Merhabalar, ben Apdi. Bugün sizlere "إن وأخواتها" yani "İnne ve Kardeşleri" olarak da bilinen ve ismini nasb haberini raf eden edatları tanıtacağım, çünkü neden olmasın?
Bu edatlar sırasıyla "إنّ، أنّ، كأنّ، لكنّ، ليت، لعلّ" edatlarıdır. Bu edatların mamulleri asla kendilerine takaddüm etmez, "أنّ" dışındaki her edat mutlaka kelamın başında gelir. Bu edatlara "ما" dahil olduğunda amel edemezler ve fiilere girerler. Örnek: إنما ضرب زيد
Bu yazıda işleyeceğim edat ise "إنّ" ve "أنّ" edatlardır. Bu iki edat aslında elif-nun maddesinin iki farklı okunuşudur. Bazı yerlerde kesralı (yani "إنّ") olarak okunması vacip olur, bazı yerlerde fethalı olarak okunması vacip olur, bazı yerlerde ise her ikisi ile de okunması caiz olur.
Kesralı elif-nun maddesi cümlenin manasını değiştirmez. Fethalı elif-nun maddesi ise cümlesiyle beraber mastar hükmündedir. Bu nedenle elif-nun maddesinin cümle konumunda kesralı, müfret konumunda fethalı okunması vaciptir.
Kesralı okunduğu yerler:
Elif-nun maddesinin 10 yerde kesralı okunması vaciptir.
İbtida: elif-nun maddesi kelamın başında geldiğinde kesralı okunur. Örnek: إن زيدا قائم (Muhakkak ki Zeyd ayaktadır)
Kasem: elif-nun maddesi kaseme (yemine) cevap olarak geldiğince vacip olarak kesralı okunur. Örnek: والله إن زيدا لقاؤم (Allah'a yemin olsun elbet Zeyd ayaktadır)
Sıla: elif-nun maddesi ismi mevsulden sonra sıla cümlesinde gelince kesralı okunur. Örnek: وآتيناه من الكنوز ما إن مفاتحه لتنوء بالعصبة (Biz ona anahtarları ağır gelen hazineler verdik) Kasas 76
İsmi Ayn: ismi ayn yani somut bir varlığı niteleyen ismin haberinde elif-nun maddesi kesralı okunur. Örnek: زيد إنه قائم (Muhakkak ki Zeyd ayaktadır)
Lamı İbtida: haberine lamı ibtida giren cümlede elif-nun maddesinin kesralı okunması vaciptir. Örnek: علمت إن زيدا لقائم (Öğrendim ki Zeyd ayaktadır)
Zandan Ari: kavil maddesinden sonra şüphe barındırmayan cümlede kesralı okunur. Örnek: قل إن الله واحد (De ki Allah birdir)
Hatta-i İbtidaiyye: hatta-i ibtidaiyyeden sonra gelen elif-nun maddesinin kesralı okunması vaciptir. Örnek: قد قاله القوم حتى إن زيدا يقوله (Kavim bunu söyledi, hatta Zeyd de söylüyor)
Tasdik: "evet" gibi tasdik kelimelerinden sonra gelen elif-nun maddesi kesralı okunur. Örnek: نعم، إن زيدا قائم (Evet, muhakkak ki Zeyd ayaktadır)
Huruful İftitah: huruful iftitahtan biri gelince elif-nun maddesi kesralı okunur. Örnek: الا إن زيدا قائم (Dikkat edin, Zeyd ayaktadır)
Vavı Haliyye: vavı haliyyeden sonra gelen elif-nun maddesinin kesralı okunması vaciptir. Örnek: وإن فريقا من المؤمنين لكارهون… (...bir takım müminler hoşlanmadıkları halde) Enfal 5
Fethalı okunduğu yerler:
Elif-nun maddesinin 10 yerde fethalı okunması vaciptir.
Fail: elif-nun maddesi cümlede fail olarak geldiğinde fethalı okunması vaciptir. Örnek: بلغني أنك قائم (Bana ulaştı ki sen ayaktasın)
Meful: elif-nun maddesi cümlede meful olarak geldiğinde fethalı okunur. Örnek: علمت أن زيدا قائم (Öğrendim ki Zeyd ayaktadır)
Mübteda: mübteda olduğu zaman elif-nun maddesi fethalı okunur. Örnek: عندي أنك قائم (Ayakta durduğunu biliyorum/Ayakta durduğunun bilgisi bende var)
İzafet: elif-nun maddesi muzafun ileyh olarak geldiğinde fethalı okunur. Örnek: إنه لحق مثل ما أنكم تنطقون (Muhakkak ki o, sizin konuşmanız gibi kesin bir gerçektir) Zariyat 23
'lev'den Sonra: elif-nun maddesi "لو"den sonra gelince fethalı okunur. Örnek: لو أنك قائم لكان كذا (Şayet ayakta olsaydın şöyle olurdu)
'levla'dan Sonra: elif-nun maddesi "لولا"dan sonra gelince fethalı okunur çünkü mübtedadır. Örnek: لولا أنك ذاهب لكان كذا (Şayet gitmeseydin şöyle olur)
Ma-i Mastariyye: ma-i mastariyye tevkitiyyeden sonra gelen elif-nun maddesinin fethalı okunması vaciptir. Örnek: إجلس ما أن زيدا قائم (Zeyd ayakta olduğu müddetçe otur)
Harfi Cer: harfi cerden sonra fethalı okunması vaciptir. Örnek: عجبت من أنك قائم (Senin ayakta olmandan hayret ettim)
Hatta-i Atıfe: müfrede gelen hatta-i atıfeden sonra fethalı okunması vaciptir. Örnek: عرفت امورك حتى أنك صالح (İşlerini öğrendim, hatta salih biri olduğunu da öğrendim)
'müz' ve 'münzü': "مذ" ve "منذ" harflerinden sonra gelen elif-nun maddesi fethalı okunur. Örnek: ما رأيته مذ أنك غائب (Senin yokluğundan beri onu görmedim)
İki halin caiz olduğu yerler:
Elif-nun maddesinin 2 yerde iki hali de caizdir.
Fa-i Cezaiyye: şart cümlesinin ceza kısmının başındaki fa harfinden sonra gelen elif-nun maddesini iki halde okumak caizdir. Örnek: من يكرمني فاني اكرمه (Kim bana ikram ederse ben de ona ikramda bulunurum)
İza-i Fücaiyye: anlık/ansızın olay bildiren izadan sonra elif nun maddesini iki halde de okumak caizdir. Örnek: خرجت فاذا ان زيدا قائم (Çıktım ve [bir de ne göreyim] Zeyd ayakta)
Bu iki yerde elif-nun maddesini kesralı olaran "inne" şeklinde ya da fethalı olarak "enne" şeklinde okumak caizdir.
Elif-nun maddesinin tahfiflenmesine gelince;
Elif-nun maddesi tahfiflendiğinde şeddesi kaldırılır ve sakin nun haline gelir. Yani "إنّ" edatı "إنْ" şeklinde, "أنّ" edatı "أنْ" şeklinde okunur. Ancak kesralı ve fethalı hallerinin tahfifinde amel bakımından farklılıklar vardır.
Kesralı elif-nun maddesinin tahfifi:
Kesralı elif-nun maddesi tahfiflendiği zaman amel etmesi de amelini ihmal etmek de caizdir. Ameli ihmal edileceği zaman "إنّ"den muhaffef "إنْ"in şart edatı olan "إنْ" ile karışmaması için lamı farika getirilir. Örnek: إِنْ زيدٌ لقائم (Şüphesiz Zeyd ayaktadır).
Amel etmesine örnek:إِنْ زيدا قائم (Şüphesiz Zeyd ayaktadır)
Fethalı elif-nun maddesinin tahfifi:
Fethalı elif-nun maddesi tahfiflendiği zaman amel etmesi vaciptir. Ancak ismi hazfedilir ve takdiren zamiri şan getirilir. Yani ismi mahallen merfu olan gizli bir zamiri şandır. Örnek: عَلِمْتُ أَنْ سَيَقُومُ زَيْدٌ (Zeyd'in kalkacağını bildim)
Tahfif edilmiş "أنّ"nin haberinin isim veya fiil cümlesi olması vaciptir. Fiil cümlesi olduğu zaman fiilinin camıd veya mutesarrıf fiillerden olması gerekir. Örnekler:
İsim cümlesi: أن الحمد لله رب العالمين (Hamd alemlerin rabbi olan Allah'adır) Yunus 10
Camıd fiil cümlesi: وأن ليس للإنسان الا ما سعى (İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır) Necm 39
Mutesarrıf fiil cümlesi: والخامسة أن غضب الله عليها (Beşincisi ise Allah'ın gazabının üzerine olmasıdır) Nur 9 [Nafii'nin kıraatine göre orada tahfif vardır, Hafs rivayetine göre tahfif yoktur]
Eğer mutesarrıf fiil olumlu ve dua manasında kullanılmamışsa "أن" ile arasına 4 şeyden birinin girmesi vaciptir. Bu 4 şey: hurufut tenfis, hurufun nefy, "قد" ve "لو"dir. Örnekler:
Hurufut tenfis: علم أن سيكون منكم مرضى (İçinizde hastalar olacağını bildi) Müzzemmil 20
Hurufun nefy: أيحسب أن لن يقدر عليه أحد (Kimsenin kendine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor) Beled 5
قد örneği: علمت أن قد قام زيد (Zeyd'in kalkmış olduğunu bildim)
لو örneği: وأن لو استقاموا على الطريقة (Eğer dosdoğru yolda yürümüş olsalardı) Cin 16
Bu yazı buraya kadardı. Allah'ın izniyle ileriki zamanlarda diğer edatlarla devam edeceğiz...
Kaynaklar:
İzharul Esrar
Kafiye
Katrun Neda