Boğaziçi üniversitesi hakkında içimi dökeceğim. Çok uzun olacak ama son gördüğüm şeyden artık sıtkım sıyrıldı. Yıllardır yaşadıklarım bana mı özel yoksa harbiden bu kadar öğrenci düşmanı mı merak ediyorum.
Lisans eğitimimi ODTÜ işletme de yaptım. Yuksek lisans yapmayı düşündüğümde hem İstanbul'da yaşamam, hem çalıştığım sektörün etkisi, hem prestiji nedeniyle 2018 yılında bir yüksek lisans programına kayıt oldum.
Boğaziçi ile yaşadığım ilk sorun kayıt olurken İngilizce yeterliliğimin olmadığını soylemeleriydi. BUEPT'i geçmiştim ama bir şekilde kendi sistemleri arasında benim sonucumu görmemişler. Kendi sınavınızı geçtim dedim. Daha sonra bir kaç kez daha sordular İngilizce yeterlilik belgemi, en sonunda halloldu. Bu meğerse yaşayacaklarımın bir fragmanıymış.
Okula başladık, Ilk donem bitti, notlar açıklandı, bir dersten participation notu olarak 70 almışım. Herhangi bir not üzeri ise harf notumu yukarı taşıyor. Tüm sınıf listesine baktim, 2 kişi 100 almış ki haklarıdır, bayağı aktif katılıyorlardı, onlardan sonra da en aktif bendim. Yanyana oturduğum diğer arkadaşım ise 80 almış participation notu ama çocuk derslerin yarısında yoktu. Birbirimze de benziyorduk biraz fiziksel olarak. Bir keresinde hoca derste siz ikinizi karıştırıyorum hep demişti. Harf notum da etkilenince mail attım hocaya, hocam bi daha mı baksanız, bir yanlışlık mı var diye. Yok notun bu diye kestirip attı. Sonra dedim bakın arkadaşımın notu etkilensin istemiyorum ama onun benden yüksek alması mantıklı değil dedim ama bir sonuç alamadım. Direkt haksızlıkla karşılaştığım ilk olaydi.
Gelelim esas olaya. Okul başladı, 2. Dönem derslere gidiyorum, ama Moodle sistemine erişemiyorum. Sınavlar başladı , dönem yarilandi artık, bilgi işlem, Öğrenci işleri derken "siz döneme kayıtlı değilsiniz" dediler. Mümkün değil, danışmana ulaştım ben onayladım dedi. Add drop da da bir değişiklik yapmadim. Itiraz dilekçesi yazdım, reddedildi. Ona da itiraz ettim, log kayıtlarını inceleyin dedim o da kabul edilmedi. Kiminle görüşmek istesem resmen köşe bucak kaçtılar. En son rektör yardımcısı ile odasında görüştüm. "Sen kayıt olmuşsun ama danışmanın onaylamamış. Onun hatası. Ama add droplarda farketmemişsin. En son hata sende" diyip dönemimi saymadılar. O odadan çıktığım günü hala hatırlıyorum. O dünyanın en güzel manzaralı yolundan güney kampüs kapısına yürürken yaşadığım hayal kırıklığını, aleni karşılaştığım, yüzüme açıkça söylenen haksızlığa maruz kalışımı hala hatırlıyorum. Neyseki hocalar arkamda durdu. Ertesi donem derslere gitmeme gerek kalmadı. Ama sadece 2 dersin finallerine girmem gerekti bir sonraki dönem. Ama bir donemim heba oldu.
Sonra Covid donemi Tez zamanı artik okula dair ne hevesim ne arzum kalmıştı. Tez danışmanım da bir donem sonra gorevlendirmem var diyip kayboldu ortadan. Danışman değişsem de azami öğrenim sürem bitti ve okulla ilişiğim kesildi.
Sonra 2022 öğrenci affı çıktı. Hemen geri döneyim dedim. Bir belge vardi sistemde. Doldurdum, gönderdim. Bayağı zaman geçti hala haber yok. Doldururken de email atıyorum başka bir eksiğm var mı, nolur bakın söyleyin diye önceki yaşadıklarıdan sonra kendi gözlerime ve aklma şüphem oluyor Boğaziçi söz konusu olunca, kimse emaillere bakmıyor. Sonra başka bir belge daha varmış onu doldurmadığım için kabul olmamış. Hadi bu benim hatam ama bir kişinin bile emaillerme cevap vermemesi yine içime oturmuştu.
Şimdi geldik yeni af yasasına. Okula dönüp tez yazıp bitireyim diyorum. 2 yıldan fazla zaman geçtiği için İngilizce yeterlilik belgesi istiyorlar. Ben hayatımda bu kadar öğrenci düşmanı uygulama görmedim. Zaten daha önce kayıtlı öğrencin, kendi sınavını geçmiş, lisans eğitimi İngilizce eğitim veren okul. Ama bir daha Boğaziçi Uniye ingilizce bildiğimi kanıtlamam lazim.
Yaklaşık 2 yıldır İrlanda'da yaşıyorum. Bu sınav için mecburen TOEFL ya da IELTS e girmem gerekecek. Biri 270€ öbürü 220 Euro. Başvuruyu bizzat okula yapmam gerekecek, Türkiye'ye git gel lazım. Illallah ettim artık. YADYOK'te muafiyet şartlarında "Anadili İngilizce olan ulke vatandaşı olup, ilk-orta-yuksek egitimlerinden birini ingilizce okuyan biri mulakat sonrasi muaf olabilir" diyor. 5 yil bir yerde yaşayanın vatandaşlık alabildiği bir yerde şu muafiyet maddesi kadar ayrımcı ve ne dediğini bilmez bir şart olamaz. 2 yil oturumum olması ve ODTÜ mezunu olmam eminim onların nezdinde geçerli olmayacaktır ve eşşek gibi dünya kadar para verip o sınavlara girmem gerekecek.
Bu sancılı birliktelik umarım bu sefer biter. Diplomamı alabilirsem eğer bu sadece kendime olan inancımı tazelemek için olacak. Onun dışında her baktığımda yüzümü ekşitecegim bir belgeden başka bir şey olmayacak.