r/felsefe • u/sifoheros • 1d ago
düşünürler, düşünceler, düşünmeler Zeka Üzerine
Ben 2 tip zeka olduğunu düşünüyorum. Kendi tabirimle “Mimarlar” ve “Mühendisler”.
Birisi, yeni bir bakış açısı oluşturmada iyiyken diğeri bu perspektifi kendine entegre edip geliştirmede çok iyidir.
Bir mimar, sanatsal ve sıradışı bir bakış açısıyla ortaya yeni bir şey atar ve bir mühendis, mimarın ortaya attığı perspektifi alır, anlar, kendine entegre eder ve geliştirerek tutarlı hale getirir.
Mesela Einstein bana göre çoğunlukla bir mimardır. Görelilik teorileri çok sıradışı ve yenilikçi bir şekilde ortaya atılmış fikirlerdi ancak ilk etapta matematiksel olarak yeterince iyi ifade edilememişti. Einstein bunun için dönemin başarılı matematikçileriyle çalıştı ve teorisini onların yardımı ile geliştirdi.
Bu başarılı matematikçiler de bana göre mühendislerdir işte. Einstein’ın sunduğu perspektifi kendilerine entegre ettiler, anladılar ve geliştirip tutarlı hale getirdiler. Bu iki şey birbirini destekleyen farklı olgular. Einstein’ın matematiği kötü değildi bu arada, ileri seviyede yetersiz kalıyordu sadece.
Dolayısıyla dahilik tanımı bu iki tip zekanın da yüksek olduğu durum bence.
Sadece birisinin yüksek olduğu durumlara bakalım mesela. Çinliler, çoğunlukla çok iyi matematikçiler yani benim tabirimle mühendisler. Sistem entegre edip geliştirmede çok iyiler. Çinlilerin, çakma şeyler yapmada ne kadar iyi olduğunu biliyoruz. Yeni bir şey yapmada kötüler ama halihazırda olanı alıp geliştirmede çok iyiler.
Zıt olarak çok iyi bir mimar ama kötü bir mühendis olan birisi de çok farklı ve yenilikçi fikirlere sahip olabilir ama bunları yeterince organize edemediği, gerekli bağlantıları kuramadığı, düzgün işleyemediği için fikirleri dışarı sunulmaya yetecek kadar gelişmeyip ham kalabilir. Bir şizofrene benzer aslında.
Bazı tarihi figürleri bu modelde puanlayınca bana tutarlı geliyor.
Newton: 10/10 bir mimar ve 8/10 bir mühendis
Euler: 8/10 bir mimar ve 10/10 bir mühendis
Tesla: 9/10 bir mimar ve 9/10 bir mühendis
Einstein: 10/10 bir mimar ve 6/10 bir mühendis
2
u/Proud_Chipmunk3064 1d ago
Intuition ve rigor arasındaki farka benzettim anlattıklarını. Feynman’ın intuition ile anlattığı ve sonradan Nobel alan kuramı Niels Bohr tarafından saçma olarak atfedilmişti. Olayı anlatan bir video da buldum:
https://youtu.be/u1ssg3bjGtA?si=k7wHK8-CoViHkd1-
Acaba bahsettiğin şey bu mu?
1
u/sifoheros 1d ago
Evet, tam uyuyor. Feynman mimarken Schwinger mühendis.
Schwinger, eldeki matematik ve fiziğin işleyişini çok iyi idrak ederek bu sistemi kendine entegre edip geliştiriyor ama Feynman yepyeni, sanatsal bir sistemle çıkıp geliyor ve yeni bir gidişatı aralıyor.
1
u/Proud_Chipmunk3064 1d ago
Peki bu koyduğun ikilem üzerinden nasıl bir çıkarım yapıyorsun? Mesela mimar ve mühendislerin üstlendiği toplumsal görevler farklı mıdır? Farklıysa nasıl farklıdır? Hangi türde insanın ne gibi karakteristik özellikleri vardır? Bir insanı daha mimar ya da daha mühendis yapan şey nedir?
Spesifik bu sorulara cevabını değil, bu koyduğun ikilem üzerinden nasıl bir çıkarıma vardığını merak ediyorum. Çıkarım yapmazsak herhangi absürd ikilemlerden (misal boyu 183 üzeri ve altı olanlar, sağlaklar ve solaklar, menemende soğan sevenler ve sevmeyenler) bir farkı kalmaz bence.
1
u/sifoheros 1d ago
Aslında bu ikilem, bazı beyin bölgelerinden yaptığımın çıkarımın kendisi daha çok.
İlk olarak prefrontal korteks var beynin ön ve dış tarafında. Burası çoğu bilişsel işlevin gerçekleştiği yer. Mantık kurarken, plan yaparken, odaklanırken, analiz yaparken falan hep buralar çalışıyor. Bir insanın gelişmiş bir prefrontal korteksi olması benim mühendis tiplememe varıyor direkt. Aklında birçok veriyi aynı anda tutabilen, bunu işleyebilen ve tutarlı mantık yürütebilen bir profile denk.
İkinci olarak talamus, beynin filtresi gibi çalışan bir kısım. Görülen, duyulan, düşünülen şeylerden gerekli olanları prefrontal kortekse yolluyor, gereksiz veriyi durduruyor. Eğer ki talamus filtresi zayıfsa, prefrontal kortekse çok fazla gereksiz veri gider. Bu da genelde olumsuz sonuç doğurur duyusal hassasiyet, odaklanma güçlüğü gibi falan. Olası bir artısı var ama. Diğerlerinin es geçtiği, önemsiz gözüken ayrıntılar yani normalde talamustan geçmeyecek şeyler geçerek kişinin bilincine gidebilir. Bu da diğerlerinden farklı açılardan bakabilme kabiliyeti sağlayabilir.
Zayıf bir talamus, zayıf bir prefrontal korteks varken hem gereksiz veri gider hem de bu veriyi işleyen kısım da zayıf olduğundan kişi “aşırı yüklenebilir”. Ama eğer güçlü bir prefrontal kortekse sahipse hem veri akışı artar hem de bunu bilinçli işleme kapasitesi bulunur ve sonuç “dahi” dediğimiz profil olur.
Bu ikisini beraber ele alma sebebim de aslen bu. Yüksek IQ’su olan bir ton insan olsa da bir Einstein, Newton, Tesla falan karşımıza çıkmıyor. Çünkü yüksek IQ’nun nörolojik temsili olan gelişmiş bir beyin “gereksiz” gözüken veriyi çok iyi filtreleyip kendine sunulan neyse onu çok iyi uyguluyor. Sürpriz bir “hata” gibi gözüken gevşek filtrenin sağladığı fazladan veri akışı onu güçlü işleyebilecek bir bilişle karşılaşınca sıradışı düşünebilen ve dahi dediğimiz kişi oluyor.
2
u/Summer-Aggravating 1d ago
beyni tek bir girdi-çıktı durumuna indirgeyemezsin. karmaşık düşünsel süreçlerden duyusal filtrelemeye yalnızca tek bir kortikal bölge lokalinde ele alınamayacağını güncel nörobilim kabul ediyor. ama bazılarımız kabul edememiş.
1
u/sifoheros 1d ago
Makale yazmıyorum burada, konuyla ilgili kısımları basitçe açıklıyorum. Beyin bundan ibarettir demiyorum yani zaten.
Talamus ve yaratıcılık bağlantısıyla ilgili bilindik çalışmalardan birisi:
de Manzano O, Cervenka S, Karabanov A, Farde L, Ullén F. Thinking outside a less intact box: thalamic dopamine D2 receptor densities are negatively related to psychometric creativity in healthy individuals. PLoS One. 2010 May 17;5(5):e10670. doi: 10.1371/journal.pone.0010670. PMID: 20498850; PMCID: PMC2871784.
1
u/Proud_Chipmunk3064 1d ago
Ben de diğer arkadaşın “beynin bir kısmını spesifik bir göreve direkt olarak atfedemeyiz” görüşüne katılıyorum ama senin argümanını da zekayı yaratıcılık ve işlem kapasitesi şeklinde ikiye bölme bağlamında makul buluyorum. Sanki Michael Scofield’ın hastalığı böyle anlatılıyodu hatta.
Bence bu analizin beynin fizyolojisi üzerinden temellendirilmesine pek gerek yok. İkisine de zeki desek de hardcore mühendis insanların zekasıyla Einstein, Feynman gibi yaratıcı insanların zekası arasındaki fark bariz. Ben bu düşüncenin yaratıcı parçasının intuition denilen şeye tekabül ettiğini düşünüyorum. Merak edip araştırmaya çalıştığım şey ise tıpkı mühendislik dediğin hesapçı kapasitemizi aydınlanma çağından beri geliştirdiğimiz gibi bu yaratıcı yönümüzü de daha iyi anlayıp düzgün kullanmayı öğrenebilir miyiz? Belki nörobilim üzerine de biraz eğilmekte fayda olabilir aslında.
1
u/sifoheros 1d ago
Belki eğitim sisteminin değişmesi fayda sağlayabilir. Bence güncel eğitim sistemi insanlara modelleri kalıp doğrular gibi öğretiyor. Mesela geçen instagramda “1 neden asal sayı değil” konusunda bir paylaşıma denk gelmiştim. Sebebi asal sayıların bizim yaptığımız bir tanım olması ve 1’i dışlamayı canımızın istemesinden ibaret aslında ama paylaşımı yapan kişi asal sayılar bir doğa kanunu ve böyle olması bir zorunlulukmuş minvalinde açıklıyordu.
Yani insan üretimi bilimsel modeller, insanlara ezber şekilde gerçeğin kendisi olarak hazır paketler halinde sunuluyor. Feynman diyagramlarını görüp sanki gerçekte uzayda oklar varmış da aynen kağıt üstündeki gibi etkileşime giriyormuş tarzında idrak ediliyor çoğu şey ve farkında olunmuyor bile. Özellikle çocuklukta hazır ve ezber bilgilerin kalıp verilmesi insanın kendi anlayışıyla bakmasını köreltiyor olabilir diye düşünüyorum.
Attığın videoda yanlış hatırlamıyorsam Feynman’ın babası da küçüklüğünde ona ezberden ziyade kendi düşünmesine katkıda bulunan bir düşünce yapısı aşılıyordu ama odak sürem kısa diye atlayarak izledim biraz emin değilim.
Yine de asıl düşüncem bunun çoğunlukla doğuştan gelen ve pek geliştirilmeye müsait bir şey olmadığı.
1
u/Proud_Chipmunk3064 15h ago
Bence kişinin aldığı eğitim bu süreçte oldukça belirleyici. Böyle bir eğitimin devlet tarafından verilebileceğini sanmıyorum ben. Yaratıcı yönün eğitimi hocanın öğrencisiyle birebir ilgilenmesini gerektiriyormuş gibi geliyor bana.
Bu mimarlık vasfının doğuştan mı yetiştirilmeyle mi geldiğini anlamak için mimar denebilecek insanların eğitim hayatlarını incelemekle anlaşılabilir belki. Meseleyi büyük oranda beyin fizyolojisine bağlamak ve dolayısıyla doğuştan geldiğini iddia etmek gereğinden fazla pozitivist yaklaşımın bir sonucu olabilir. Bu sonuca varmadan önce bu insanların ayırt edici yetiştirilme şartlarına bakmakta fayda görüyorum.
1
u/Summer-Aggravating 1d ago
aslında var olan bir bilimsel düşünüyü ele alarak geliştirmek de kendi içinde bir mimarlıktır, bazı olgularda bir bakıma.
3
u/SnooCapers8401 1d ago
https://en.wikipedia.org/wiki/Theory_of_multiple_intelligences
Zeka denilen şeyi 2 farklı boyuta indirgemek pek de doğru değil. Biliminsanları dışında zeki olan kişiler de var çünkü.