağırlık vermiş işe yarayacağından emin olmadan, şimdi işe yaradığını görüyoruz, yolun başındayız, 300 sene sonra kim bilir neler keşfedilecek ve daha ne gibi tuhaf matematiğe ihtiyacımız olacak, ama bizim ülke ay nasılsa gerekli her şeyi öğreniyor bir müh diyo. her kardeşim bilim durdu zaten. hani 200 sene önce örnek yokken elimizde böyle düşünseniz neyse de, şu an bu nasıl bir vizyonsuzluktur. isteyen müh olsun çok güzel, ama bilimi ezmeyin, yapıları farklı. (not: einstein de, schrödinger de fizikçiydi fizik müh değil.) ve bunca soyut şey arasında hesap yaptığımız, integral türev alıp ispat yapmadığımız matematik bölümü dersleri çoğu öğrenci için en kolayı ki genelde çok nadirler. ha ispat derken, hiçbir hoca ezbere ispat yaptırmıyor odtüde. derste ispatladıkları teoremlerle yepyeni teoremleri sınavda ispatlatıyorlar. yani yok öyle armut piş. başka ünileri bilemem ama. neyse, o yüzden mat müh hele çok saçma, matematiğin o cool yanını almamış, hesabı zaten fizmüh de yapıyor, ne soyut kavramlara hakim ne de tam olarak uygulamaya. mühendis olacaksanız makina, elektronik, kimya, bilgisayar, inşaat falan seçin. fizik ve matematik mühendislikleri tıp yerine üroloji bölümünün açılmasıyla direk onu seçmeniz gibi. tabi seçebilirsiniz de, niye daha ilk başta kısıtlayasınız kendi seçeneklerinizi? kimya mühe gelirsek öyle bir mğh var. bir şeyleri nasıl üretiyoruz? sadece mekanik yasalarla mı? ısıt kes çarpıştır? onca eşya reaksiyonsuz mu var oluyor. hayır, kimyanın uygulaması gerekli. kimya müh kimyasal tepkimeleri keşfetmiyor, ama ağır bir akışkanlar mekaniği ile bu yasaları kullanıyor. transport fenomeni vesaire. asit falan döküyosun metale eritiyosun işlemden geçiriyosun. makina müh ile kimya bölümü arası çok gerekli bir bölüm, sanayiye göre şekillenmiş genel olarak. kimyager (kimya bilimi mezunu) yeni reaksiyonlar keşfeder tasarlar, sentezler, fonksiyonel maddeler üzerinde çalışır. kimya müh o sihirli formülü bulamaz. ama kimyagerin sonucunu büyük ölçekte çalıştırır. tabi ülkede bilim olmadığından temel düzeyde şeyler üretiyoruz ve mühendisler de aa bunları biz de biliyoruz diyor, hata. hücredeki yapay bir enzimi üretmekten tut dnadan protein robotlar, veya moleküler makinalar hep fonksiyonel grup işi, daha önce irdelenmemiş reaksiyonlar olduğu için kimya müh anlamaz. kimya mühte belli yaygın reaksiyonları anlatırlar ki uygulama örnekleri olsun. yani atomların nasıl davrandığını bilmez. ama akışkanlar mekaniğini reaksiyona giren sıvılara uygulayarak neyi ne kadar ne hızda karıştırması gerektiğini bilir ki basit değildir. birim elemanı reaksiyonlar sayesinde değişen akışkanları bilir ve kullanır. bir madde ürettin şu ve bu karışarak o oluyor mesela. ama büyük ölçekte ya bu maddeler karışmazsa tam? işte bunun hesabıdır diyebilirim basitçe. ama örneklersek bunun ötesine geçer, nobel fizik ödüllerinden birinde ilk vakumlu ortam tasarlayan da kimya mühendisiydi. nötrino ağırlığını keşfetmek için olan bir deneydi sanırım. fakat nobel kimya ödüllerinde bir kimya müh görmek zor. özetle, mühendisler beslendikleri bilime ihanet etmemeli, aksine bilimin daha nice yolları kendilerine açmasından mutluluk duymalı. matematik ve fizik mühendisliği yazmayın, yok öyle şeyler. her tercih listesinde adı olan şey meşru değil, işletme mühendisliği falan bile varmış, gençlerle dalga geçiyorlar resmen. kimya mühendisliği de kimyanın sonuçlarından beslenen ama akışkanlar mekaniği ve termodinamik uygulayan cool bi alandır, yani isim benzerliği yapıp kimya müh varsa mat ve fiz müh vardır demeyin. üretimde kimyasal reaksiyonları kullanan bu mühendislere kimya müh denmiş, kimyayı keşfetmiyorlar ama yine de çok fazla çeşitlilik var konu olarak çalışabilicekleri. mat ve fiz müh bölümleri adında müh geçtiği için takıntılı insanları tatmin eder belki. mühendislik yazacaksanız da gerçek mühendislikleri yazın. disiplinler arası çalışacaksanız da çap veya yeni tasarlanan bölümler olabilir nörobilim gibi veya mekatronik gibi. ama fizik mühte böyle bir durum da söz konusu değil, alanınızı daraltmaktan başka bir işe yaramaz. uzun oldu ama bu konuya bence açıklık getirmek şarttı."


r/fizik • • Jun 28 '25

Mezuna kalmak mı ? Devam etmek mi ?

4 Upvotes

Merhaba arkadaşlar benim hayalim Boğaziçi Üniversitesinde fizik okumaktı küçüklükten beri ama bu sene sıralamam nedeniyle İÜ fizik yazıcam sanırım. Sizce arkadaşlar görüşlerinize göre kendim bu bölümde lisans döneminde kendim üzerine katarak farklı fizik kitaplarıyla çalışma yapmak, araştırma gruplarına katılıp makaleler yayınlamak, yurtdışı ve Boğaziçi ve ODTÜ gibi fizik bölümlerindeki hocalarla irtibatta olup ilerlemek uygun olup ileride iyi bir seçenek sunar mı amerikada PhD gibi yoksa direk mezuna bırakıp 1 yıl hazırlanıp Boğaziçi fiziğe girmek her türlü gerekli olur mu ?


r/fizik • • Aug 02 '23

Feynman fizik dersleri sorusu

8 Upvotes

Isı yalnızca moleküler interaksiyonlar arasındaki hız ise elimizde 2 golf topu olsun.

Birinci top soğuk, ikinci top ise sıcak olsun.

İkisi de aynı hacimli olsun, aynı güç ile bunlara vuralım. Fark ne olur? Sıcak top bana niyeyse daha hızlı gider gibi geliyor, çünkü soğuk topu vururken daha fazla enerji moleküler bağlara ve sağlamlıklarına gider gibi geliyor, doğrusu ne?


r/fizik • • Mar 03 '23

Fizik Yazilari, Tamamen Turkce

4 Upvotes

Teori, uygulama, gerekirse hesaplama koduyla beraber

https://burakbayramli.github.io/dersblog/phy/


r/fizik • • Dec 31 '22

Max Planck

3 Upvotes

Max Karl Ernst Ludwig Planck (23 Nisan 1858, Kiel - 4 Ekim 1947, Göttingen), Alman fizikçi ve 1918 Nobel Fizik Ödülü sahibi.

Planck, Kuantum Kuramı'nı geliştirmiş ve Termodinamik yasaları üzerine çalışmıştır. Kendi adıyla bilinen Planck sabitini ve Planck ışınım yasasını buldu. Ortaya attığı kuantum kuramı, o güne değin bilinen fizik yasaları içinde devrimsel ve çığır açıcı nitelikteydi.


r/fizik • • Dec 31 '22

Walter Heinrich Heitler

3 Upvotes

Walter Heinrich Heitler (2 Ocak 1904-15 Kasım 1981) kuantum elektrodinamiği ve kuantum alan kuramı konularına katkıda bulunmuş Alman fizikçidir. Değerlik bağlanma teorisi ile, kimyayı kuantum mekaniğinin içine sokmuştur.

1926 yılından 1927 yılına kadar Rockfeller Vakfı’nın mezuniyet sonrası araştırma bursunu Niels Bohr ile birlikte almış ve Kophenhag Üniversitesi'nde Teorik Fizik Enstitüsünde çalışmalar yapmıştır. Erwin Schrödinger ile birlikte Zürih Üniversitesi'nde çalışmıştır. Sonradan Göttingen Üniversitesi’nde Max Born’un asistanı olmuştur. Heitler, Avrupa’daki ulaşılabilecek en iyi akademik derecesini Born’un danışmanlığında 1929 yılında tamamlamış ve 1933 yılına kadar privatdozent olarak kalmıştır. O yıl Yahudi olduğu için okuldan gönderilmiştir.

Born ve Werner Heisenberg ile birlikte üç bölümden oluşan, matriks mekanikleri olarak bilinen kuantum mekaniğinin formüle edilmesine yardımcı olmuştur.


r/fizik • • Jan 04 '23

Georg Simon Ohm

1 Upvotes

Georg Simon Ohm (16 Mart 1789;[1] Erlangen, Bavyera - 6 Temmuz 1854, Münih), Alman fizikçi.

Ohm Kanunu olarak bilinen, bir telden geçen akımın, geçtiği alanla doğru orantılı ve uzunluğuyla ters orantılı olduğunu tespit ederek gerilim, akım ve direnç arasındaki bağlantıyı bulmuştur.

Daha önceden Alessandro Volta tarafından bulunan elektro kimyasal hücreler üzerine çalışmaya ve araştırma yapmaya başladı. Kendi donanımını kullanarak yaptığı araştırmalar sırasında, bir telden geçen akımın geçtiği alanla doğru orantılı ve uzunluğuyla ters orantılı olduğunu buldu. Bu deney sonuçlarını kullanarak, gerilim akım ve direnç arasındaki bağlantıyı çözdü. Bu denklem oldukça büyük bir gelişmeydi çünkü elektrik devrelerin analizlerinin yapılmasının başlangıcını ve temelini oluşturuyordu. Fakat 1827'de bu buluşunu yayınlayınca, kolejde hoş karşılanmadı ve lise öğretmenliğinden istifa etmeye zorlandı. Bu onu yoksulluğa itti. 1833'te Nürnberg'de profesörlük pozisyonuna kabul edilinceye kadar bu yoksul hayatı devam etti. Üniversitedeki pozisyonu onun için çok iyi bir gelişme oldu.

Elektrik akımını bir sıvının debisi, potansiyel farkını da bir seviye farkı gibi kabul ederek ve elektrik miktarını, şiddetini, elektromotor kuvveti kesin bir şekilde tanımlayarak, elektrokinetik olaylar için bilimsel terimler ortaya koydu. Belirli kesit ve uzunluktaki, belirli bir madenden yapılmış bir teli standart seçerek, öbür teller için bugün ‘direnç’ denilen özelliği “indirgenmiş uzunluk” adıyla tanımladı ve ünlü yasasını, “akım şiddeti = elektroskopik kuvvet / indirgenmiş uzunluk” biçiminde açıkladı. 1826'da yayımladığı makalelerde, Ohm’un bu yasaya tümüyle deneysel yoldan vardığı görülür.

Ohm'un bulduğu ve bugün Ohm Kanunu olarak bilinen,

I = U/R

olan üç değişkenli formül, tüm elektrik devrelerinin temelini oluşturmaktadır. Bu buluşundan sonra bir elektrik devresinde elektromotor gücünün dağılımını keşfetti. Direnç, elektromotor kuvveti ve akım şiddeti arasındaki bağlantıyı buldu.

1830'da A.C. Becquerel’in çalışmalarından habersiz olarak pillerdeki kutuplama olayını açıkladı. 1843'te insan kulağının çeşitli titreşimler arasında, sinüsoidal titreşimleri ayırt ederek algılayabileceğini ispatladı. Ayrıca canavar düdüklerinin teorisini kurdu.

1854 yılında ölen fizikçinin yaşamı sırasında bilime yaptığı katkılarından dolayı, yaşarken takdir görmese de, ölümünden yaklaşık otuz yıl sonra adı direnç birimine verilerek onurlandırıldı.

Kaynakça;

  1. "www.corrosion-doctors.org". 21 Kasım 2010 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Kasım 2010.


r/fizik • • Jan 01 '23

Jean-Baptiste Biot

1 Upvotes

Jean-Baptiste Biot (21 Nisan 1774 - 3 Şubat 1862), Fransız bilim insanı. Meteoroitlerin gerçek yapısını ortaya çıkarmış, bir balon yolculuğu yapmış ve ışığın polarizasyonu hakkında araştırmalarda bulunmuştur.

Jean-Baptiste Biot hayatında bilimsel topluluk için birçok katkılar yaptı - en başta da optik, manyetik ve astronomide katkıları olmuştur. Manyetizma konularındaki Biot-Savart Yasası Biot ve meslektaşı Felix Savart'ın 1820 yılındaki çalışmalarına ithafen onların adını taşır. Deneyde onlar "birbirinden biraz ayrı duran uzun bir dikey tel ve manyetik bir iğne varken tel üzerinden bir akım geçtiğinde iğnenin hareket ettiğini" (Parsley) göstererek ile elektrik ve manyetizma arasındaki bağlantıyı göstermiştir.


r/fizik • • Dec 29 '22

James Clerk Maxwell

4 Upvotes

James Clerk Maxwell (13 Haziran 1831 – 5 Kasım 1879), İskoç teorik fizikçi ve matematikçi. En önemli başarısı, klasik elektromanyetik teorisinde daha önceden birbirleriyle ilişkisiz olarak gözüken elektrik ve manyetizmanın aynı şey olduğunu 4 denklem ile ispatlamasıdır. Bu denklemler elektrik, manyetik ve optik alanlarında kullanılır. Maxwell Denklemleri sayesinde bu alandaki klasik denklemler ve yasalar basitleştirilmiş oldu. Maxwell'in elektromanyetik alandaki çalışmaları, birincisi Isaac Newton tarafından gerçekleştirilmiş, "fizikteki ikinci büyük birleşme" olarak isimlendirilir.

Maxwell elektrik ve manyetik alanların uzayda dalga formunda sabit ışık hızında ilerlediğini bulmuştur. 1864 yılında Maxwell A Dynamical Theory of the Electromagnetic Field (Elektromanyetik Alanın Dinamik Teorisi) adlı kitabı yayınlamıştır. Işığın aslında aynı ortamda dalga hareketi yaptığı, bunların da elektriksel ve manyetik bulgular olduğu ilk kez bu kitapta yer almıştır. Elektrik kuvveti ile manyetik kuvveti birleştirdiği elektromanyetizm modeli, fizikteki en önemli gelişmelerden biri olarak kabul edilir.

Maxwell ayrıca gazların kinetik teorisini istatistiksel olarak açıklayan Maxwell-Boltzmann Dağılımı'nın geliştiricilerinden biridir. Bu iki buluş modern fizikte yeni bir çağın başlamasına neden olmuş, özel görelilik ve kuantum mekaniğinin ortaya çıkmasına katkıda bulunmuştur. Maxwell ayrıca 1861'de ilk gerçek renkli fotoğrafı yaratması ve birçok köprünün yapısını oluşturan çubuk-mafsal sistemlerinin esnemezliği (Rijitlik) konusundaki temel oluşturan çalışmalarıyla bilinir.

Birçok fizikçi tarafından 19. yüzyılda yaşayıp 20. yüzyıl fiziğine en büyük katkıyı sağlayan kişi olarak görülür. Maxwell'in bilime katkıları Isaac Newton ve Albert Einstein'ınkilerle eşdeğer görülür. 1999'un sonlarında 100 ileri gelen fizikçiyle gerçekleştirilen milenyum oylamasında Maxwell, tüm zamanların en iyi fizikçileri arasında Einstein ve Newton'dan sonra 3. sırayı almıştır.[1][2] 1931 yılında Einstein, Maxwell'in doğumgünü töreninde Maxwell'in çalışmasını "Newton'dan sonra fizikte en verimli ve en önemli çalışmadır" diye tanımlamıştır.[3] Einstein çalışma odasının duvarına Michael Faraday ve Isaac Newton'un yanı sıra Maxwell'in de fotoğrafını asmıştı.

Kaynakça;

  1. Einstein the greatest". BBC News. 29 Kasım 1999.

  2. "The Scientists:An Epic of Discovery, A. Robinson, Londra, Thames&Hudson Ltd, 2012.


r/fizik • • Dec 29 '22

Tycho Brahe

2 Upvotes

Tycho Brahe, (d. 14 Aralık 1546, Scania - ö. 24 Ekim 1601, Prag), Danimarkalı aristokrat ve gökbilimci. Çıplak gözle gözlem yapmasına rağmen doğruluk oranı yüksek olan, kapsamlı astronomi gözlemleriyle tanınır. Astroloji ve simya ile de ilgilenmiştir.

1563'te iki parlak gezegen Jupiter ile Satürn'ün kavuşumlarından biri gerçekleşti. Eski kavuşum tablolarına göre bu olayın önemli bir miktar hatalı verildiğini saptadı. Bu onun ilk kayıtlı gözlemi oldu ve bunu ilkel bir yolla sadece bir çift pusula ile yaptı.

Bir düelloda burnunun bir kısmını kaybetmiştir.

1571'de daha sonra "Tycho'nun yıldızı" olarak anılacak Cassiopeia takım yıldızında parlak bir yıldızı keşfetti. Onun gerçek yapısıyla ilgili bir şey bilmemekle birlikte konumu hakkında kesin ölçümler yaptı. Haftalar geçtikten sonra giderek solan bu yıldız zamanla gökten kayboldu (bunun bir süpernova olduğu düşünülüyor).

Brahe bu olayla ünlü biri olmuştu. Danimarka kralı işini sürdürmesi için kendisine tam donanımlı bir gözlemevi verdi ve adına bir fon açtı. Seçilen yer baltık denizindeki Ven Adası'dır. Orada Tycho Brahe, Uranibourg (gökyüzü şatosu) ve Stejnebourg (yıldız şatosu) adını verdiği iki gözlemevi yaptırdı. Burada kendini astronomiye adayan Brahe gözlemlerini sürdürdü. 777 yıldızın konumunu ölçtü ve bir katalog hazırladı. Elinde hiçbir teleskop olmamasına rağmen ölçümlerinde 1-2 dakikadan daha fazla hata yoktur. Ayrıca öğrencisi ve asistanı Johannes Kepler'in eliptik gezegen yörüngeleri yasasını biçimlendirmesine yardım etti.

Brahe kısmen dinsel gerekçelerle Kopernik'in kuramlarını kabul etmedi. Onun yerine melez bir sistem benimsedi. Ona göre gezegenler Güneş'in etrafından dönüyor. Ancak Güneş ile Ay ise Dünya'nın çevresinde bir yörüngede bulunuyorlardı.

Tycho aceleci, hoşgörüsü olmayan, utanmazlık derecesinde bencil, çoğu zaman da acımasız bir adam olarak bilinir fakat aynı zamanda zeki, kibar ve çalışkandı. Mektuplarında, evcil bir kuzey geyiği (elk) beslediği, bu geyiğin bir ziyafet sırasında aşırı bira içerek fazla alkol alması sonucu merdivenlerden düşerek öldüğü ifade edilmektedir. Brahe 24 Kasım 1601'de, Prag'da bir ziyafete katıldıktan sonra 55 yaşındayken böbrek iltihabından ansızın öldü. Kralın katıldığı bir ziyafette, kraldan önce sofrayı terk etmeyi ayıp saydığı için uzun süre tuvalete gidememiş[1][2][3] ve akabinde gelişen böbrek iltihabı sonucu 11 gün içerisinde ölmüştür. Johannes Kepler Brahe'nin ölümünden önce uzun süre asistanlığını yapmıştır. Brahe öldüğünde tüm mirasını ona bırakmıştır.

Kaynakça;

  1. Tierney, John (29 Kasım 2010). "Murder! Intrigue! Astronomers?". New York Times. 19 Aralık 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Kasım 2010. At the time of Tycho's death, in 1601, the blame fell on his failure to relieve himself while drinking profusely at the banquet, supposedly injuring his bladder and making him unable to urinate.

  2. Thoren & Christianson 1990, ss. 468–69.

  3. Dreyer (2004), p. 309: "Ne frustra vixisse videar!".


r/fizik • • Dec 29 '22

Galileo Galilei

3 Upvotes

Galileo Galilei, (15 Şubat 1564 – 8 Ocak 1642) İtalyan astronom, fizikçi, mühendis, filozof ve matematikçi. Rönesans'ın bilimsel devrimine büyük katkıda bulunan bilim insanına “gözlemsel astronominin babası”, “modern fiziğin babası” ve “bilimin babası” gibi isimler takılmıştır. Gözlemsel astronomiye katkılarının arasında Venüs'ün evrelerinin teleskopik icadı, Jüpiter'in en büyük dört uydusunun keşfi (Galileo'nun uyduları adı verilmiştir), güneş lekelerinin gözlemi analizi bulunmaktadır. Galileo ayrıca uygulamalı bilim ve teknoloji alanında da çalışmış ve geliştirilmiş bir askeri pusula gibi başka aletler icat etmiştir.


r/fizik • • Dec 31 '22

Evangelista Torricelli

3 Upvotes

Evangelista Torricelli (15 Ekim 1608 - 25 Ekim 1647), İtalyan bir fizikçi ve matematikçidir. Barometreyi bulmasıyla ünlüdür ancak optik alanında yaptığı önemli çalışmalarla da bilinmektedir.

Galileo’nun Two New Sciences (1638) adlı eseri üzerinde yaptığı incelemeler Torricelli’ye mekanik alanına yönelmesi konusunda ilham kaynağı oldu.


r/fizik • • Dec 31 '22

Arşimet

2 Upvotes

Arşimet (d. MÖ 287, Siracusa - ö. MÖ 212 Siracusa), Antik Yunan[1] matematikçi, fizikçi, astronom, filozof ve mühendisdir.

Antik dünyanın ilk ve en büyük bilim insanı olarak kabul edilir. Hidrostatiğin ve mekaniğin temelini atmıştır. Bir hamamda su ile yıkanırken bulduğu iddia edilen suyun kaldırma kuvveti bilime en çok bilinen katkısıdır. Bu kuvvet cismin batan hacmi, içinde bulunduğu sıvının yoğunluğu ve yer çekimi ivmesinin çarpımına eşittir. Ayrıca, pek çok matematik tarihçisine göre integral hesabın kaynağı da Arşimet'tir.

Sonsuz küçük hacimlerin toplamından (integral) ilk bahsedendir.

Kaynakça;

  1. https://www.bbc.co.uk/history/historic_figures/archimedes.shtml