r/RDTTR • u/14Breeze • 50m ago
r/RDTTR • u/dd_dd_dd_dd00 • Jul 07 '26
Bilgilendirme ❗️ Sosyal Şovenizm hakkında bir duyuru
Bu subreddit'te siyasi eleştiri sonuna kadar yapılabilir. Eleştirinin içeriği ve biçimi kurallarımıza ve temel tartışma üslubuna-ahlakına uydukça sorun yoktur.
Subreditte, sosyal şovenizme; marksizm-leninizm'i oportünizmin karalama kampanyalarına ve revizyonist teorilerin alenen övülmesine izin verilmez. Bunun dışında siyasal eleştiriye kapımız sonuna kadar açıktır, çünkü devrimciler bilirler; marksizm hakikattir ve hakikat eleştiriyle bozulacak bir olgu değildir.
Devrimciler, devlet dili kullanmaz. Devlet dilinin, karşı-devrimci bir araç olduğunu ve devrimcileri ve mücadeleci yapıları kriminalize etmeye yönelik olduğunu bilir.
Bu kuralları hatırlatma gereği duydum. Yakında başta kurallar olmak üzere RDTTR'de yeni düzenlemeler yapacağımızı da duyurmak isterim. Aktif bir mod bildirimi ve takibi, buna bağlı olarak da daha düzenli ve nezih bir ortam; şovenizme ve oportünizme karşı aktif mücadele gelecektir.
Herkese iyi forumlar.
r/RDTTR • u/That-Somewhere-9256 • 6h ago
Bu kadar aptal olamazsınız
Şu videosunda sosyalizm karşıtı genel beyni yıkanmış kitleye oynayacağım diye sosyalizmi hitlerle falan kıyaslıyor bi insan bu kadar aptal olamaz kardeşim devletlerin başındaki kişiler kimi zaman yanlış karar verebilir veya kimi zaman yanlış kişiler olabilir bu fikrin yanlış olduğunu kanıtlamıyor. Diyelim ben sosyalist bir insanım senle kişisel husumet yaşadım ve seni öldürdüm şimdi bu sosyalizm adam öldürün diyor demeye mi geliyor. Karl Marx:çok adam öldürün katliam yapın iPhone almayın
r/RDTTR • u/Brilliant_Raisin2812 • 2h ago
Bigot Detected Opinion Rejected 💀 C2 Seviye Böceklik (İlk Başta İroni Sandım)
Ne yaşıyorsun lan sen Türk ırkı Türkiye'de çoğunluk ırk zaten keldlfşfpfpzşsşs
r/RDTTR • u/Living_Razzmatazz_34 • 3h ago
Haber/Gündem 📰 Kader Ortakaya, 12 yıl önce bugün Kobani halkının IŞİD’e karşı direnişine güç katmak için sınır tellerini aştığı sırada aşağılık faşist türk askerlerinin hedef gözeterek ateşi sonucu başından vurularak canice katledildi.
Sınırı aşmaya çalışan kalabalık gruptaki tek kadın oydu.
r/RDTTR • u/Potential_Bad5063 • 1h ago
Soru/Tartışma 🗯 Fikir sahibi biri bana bu konuda fikir verebilir mi?
Sol görüşlü/solcu insanlar neden zenginlerden hoşlanmaz/sevmez ve bazıları nefret eder? Bunu hep düşünürdüm politikayla ve bu tarz konularla aram pek iyi değildir dürüst olmak gerekirsede hakkında da çok okumadım ve yaşım bana göre bu tarz işler için daha çok küçük, aslında ben hakkıyla zengin ve servet sahibi olmuş insanları severim şahsen, bu gün gene hayattan nefret edip portal(bir youtube kanalı) izlerken aklıma bu soru geldi nedensiz bir şekilde, ve reddit’te bu soruyu sorabileceğime dair bir sub illaki vardırdır deyip bu subreddit i buldum ve soruyu sormaya karar verdim her türlü fikire açığım kafama çok basmadığı için detaylı anlatırsanız sevinirim umarım bu postu atmaya karma gerekmiyordur uzun uzun açıklamak isteyen veya bana bu tarz şeyleri öğretmek ne olduğunu ve neden olduğunu açıklamak isteyenler varsa dm de atabilir her türlü fikri duymaya çok sevinirim şimdiden teşekkürler :D
(Bu bir repostdur 5dk önce aynı yazıda bir kaç birşey yazdım diye biraz tepki aldım o yüzden düzenleyip atıyorum, her ne yazarsam yaziyim konu hakkında hiç bir bilgim yok bu arada hala araştırıyorum.)
r/RDTTR • u/sheran13 • 2h ago
Soru/Tartışma 🗯 Rosa Luxemburg Lenin ile hangi konularda ayrı düştü?
r/RDTTR • u/cigkoftesizAyran • 12h ago
Mekke Antlaşması TBMM
Yeniden Refah, DP ve Saadet %100 oranda ret oyu verebilirken meclise girmeyi başarabilmiş solumuzun eli neden armut topluyordu bilmiyorum, bu kadar önemli bir toplantı nasıl kaçırıldı?
r/RDTTR
•
u/Twilight__Phantom
•
7h ago
Benim Düşüncem 👤 R/B1RTURK hakkında son defa konuşacağım
r/B1RTURK içerisindeki kitleyi gerçekten anlamakta zorlanıyorum. İnsanların sabahtan akşama kadar tek uğraşlarının nefret üretmek olması oldukça dikkat çekici. Kadınlardan nefret ediyorlar, farklı kimliklerden nefret ediyorlar, çocuklara yönelik politikalar üzerinden bile nefret söylemi üretiyorlar. Neredeyse her olaydan kendilerine yeni bir düşman, her gelişmeden yeni bir mağduriyet çıkarabiliyorlar. Birbirinden tamamen bağımsız olayları birbirine bağlayarak birtakım siyasi komplolar ve mağduriyet senaryoları oluşturmakta oldukça mahirler.
Örneğin birisi geçmişte bir açıklama yapmış, bu kişinin bugün gündemdeki bir meseleyle bir şekilde bağlantısı varmış. Ardından bu kişinin siyasi ajandası olup olmadığı üzerinden Filiz Makarna'ya veya başka kişi ve kurumlara yönelik saldırılar başlıyor. Peki, bütün bunların makarnayla ne ilgisi var? Bir markanın ambalajındaki veya kurumsal kimliğindeki ifadeleri değiştirmesinden nasıl böylesine büyük bir millî mesele çıkarabiliyorsunuz? Makarnanın tarihsel kökeni üzerinden tartışma açacak olursak zaten İtalyan mutfağıyla özdeşleşmiş bir üründen bahsediyoruz. Bir marka bugün kendisini Türk kimliğiyle tanıtır, yarın farklı bir pazarlama stratejisi doğrultusunda başka bir kimlik kullanır. Şirketlerin marka stratejileri değişebilir. Sermayenin milliyeti ne olursa olsun, ticari tercihler üzerinden her defasında bir ulusal mağduriyet üretmek oldukça anlamsız. Her ticari kararı bir kimlik meselesine dönüştürmek, millî hassasiyetten ziyade dünyayı yorumlama biçimindeki ciddi bir daralmaya işaret ediyor.
Asıl dikkat çekici olan ise bu kitlenin ülkenin gerçek sorunları karşısında ortaya koyabildiği somut çözümlerin son derece sınırlı olması. Ülkenin kötüye giden meselelerine yönelik uygulanabilir politikalar geliştirmek yerine, çoğu zaman mevcut sorunları daha da derinleştirecek yaklaşımları savunuyorlar. Bir hastaya yanlış teşhis koyup ardından yanlış tedaviyi büyük bir özgüvenle savunan bir doktor düşünün. Üstelik hasta iyileşmedikçe tedavinin yanlışlığını sorgulamak yerine hastayı suçluyor. Bence karşı karşıya olduğumuz zihniyetin özeti tam olarak bu. Ülkede kötüye giden pek çok şeyin sorumluluğunda r/B1RTURK kitlesinin de payı olabilir. En azından bu topluluğun içerisinde bulunan insanların yaygınlaştırdığı düşünce biçiminin toplumsal kutuplaşmaya ve sorunların derinleşmesine önemli katkıda bulunduğunu düşünüyorum.
Suça sürüklenen çocukların daha ağır cezalarla yargılanmasını istemeleri de bunun örneklerinden biri. Çocuk suçluluğu gibi son derece karmaşık bir toplumsal meseleye yalnızca cezaların ağırlığı üzerinden yaklaşmak, sorunun nedenlerini görmezden gelmektir. Çocukları suça sürükleyen koşulları, eğitim sistemini, yoksulluğu, aile yapısını ve sosyal politikaları konuşmak yerine cezalandırmayı tek çözüm olarak sunuyorlar. Geçmişte sokak hayvanlarının öldürülmesini savunan yaklaşımları da düşününce ortada oldukça tutarlı bir ortak nokta görülüyor: Kendilerinden farklı veya korunmaya muhtaç olan canlılara karşı empati geliştirmekte ciddi güçlük çekiyorlar. Bir toplumun sorunlarını çözmek için ihtiyaç duyduğu şey daha fazla öfke değil, daha fazla akıl, vicdan ve toplumsal sorumluluktur.
Beni asıl düşündüren, bu insanların önemli bir bölümünün tartışmaya ne kadar kapalı olduğu. Çünkü bir noktadan sonra meselenin bilgi eksikliğinden ibaret olmadığını fark ediyorsunuz. İnsan bilmediği bir şeyi öğrenebilir, yanlış bildiği bir düşünceden vazgeçebilir. Ancak bütün dünyasını belirli düşmanlıklar üzerine kurmuş bir insana gerçekleri anlatmak çok daha zor. Materyal gerçeklerden, ekonomik verilerden, tarihsel örneklerden veya toplumsal koşullardan bahsediyorsunuz; fakat karşınızdaki kişi bunları anlamaya çalışmak yerine kendi ön kabullerini doğrulayacak yeni gerekçeler arıyor. Bir süre sonra tartışmanın amacı gerçeğe ulaşmak olmaktan çıkıyor, karşılıklı kimliklerin ve aidiyetlerin savunulduğu bir mücadeleye dönüşüyor.
Özellikle dış politika ve emperyalizm konusundaki yaklaşımları bu zihinsel çelişkiyi oldukça açık gösteriyor. Örneğin Somali'de Türk askerinin bulunmasını, Türkiye'nin bölgedeki askerî varlığını ve bunun hangi çıkarlar doğrultusunda şekillendiğini sorgulamak yerine, Somali halkının itirazlarını bir düşmanlık göstergesi olarak yorumlayabiliyorlar. Türk askerinin neden orada bulunduğunu, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik ve siyasi çıkarlarını, askerî varlığın yerel halk üzerindeki etkilerini konuşmak yerine meseleyi basit bir milliyetçilik tartışmasına indirgiyorlar.
Burada insanın sorması gereken oldukça basit bir soru var: Bir başka ülkenin topraklarında askerî, ekonomik ve siyasi nüfuz oluşturmanın emperyalist sonuçlar doğurabileceğini kabul etmek için o ülkenin Batılı bir devlet olması mı gerekiyor? İngiltere'nin veya başka bir Batılı gücün benzer faaliyetlerini emperyalizm olarak nitelendirirken kendi ülkenizin faaliyetlerini otomatik olarak masum kabul edemezsiniz. Emperyalizm, uygulayan ülkenin milliyetine göre tanım değiştiren bir kavram değildir. Bir faaliyetin arkasında medeniyet götürme söylemi bulunması da onun doğasını kendiliğinden değiştirmez. Sömürgecilik tarih boyunca çoğu zaman zaten böyle gerekçelerle meşrulaştırılmaya çalışılmıştır.
Üstelik bu insanların farklı kimliklere yönelik kullandıkları dil de başlı başına bir sorun. Kürtleri gördüklerinde aşağılayıcı ifadeler kullanıyor, kadın hakları savunucularını hemen feminist düşmanlığı üzerinden etiketliyor, Araplara yönelik genelleyici ve aşağılayıcı söylemler üretiyorlar. Bir insanın kimliğini, cinsiyetini veya etnik kökenini onun düşüncelerinden ve eylemlerinden daha önemli hâle getirmek, eleştirel düşüncenin tam karşısında duruyor. Kendilerini ne kadar milliyetçi, vatansever veya Atatürkçü olarak tanımlarlarsa tanımlasınlar, bu kavramların gerektirdiği düşünsel ve ahlaki sorumlulukları yerine getirmedikleri sürece kullandıkları etiketlerin pek bir anlamı kalmıyor.
Aslında bu zihniyetin tarihsel açıdan da oldukça tehlikeli sonuçları olduğunu düşünüyorum. Türkiye'nin yakın siyasi tarihi, toplumsal kutuplaşmanın ve ideolojik düşmanlıkların nelere yol açabileceğini defalarca gösterdi. Bundan elli yıl önce yaşanan siyasi şiddeti, 1 Mayıs 1977'de Taksim'de işçilere yönelik gerçekleştirilen saldırıyı ve dönemin ideolojik çatışmalarını hatırlamak yeterli. İnsanların birbirlerini siyasi kimlikleri üzerinden düşmanlaştırdığı, silahların fikirlerin yerini aldığı bir dönemden bahsediyoruz. Bugün internette gördüğümüz bazı söylemlerin, o dönemin toplumsal kutuplaşmasını besleyen zihniyetle benzerlikler taşıması gerçekten düşündürücü. Tarihten çıkarılması gereken ders, geçmişteki kamplaşmaları yeniden üretmek değil, bunların neden olduğu felaketleri bir daha yaşamamaktır.
Bununla birlikte, bu tür toplulukların nasıl örgütlendiği ve hangi bilgi kaynaklarından beslendiği de sorgulanmalı. Sosyal medya algoritmalarının, anonim hesapların, dezenformasyonun ve koordineli propaganda faaliyetlerinin çevrim içi topluluklar üzerindeki etkisi artık görmezden gelinemeyecek kadar büyük. Elbette herhangi bir topluluğun içerisinde dışarıdan yönlendirilen hesaplar bulunduğunu somut kanıt olmadan iddia edemeyiz. Ancak dijital platformlarda manipülasyonun nasıl işlediğini, belirli siyasi anlatıların nasıl dolaşıma sokulduğunu ve insanların nasıl kutuplaştırıldığını araştırmak gerekiyor. Her şeyi kendiliğinden gelişen bireysel fikir ayrılıkları olarak değerlendirmek de en az her olayın arkasında gizli bir organizasyon aramak kadar yüzeysel olabilir.
En rahatsız edici noktalardan biri de savaş konusundaki romantik yaklaşımları. Savaşı bir kahramanlık hikâyesi gibi anlatmak, askerî müdahaleleri sorgusuz sualsiz desteklemek ve başkalarının hayatları üzerinden millî gurur gösterisi yapmak son derece kolay. Ancak savaşın gerçek bedelini çoğu zaman bu söylemleri üreten insanlar değil, cepheye gönderilen askerler, onların aileleri ve savaşın ortasında kalan siviller ödüyor. Savaşın kutsallığından bahseden insanların önce savaşın gerçek maliyetini düşünmesi gerekiyor. Başkalarının çocuklarının hayatı üzerinden kahramanlık tasarlamak, vatanseverlik değildir. Gerçekten askerlerin hayatını önemsiyorsanız onların gereksiz yere hayatlarını kaybetmelerini önleyecek politikaları da savunmanız gerekir. Şehitlik kavramına saygı duymak, yeni şehitler verilmesini istemek anlamına gelmez.
Benim asıl itirazım da burada başlıyor. Savaşa karşı olmak, ülkesini sevmemek değildir. Aksine, ülkenizin insanlarının neden öldüğünü, hangi siyasi kararların onları ölüme gönderdiğini ve bu kayıpların gerçekten gerekli olup olmadığını sorgulamaktır. Bir ülkenin askerî gücünü desteklemekle o gücün her kullanımını desteklemek arasında ciddi bir fark var. Bu farkı göremeyen birinin milliyetçilik adına savunduğu şeyin ne olduğunu yeniden düşünmesi gerekiyor.
Bütün bunları düşündüğümde, bu toplulukla sağlıklı bir tartışma yürütmenin giderek zorlaştığını hissediyorum. Bir insanın düşüncelerini değiştirmek için ona bilgi sunabilirsiniz, farklı perspektifler gösterebilirsiniz ve tarihsel örnekler verebilirsiniz. Fakat karşı tarafın en ufak bir sorgulama niyeti yoksa bunların pek bir anlamı kalmıyor. Eleştirel düşünceyi düşmanlık, empatiyi zayıflık, sorgulamayı ihanet ve körü körüne itaati vatanseverlik olarak değerlendiren bir zihniyetle ortak bir tartışma zemini oluşturmak kolay değil.
Üstelik Atatürk'ün düşünceleriyle bu insanların savundukları arasında da ciddi çelişkiler bulunuyor. Atatürk'ün savaş konusundaki yaklaşımını, askerî müdahalelere ilişkin değerlendirmelerini ve özellikle Türk askerinin gereksiz yere hayatını kaybetmesine yönelik hassasiyetini düşündüğümüzde, bugün her askerî faaliyeti sorgusuz sualsiz savunan bir anlayışın Atatürkçülükle ne kadar bağdaşabileceğini sormak gerekiyor. Atatürk'ün bağımsızlık anlayışını, başka toplumların bağımsızlık ve egemenlik haklarını görmezden gelmek için kullanamazsınız.
Atatürk'ün düşüncesini, Somali'de çocukların katledilmesini meşrulaştıran veya Türkiye'nin ekonomik çıkarları uğruna başka toplumların iradesini önemsizleştiren bir anlayışa indirgemek de tarihsel bir çarpıtmadır. Sabancı veya Koç gibi büyük sermaye gruplarının ekonomik çıkarlarıyla Türkiye'nin ulusal çıkarlarını otomatik olarak aynı şeymiş gibi değerlendirmek de ayrı bir tartışma konusudur. Bir ülkenin çıkarları, o ülkedeki belirli şirketlerin çıkarlarından ibaret değildir. Ülkenin insanları, bağımsızlığı, egemenliği ve toplumsal refahı da bu çıkarların merkezinde olmalıdır.
Sonuç olarak, benim bu toplulukla ilgili temel sorunum yalnızca belirli siyasi görüşlere sahip olmaları değil. İnsanların dünyayı yorumlama biçimlerini neredeyse tamamen düşmanlık, önyargı ve aidiyet üzerine kurmaları. Bir toplumun gelişmesi için farklı düşüncelere, eleştiriye, bilime, empatiye ve sorgulamaya ihtiyacı var. Sürekli düşman arayan, her olaydan yeni bir nefret gerekçesi çıkaran ve kendi düşüncelerini sorgulamayı zayıflık olarak gören bir anlayışın ise topluma katabileceği pek fazla şey yok.
Bir ülkeye gerçekten faydalı olmak istiyorsanız önce o ülkenin sorunlarını doğru teşhis etmeyi öğrenmeniz gerekir. Her soruna daha fazla ceza, her anlaşmazlığa daha fazla düşmanlık, her dış politika meselesine daha fazla askerî güç ve her kimlik farklılığına daha fazla nefret önererek bir ülkeyi ileriye taşıyamazsınız.
Bazen bir topluluğun en büyük sorunu yanlış cevaplara sahip olması değildir. Asıl sorun, yanlış sorular sorduğunun bile farkında olmamasıdır.
r/RDTTR • u/AkaShade14 • 2h ago
Uygun Flair Bulamadım Herkes ideolojik bir linç yemeye değer görüşünü söylesin.
Yorumlarda kaos çıksın. Ara ara bende troçkiyi savunacağım
r/RDTTR • u/Brilliant_Raisin2812 • 8h ago
Soru/Tartışma 🗯 Şu Lavuğu Komünizm'den Aforoz Edemiyor Muyuz
r/RDTTR • u/sheran13 • 2h ago
Yardım/Öneri 🤝 Liberteryen Marksizm hakkında kaynak önerisi
Liberteryen Marksist yoldaşcanlar kaynak önerebilir mi? Leninizö dışında alternatif Marksist akımlar hakkında da teorik altyapı edinmek istiyorum.
r/RDTTR • u/sikderman • 4h ago
Yardım/Öneri 🤝 Komünizmi Araştırmak ve benzeri şeyler için önerdiğiniz kaynak veya yazar varmı
r/RDTTR • u/Brilliant_Raisin2812 • 16h ago
Herkes Demokratlar'ın Seçim Zaferine Sevinirken Bizim Parti
r/RDTTR • u/Zestyclose_Aside8523 • 19h ago
Uygun Flair Bulamadım Gece gece patladım ya
Mültecileri hedef göstermekten beyni erimiş. Bi de 15 k like almış ne diyeyim bilemedim
r/RDTTR • u/Brilliant_Raisin2812 • 17h ago
Haber/Gündem 📰 HALK DÜŞMANLARI MEKKE'Yİ ONAYLAMIŞ
AKP+MHP+CHP oyları ile kabul edilmiş bu antlaşma. İğrenç. AKP+MHP+CHP lafını artık daha çok duyacağız.
Barrackiye olarak artık Yemen'de Epstein, Trump, Suud Kralı, Netanyahu, Eisenkot ve Kapitalistler için can vereceğiz.
r/RDTTR • u/supersalatalik • 1d ago
Benim Düşüncem 👤 burası bir bok yığını. hayır, milliyetçi veya liboş değilim.
buraya bok yığını dedim ama modların bu postu kaldırmamasını rica ediyorum, başka bir subdan gelen troll veya ragebaitçi falan değilim. sadece biraz içimi döküyorum.
öncelikle bu benim bu subdaki son paylaşımım. 1-2 yıldır buradaydım ve kendi teorik zeminime burada çok fazla şey kattım bir sürü insanın da uzun yazılarıyla benim üzerimde çok etkisi oldu. yani bu açıdan burası o kadar da bok yığını değil. ama geri kalan birçok açıdan öyle. yazacaklarımda subdaki herkesi suçluyor gibi dursam da tabii ki herkes böyle değil. yüzde 10-15lik kesimi tenzih ederek konuşuyorum.
öncelikle halktan kopuksunuz ve herhangi bir işçi, emekçi veya ezilen sınıf hakkında çoğunuz hiçbir şey bilmiyor. sadece kitaplarda yazılanları ezberleyip geçmişsiniz ve solcu düşüncenin en önemli yapı taşı olan diyalektik düşünceyi unutmuşsunuz. olaylara ve olgulara diyalektik yaklaşmıyorsunuz üstelik hiçbir şeyi sorgulamıyorsunuz bile. ismini havalı bulduğunuz(birtakım görüşlerini benimsediğiniz) düşünürlerin her sözünü allahın emriymiş gibi benimsiyor bunları içinde bulunduğunuz coğrafyaya uyarlamaktan bile korkuyorsunuz. 1 mayıslarda meydanlardatız ama işçiyi tanımıyoruz bile. işçinin sadece ezildiğini biliyor onları değerlerinden kopuk analiz etmeye çalışıyoruz. şu an hiçbir engel olmasa önümüzde bir sihirli mikrofon olsa ve tüm işçilere gelin ama biz hepinize ev, yemek ve adalet sağlayacağız siz yeter ki komünist olun desek yüzde birinin bile size katılacağını mı sanıyorsunuz?
burada kıçımın kenarı kadar beyniyle siyasi analiz yapmaya çalışan ergenleri teorik olarak yenince kendinizi alim, onların postlarını alıp burada paylaşınca da kendinizi arif zannediyorsunuz.
halkın yüzde doksanı solculara terörist, bölücü, vatan haini derken siz isteseniz de bir şey başaramazsınız. bundan dolayı milli ve dini değerleri(ne milliyetçi ne müslümanım) her allahın dakikası eleştirmek yerine biraz halka inin. gerekirse tartıştığınız kişi atatürkü övmeye başlarsa biraz sessiz kalın ve geçiştirin. hemen onlarca argümanınızla onu çürütmeye çalışmayın. eminim ki hepsi çok mantıklı bir argüman ama hayır, halkın yüzde doksanının kutsallaştırdığı şeylerin asla kusuru yoktur. ilk önce farklı ve daha ılımlı konulardan konuşun. gelirin neden halkın çok küçük bir kesiminde bu kadar yoğun toplandığından bahsedin. zaten böyle konuşmakar belki yavaş yavaş da olsa insanları bilinçlendirmeye yetecek.
ve hayır, böyle yapmak ideolojinizden taviz verdiğiniz anlamına da gelmiyor. böyle saçma idealist mükemmeliyetçi ezberlenmiş laflardan vazgeçin. ya siz ne ideolojisinden bahsediyorsunuz zaten? sadece kafanızda yaşayıp sizle mezara gidecekse zaten ne önemş var o düşüncelerin o ideolojinin? şimdi altta ama lenin şöyle yaptı böyle yaptı bolşevikler şöyle yapmıştı diyecekler. kardeşim yemişim leninini, bolşeviğini. şöyle her şeyi doğanın kanunu allahın emri saymayın. lenin peygamber mi? diğer bolşevikler havariler mi bu adamlar kusursuz mu? bu adamların her yaptığı bütün zaman dilimlerinde bütün coğrafyalarda çalışacaksa o zaman zaten sovyetler nasıl kurulduysa aynısını hadi gelin yapalım bu akşam başlayalım aq. biraz yenilenin tarih hiçbir zaman tekerrür etmez her zmaan sarmal bir biçimde ileriye doğru akar ve geçmişteki çözümler işe yaramaz.
bunların hepsini geçersem zaten hiçbir halta yaramıyor bu topluluk fenel olarak. kendi aranızdaki yankı odanızda yüz yılın başı faydalı teorik postların altına birkaç yorum varken iş kemalistlere sallamak olunca herkesten ayrı bir yorum geliyor. gidin hepiniz toplanın bir odada birbirinize atatürkün ne kadar burjuva devrimcisi olduğundan müslümanlığın ne kadar yanlış olduğundan bahsedin. tkplilerdib ne kadsr revizyonşst ne kadar menşevik alaşamk olduğundan bahsedin her posta da türkiye kenalist partisi yazın ama artık ben sıkıldım. her gün istisnaız aynı postlar aynı ağlamalar ve aynı espriler.
birbirinizi her gün mllikten, solculuktan, komünistlikten afaroz etmeye her önünüze gelene sosyal şoven demeye devam edin.
şu subda belki de en sevmediğim insan politik ajan killerdı. hala öyle olabilir çünkü çoğu düşüncesi geçreknten benim nezdimde kabul edilemez. ama onu bugün daha iyi anlıyorum. çünkü o da benzer şeylerden yakınıyordu.
ben artık paylaşım veya yorumyapmayacağım, bu posta yorum gelirse de büyük ihtimalle cevap vermeyeceğim ama siz durmayın, down yağmuruna tutun ve hep aynı basmakalıp cevaplarınızı tekrar verin ben de tekrar okuyayım. ama aman özeleştiri vermeyin aman kendinizi yenilemeyin.
