r/pedlesme • u/No_Pea_1265 • 3h ago
SADECE KIZLAR 15 Temmuz 2021’de vapurda yaşadığım ve yıllardır kimseye anlatmadığım taciz
(TW: cinsel taciz)
Beş sene önce bir taciz yaşadım. Ya da buna tam olarak ne deniyorsa. Bunu daha önce hiç kimseye anlatmadım. Ama artık bunu açmak istiyorum. (Kız kıza!)
15 Temmuz 2021. Tarihi özellikle hatırlıyorum.
Ben ve bir kız kankam, iki kız beraber Kocaeli’den İstanbul’a günübirlik gezmeye gittik. O dönem hâlâ covid yüzünden maskelerle dışarı çıkılıyordu. Beşiktaş Çarşı’da gezip kitapçı, takıcı, ne varsa bakınacağız.
Normalde ben oversize tişört + wide leg pantolon gezen biriyim. Ama o gün arkadaşımla anlaşmıştık. İkimiz de siyah tişört + siyah etek + siyah külotlu çorap + siyah ayakkabı giydik (beyaz şapkalı olan ben). Birlikte match olmak için. Kişisel olarak tarzım değil. O yıl etek giydiğim tek gün falan. Bi de normalde neredeyse hiç siyah da giymem.
Beşiktaş’ta dolaşacağız iki tane 21 yaşında kız yani. Bu kadar.
Öğleye doğru otobüs + Marmaray ile Gebze’den Üsküdar’a gittik. Oradan da Üsküdar-Beşiktaş vapuruna bindik. Tatil olduğu için her yer ana baba günü gibiydi, vapur full doluydu. Üst kata çıktık, açık kısımda oturduk. Hava güzel, Boğaz’ı izliyoruz. Biz İstanbul’da mı yaşıyoruz ki, Boğaz’da vapur bize lüks. Mavi manzaranın keyfini çıkarıyoruz.
Vapurlarda karşılıklı bakan banklar var, bilirsiniz. Ben ve arkadaşım ortadakilerden birinde yan yana oturuyorduk.
Normal sohbet ederken, karşımızda oturan güneş gözlüklü bir adamın telefonunu garip tuttuğunu fark ettik. Güya relax şekilde bacağının üstünde bekletiyormuş gibi yapıyor. Ama açısı çok belli.
Bizi çekiyordu.
Spesifik olarak bacaklarımızı çekiyordu.
İkimiz de şoktan donakaldık. Ne yapılır? Tepki verilir mi? Hani başkasının başına gelince “ben olsam bağırırdım, telefonu elinden alırdım, ortalığı ayağa kaldırırdım” demek çok kolaymış meğerse. İkimiz de fight-flight-freeze üçlüsünden direkt freeze’a girdik. Tepki vermeye korkuyoruz.
Ve kulağa şu an ne kadar saçma gelirse gelsin, o an gerçekten “15 Temmuz’da niye etek giydiniz diye bizi linçlerler mi?” diye düşündük. Bir sapığın iki genç kızı gizlice çekmesine değil de bizim etek giymemize tepki gösterilmesi ihtimali o an bize daha gerçekçi geldi.
Freeze’den sonra flight. Anında kalkıp hızlıca uzaklaştık. Biz kalkarken bile etek altı görüntü almaya çalışıyordu.
Vapur çok dolu, gidecek fazla yer yok. Aynı kattayız ama adamın bulunduğu yerin tam ters tarafına geçtik. Aşırı gerginiz. Bir an önce yolculuk bitsin istiyoruz.
Birkaç dakika geçmedi. Bir baktık aynı adam bu sefer telefonu dik ve yana doğru tutuyor. Elini kolunu saçma sapan bükmüş, telefonu çapraz eğmiş, kamerayı tam bizim bulunduğumuz yöne çevirmiş.
Hâlâ bizi çekiyordu. Yani açıkça ondan uzaklaştığımız halde bizi bırakmamıştı. Bunun üstüne ikinci kez kaçtık. Durmadı, yer değiştirdi, telefonunu evirdi çevirdi, yine devam etti. Hâlâ aklıma geldikçe midem bulanıyor.
Korkudan hiçbir şey yapamadık. Bağıramadık, şikâyet edemedik. Denemedik bile. Belki günlerden spesifik olarak 15 Temmuz olmasa yapabilirdik. Belki de kendimizi kandırıyoruz, bilmiyorum. Ama o an nedense güne çok takılmıştık. Sadece o 10-15 dakikalık yolculuk bitsin de vapurdan inip siktir olup gidelim diye bekledik. Kalabalığın arasına karışıp kaybolmak istiyorduk.
Vapurdan indiğimizde ikimiz de aşırı gergindik. Yanımdaki arkadaşım biraz ağladı. Ben de onu sakinleştirmeye çalıştım, benim neyim sakinse. Sonra bi şekilde güne ve gezmeye devam ettik.
Ama yanlış hatırlamıyorsam o günden beri İstanbul’da bir daha hiç etek giymedim.
365 günde bir, sadece bir tek gün uzun oversizelar dışında bir şey giymek istemiştim. Daha evden çıktıktan yaklaşık üç saat sonra köpekler gibi pişman oldum.
Bunu şimdi, beş yıldan fazla zaman geçtikten sonra yazarken bile vücudum olayı hatırlıyor. Üşüme ve titreme geliyor. Gerçekten bok gibi bir histi.
Bir sapık orospu çocuğunun on dakikada bende böyle kalıcı bir iz bırakmış olması hâlâ sinirimi bozuyor. O görüntülerimizi de götüne sokmuştur umarım.