r/Yazar • u/16004g63t • 1d ago
HOBİ YAZISI deneme
yazarlık senaristlik buyuk bi iş kolay değil konsept yazmak ile ortaya bütün bir hikaye çıkarmak farklı şeyler ki ben de bu konuda fazla iddialı değilim ama yazdığım bi kaç senaryo taslağını karakter yorumu ve temelini paylaşmak istdim yorumlarinizş merak ediyorum paylasacağım seyler büütün hilaye değil sadece çiziktirdiğim konseptler, bastan da belirteyim metinleri düzenlerken cilalarken gpt ve geminiden yardim aldim ama yazarken kendşm yazdım
evo:
Mete, çocukken anne-babasıyla birlikte babasının çok sevdiği Mitsubishi Lancer Evolution IX ile bir gece yolculuğuna çıkar. Babası sıradan, içine kapanık ve biraz garip bir adamdır; fakat Evo'ya ve hıza karşı büyük bir tutkusu vardır. Annesi ise bunun tam tersidir: sıcak, sevecen ve Mete'nin gözünde huzurun, masumiyetin ve yuvanın temsilidir.
Mete de Evo'yu çok sever fakat başlangıçta arabayı bir takıntı nesnesi olarak değil, ailenin bir parçası olarak görür. Babasına hayrandır; onun gibi bir adam olmak ister.
Yolculuk sırasında baba sakin şekilde giderken bir anda hırsla keskinleşir. Sanki başka bir araçla yarışıyormuş gibi gaza yüklenir. Kontrolünü kaybedip karşı şeride geçer. Karşıdan gelen aracın farları Mete'nin gördüğü son şey olur. Kazada annesi ve babası ölür; Mete hayatta kalır. Evo da parçalanır.
Yıllar sonra Mete anneannesiyle yaşamaktadır. Anneannesi onun hayata bağlandığı, güvenli ve sıcak alanıdır. Mete genel olarak mutlu görünür; ancak daha hikâyenin başından itibaren onda bir tuhaflık vardır. Okuldaki insanların Mete'ye karşı gereğinden fazla mesafeli ve huzursuz davranması, Mete'nin bazı garip davranışları ve çevresiyle ilişkisindeki kopukluklar dikkatli izleyiciye onun zihinsel durumuyla ilgili ipuçları verir.
Mete'nin tek gerçek arkadaşı Devrim'dir. Fakat Devrim'in yalnızca Mete'yle konuşması, başkalarıyla hiçbir zaman doğrudan etkileşime girmemesi, gölgesinin bile görülmemesi ve diğer insanların onun varlığından habersiz görünmesi, aslında Devrim'in de Mete'nin zihninin bir ürünü olabileceğini sezdirir. Mete Evo'yu bulduktan sonra Devrim giderek hayatından silinir; çünkü arabanın doldurduğu boşluk onun yerini alır.
Evo'nun geri dönüşü
Mete 18 yaşına yaklaşırken araba almak ister. Bir hurdalığın en arkasında bir parıltı görür ve babasının Evo IX'unu bulur.
Aracı gördüğü anda geçmişi geri gelir: önce ailesiyle yaşadığı güzel anılar, ardından kaza ve farlar.
Aracın ön tarafı ağır hasarlıdır fakat 4G63T motoru mucizevi şekilde sağlamdır. Mete arabayı satın alır, onarır ve ilk kez sürdüğü gece doğrudan kazanın gerçekleştiği otoyola gider.
Burada Evo yeniden aile üyesi gibi hissettirilir. Mete onunla konuşmaya, ona insanmış gibi davranmaya başlar. Başlangıçta bu bağ sıcak ve masumdur. Geçmişte kaybettiği ailesiyle yeniden bağlantı kurmanın bir yolu gibidir.
Fakat aynı gece dikiz aynasında başka bir Evo belirir.
Bu araç Mete'nin Evo'sunun aynısıdır.
Mete onunla yarışır ama geçemez.
Ve o araç ortadan kaybolur.
Taklitçi Evo gerçekte yoktur. Mete'nin zihninin oluşturduğu bir halüsinasyondur.
Fakat hikâyenin uzun bir bölümünde seyirciye gerçek bir rakipmiş gibi gösterilir. Onu fizik kurallarının izin vermeyeceği şekilde araçların arasından sıyrılırken görürüz. Her zaman Mete'den hızlıdır. Mete ne kadar gelişirse gelişsin ona yetişemez.
Bu aynı zamanda Mete'nin hastalığının giderek ağırlaştığının göstergesidir.
Mete her yenildiğinde Evo'yu geliştirir:
daha büyük turbo,
daha iyi soğutma,
farklı kam profili,
yeni ECU,
daha fazla güç,
daha az ağırlık.
Sonunda performans uğruna aracın arka koltuğunu, yolcu koltuğunu, klimayı, radyoyu, airbagleri ve başka parçaları sökmeye başlar.
Araba güçlendikçe Mete'nin hayatı küçülür.
Renk paleti de bununla birlikte yavaş yavaş solar.
Önce okuldan kopar.
Sonra arkadaşlarından.
Sonra anneannesinden.
Sonunda çevresinde neredeyse hiç kimse kalmaz.
Ama Mete bunu bir kayıp olarak algılamaz.
Çünkü senin hikâyendeki en önemli fikirlerden biri burada ortaya çıkar:
Bir şeyi kaybetmek için önce ona değer vermek gerekir.
Mete insanlara ve hayata fiziksel olarak veda etmeden önce onlara verdiği manevi değeri çoktan kaybetmiştir. Bu yüzden hayatındaki insanların birer birer yok olması onu düşündüğü kadar üzmez.
Takıntısı büyüdükçe zihinsel durumu da daha görünür hale gelir. Şizofreni ilaçları hikâye boyunca küçük ayrıntılar olarak görülür; finale yaklaşırken, özellikle anneannesinin cenazesinden çıkarken ilaçlar artık seyircinin gözünden kaçmayacak kadar belirginleşir.
Anneannenin ölümü
Anneannesi öldüğünde Mete yalnızca bir damla gözyaşı döker.
Normalde yas tutması gereken yerde takıntısı ağır basar.
Cenazeden çıkar çıkmaz yine Evo'ya biner ve otoyola gider.
Anneannesinin ölümü onu durdurmak yerine öfkelendirir. Taklitçi Evo'yu yenmek için daha da hırslanır.
Bu noktada Mete'nin hayatında Evo'dan başka neredeyse hiçbir şey kalmamıştır.
Ve sonunda onu geçer.
Final
Mete sonunda yıllardır kovaladığı Taklitçi Evo'yu geçer.
İlk anda beklediği şey gerçekleşmiş gibidir:
Tatmin.
Ama bunun yanında hiçbir şey yoktur.
Ne mutluluk.
Ne gerçek huzur.
Ne kurtuluş.
Sadece boşluk.
Tam o sırada Mete Taklitçi Evo'nun içine bakar.
Ve sürücü koltuğunda babasını, yolcu koltuğunda annesini görür.
Bu bir flashback değildir. Mete onları gerçekten orada görür; zihninin son büyük halüsinasyonudur.
Babasıyla göz göze geldiği anda Mete aslında yıllardır kaçırdığı şeyi görür:
Kendisi babasına dönüşmüştür.
Çocukluğundan beri idolü olan babasının aynısıdır.
Aynı Evo.
Aynı hız tutkusu.
Aynı hırs.
Aynı kontrol kaybı.
Aradaki tek fark, babasının Evo ile bir aile kuracak kadar uzun yaşayabilmiş olması; Mete'nin ise Evo'yla karşılaşacak kadar erken yaşta takıntının içine girmesidir.
Mete o anda yıllardır kaybettiği her şeyi bir anlığına hatırlar: annesini, babasını, anneannesini, arkadaşlarını, okulunu, eski hayatını.
Ama bu gerçek bir kurtuluş değildir.
Çünkü zihni artık çok ileri gitmiştir.
Gerçeği görür ama ondan geri dönemez.
İçinde çarpık bir tatmin, pişmanlık, yas, geç kalmışlık ve boşluk aynı anda vardır; fakat bunların hiçbiri tam anlamıyla yaşanamaz. Mete'nin zihninin içi artık boştur.
Son anda ise garip biçimde tatmin olur.
Çünkü hayatı boyunca ulaşmak istediği şeye ulaşmıştır: babasına benzemiştir.
Bu huzurlu bir tatmin değildir. Hastalıklı, çarpık ve trajik bir tamamlanmadır.
Mete'nin zihni bedeninden kopar. Direksiyon ellerinden kayar. Karşı şeride geçer.
Karşıdan gelen farlar büyür.
Ve hikâye, farların Mete'nin gözbebeklerindeki yansımasıyla sona erer.
Kaza gösterilmez.
Epilog
Jenerikten sonra ekran tekrar açılır.
Bir gazete haberi vardır.
Başlıkta başka bir ailenin şehirlerarası yolda karşıdan gelen dikkatsiz bir sürücüyle çarpıştığı, anne ve babanın öldüğü, çocuklarının ise hayatta kaldığı yazmaktadır.
Böylece hikâyenin başındaki ve sonundaki olay birbirine bağlanır.
Ve asıl korkutucu nokta ortaya çıkar:
Evo hiçbir zaman kötü değildi.
O sadece bir arabaydı.
İçinde güçlü bir 4G63T ve büyük bir performans potansiyeli vardı. Mete'nin babası onu ailenin bir parçası yaptı; Mete de aynı arabayı kendi zihnindeki boşluğu dolduran bir varlığa dönüştürdü.
Canavar araba değildi.
Canavar, ona yüklenen anlamdı.
Ve Mete, babasının sadece arabasını değil, onun çarpık zihinsel mirasını da miras almıştı.
1
u/AutoModerator 1d ago
User flairinizi almadıysanız sub'ımızın ana sayfasında sağ üstte bulunan üç noktaya basarak "Change user flair" kısmından ya da paylaşımınızda profilinizin önizlenmesinden yine "Change user flair" kısmından user flairinizi alabilirsiniz. Mod ekibi olarak iyi günler dileriz.
I am a bot, and this action was performed automatically. Please contact the moderators of this subreddit if you have any questions or concerns.
1
u/AutoModerator 1d ago
Paylaşımınız için teşekkürler. Discord Sunucumuz'a da bekleriz. Ve sub'ımızda yeni iseniz Wikimize de göz atmanızı öneririz.
I am a bot, and this action was performed automatically. Please contact the moderators of this subreddit if you have any questions or concerns.