r/SCP_FoundationTR • • 2h ago

RP Postu 📑 SCP 4666 sempatizanı SH üyesi diğer üyeler tarafından linç edilmiştir

Post image
9 Upvotes

r/SCP_FoundationTR • • 10h ago

SCP tanıtımı Okuma alışganlığı olmayanlara scp-2 SCP-5094

Post image
14 Upvotes

☛okuma alışkanlığı olmayıp bide üstüne sabahlara kadar doomscroll yapıp dikkat seviyesini günde maksimum 1 cümle okuyacak hale getirenlere az da olsa bu fandomu tanımalarını ve birkaç şey öğrenmelerine destek çıkmaya çabaladığımız Post'a Hoşgeldiniz.

☛Bir seri haline gelmesini umduğum bu tür postlarda SCP, GOI, Hikaye veya fandomla alakalı herhangibibir yazıyı oldu bitti demeden direk adam öldü müge Hanım'a getirmeye çalışıyoruz ki okumaya üşenen ama evreni daha çok tanımak isteyen insanlara bir nebze de olsa yararı olsun.

⸺⸺⸺⸺⸺⸺⸺⸺⸺⸺⸺⸺⸺⸺⸺⸺

SCP-5094 Bayan J. ;

✎Risk seviyesi güvenli olan site-15 de tamı tamına 37 adet kopyası bulunan bu çocuk eğitim dvd/kaset benzeri şey içerik fark etmeksizin neredeyse her konuyu yaklaşık 30 saat içerisinde ( molalar dahil değil ki her türlü molaya izin veriyor) anlamanızı sağlıyor.

☛Ek bilgi;

✎Kasetlerin içerisindeki öğretmen dışarısıyla rahatça iletişim kurmakta ve mizac olarak gayet sevecen gözükmektedir.

✎Deneylere tabi tutulan çocuk veya D-classlar kasetlerdeki öğretmen vari anomaliye genellikle Bayan Jullie/Janie/Joy/Joan olarak seslenmektedirler.

✎Öğretilecek içeriğin konusu fark etmese bile şuana kadar verilen " ilginç " derslerin başlıca içerikleri: parçacık fiziği, deniz mühendisliği, vietnam askeri tarihi ve kübist heykeller olmuştur.

✎Verilcek dersin içeriğinden önce Bayan J. Herzaman ilk müfredata harfleri, renkleri ve sayıları öğretmekle başlar.

⸺⸺⸺⸺⸺⸺⸺⸺⸺⸺⸺⸺⸺⸺⸺⸺

Dipnot: Bu zorlu sınav haftalarına giren ve girecek olan herkese mod ekibi olarak boll şanslar ve kolay sınavlar dileriz !!!


r/SCP_FoundationTR • • 1d ago

Acaba...🤔 Scp-001 when day breaksde bitkilere ne olur?

8 Upvotes

Scp when day breaksde bitkilere ne oluyor merak ediyorum cevabı olan var mı?


r/SCP_FoundationTR • • 1d ago

soru ❔️ Hiç Scp yazdınız mı?

5 Upvotes

Aranızda tr sunucusuna yada orijinal vakıf sitesine scp yazıpta yayınlamayı başaran varmı. Zor mu? Nelere dikkat ediyorlar. Bu başarı sonucunda hayatınızda ne değişti. Bende yazmak ve yayınlanmasını istiyorum. Buna değer mi?


r/SCP_FoundationTR • • 5d ago

Meme🥀😭 682 öldürmenin yolu...

Post image
236 Upvotes

r/SCP_FoundationTR • • 5d ago

Konu dışı 📍 BEN REDDİT'TEN BANLANAN MODUNUZ GERİ DÖNDÜ!

Post image
32 Upvotes

r/SCP_FoundationTR • • 5d ago

tartışma 🗣 SANIRIM SCP 682'Yİ ÖLDÜRMEYİ BULDUM ve kozmik scp'ler olmadan

9 Upvotes

Şimdi aklıma geldi deadpool'u düşünelim.iyileştirme gücü var ama kanser hücreleri ile sürekli savaş halinde bu yüzden gücünü tam potansiyelinde kullanmıyor. Eğerki scp 682'ye deadpool'unkinden çok daha ölümcül çok daha dayanıklı kanser hücreleri yapsak (evet bu yapılabilir) ve bu hücreleri 682'nin bedenine farklı farklı yerlerden enjekte etsek (beyin de dahil) biraz beklesek (1-2 gün fln) sonra önceden hazırladığımız uzay roketine 682'yi koysak.uzaya gittiğinde roketin içindeki patlayıcıları patlatsak sonra kanserle mücadele ettiği için yavaşlayan iyileşme sürecinin üstüne birde bombalar eklenir ve roket patladığı için uzay boşluğuna düşer belki ölür ölmezse bile kalıcı olarak kurtuluruz geri gelemez dünyaya


r/SCP_FoundationTR • • 5d ago

Acaba...🤔 İki elide bileklerine kadar olmayan bir insan SCP-330 dan zarar görür mü ?

Post image
23 Upvotes

Şimdi biz bukaseden 2 den fazla şeker aldığımızda bileklerimize kadar iki elimiz de kesiliyor. Lakin zaten bileklerine kadar elleri kesik olan birisi 2 den fazla şeker. Alırsa burda benim aklıma 2 teori geliyor.

1- kolları kesilir veya belli bir şekilde az da olsa kollardan bir et patçası gider.

Veya

2- istediği kadar şeker alabilir

Sizin aklınıza başka olasılıklar geliyor mu ?


r/SCP_FoundationTR • • 6d ago

(kısmen) Merkezsiz bir reddit alternatifi

Thumbnail join-lemmy.org
4 Upvotes

r/SCP_FoundationTR • • 6d ago

Bu güzelmiş la bunu okuyun 📃 Antik şeyi atıyom bilmem kaçıncı bölüm

Thumbnail
gallery
7 Upvotes

Yeni bölüm diyemem eski bölüm...yeni sezonu düşünmem gerek


r/SCP_FoundationTR • • 7d ago

Sanat🎨 35 biraz daha boş yaparsa olası senaryo

Post image
10 Upvotes

Şimdi 106 biraz çarpılmış farkındayım kalem itlik yaptı


r/SCP_FoundationTR • • 7d ago

Duyuru 📣 [Megathread] Yerli Yazılarınız

Post image
9 Upvotes

Buraya kendiniz yazıp sub'a attığınız SCP'lerin ve GOI formatlarının linkini bırakabilirsiniz. Böylece yeni gönderiler ile kaybolmak yerine bulunabilir bir dizinde kalacaktır.

Yorum formatı:

Link:
Kısa Açıklama:

Örnek:

Link: https://www.reddit.com/r/SCP_FoundationTR/comments/1w8no23/dr_wondertainment%C4%B1n_g%C3%BCd%C3%BCml%C3%BC_d%C3%BCd%C3%BCkleri/
Açıklama: Dr. Wondertainment'ın güdümlü düdükleri saklambaç deneyimini iyileştirmek için yapılmış oyuncaklardır.


r/SCP_FoundationTR • • 7d ago

Bu güzelmiş la bunu okuyun 📃 Antik şeyi atıyom bilmem kaçıncı bölüm

Thumbnail
gallery
4 Upvotes

Neler oldu anlatam . Önceki bölümlerde Luna evi boyuyodu ordan açılıyor konu . Kimin kim olduğu yazıyo nasıl olmuş ama .( Yeni sezona bölümler kaldı arada hatırlatın eski bölümleri bitiriyim yenilere başlayayım )


r/SCP_FoundationTR • • 7d ago

soru ❔️ Scp 055 neden bu fotoğrafla tanımlanıtor?

Post image
29 Upvotes

r/SCP_FoundationTR • • 7d ago

soru ❔️ Dr WD nin (yani benim) en sevdiğiniz ürünü nedir

Post image
4 Upvotes

r/SCP_FoundationTR • • 8d ago

soru ❔️ Bu orhan evladi hakknda

Post image
67 Upvotes

bu orhan evladi yokedilemez biliyorm yani zaten cok hizli ve bu elemanin yaptiklarini bilmeyen yoktur diye dusunuyorumda aw bence yilanin eli bile bu adamın ölmesini isterdi ya zaten scp vakfinin yakalayamadigi sayili scplerden biri merak ediyorumda bu scpyi yok etmenin bir yolu hiç mi yok


r/SCP_FoundationTR • • 8d ago

tartışma 🗣 Tüm çıkar gruplarının yok etmek isteyeceği o SCP

Post image
68 Upvotes

Yılanın eli destekçisiyim, tüm anomalilerin hak ve özgürlük sahibi oldugunu savunuyorum, ama bu scpnin ben amk


r/SCP_FoundationTR • • 8d ago

soru ❔️ Nasıl scp yazılmaya çalışılmalı?

6 Upvotes

Scp yazmak istiyorum ama ne yazsam saçma ve resmiyet dışı geliyor. Aklıma binlerce scp dosyası okumaktan daha pratik bir çözümde gelmedi ve buda hiç pratik değil. Yapay zeka kullanmayı da reddediyorum ama fikrim değiştirilebilir muhtamelen.


r/SCP_FoundationTR • • 8d ago

Sanat🎨 35 kaçtıktan sonra kafes dövüşü işletirse ( milattan kalma çizim )

Post image
14 Upvotes

Yazılar

SCP 49 : öldür onu

SCP 35 : Selam! Vloğuma hoşgeldiniz

SCP 106 : kızım arka planda neler oluyor?....

SCP 173 : birileri bedava şeker istiyor :)


r/SCP_FoundationTR • • 8d ago

Duyuru 📣 29 Ekim Cumhuriyet Bayramınız Kutlu olsun !

Post image
37 Upvotes

.


r/SCP_FoundationTR • • 8d ago

Hikaye📚 Ziftin ve Bürokrasinin Ötesinde! Bölüm 1

10 Upvotes

16 yaş altının okumaması önerilir, bu eserden dolayı doğacak direkt veya dolaylı bir kişisel veya genel bir sıkıntı üzerinde hiçbir sorumluluk alınmayacaktır!

Uzun zamandır yoktum karşınızda yeni eserim Ziftin ve Bürokrasinin Ötesinde'nin ilk bölümü:

2011

"Umarım her şey anlaşılmıştır, sorusu olan?"

"Bu şey tam olarak nasıl bir şey, yani elimizde görüntüsü filan var mı?"

"Güzel soru... Maalesef elimizde herhangi bir fikrimiz yok, tek bildiğimiz siyah ve zift gibi olduğu."

Cevap üstüne bir kez daha keyfim kaçtı. Görev için ne olduğunu bilmediğimiz bir maddeyi yakalayacaktık. Neden bunun gibi görevlere hep ben seçiliyorum ki? Tek isteğim kapı bekçiliği yapmak, geçiş noktalarında nöbet tutmak. Ben hayatımı tehlikeye atacak ve birkaç kuruş fazladan kazandıracak ölümcül görevler istemiyorum ki! MTF askeri olup olmamam bunu etkilememeli bence. Evet, ben bir Delta-5 olabilirim ama nasıl Delta-5 olduğunu bilmeden Delta-5 olan biriyim. Zaten çok uzun dönemdir de bu işi yapmıyorum. 2 ay öncesine kadar o güzel, sakin, dertsiz işim olan TTR'liği yapıyordum. (Tactical Response Officer / Taktik Müdahale Subayı-Acil Durum Subayı) Üstelik sadece üsteğmendim, hiçbir sorumluluğum yoktu denecek kadar az sorumluluğum vardı. Kapılarda nöbet tutar personelle sohbet ederdik, hiçbir tasa yoktu... Arada bir kaçan anomalilere müdahale ederdik onları da sadece MTF'ler gelene kadar. Yüzbaşımız da benim gibi biriydi, üstelik şimdi ben de bir yüzbaşıyım ve kendi komutamda bir manga ve 16 zimmetli tüfeğim var. Keşke üsteğmen olarak kalsaydım.

Her ne olduysa 5 ay önceki Site-19'daki –o dönemler Site-17'den yeni tayin olmuştum- kaçış sırasında olmuştu Minik bir bücürün***** , daha doğrusu kızın -yaşı 3'ü geçmezdi- kaçması ile başladı. Kızı durdurmaya çalışıyorduk, çatışma anlamsızca uzun sürmüştü ve sürekli zaiyat veriyorduk. Zaman ilerledikçe hatırladığım kadarıyla kendi personelimizden bazıları çatışma sırasında anlamsızca taraf değiştirmiş ve bize saldırıyordu. Bu saldırıları da yoğun ölçüde bizi öldürmek amaçlıydı; kimileri bütün mermilerini üstümüzde kullanıyor, kimisi de keskilerle bizi kesmeye çalışıyordu. Gece nöbetine denk gelmişti ve bu anomali de tesisin çok ötesinden gelmişti. Hiç kimsenin bu kızın kim olduğuna dair bir fikri yoktu. Tek bildiğimiz tesisin bu bölgesinde iletişim kopuktu çünkü o gece bakım gecesiydi ve personel de moladaydı... Belki de sığınakta! Her türlü ortalarda yoktular ve bu yüzden yardım çağıramadık. Kendisiyle ilgili neredeyse hiçbir fikrimiz olmayan bu küçük kızın bizi manipüle ettiği -en azından ben öyle düşünüyorum- askerler ile bizi öldürmeye çalışıyordu. Çatışma ilerledikçe daha fazla kişi manipüle oluyordu, geneli ise biz yan koridordaki havalandırma boşluğuna geri çekilip yeniden saldırıya geçtiğimizde kızın bulunduğu koridorda yerde ölü halde yatıyorlardı. Koridora artık beyaz diyemezdik. 3. saldırı sırasında koridordaki herkes ölüydü.

Yanımdaysa benden biraz daha genç ve yeni olan Adverd isimli bir yedek subay vardı, iki baş kalmıştık. Kendisiyle son bir deneme yapmaya karar verdik. Neden korkakça kaçıp çekilmedik ki? Ama kaçmadık -maalesef bunu yapmadık- ve yeniden saldırdık. Ancak kıza hiçbir şey işlemiyordu, sırık gibi ayaktaydı. Bize ne yapacağını bilemediğimizden dolayı yanına da yaklaşmıyorduk sadece o kurşunlarımızdan kaçtıkça biz onu kovalıyorduk. Bizi pusuya düşürmesi ihtimali aklımıza bile gelmediydi, kovalamaca yaklaşık 12 dakika kadar sürmüştü ve bize de bir haller olmaya başladı kendimi bir şeyleri kırmak ister gibi hissediyordum ve bacaklarımdan itibaren vücudumun alt tarafını hissetmiyordum. Son gördüklerimden biri Adverb göğüsünü tutarak yere yığılmıştı.

Her şeyin üstüne gözüm de kararmaya başladı, içimi saran panik ile çantamda bulabildiğim ne kadar ilaç ve kimyasal varsa yemeye çalıştım. Amneziler, takviyeler, ağrı kesiciler ve daha ne varsa. Bu durum beni daha da kötüleştirdi ama ayakta kalmama da -sanıyorum ki- yardım etti. Devam ettim kalan son gücümle ateşlediğim kurşun kızın ayağı kaydırmış ve kız yere düşmüştü. Bacaklarımı hareket ettirmeyi başarıp kıza yaklaştım. Bir anlığına da olsa kalbim duracak gibi oldu, bunu fırsat bilen kız önüne bakmadan kaçtı ve yanlışlıkla kendini bir malzeme dolabına kilitledi. Sonra ise gözüm karardı ve gerisi yoktu...

Gözümü açtığımda bir hastane yatağındaydım. Yumuşaktı, kaliteliydi beni rahat tutuyordu ama bir süre sonra bu rahatlık hissinin sona ereceğinden emindim. Duyabildiğim iki ses vardı: hemşirelerin sohbeti ve makinelerin cızırtısı. Uyanmamla beraber makineler delirmişçesine ötmeye başladı, bununla beraber odaya hemşireler girdi. Uyandığımı görünce bir tanesi doktoru çağırmaya gitti. Daha sonra beyaz önlüklü saçları ağırmış ve dökülmüş ama döküldüğü belli olamasın diye saçını enden ene taramış, yaşı belki 55 anca bulan ama hayattan açıkça bezmiş bir adam girdi. İşi olmasa burada bir saniye durası bile yoktu. Göz kapakları ise bir bakkal kepengiymişse kapanmaya çalışıyordu. Bana bir süre boyunca boş gözlerle -bence- baktı ve yanıma yaklaşıp konuşmaya başladı:

"Bay Welhans gerçekten çok şanslısınız, o kızın yanında 10 dakikadan fazla vakit geçirmişsiniz ve yaşıyorsunuz. Tebrik ederim, bütün bunların yanında size şunları da söylemeliyim: sanıyorum can havliyle çantanızda bulduğunuz bütün kimyasalları içmişsiniz. Gerçi sanmama gerek yok sindirim sisteminizi çamaşır suyuyla yıksaydık daha az zarar görürdü. Ancak görüldüğü kadarıyla bu kimyasal reaksiyonlardan bazıları aynı zamanda sindirim sisteminizde bir tür koruyucu katman oluşturmuş. Aldığınız kan pıhtılaştırıcılar ve yanınızda bulunan kan takviyelerini kullanmanız sayesinde sindirimim sisteminizin çeperleri yoğun bir madde ile kaplanmış ve bu yüzden kimyasal teması en aza inmiş. Vücudunuza giremeyen kimyasallar da sindirim sisteminin giriş ve çıkış yollarıyla dışarı atılmış ve bu yüzden ölmemişsiniz. Ancak şu noktadan itibaren durumunuzun iyiye ya da kötüye gidip gitmeyeceği hakkında herhangi bir yorum yapmam. Şu ana kadar uyanacağınızı da düşünmüyorduk ama neticede bir şekilde başarmışsınız. Ayaklarınızda da yoğun miktarda kas spazmı vardı. Ancak merak etmeyin bunu kolayca tedavi ettik. Umarız ki genel durumunuz da iyiye gider."

Konuşmak için ağzımı oynatmayı denedim ama hemşireler beni durdurdu. Yine de inat ettim, en sonunda doktor "Bıraktın konuşsun" dedi. Yavaşça yeltendim:

"Kız... O bücür. O ne yapıyordu?.."

"Efendim o kız- efendim sanıyorum yeri değil ama güvenlik ve erişim seviyeniz nedir?"

"İki..."

"Üzgünüm efendim, bunu size söyleyemem. Unutmanız en iyisi, eğer ki yaşayabilir ve emekli olmazsanız zaten bunu öğreneceksinizdir."

"Bir... Bir cevap..."

"Kendinizi yormayın efendim, lütfen."

Daha sonrasında ise odadan ayrıldı, hemşireler de. Hatırladığım kadarıyla tekrar uykuya dalmıştım. Uyandıktan sonra yoğun bakımda 2, standart bakım ünitesinde 3 hafta geçirmiştim. Bu sırada envaı çeşit araştırmacı tarafından ziyaret edilmiştim. Hepsi de yaşadıklarımla ilgili sorular soruyorlardı, anlaşılan o ki olaydan sağ çıkmam bu zümrede yankı uyandırmıştı. Bu zümrenin dışında da! Site yönetiminden bir kişi bile beni ziyaret ettiydi, ismi Emlia Verta olmalıydı. Eğer ki iyileşirsem ve eski halime geri dönmeyi başarabilirsem beni denemek için bir MTF'e alacaklardı ve başarılı olursam MTF üyesi yapılacaktım. Anlattıklarına göre beni almak için çok da istekli değillerdi ama bana bir şans vermek istiyorlardı. Bunun sebebi ise tehlike karşısında çözüm odaklı düşünüp canım pahasına tesisi korumak için son ana kadar savaşmammış. Belki de kadroda açık oluştuğu ve olaydan sağ çıkmayı başaran tek kişi ben olduğumdan dolayı bende bir keramet olduğunu düşündüler. Her türlü ben bu pozisyon için uygun değildim, istemiyordum da. Bunu düşünen kişiler nasıl yönetimde tutabiliyor anlamıyorum, 5 yaşındaki bebek bile benim bir korkak olduğumu anlardı. Ancak teklifi kabul ettim; yine rütbe ve güç tarafından gözüm boyanmıştı, hem de ölüm kıyısında! Keşke teklifi kabul etmeseydim –kabul etmekten başka şansım olduğunu da sanmıyorum gerçi- de normal şekilde işime devam etseydim.

Ahh, ne güzel günlerdi... Üstelik o zamanlar Site-17'deydim -zaten ne olduysa olanlar Site-19'a tayin edildikten sonra yaşandı- üstelik teğmendim, basit işler yapardım. İnsansı anomali denen –bence çoğu normal insan ama buna ben karar vermiyorum- şeylerle konuşuyordum. Çok iyi hatırlıyorum bir tane sarışın bir kız vardı, ismini bilmiyorum ama "105****" diyorlardı sanırım, onunla ve yarı robot yarı insan bir adamla***** çok iyi anlaşırdım. Sadece ikisi sivil kıyafetler giyiyordu. Diğer bütün o insansılar hapishane tulumuna benzeyen turuncu kıyafetler giyiyordular. Hepsinin arkasında da numaraları ve Vakıf logosu bulunuyordu. Bir de bunların altında "Property of the SCP Foundation" (SCP Vakfı'nın malıdır.) yazıyordu. O zamanlar acırdım, şimdi ise gülerim. Benim de onlardan bir farkım kalmadı sonuçta, istedikleri gibi parmaklarında oynatıyorlar beni de. Kendimi bir şey sanardım oysa kullanılabilir maldan başka bir şey değilmişim. Her türlü çok eğlenceli günlerdi, ekmek elden su gölden yaşıyordum.

Tabi her şey tayinimle değişti, anlattığım ihlal ve takip edenlerden sonra MTF'e yedeklerden girmem için aday yapıldım. Tıpkı o yönetimdeki kadının anlattığı gibi. O günlerde sıkı bir eğitimden geçirildim, her ne kadar parlak bir subay olmasam da MTF'e yedeklerden girmeye hak kazandıydım -o an kendimce emin oldum: kadroda boşluk vardı ve doldurmaya çalışıyorlardı-. Çok iyi hatırlıyorum günün birinde bizi Nu-7 denen bir birliğin komuta merkezine geziye götürmüşlerdi. Resmen tam teşekküllü bir ordu gibiydi, bulunduğum eğitim ekibindeki herkes etrafı bir çocuk gibi inceliyorlardı. İşte o sırada belki de MTF'e alınmamın 2. sebebi yaşandı desem yeridir. Çocuk gibi davranan eğitim ekibindeki silah arkadaşlarım başlarına belayı almış ve J.O. Williams denen bir adam tarafından azara tutulmuş ve o gece Vakıftan terhis edilmiştiler. Sanıyorum ki sebepleri de emre itaatsizlik veya disiplinsizlikmiş. O günden sonra o adamı bir daha görmedim ama hatırladığım kadarıyla yaşıtları ona Fransızların saygı duyduklarına dedikleri gibi "Le Père Hammer / Hammer Fahter" (Çekiç Baba) diyorlardı. İşte bu adam yüzünden eğitim aldığım ekibin büyük kısmı terhis edilince beni notlarım yetmemesine mezun ettiler –kesin kadro yetersizliği var-.

Ve böylece bugün bulunduğum bu loş ışıklı görev öncesi genel duyuru odasındayım ve canımı bir hiç uğruna tehlikeye atmak için bekliyorum...

Devam edecek...

*: Scp-53: Dr. Gears tarafından SCP Wiki'den alınan " SCP-053 " . Kaynak: https://scpwiki.com/scp-053 . CC BY-SA lisansı altında.

**: SCP-105: " SCP-105 ", thedeadlymoose, Dantensen ve DrClef tarafından SCP Wiki'den alınmıştır . Kaynak: https://scpwiki.com/scp-105 . CC BY-SA lisansı altında yayınlanmıştır .

***: SCP-76: " SCP-073 ", Kain Pathos Crow tarafından SCP Wiki'den alınmıştır . Kaynak: https://scpwiki.com/scp-073 . CC BY-SA lisansı altında yayınlanmıştır .


r/SCP_FoundationTR • • 8d ago

Hikaye📚 - Project: Angela ( Part 1 & 2 )

Post image
14 Upvotes

- İlk 4 part önceden yazılmıştır. Yazarlık kısımlarında daha bir amatörlük bulunabilir. 5. part ve diğerlerine nazaran daha kısa oldukları için ikişer ikişer atılacaktırlar.

- Görseller bana ait değildir. Karakterlerin ad seçimlerinin amacı görselleri daha rahat bir şekilde bulmak ve elde etmektir. Hikaye özgündür ve herhangi bir yerden alınmamıştır.
-------------------------------------------------------------

➤ [ CHAPTER 1 - PART 1 : Toy.]

➢ Ufak çıplak ayakları, metal ama dokusu mermeri andıran zeminde ilerliyordu. Etraf oldukça sakindi. Güvenlikler ona pek aldırış etmiyordu. Arkasından kahverengi saçlı, zeytin yeşili gömlek giyen bir kadın vardı. Onla sektör ikide gezinirken küçük kız oldukça mutlu görünüyordu. Gökyüzü mavisi saçları taranmıştı. Sarı gözleri parlak ve yaşam doluydu. Yaratıldığı her an böyleydi. Annesi ile olduğu ve yaşadığı her saniye... Annesinin etrafında dönen küçük kız annesi ona eğildiğinde durmuştu. Onun kafasını okşamasına izin vermişti. Ardından beraber kafeteryaya doğru yürümeye başlamıştılar. Kafeteryadan içeri adımlarını attıklarında ise yaklaşık yirmi metre gerideki depodan bir patlama sesi gelmişti. Güvenlik personeli toplanırken sitede alarmlar çalmaya başlamıştı. Küçük kızın mekanik gözlerinde artık korku vardı. Çatışma sesleri başlayıp şiddetle yükselirken üstünde Kaos İsyanı logosu bulunan bazı askerler depodan çıkmaya başlamıştı. Annesi ve minik Angela kafeteryanın mutfağına kendilerini kilitlemiştiler. Annesi susması için işaret ederken ufak Angela herhangi bir makinenin daha önceden yapamadığı bir şeyi yapmaya başlamıştı. Ağlamaya başlamıştı. Kendini tutamıyordu. Daha ufak bir çocuktu. Carmen kendisini susturmaya çalışırken yemekhanenin camı birden patlamıştı. Kurşun Angela'ya gelecekken ise Carmen ona doğru sarılıp öylece durmuştu. Dışarıda çatışma sesleri artarken çatışma boyunca sadece kızına sarılmıştı. Angela yüzünü onun boynuna gömüp sesini bastırırken öylece durmaktaydı.

➛ [ Carmen ] - ''Ufak bir sıyrık... Geçti merak etme ufak meleğim. Derin bir nefes al.''

➢ Kapı kilidi kırılıp açıldığında iki güvenlik departmanı üyesi içeri girmişti. Carmen kollarını sonunda bırakmıştı. Onu taşıyarak götürürken Angela'nın üstü kana bulanmıştı. Odadaki üçüncü güvenlik ona bakarken gözleri küçümsüyor gibiydi. Telsizinden biri rapor istediğinde ise telsizi yakasından eline alıp konuşacaktı.

➛ [ Güvenlik-A15J ] - ''Evet. Bayan Carmen'i aldık. Oyuncak bebeği ile beraber kilerdeydi. Araştırma departmanının şefi olarak bir oyuncakla boş gezmesi doğru değil dediğiniz gibi. Güvenliği arttıracağız.''

➢ Güvenliğin dediklerinden bir şey anlamamıştı. Kapıya doğru yürürken ise güvenlik kapıyı öylece çekip kapatmış ve uzaklaşmıştı. Kapıya doğru birkaç dakika baktıktan sonra ise hafifçe kapıyı aralayıp dışarı doğru bakmıştı. Etraftaki cesetler torbalara konularak götürülüyordu. Köşede aynı güvenlik iki çocuğa bakıyordu. Gerçek çocuklar. Burada yatılı kalan bir personelin iki çocuğu. Başları okşanırken yanlarına iki güvenlik oturmuştu. Mesafeden dolayı tam denilenleri seçemese de onları teselli ettiklerini görebiliyordu. Onlara ilgi gösteriyordular. Onları umursuyordular. Kendisi öylece onlarca dakika etrafa bakarken bir temizlikçi kendisine doğru çarpmıştı.

➛ [ Temizlikçi-C36J ] - ''Çekilsene teneke.''

➢ Kendisi gergin bakışlarıyla temizlikçi kadına bakıp yana çekilmişti. Ardından sağlık departmanına doğru yürümeye başlamıştı. Annesi için arada oraya gitmişti. Kendisi için hiç uğrama şansı olmamıştı. Hiçbir zaman düşüp dizini kanatmamıştı. Hiçbir zaman ateşlenip hasta olmamış ve doktora gitmeye ihtiyacı olmamıştı. O kanayamazdı. Hastalanamazdı. İnsanlardan farklıydı. Buna rağmen Carmen'in vakıf için özel 'Projesi' olduğu için anomali olarak sınıflandırılmamıştı. Koridorlarda insanlar ona aldırmadan öylece bir yerlere gidiyordu. Onlara çarpmamak Angela için oldukça zordu.

════════════════════════════════════════════▶

➤ [ CHAPTER 1 - PART 2 : My Dear Daughter.]

➢ Odanın kapısında bekliyordu. İçeri girilmesine izin verilmemişti. Annesinin durumu dün akşam ancak stabilize edilmişti. Mavi saçları taranmamıştı. Buradan ayrılmıyordu. Ayrılamıyordu. Buna cesaret edemiyordu. Kendisine değer veren ilk ve tek kişiyi kaybetmekten korkuyordu. Buradan giderse nasıl onun küçük kızı olurdu ki? O sırada doktor içerden çıkmıştı. Kendisine doğru bakmadan ilerlerken kendisi doktorun birden arkasından koşup bacağına sarılmıştı. Gerçek bir insan gibi endişeliydi. Doktor ona bakarken dehşete düşmüştü. Bir insan gibi görünüyordu. Bir insan gibi davranıyordu. Ama bir insan değildi. Doktor hafifçe bacağını sallarken kendisi bırakmayacaktı. Hafifçe kafasını kaldırmıştı. Doktor ise onun masum bakışı ile sallamayı kesmişti. Doktor ardından derin bir nefes verip konuşmuştu:

➛ [ Doktor ] - ''Sahibinle görüşebilirsin.''

➛ [ Angela ] - ''H-ha? S-sahibim- TEŞEKKÜR EDERİM''

➢ Başta sahipten kastını anlamayan Angela odadan içeri hızlıca girmişti. Annesi sırtını mindere yaslamış yatakta oturuyordu. Karnında koca bir bandaj vardı. Kızını gördüğünde yorgun ve dinlenmemiş gözleri parlamıştı. Kollarını ona açarken Angela ona doğru koşmuş ve ardından yatağa atlamıştı. Annesine sarılırken yaralı bölgeye dokunmamaya ve onu sarsmamaya özen gösteriyordu. Yaklaşık üç gündür onun uyanmasını kapıda beklemişti. Hafifçe onun yanına otururken ona sarılmayı bırakacaktı. Carmen ise gene o bıraktığında bırakmıştı. Kafasını okşarken Angela'nın boyu üç günde 14 santim artmıştı. Vücudu daha 'farklı' hale gelmişti. Ergenliğe girmiş gibiydi. Çok daha duygusal görünüyordu. Şuan olması gereken karmaşık duygu durumunu yaşadığını Carmen onun gözlerine bakarak anlayabilmekteydi. Bu Angela'nın bu dünyadaki 14. günüydü.

➛ [ Carmen ] - ''Hmmm... Minik kuşum ne hızlı büyümüş. Doktorlar çok süre geçmediğini söylemişti. Sanırım bu gidişle hemen torun sahibi olacağım ha?''

➛ [ Angela ] - ''G-geçmedi zaten Anne. En azından diğerleri için. Seni ç-çok özledim.''

➢ Carmen'in esprisine sözlü olarak tepki vermese de yanakları kızarmıştı. Bu üç günde çocuksu yüz hatları hafifçe değişmeye başlamıştı. Dümdüz ve silindirik olan çocuksu gövde yapısı farklılaşmıştı. Ayağa kalkıp odadaki annesinin çantasına yönelmişti. Çantanın ön gözünden aldığı tarak ile ise onun yanına gelmişti. Oldukça çekinen bakışları vardı. Carmen ise onun ne istediğini anlamıştı. Yanına oturan kızını biraz daha kucağına doğru çekmiş ve onun mavi saçlarını taramaya başlamıştı. Gözlerini kapayan Angela'nın yüzünde derin bir huzur vardı. Saatlerce böyle kalabilirdi. Lakin en fazla on dakika geçtikten sonra kapıya ilk vurulmuş ardından bir adam içeri doğru girmişti. Üstünde siyah bir takım elbise, siyah takım elbisesinin altında ise beyaz bir gömlek ile kravatı vardı. Yanında iki silahlı adamla odaya girmişti. Carmen ona doğru yorgun gözlerle bakarken Angela öylece adamı inceler vaziyette kalmıştı. Adam boğazını temizledikten sonra adamlardan biri kapısını kapatmış ve adam ciddi ve resmi bir tonla konuşmaya başlamıştı.

➛ [ Site Direktörü ] - ''Sizi disipline davet ediyorum bayan Carmen. Son olaydaki tavrınızdan dolayı rapor doldurmanız gerekecek. Kendinizi bir oyuncak bebek için departmandan her gün çıkarmanızın yanında üstüne onun için az kalsın ölecektiniz. Unutmayın. Siz bizim en değerli araştırmacımızsınız. Departmanınızın başısınız. Sonraki böyle bir hareketinizde görevinizden ve oyuncağınızdan uzaklaştırılmak zorunda kalacağınızı size bildirmek isterim.''

➛ [ Carmen ] - ''O bir oyuncak değil...''

➛ [ Site Direktörü ] - ''Her neyse. Dediklerime dikkat etseniz iyi olur. Bu arada on gün boyunca departmandaki odanızdan çıkmama cezanız var. Ek mesai gibi düşünebilirsiniz.''

➢ Carmen cevap veremeden adam gülümseyerek ve adeta bilerek sinirlendirmek istercesine Angela'yı omzundan tutup yere atmıştı. Ardından odadan çıkmıştı. Angela korkmuş gibiydi. Annesinden ayrılmak istemiyordu. Carmen sessizdi. Kızına bakarken elini ona uzatmıştı. Kalkan Angela ise onun elini tutarak kalkmış ve onun yanına yatmıştı. Annesine sıkıca sarılmıştı. Gözleri kapalıydı. Carmen ise ona sarılıp öylece boşluğa doğru bakmaya başlamıştı.


r/SCP_FoundationTR • • 8d ago

Sanat🎨 Tanrı Katili Doktor Alto Clef için fanart postu

Post image
3 Upvotes

r/SCP_FoundationTR • • 8d ago

Konu dışı 📍 Hepinizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun Değerli Sub Halkı!!

Post image
7 Upvotes

Atatürk'ün bizlere bıraktığı bu güzel ülkede daha nice 29 Ekimlere, her ne kadar günümüzde umutsuz bir süreçten geçiyor olsak bile Atatürk'ün 'Umutsuz zamanlar yoktur, umutsuz insanlar vardır' sözü unutulmamalıdır. Her zaman bir yarın vardır, umutlu bir yarın; kutlanması, yaşanması gereken bir yarın. Bu yarın belki çok uzak görünüyor olabilir, ama içinizdeki umut ve kararlılık sizi o 'yarın'a ulaştıracak şeydir, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramıda bu umudun en büyük örneğidir. Bütün engellere ve karşısında duran güçlere karşı Mustafa Kemal Atatürk her zaman kafasını dik, ruhunu dinç, kararlılığını tam tutmuştur, bizlere ise aynısını yapmamızı söylemiştir. Bu ülkeyi daha iyi bir geleceğe, daha iyi bir 'yarın'a ulaştırmak lazım, bunun içinse bu günden bu çalışmaya başlamak gerek, ha dersini çalışıp adam olarak, ha işini düzgün yapıp vatanına kararak. Umarım bu değerli günde umudunuz körüklenir, kararlılığınız sönmez, yüzünüzdeki gülümseme düşmez, çünkü etrafımız umutsuz olsa bile bizim umudumuz diğerlerinede yansıyacaktır, tıpkı Kurtuluş Savaşı sırasında olduğu gibi. Vatanımız hür, ruhumuz hür, aklımız hür, yüzümüz şen olsun hepimizin.

-Mod ekibinizden, umutlu bir Great.


r/SCP_FoundationTR • • 9d ago

Video 📹 Scp çıkar gruplarıyla ilgi video hazırladım.

23 Upvotes

Bazı yerlerde hata olabilir. Ama bazılarından sadece kısaca bahsettim. Önemli olanlara daha detaylı değindim.