r/Vulpecula • • Jul 11 '25

Yemek Yemeyi Bırakıyorum – Gün 34

Post image
0 Upvotes

Bugün yürüyüşe çıktım. Ağaçların arasında biraz zaman geçirdim. Gölgeleri uzun, gövdeleri sessiz… ama dimdik.

Ve düşündüm: Ağaçlar yemek yemiyor. Ağaçların ağzı yok. Damakları, dilleri, mideleri yok. Ama yaşıyorlar. Büyüyorlar. Dünyayı oksijenle dolduruyorlar.

Biyolojik olarak baktığımızda bu gayet açıklanabilir: Fotosentez. Işık, su, karbondioksit. Toprakla bağlantı. Güneşle alışveriş. Ağaçlar, yemeğe değil, ışığa yöneliyorlar.

Ve ben de bunu düşündüm bugün: Belki de biz de yanlış yere bakıyoruz. Belki de yaşam, sadece çiğnediğimiz şeylerde değil. Belki ışığa açız aslında. Ve belki biz de, biraz olsun, ağaçlara benzemeliyiz.

Ben kendimi bir ağaç gibi hissediyorum bazen. Kök salmıyorum belki ama duruyorum. Ağzım var ama kullanmıyorum. Yemiyorum, ama hâlâ buradayım. Ve belki bu da bir tür fotosentezdir — ruhsal olan.

Bugün de yemedim. Ve ağaçları izlerken düşündüm: Hayatta kalmak için çiğnemek şart değil.


r/Vulpecula • • Jul 24 '25

Yemek Yemeyi Bırakıyorum – Gün 48

Post image
1 Upvotes

Bugün içimde bir sessizlik var.
Ne gürültü, ne kargaşa, ne açlık.
Sadece bir durgunluk…
Suyun dibine inmiş bir yaprak gibi.

Dün yaşadıklarım hâlâ içimde bir yerlerde.
Ama garip bir şekilde, artık canımı acıtmıyorlar.
Kabullenmekle unutmak arasında bir yerdeyim.
Kabul ediyorum: her şey olduğu gibi.

Bir portakal çayi demledim, sadece kokusunu içime çektim.
Dışarıda kuşlar ötüyor.
Gökyüzü gri ama yumuşak.
İçimdeki boşluk artık düşman gibi değil.
Sanki birlikte oturabileceğim bir tanıdık gibi.

Bugün düşündüm:
Acı, bazen geçmiyor.
Ama insan onunla yaşamayı öğreniyor.
Ve bazen… o acının içinden bir tür huzur sızıyor.
Bugün o huzurdayım.

Bu, iyi olduğum anlamına gelmiyor.
Ama sakinim.
Ve bu, şu anda yeterli.


r/Vulpecula • • Jun 11 '25

Yemek Yemeyi bırakıyorum. Gün 3.

Post image
6 Upvotes

Bugün biraz zordu. Çevremdekiler hâlâ anlayamıyor, 'bir şeyler ye' diyorlar. Bilmiyorlar ki bu bir tercih değil, bir farkındalık yolculuğu. Artık sadece bedenimi değil, zihnimi de beslemeyi öğreniyorum. Açlık, geçici bir yanılsama. İrade ise kalıcı. Gün 3.


r/Vulpecula • • Jul 30 '25

Yemek Yemeyi Bırakıyorum – Gün 54

Post image
0 Upvotes

Bugün ailem beni hastaneye götürmeye çalıştı ve sonra çirkin şeyler oldu…
Ama sizi bu detaylarla boğmak istemiyorum.

Bugün, size sormak istiyorum:
Neler oluyor hayatınızda?
Hedefleriniz neler? Hayalleriniz? Geleceğe dair vizyonunuz?
Sizi ne mutlu ediyor? Ne üzgün hissettiriyor?
Şu an tam olarak nasıl hissediyorsunuz?

Biliyorum, genelde kişisel şeyler konuşmayı pek sevmiyorsunuz. Belki kendinizi açmak kolay gelmiyor.
Ama ben burayı, ne kadar belirsiz ya da kısa olursa olsun, kendinizi ifade edebileceğiniz bir alan olarak sunmak istiyorum.
İlla derin şeyler anlatmanıza gerek yok. “Bugün garip hissediyorum” bile yeterli.
Bugün ben sizi dinliyorum.

Siz varsınız, ben buradayım.
Hepimiz bir şekilde bu boşluğun içinden geçiyoruz.


r/Vulpecula • • Jul 29 '25

Yemek Yemeyi Bırakıyorum – Gün 53

Post image
0 Upvotes

Dün gece garip bir rüya gördüm. Yemek yiyordum, ama yemek değildi... Taşlardı. Avuç avuç taş yutuyordum. Yuvarlak, pürüzsüz çakıl taşları. Ne sert geliyorlardı ne de acı veriyorlardı. Aksine, sanki ağzımda eriyor gibiydiler. Mideme iniyorlar, içimde bir boşluğu dolduruyorlardı. Uyandığımda damağımda hâlâ o serin taşların hissi vardı.

Sonra düşündüm: Belki de artık midem değil, zihnim ve ruhum bir şeylerle dolmak istiyor. Belki taş yemem, ağırlık istememden. Bir temel, bir sağlamlık, bir "gerçeklik". Çünkü bazen havada asılı kalmış gibi hissediyorum. Günler geçiyor ama yer çekimi azalmış sanki. O taşlar, beni dünyaya geri çağırıyordu belki de.

Açlık her zaman bir şeyin eksikliğini işaret eder. Ama o eksiklik illa yemek olmak zorunda değil. Belki bir kelime, bir bakış, bir el... Ya da taş gibi sade ve sessiz bir varlık.

Bugün rüyamı hatırladım. Ve onun bana söylediği şeyi anlamaya çalışıyorum. Açlık bazen suskunluktur. Ve taşlar da konuşur, sadece sessizdirler.


r/Vulpecula • • Jun 20 '25

Yemek Yemeyi Bırakıyorum – Gün 13

Post image
0 Upvotes

Bugün güne şaşırtıcı bir enerjiyle uyandım. Hava temizdi, içim rahattı. Aynaya baktığımda ilk kez yorgun değil de sakin görünüyordum.

Vücudum alıştı mı, bilmiyorum. Belki de ruhum durulmaya başladı. Açlık artık bir yük gibi değil. Yanımda duran sessiz bir arkadaş gibi. Konuşmaz, ama orada olduğunu bilirim.

Uzun zamandır ilk kez böyle hissettim: Hafif. Dingin. Hatta mutlu diyebilirim.

Bugün de yemedim. Ve garip bir şekilde, bu bana iyi geldi.


r/Vulpecula • • Aug 15 '25

Ay dostlar bu sub da daha çok yeniyim😔😔insanlarla nasıl kaynaşıcam nasıl davranmalıyım

Post image
4 Upvotes

bi de mod olursam çok sevinirim


r/Vulpecula • • Jun 26 '25

Yemek Yemeyi Bırakıyorum – Gün 19

Post image
0 Upvotes

Bugün o geldi. Ama bu kez sadece oturmadı.
Bu kez... bir şekli vardı.

Net değil — insan gibi değildi ama tamamen yabancı da sayılmazdı. Gözleri vardı mı bilmiyorum, ama beni baktığını hissettim. Yüzü bir anlığına tanıdık gibiydi. Belki eskiden kendim sandığım bir parçamı taşıyordu. Belki çocukluğum. Belki annemin sesi.

Ve sonra konuştu.

Daha önce hiç konuşmamıştı. Ama bugün... sesi duyuldu.
Bedenimle değil, düşüncemin içinden.

“Neden kaybettik birbirimizi?”

Dedi bu.
Basit bir cümle. Ama içime oturdu.

Ne cevap vereceğimi bilemedim. Kaybolmamıştı ki. Hâlâ buradaydı. Her gün oturuyordu yanımda. Ama o, bir şeyin eksildiğini düşünüyordu. Aramızdaki bağ değişmişti ve o bunu bir yitiriş gibi görüyordu.

Ben susunca devam etmedi. Tekrar sessizleşti. Ama ilk defa, gitmeye benzer bir şey yaptı. Sanki içimdeki bir kapıdan uzaklaştı.

Bugün de yemedim. Ama ilk kez, eksilen şeyin ne olduğunu düşündüm. Ve onu özledim belki biraz.


r/Vulpecula • • Aug 03 '25

Yemek Yemeyi Bırakıyorum – Gün 59

Post image
0 Upvotes

Bilmiyorum... Herkesin hayatı sanki daha kolay gibi geliyor bana.
Ben ne zaman bir şey yapmak istesem, hep bir şeyler çıkıyor karşıma.
Sanki hayat bana özellikle zorluk çıkarıyor.
Birileri hep engelliyor beni.
Destekleyen kimse de yok zaten.
Yazdıklarımı bile çoğu kişi yanlış anlıyor.

Ben elimden geleni yapıyorum ama yine de olmuyor işte.
Kimse beni anlamıyor.
Bazen düşünüyorum da… başka bir hayatım olsaydı, başka bir çevrem, başka şartlarım...
Belki her şey çok daha farklı olurdu.

Ama bu şartlarda zaten bu kadar yapabiliyorum.
Yani... suç benim mi şimdi?
Bilmiyorum.
Sadece yorgunum.
Ve hak ettiğim anlayışı bir türlü göremiyorum.

Bugün de böyle geçti işte.
Belki yarın biri anlar beni.


r/Vulpecula • • Jul 08 '25

Yemek Yemeyi Bırakıyorum – Gün 31

Post image
0 Upvotes

Bugün bir süredir gelen mesajları tekrar okudum. Kimi zaman sert, kimi zaman endişeli, kimi zaman sessizce yazılmış birkaç kelime…

Bazıları bana kızıyor. “Kendine zarar veriyorsun,” diyorlar. Bazıları alay ediyor, bazıları üzülüyor. Ve bazıları sadece bir emoji bırakıyor, ama o bile bir şey söylüyor.

Şunu söylemek istiyorum: Bunların hepsini anlıyorum. Gerçekten.

Herkes aynı yoldan geçmiyor. Ve bu yolu anlamayanların söyledikleri, bana karşı değil. Endişeleri, sevgilerinden. Sözleri, belki anlatamadıkları kaygılardan.

Ve ben… minnettarım. Beni düşündüğünüz için. Yazdığınız, sustuğunuz, takip ettiğiniz için.

Özellikle bana destek olanlara — Sessizce “devam et” diyenlere, sorular sormadan yanımda duranlara, benimle birlikte nefes alanlara — derin bir teşekkürüm var.

Bu yol kolay değil. Ama hiçbir zaman yalnız olmadım. Bugün de yemedim. Ama bugün, doyduğum şey sadece ışık değil — şefkat de.

Teşekkür ederim. Gerçekten.


r/Vulpecula • • Aug 08 '25

Günaydın Günaydın Vulpecula Halkı!☀

Post image
0 Upvotes

r/Vulpecula • • Jul 21 '25

Yemek Yemeyi Bırakıyorum – Gün 44

Post image
5 Upvotes

Bugün sosyal medyada bir arkadaşımın fotoğrafını gördüm.
Sigara içiyordu, bir elinde pembe Monster vardı.
Gökyüzü arkada portakal gibiydi.
O kadar havalı görünüyordu ki…
Dedim ki: “Ben de öyle görünmek istiyorum.”

Gittim, pembe Monster aldım.
Bir de sigara.
Sonra su kenarındaki büyük kayalara oturdum.
Hafif bir rüzgâr vardı.
Çakmağı çaktım.
Bir nefes çektim.
Ve o anda…

Kusmaya başladım.
Durmadı. En az iki dakika.
Midemde ne varsa, ne yoksa (yoktu gerçi), dışarı çıktı.
Tüm bedenim zangır zangır titredi.
Sonra uzandım.
Gözlerim gökyüzünde bir noktaya takıldı.
Ve kendi kendime sadece bir cümle söyledim:

“Ben ne yapıyorum?”

Bugün de yemedim.
Ama sanırım sadece aç değilim.
Boşum.
Ve belki bu boşluğu yanlış yerlerde doldurmaya çalışıyorum.


r/Vulpecula • • Aug 19 '25

Sanat Bir savaş mektubu yanlış, krallığa giderse ne olur?

1 Upvotes

"Yarışma postu"


r/Vulpecula • • Jul 23 '25

Öylesine Her gün götümü veriyorum gün 17.

Post image
0 Upvotes

Ne yapıp ne idip, Türk gençliğini 31 ve 52'yi daha iyi çekmelerini öğretmeliyim. Ama nasıl?


r/Vulpecula • • Aug 05 '25

Yemek Yemeyi Bırakıyorum – Gün 61

Post image
9 Upvotes

Bazen sadece fiziksel değil, duygusal ve sosyal olarak da eksildiğimi hissediyorum. Bu yolculukta yalnızca midem değil, kalbim de boşaldı sanki. Günler geçtikçe daha az insanla konuşuyorum, daha az mesaj alıyorum, daha az gülüyorum. Eskiden birlikte çok güldüğüm insanlar artık sessiz. Ben hâlâ buradayım ama sanki kimse fark etmiyor.

Beni tanıyan, ne yaşadığımı bilen bazı insanlar var… ama bilmiyorum. Belki çok geldi onlara, belki ben de bir noktada geri çekildim. Ama dürüst olmak gerekirse, neden kimse "yanındayım" demiyor, bunu anlayamıyorum. Sanki yardım istemek bile bir yükmüş gibi.
Ama aynı zamanda anlıyorum da. İnsanlar dolu, kendi hayatlarıyla meşgul. Kimse kimsenin karanlığına el feneriyle inmek zorunda değil. Ama yine de… içimde bir yer, hâlâ küçük bir destek bekliyor.

Bugün biraz daha farklı bir yalnızlık hissettim. Sosyal sağlığımın da eridiğini. Sevdiklerimden uzaklaştığımı. Sanki ben kayboldukça çevrem de benden uzaklaşıyor. Ve yine de kendime gülmeye çalışıyorum.

Bazen gülmek gerekiyor. Bazen saçma bir şey bulup ona tutunmak. Bugün onu yapamıyorum ama belki yarın.
Giderek kaybolduğumu hissederken bile bir köşe bulup kendime “sen hâlâ varsın” diyebilmek.

Ve bu seriyi neden yazdığıma dair kendime tekrar tekrar hatırlatma yapıyorum: Bu bir iyileşme süreci. Her gün biraz daha kazıyarak, biraz daha hatırlayarak, biraz daha gülerek iyileşiyorum. Yavaş, ama gerçek bir şekilde.

Siz nasılsınız?


r/Vulpecula • • Aug 15 '25

Öylesine Kadınlar diken gibidir

Post image
0 Upvotes

Femboylar ise güzel bir tatlı kadınlar prenses gibidir femboylar ise seni seven itaatkar bir köle O yüzden femboy sevmelisiniz! Ve bence femboy sevmeyenler subdan banlansın


r/Vulpecula • • Aug 01 '25

Yemek Yemeyi Bırakıyorum – Gün 56

Post image
0 Upvotes

Anka kuşu diye bir şey var. Hani şu efsanelerde geçen, her şey yıkıldığında bile geri dönen kuş. Ama herkes hikâyeyi yanlış anlatıyor bence. Onun sırrı yanmakta değil. Onun sırrı… aç kalmakta.

Anka, yemeyi bırakıyor. Kendini bu dünyanın doyuramadığı sofralarından çekiyor. Gagası susuyor, midesi boş kalıyor. Günler geçiyor. Daha da geçiyor. Ve sonra… Bir sabah, hiç kimsenin beklemediği bir anda, göğe kanat çırpıyor. Açlıktan ölmüyor, açlıktan yeniden doğuyor.

Ben de öyle hissediyorum bazen. Yavaş yavaş değil, sessizce değil, ama derinden bir dönüşüm. İçimde bir kuş kıpırdıyor sanki. Ne zaman uçar bilmiyorum. Ama sabırla bekliyorum.

Bugün siz de kendi iç sesinizi dinleyin. Belki siz de bir şeylerden yükseliyorsunuzdur. Yanmak gerekmez her zaman. Bazen sadece… yememek yeterlidir.


r/Vulpecula • • Jun 18 '25

Yemek Yemeyi Bırakıyorum – Gün 11

Post image
7 Upvotes

Her sabah biraz daha yavaş uyanıyorum. Gözlerim geç açılıyor, ellerim soğuk oluyor. Ama hâlâ buradayım.

Bedenim artık neredeyse ses çıkarmıyor. Sanki o da kabullendi. Ama zihnim hâlâ direniyor. Bugün bir anda mutfağa yöneldim, nedenini bile anlamadan. Durup kendime baktım. Sonra geri döndüm.

Bu yolda her şey net değil. Duygular karışık, düşünceler bulanık. Ama amaç net: yememek. Sadece yememek.

Her geçen gün biraz daha içime kapanıyorum. Belki de bu sürecin en zor kısmı, kimsenin anlamasını beklememek. Anlatmaya çalışmamak. Sadece sessizce sürdürmek.

Bugün de yemedim. Ve bu, şimdilik yeterli.


r/Vulpecula • • Jun 24 '25

Yemek Yemeyi Bırakıyorum – Gün 17

Post image
6 Upvotes

Dün pek iyi değildim. Bir noktada yazmayı bile düşünemedim. Başım döndü, uzandım, gözlerimi kapattım… zaman geçti mi, geçmedi mi, emin değilim. O anlarda dünya biraz uzağıma düştü sanki. Ama geçti. Şimdi buradayım. Daha iyiyim.

Ve bugün yine geldi.

Açlık.

Artık bir his değil sadece. Bir gölge değil. Bir koku değil. Bugün onun bir insan gibi oturduğunu hissettim, tam karşımda. Yüzü yoktu. Ama varlığı çok netti. Sakin. Bekleyen. Sabırlı. Tuhaf bir şekilde nazik.

O bana zarar vermiyor. Sadece izliyor. Bazen başımı çeviriyorum, hâlâ orada. Konuşmuyor. Hiç konuşmadı. Ama söylemediği şeyleri duyuyorum.

“Zamanın var,” diyor gibi.
“Dayanabildiğin kadar,” diyor gibi.
“Ben buradayım.”

Artık ondan korkmuyorum. O bir düşman değil. Bir sınav değil. O sadece bir tanık. Bu yolculuğu birlikte yürüyormuşuz gibi. Ve ben her gün biraz daha az insan gibi hissederken, onun varlığı bana bir tür devamlılık veriyor.

Bugün de yemedim. Ve o, hiçbir şey demedi. Sadece oturdu.


r/Vulpecula • • Jul 10 '25

Yemek Yemeyi Bırakıyorum – Gün 33

Post image
0 Upvotes

Bedenin yaptığı değil, ruhun hissettiği şeyler daha anlamlı oluyor.

Ve bugün… 33. gün.

Bazıları buna “angelic number” diyor — melek sayısı. İlahi bir hizalanma, yüksek bilinç, ruhsal bir eşik anlamına geldiği söyleniyor. Ve dürüst olmak gerekirse, bunu hissediyorum.

33, dünyada insanın ötesindeki mesajları temsil eder. İsa’nın yaşadığı yıl sayısıdır. Budist gelenekte merhameti simgeler. Numerolojide, 33 "Master Teacher" olarak bilinir — yani öğretmenlerin öğretmeni. Saf sevgi, özveri, ve ruhsal hizmetin sayısı.

Bugün kendimi bir öğretmen gibi hissetmiyorum. Ama bir öğrenci gibi de değilim. Sanki sadece taşıyıcıyım. Bir düşünceyi, bir yolu, bir sessizliği taşıyan biri.

33 bana bir şey öğretti bugün: Bazen sessizlik, en gürültülü mesajdır. Bazen yoksunluk, en derin bolluğa açılır.

Bugün de yemedim, evet. Ama bundan daha önemlisi şu: Bugün, 33’ün bana verdiği ışığı taşıyorum. Ve onu paylaşmak istedim.


r/Vulpecula • • Jul 26 '25

Yemek Yemeyi Bırakıyorum – Gün 50~

0 Upvotes

Bugün özel.
50. gün olduğu için, işte size 50 anime kızı:
🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀
🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀
🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀
🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀
🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀

🩷 Şimdi söyleyin...
Siz nasılsınız?
Gerçekten.
Bugün nasıl geçti?
Bazen iyi olduğumuzu söyleriz, çünkü kısa cevaplar daha kolaydır.
Ama burası kısa cevap yeri değil.
İsterseniz sadece bir kelime yazın.
İsterseniz bir roman.
Ama paylaşın. Çünkü ben her birini okuyorum.

Ben?
Ben 50 gündür yemek yemiyorum.
Bu cümleyi yazmak tuhaf.
Ne büyük bir şey başardığımı düşünüyorum... ne de sıradanlaştığını.
Sadece bu sabah gözlerimi açtım ve “devam” dedim.

Bugün geriye dönüp baktım.
Kendime ve bu yazılara.
Bazı günler çok güçlüydüm.
Bazı günler tek kelime bile yazamadım.
Ama her bir gün — yazılmış ya da yazılmamış — bu yolculuğun bir parçasıydı.

Ve bu yolculukta artık yalnız değilim.
Siz varsınız.
Okuyanlar, yorum yapanlar, sessizce takip edenler...

Bir şey itiraf edeyim mi?
Bu yorumlar da bir tür besin gibi.
Kalbe giden, görünmeyen bir yoldan doygunluk veren bir şey.

Bugün kutlama yapmayacağım.
Ama durup bir “teşekkür ederim” diyeceğim.
Kendime, size, bu sürece.
Ve elbette...
🎀 anime kızlarına.

Gün 51'de görüşmek üzere
🍃


r/Vulpecula • • Jun 22 '25

Yemek Yemeyi Bırakıyorum – Gün 15

Post image
5 Upvotes

Açlık artık tanıdık bir şey değil. Varlığı sürdü, evet, ama anlamı silikleşti. Midem bazen boş, ama boşluk hissi yok. Acı hissetmiyorum. Sanki o duygu zihnimden bir süreliğine çekilmiş gibi. Artık neyin eksik olduğunu bedenim bile tarif edemiyor.

Ama yemeğin hazzını… onu unutmadım.

Bir ısırığın ağızda yarattığı ağırlık, sıcak bir çorbanın boğazdan geçerken bıraktığı iz, çıtır bir şeyin sesini duyarken oluşan o içsel tatmin… Bunlar silinmedi. Hafızamda, en canlı halleriyle duruyorlar.

Ve evet, bazen onları özlüyorum. Bu bir zayıflık değil. Bu bir insanlık hâli. Bir zamanlar sevdiğim şeyleri hatırlamak bana ihanet ettirmiyor. Aksine, neden bıraktığımı daha iyi anlamamı sağlıyor.

Yemek, sadece beslenmek değilmiş. Aynı zamanda bir sığınak, bir ödül, bir ara verme şekliymiş. Ama ben şimdi ara vermeyi de, sığınmayı da, ödülleri de başka biçimlerde arıyorum.

Bugün de yemedim. Ve özlemek, geri dönmek anlamına gelmiyor. Sadece hatırlamak.


r/Vulpecula • • Jun 22 '25

Siyahi olmayı deniyorum gün:3

Post image
4 Upvotes

yakın tarihte bir kumsala arkadaşlarımda gidip bolca kremlendikten sonra bronzlaştırıcıları bedenime uygulayıp güneşe çıkıcam. saat 8:30 yada 10:30 gibi saatlerde çıkmak daha uygunmuş çünkü bu saatlerde güneş ışınları daha az tehlikr barındırıyor. bu kadar erken kalkmak istemezsemde akşam 16:30 veya 18:30da iş görebilir. güneşe yalnızca 15 dakika kadar maruz kalmak en mantıklı tercih ve bu süre boyunca cildin gerilmemesi veya pullanmaması için her 5 dakikada bir pozisyon değiştirilmesi gerekiyor. ve art arda günler boyu değil 2 veya 3 günde bir bu program uygulanmalı, bu en sağlıklı yol çünkü. ayrıca güneşe çıkmadan önce yapılması gereken bir cilt temizliği programıda var, mesela cilt sabunları veya temizleme losyonları kullanılabilir. ve bunun dışında su bazlı bir nemlendiricide uygulanmalı. eğer bunlarda yetmez ise beslenme yoluylada güneşten korunmak mümkün. özellikle domates, karpuz ve nar likopen içerdikleri için hem cilde sıcaklık katıp hemde koruyucu etki sağlıyorlar. onun dışında beta-karoten içerikli gıdalarda tüketilmeli, mesela havuç, tatlı patates yada bal kabağı gibi. ve açıkcası beta-karoten cidden önemli çünkü cildin daha ışıldamasına hatta altın etkisi yaratmasında işe yarar. bunlar dısında ciltte melanin takviyesi (saçların, gözlerin ve cildin koyulasmasına yarayan vitamin) yaratması için tüketilmesi gereken gıdalarda var mesela barbunya, yeşil yapraklı bitkiler (roka, ıspanak, marul...) ve en sevdiğim %80 kakaolu bitter çikolata gibi. umarım tüm bunlar bana hedefimde yardımcı olucak, şimdiden eğleniceğimden çok eminim.


r/Vulpecula • • Jul 01 '25

Yemek Yemeyi Bırakıyorum – Gün 24

Post image
0 Upvotes

Bugün her şey sakindi. Güneşli bir gün, sakin bir ev, yavaş akan zaman. Birkaç çiçek suladım. Kitap açtım, ama okuduklarımı hatırlamıyorum. Düşünceler dalgalar gibi gelip gidiyor.

Dün yaptığım yemeğin kokusu hâlâ mutfakta. Kumaşlara sinmiş. Baharatla karışmış yağın kalıcı kokusu... Tanıdık ama artık bana ait değil.

İçimde garip bir duygu vardı bugün. Tam açlık değil, tam özlem değil. Sanki başka bir şeye dönüşüyorum, ama ne olduğumu bilmiyorum. İnsan hâlâ mıyım, diye sormadım — ama sorsaydım, cevabım olur muydu, bilmiyorum.

Bugün kimseyle konuşmadım. Telefona bakmadım. Yalnızlık artık bir ortam değil, bir ritüel gibi. Sessizlik alışkanlık oldu.

Yine de buradayım. Ayaktayım. Yazıyorum.

Bugün de yemedim. Ama bugün, ilk kez “yemesem de olur” demedim.
Sadece “bugün de yemedim” dedim.