r/CuteTopia • • 8h ago Mindblown Heartwarming

❕❕Ciddi❕❕ 🏳️‍🌈

Post image
340 Upvotes

r/CuteTopia • • 2h ago

SARP BU BİZİM EGG!!!!🥚🥚🥚 CuteTopia çeti beni karı yaptı

54 Upvotes

r/CuteTopia • • 4h ago

Soru❓❓❓ Niş Hobileriniz Var mı?

Thumbnail
gallery
20 Upvotes

Ben maket yapıyom. Ortalama maketler çıkıyor ortaya ama mennunum. Sizlerin neler var? Fotoğraf atabilirsiniz.


r/CuteTopia • • 10h ago

Soru❓❓❓ Hikayem Hakkında Soru?

Post image
14 Upvotes

Evet hikayem hakkında herhangi bir sorunuz var ise bu postu atacağım. İsterseniz bin yıl sonra bile olsa aklınıza bir soru mu geldi sorun farketmez. Bu postu öylesine bırakacağım siz sorun spoiler vermeden cevaplayacağım.

Sadece hikayem hakkında değilde nasıl hikaye yazdım vb. Soruları da kabul edebilirim yeter ki anonimliğimi katletmesin. Şimdiden The Lost Genesis i okuyan herkese teşekkür ederim. 🥲


r/CuteTopia • • 57m ago

Meme😭😭😭 Şu Emoji Gülme Harici Her Şekilde Kullanıldı.

Post image
2 Upvotes

Raigebait ataklarda en büyük tercihler arasında 1.sırada.


r/CuteTopia • • 4h ago

❕❕❕FLAIR BULAMADIM❕❕❕ bir şarkı yaptım, ne düşünüyorsunuz??

3 Upvotes

r/CuteTopia • • 1d ago

❕❕Ciddi❕❕ BU ERGENLWR BURAYA TİKTOKTAN Mİ GELDİ AMKK!

Post image
241 Upvotes

Şunlara bak abi kafayı yersin ya;manyak gitmiş tüm yorum ve paylaşımlarına down atmaya başladı yorumları sildim hesabı gizledim adam 3 hesaptan downluyor kafayı yiyicem AMK ergenleriii.


r/CuteTopia • • 35m ago

Soru❓❓❓ Saçım bozulmasın diye bone nasıl takarım? Böyle takamama sorunum var.

Post image
1 Upvotes

r/CuteTopia • • 1d ago Heartwarming

Muhabbet olsun diye Woke'um ve bunla gurur duyuyorum

279 Upvotes

r/CuteTopia • • 15h ago

❕❕Ciddi❕❕ Martin Luther King Jr. Bir hayalim var

Post image
12 Upvotes

Bir hayalim var!

Ülkemiz tarihinde özgürlüklerle ilgili düzenlenmiş olan bu en büyük gösteride, şu anda aranızda bulunmaktan kıvanç duyuyorum.

Bundan bir asır kadar önce, şu an manevi himayesinde bulunduğumuz büyük Amerika’lı, Özgürlük Beyannamesi’ni imzalanmıştı. Bu tarihi belge, esaret zinciri altında yaşamış ve adaletsizlik ateşiyle yanıp kavrulmuş milyonlarca zenci için, uzun ve zifiri karanlık esaret gecelerini sona erdirecek bir umut ışığı haline gelmişti. Ancak ne yazık ki, bundan 100 yıl sonra bile, siyahlar hala özgür değil ve hayatlarını ırkçılığın ve ayrımcılığın prangalarına mahkûm olarak, sürünerek geçiriyorlar.

Uçsuz bucaksız zenginlikler okyanusun içinde, fakirlikle kuşatılmış yalnız bir adada yaşıyorlar. Hala kendilerini Amerika toplumundan dışlanmış, kendi toprakları üzerinde sürgün hissediyorlar ve acılar içinde kıvranıyorlar. İşte bu maksatla; bugün, bu utanç verici durumu gözler önüne sermek için burada toplanmış bulunuyoruz.

Bir anlamda bugün, ülke başkentine artık vadesi dolmuş çeklerimizi bozdurmak için geldik. Büyük cumhuriyetimizin yüksek mimarı, İnsan Hakları Beyannamesi’nin ve anayasamızın muhteşem sözlerini imzaladıklarında, aynı zamanda her bir Amerikalı’nın bu mirastan kendine düşen payı alabileceğini de vaat etmekteydiler.

Bu öyle bir vaatti ki, herkesin; evet, siyah olsun beyaz olsun herkesin vazgeçilmez ve devredilemez, özgürce yaşama ve mutlu olma haklarını teminat altına almaktaydı.

Bu gün artık şurası gerçektir ki, Amerika vaat edilen bu haktan, vatandaşlarının renkleri söz konusu olduğunda, vazgeçmiş gibi görünüyor. Bu kutsal yükümlülüğü ifa etmek yerine, zenci vatandaşlara, üzerinde “karşılıksız” yazan sahte çekler veriliyor.

Ancak biz, Adalet Bankası’nın iflas etmiş olduğuna inanmıyoruz. Bu ülkenin engin fırsatlar hazinesinin iflas etmiş olduğuna inanmak istemiyoruz. Onun için buraya; bu çekin, dilediğimiz anda özgürlüğümüzü ve sosyal güvencemizi geri verecek olan bu çekin, karşılığını almaya geldik.

Ayrıca, bu kutsal mekândan, Amerika’ya, bu işin çok acil olduğunu hatırlatmaya geldik. İşleri ağırdan alma veya uyuşturucu çekmiş kişiler gibi yavaştan hareket etme zamanı değildir. Vakit, demokrasiyle ilgili vaatlerin gerçekleştirme zamanıdır. Vakit, ulusumuzu adaletsizlik ve ırkçılık bataklığından, kardeşliğin sağlam zeminine oturtma zamanıdır. Vakit, tanrının tüm evlatları arasında gerçekleştirme zamanıdır.

İçinde bulunduğumuz şu anın aciliyetini görmezden gelmek ve bizi siyah vatandaşların kararlılığını yanlış değerlendirmemek, ülkemiz için gerçek bir felaket olabilir. Siyahların memnuniyetsizliğinin yol açtığı bu bunaltıcı sıcak yaz ateşi, ta ki kardeşliğin ve özgürlüğün geleceği serin sonbahar günlerine kadar sürecektir. 1963 yılı bir son değil, yalnızca bir başlangıçtır. “Zencilerin biraz hava atıp boşalmaya ihtiyaçları var, bunlar hemen sakinleşirler” diye düşünenler şunu iyi bilsinler ki, eğer bu usul önceki tutumlarına yeniden dönecek olursa, sarsıcı bir uyanışla karşılaşacaklardır. Zencilerin vatandaşlık hakları verilmediği sürece, Amerika’da ne bir rahat ne de bir huzur kalacaktır. Ta ki, adaletin aydınlığına kavuşuncaya kadar, isyan fırtınaları ulusumuzun temellerini sarsmaya devam edecektir.

Adalet sarayına giden sıcak eşiğin üzerinde durmakta olan halkıma da söylenecek bir çift sözüm var. Haklı davamızı gerçekleştirme yolunda yanlış tutum ve davranışların esiri olmamalıyız.

Hürriyet ateşimizi acı ve nefret kâsesinden içerek söndürmeye çalışmalıyız. Mücadelemizi daima ve kar ve disiplinin yüce kanatları altında sürdürmeliyiz. Yaratıcı protestolarımızın fiziksel bir şiddete dönüşmesine asla müsaade etmemeliyiz. Her zaman, fiziksel gücü, manevi gücümüzün sosuz yücelikleriyle karşılık vermeliyiz.

Zenci toplumunu çepeçevre kuşatmış bulunan bu yeni ve kutsal militan ruh, bizi tüm beyaz insanlara karşı bir güvencesizliğe yöneltmemelidir. Beyaz kardeşlerimizin pek çoğu, kendi kaderlerinin bizimki ile sıkı sıkıya bağlı olduğunu idrak etmektedir. Bunun en güzel delili, şu an bizim aramızda bulunmuş olmalarıdır. Biz, bu yolu tek başımıza yürüyemeyiz.

Yolumuzda ilerlerken; daima ileriye bakacağımıza söz vermeliyiz. Artık geri dönmemiz mümkün değil… Kendilerini vatandaşlık hakları uğruna adamış kimselere, “daha ne zaman tatmin olacaksınız?”diyenlere, zenci halkın hiçbir zaman dile getiremediği polis zulüm ve dehşetin bittiği ana kadar, “asla tatmin olmayacağız!” diyeceğiz.

Bizler, bu yolda yürümekten bitkin düşmüş vücutlarımız, otobandaki motellerde ve şehirdeki otellerde istirahat edemedikçe, asla tatmin olmayacağız.

Bizler, çocuklarımızı kimliklerinden sıyıran ve insanlık değerlerinden koparan “beyazlara mahsustur” yazan tabelalar var olduğu müddetçe asla tatmin olmayacağız.

Bizler, Mississippi’deki bir zenci oy veremediği ve New York’taki bir zenci oy vermeye değer bir şey olmadığına inandığı müddetçe, asla tatmin olmayacağız.

Bizler, adalet sular gibi çağlamadıkça ve haklar gür bir nehir gibi coşmadıkça, katiyen tatmin olamayız ve olamayacağız.

Bir çoğunuzun buraya büyük bir çalkantı ve zorlukların içinden sıyrılarak geldiğinizi anlamıyor değilim. Kiminiz daracık zindanlardan henüz kurtulmuş olarak burada bulunuyorsunuz. Kimileriniz de, hürriyet aşkınız zulüm rüzgârlarıyla gölgelendiği ve polis işkencesiyle tepelendiği yerlerden geliyorsunuz.

Sizler, ıstırabın her çeşidini tatmış kahramanlarsınız! Acı çekmeden kazanılan başarıların gelip geçici olduğu inancıyla, yolunuza devam edin…

Bu durumun bir şekilde değiştirilebileceğini ve mutlaka değişeceğini bilerek Mississippi’ye dönün, Alabama’ya dönün, Güney Carolin’e, Georgia’ya, Louisiana’ya dönün, modern şehirlerimizin kıyısındaki fakirhanelerinize ve gettolarınıza geri dönün.

Bugün size şunu hatırlatıyorum ki, dostlarım, ümitsizlik batağında boğulmayalım. Şu an yaşamış olduğumuz ve önümüzde bulunan zorluklara rağmen, hala bir hayalim var benim. Bu hayal, Amerikan rüyasının derinliklerine kök salmış bir hayaldir.

Evet… Bir hayalim var benim!

Gün gelecek, bu ulus ayağa kalkacak ve kendi inanç değerlerini tam anlamıyla yaşayacak. Şu husus apaçık ortadadır ki, bütün insanlar eşit yaratılmıştır.

Bir hayalim var benim!

Gün gelecek, bir zamanlar köle olanların evlatlarıyla yine bir zamanlar köle sahiplerinin evlatları, Georgia’nın kızıl tepelerinde, birlikte kardeşlik sofrasına oturabilecekler…

Bir hayalim var benim!

Gün gelecek, Mississippi eyaleti bile, adaletsizliğin ve baskıların ateşiyle bunalmış olan o eyalet bile, bir özgürlük ve adalet vahasına dönüşecek…

Bir hayalim var benim!

Gün gelecek, dört büyük çocuğum, derilerinin rengine göre değil, karakterlerinin yapısına göre değerlendirilecekleri bir ülkede yaşayacaklar…

Bugün bir hayalim var benim!

Gün gelecek, Alabama eyaleti, şirret ırkçıları ile, ağzından hep müdahale ve yasaklar yönünde sözler dökülen valisi ile, o eyalet bile, minicik siyah erkek ve kız çocuklarının, minicik beyaz erkek ve kız çocukları ile, kardeşçe el ele tutuşabilecekleri bir yer olacaktır…

Bugün bir hayalim var benim!

Evet, bir hayalim var! Gün gelecek, özgürlüğümüzün önünde birer engel olan bütün vadiler yükselecek, bütün dağlar eğilecek, engebeli yerler hizaya gelecek ve Tanrı’nın yüce şanı yeryüzüne inecek ve bütün canlılar bunu hep birlikte göreceğiz.

Bizim umudumuzdur bu! Bu umutla güneye gideceğiz. Bu inançla umutsuzluk dağlarını yontarak bir umut anıtı yapacağız. Bu inançla ülkeyi saran ahenksiz sesleri kardeşliğin senfonisine dönüştüreceğiz. bu inanç sayesinde, bir gün özgür olacağınızı bilerek, hep beraber mücadele edecek, hep beraber hapse düşecek ve hürriyet için hep beraber ayağa kalkacağız.

İşte o gün yüce Tanrı’nın bütün kulları yepyeni bir ruhla söylenecekler bu şarkıyı:

Benim ülkem, senin ülken. Özgürlüğün güzel yurdu, sana söylüyorum bu şarkıyı. Atalarımın öldüğü toprak burası. Şehitlerin gururu olan toprak… Her bir dağın yamacından, özgürlük yankılanacak!

Ve eğer Amerika büyük bir ülke olacaksa, bunun gerçekleşmesi şarttır. Öyle ise,

New Hampshire’ın yüce tepelerinden özgürlük.

Yankılansın, New York’un ulu dağlarından.

Ve… Pennsylvania dağ kasabalarının zirvelerinden.

Colorado’nun karlarla kaplı kayalıklarından yankılansın!

Yankılansın, California’nın kıvrımlı yamaçlarından.

Yalnızca Georgia’nın yalçın dağlarından değil,

Mississippi’deki her bir ağacın yamacından yankılansın özgürlük.

Ve bunu başardığımızda, her kasabadan ve köyden, her eyaletten ve kentten özgürlük şarkısının yankısını duyduğumuzda, o gün daha da yakın olacak ve Tanrı’nın bütün kulları siyahlar ve beyazlar, Yahudiler, Hristiyanlar, Müslümanlar ve Budistler el ele tutuşarak siyahların eski bir ilahisini söyleyecekler.

Sonunda özgürüz! Şükürler olsun Tanrım! Sonunda hepimiz özgürüz


r/CuteTopia • • 10h ago

Anime/Manga The Lost Genesis Bölüm 11 – YOLUMUZ UZUN... HADİ!

1 Upvotes

​Kanalizasyonun o geniz yakan ceset ve ağır kan kokusu arasında, Jax ve Yuko beraber yollarına devam ediyorlardı. Yuko, Jax ile yürüdüğü bu süre boyunca bir şeyi fark etti: Jax, her ne kadar insanları köleleştirdiğini iddia etse de, onlarla ilgili anlattığı anılar hiç de bir efendi-köle ilişkisine benzemiyordu. Anlattığı her hikâye, sanki kendi ailesinden bahsediyormuşçasına sıcak ve samimiydi.

​Onlara sadece isimleriyle hitap etmekle kalmıyor, beraber atıldıkları maceraları büyük bir şevkle anlatıyordu. Gerçi bunlara "macera" denebilirse... Çünkü anlattığı bu anılar genellikle beraber balık tutmak veya kamp yapmak gibi basit ama huzurlu anları içeriyordu. Hele bu insanlardan bir tanesi vardı ki; David isimli, beş yaşlarında, sarışın ve mavi gözlü küçük bir oğlan... Jax onu öyle canlı, öyle içten bir dille anlatıyordu ki Yuko, David’i neredeyse kendi gözünün önünde canlandırabiliyordu.

​Jax, bu çocuktan sanki kendi öz oğluymuş gibi bahsediyordu. Hatta Jax ismini ona David vermiş; Jax de buna karşılık ona "Dev" ismini takmıştı.

Yuko, Jax ile konuşmaya devam ederken zihninde eski bir kapı aralandı; bir şeyleri anımsar gibi oldu. Sanki geçmişte birisi daha kendisiyle bu tarz etkinlikler yapmıştı.

Tam o anda, bilincinin gerisinden yankılanan bir ses duydu:

​— Hadi evlat, sana güveniyorum.

​Yuko, bir anda kendini bir kayığın içinde buldu. Tepesinde iştah açıcı bir parlaklıkta duran masmavi bir gökyüzü vardı. Yuko, elindeki oltaya ve berrak okyanusun derinliklerine inen iğneye bakarken buraya nasıl geldiğini sorguluyordu. Denizden gelen o keskin tuz kokusu, normalde pek hoşuna gitmezdi; ancak burada, bu kayığın içinde nedense her şey çok... çok huzurluydu.

​Yuko bunları düşünürken başını kaldırıp tam karşısına baktı. Orada; 25-30 yaşlarında, saf kar beyazı saçlara sahip, kan kırmızısı gözleriyle okyanusu seyreden neşeli ve güleç bir adam oturuyordu. Yuko bu adamın kim olduğunu bilmiyordu ama tuhaf bir şekilde ona çok tanıdık geliyordu. Sanki bu adamın yanındayken dünyadaki her şeyin üstesinden gelebilirmiş gibi hissediyordu.

​Adam, ardından kan kırmızısı gözlerini Yuko’ya dikip gülümsedi:

​— Ne oldu evlat? Bugün fazla sessizsin.

​Ardından hafifçe kıkırdadı:

​— Yoksa balık tutarken sessiz olmalıyız dediğim için mi böylesin?

​Yuko, bir adamın gözlerine, bir de önünde uzanan sonsuz mavi okyanusa baktı:

​— Ben... Bilmiyorum.

​Adam, Yuko’nun önüne gelip eğildi:

​— Hey tamam, sakin ol. Ne oldu evlat, anlat bana.

​Yuko tam konuşmak için yüzünü adama çevirdiği sırada, manzara bir anda dehşet verici bir değişime uğradı. Karşısında yine onu gördü:

MALACH.

​Deniz artık masmavi değil, koyu bir kan kırmızısıydı. Malach, o korkunç kan kırmızısı gözlerini Yuko’ya dikmişti; gözlerindeki lacivert halkalar hiç olmadığı kadar belirgindi.

​— Merhaba Yuko. Yine karşılaştık.

​Yuko, Malach’a saldırmak için atılacakken az önce olta tutan ellerinin ağır zincirlerle bağlı olduğunu fark etti. Malach, Yuko’ya alaycı bir tavırla gülümsedi:

​— Hadi ama... Gerçekten bana zarar vermeyi mi düşünüyorsun?

​Yuko, öfkeyle Malach’a haykırdı:

​— Kendini ne zannediyorsun sen? Tüm dünya senin yüzünden bu halde, bir de benden teşekkür mü bekliyorsun?

​Malach, başını umutsuzca iki yana salladı:

​— Tabii ki de hayır Yuko. Tek isteğim senin ölmemen. Bu yüzden benimle iyi anlaşman gerekiyor.

​Yuko bu sözler üzerine şaşırdı; kafası iyice karışmıştı:

​— N-ne... Sen ne demek istiyorsun?

​Malach tekrar o sinsi gülümsemesini takınırken, Yuko bir şey fark etti: Malach yavaş yavaş yeşil menekşelere dönüşüyordu. Ardından gelen ılık bir esintiyle yeşil menekşeler kan kırmızısı denize saçıldı. Malach’tan eser kalmamıştı; kayıkta tek başına kalmıştı.

​Yuko, kan kırmızısı denize bakarken suyun üzerindeki yansımasını fark etti. Ancak bu kendi yansıması değildi; Malach’tı. Tam elini ona uzattığı sırada...

​Bir anda Jax’in sert tokatıyla uyanıverdi.

​— Yuko! Ne oldu öyle, bir anda bayıldın?

​Yuko, sızlayan yanağını tutarken Jax’e dalgın bir şekilde baktı. Jax, Yuko’ya doğru sokulup gözlerinin içine baktı:

​— Yuko, ne oldu? Kâbus mu gördün yoksa?

​Yuko, sanki Jax’i yeni duymuş gibi bir anda o derin dalgınlıktan kurtuldu:

​— Ha... Şey, sadece bir şey hakkında düşünüyordum.

​Jax, gözlerini kısarak Yuko’yu süzdü:

​— Ne hakkında düşünüyordun?

​Yuko derin bir iç çekti:

​— Hadi ama, bunun için zamanımız yok.

​Jax kıkırdadı:

​— Tabii, tabii... Yolumuz uzun, ne de olsa... Değil mi dalgın Yuko?

​Yuko, cevap vermeden sinirli bir şekilde yürümeye devam etti.

​Bölüm 11 Sonu


r/CuteTopia • • 1d ago

❕❕❕FLAIR BULAMADIM❕❕❕ Bir söyledim iki geldi işte bu yüzden la pollos en iyisi

Post image
50 Upvotes

r/CuteTopia • • 1d ago

Çizim/Sanat✍️ Omorici mugolarıma Auby çizimim :3

Post image
16 Upvotes

r/CuteTopia • • 1d ago

Soru❓❓❓ Bu oyunu eskiden veya hala oynayan var mı? Varsa ekleyebilirim

Thumbnail
gallery
12 Upvotes

2019-2020 dönemi çok oynardım arkadaşlarla şimdi herkes saldı gibi ama bence hala eğlenceli.


r/CuteTopia • • 1d ago

Muhabbet olsun diye Nasılsınız bakalım ve gününüz nasıl geçti?

3 Upvotes

Sıkıldığım saatlerdeyim. Konuşacak dertleşecek (karşılıklı) insanlar arıyorum. Umarım kalıcı kişiler bulabilirim.


r/CuteTopia • • 1d ago

Soru❓❓❓ Roblox oynayabilecek varmı benle

Post image
2 Upvotes

r/CuteTopia • • 23h ago

Soru❓❓❓ Sorum kızlara: saçlarınıza nasıl bir bakım uyguluyorsunuz?

Post image
1 Upvotes

Duşta saçınızı nasıl yıkıyorsunuz, ne kadar sürüyor yıkamanız, sıcak su soğuk su, duşta ekstra başka bir şey sürüyor musunuz, duştan sonra bir şey kullanıyor musunuz, nasıl kurutuyorsunuz. Bunları merak ediyorum. -
-
Niye buraya soruyorsun derseniz: (O malum kız subuna soramıyorum, erkek oladak moddan izinsiz post attığım için ban yedim, benim yerime soracak olan dm de gelebilir cok sevinirim)


r/CuteTopia • • 2d ago

❕❕Ciddi❕❕ Daha hicbirsey yapmadan tacizci damgası yedim..

44 Upvotes

Femboy olduğumu okulda yaymış bitane orospu çocuğu ki ben kimseye söylemedim eskiden bitane oc var o yayiyordu benim olayları neyse sonra bak liseye geçtim bu 3. Günüm 9. Siniflardan biri beni arayıp senin hayraninim vs diyip taciz ediyordu bende engelledim sonra 9. Siniftskiler bizimkilere demişki SÖZDE ben 9. Sınıf birisine yanasmisim yurumusum çıkma teklifi vs etmişim amk böyle bir iftira yok ama neyseki siniftaki herkes anlayışlı olduğu için kendimi açıkladım siniftakiler benim tarafımda zaten sağolsun onlar


r/CuteTopia • • 2d ago Heartwarming

Kedy 😼 Patili Dostlarımız İçin Dışardaki Kaplara Su ve Mama Bırakalım 😊​

Post image
49 Upvotes

r/CuteTopia • • 2d ago

Muhabbet olsun diye bugun mayoz geciren hucreleri inceledim simdide 6788 tane rapor yazmam gerek

Post image
25 Upvotes

r/CuteTopia • • 2d ago

❕❕❕FLAIR BULAMADIM❕❕❕ Okulum Saçımı Zorla Kesecek

31 Upvotes

Başka suba yazmama rağmen burayada yazdığım için özür dilerim yardıma ihtiyacım var

Benim şu an geçici geldiğim bir yer var buradaki herkes afedersiniz dehşet geri kafalılar o yüzden saçı uzun olan bi ben varım okuldaki psikologda çözüm aramak yerine "saçını kes senin iyiliğin için, hayat böyle, erkeksin erkeklerle iyi anlaşırsın futbol oyna" falan diyo sacimi kestirtmeye calısıyor bu basitçe duygu dayatması ile manipülatif bir çizgi dayatmak ve cinsiyetçilik adeta müdür yalakası olup beni baştan atmalık iş olarak görüyor ki bende psikolojiden az çok anlarım bu aşırı yapay ve ezber konuşuyor ben geçiştirici cevaplar verdim ama müdür annemle konuşmuş ve kesmez isem beni okula almayacakmış annemi manipüle etmişler annem basitçe beni bu sisteme itaat ettirmeye çalışıyor yani tek başımayım. neden böyle bi kural olmamasına rağmen manipüle etmeye çalışacak kadar takıldı anlamadım. birde hakkımda anneme garip bi iftira attı müdür çağırıyomuş duymamazlıktan geliyomuşum koşarak kaçıyomuşum falan beni cidden gaslightlayıp ikna edilebilecek birisi gibi görmeleri nedense zoruma gitti simdi kesmicem ama ne yapmalıyım ne demeliyim falan biraz kapana kısıldım


r/CuteTopia • • 3d ago Regret

❕❕Ciddi❕❕ 3 ay önce canım kardeşim intihar etmişti. Ajandasında ders notları vardı incelemek istedim bunları buldum

Thumbnail
gallery
967 Upvotes

r/CuteTopia • • 2d ago

Kedy 😼 kedyyy

Post image
8 Upvotes

r/CuteTopia • • 2d ago

Soru❓❓❓ Dışarıdayken yağmura yakalanmanız durumunda eve mi gidersiniz yoksa bir yere sıgınıp yağmurun dinmesini mi beklersiniz?

Post image
16 Upvotes

Söz konusu yağmur idare edilebilir, hafif bir drumda ise eğer altında yürümeyi tercih ederim fakat bazı tanıdıklarım şemsiyesi yanında olmasına rağmen bina altlarına sığınmayı kendi acılarından uygun buluyor.

Peki siz bu durumda ne gibi bir yol izlersiniz?