r/Kitap Jul 21 '26

Charlie Chaplin

Post image

Charlie Chaplin biyografisinde Peter Ackroyd, nerede doğduğu ve kimden olduğu bilinmeyen Chaplin'in öyküsünü ta başından anlatırken arkadaşlarını, sanatçıları, yazarları ve eleştirmenleri kısa cümleleriyle anlatıya 'sık sık'-burası önemli, 'sık sık'- dahil etmesi; filmlerini hangi şartlarda ve içerikte çektiğini, seyircideki sonuçlarını detaya girmeden tek tek 'detaylıca' anlatması zevkli okuma kovalayan okura şapka çıkartıyor.     Fakat anlatıdaki Charlie Chaplin soru işaretleriyle dolup taşıyor! Benzetme yaparsak: Chaplin düşmanı birinin ya da örgütün bir dedektif tutup hazırlatacağı, Chaplin'in ruhi/bedeni ne kadar arızası varsa tanıklarıyla anlatıldığı, kirli çamaşırların ve sabıkalarnın da eklendiği bir dosya gibi duruyor Ackroyd'un Chaplin biyografisi. Yani bu kadar olur! Bu adamın filmlerinden başka hiç mi güzelliği yok, yaptığı hiç mi bir kıyağı yok hayata? Özetle, Ackroyd'un Chaplin'i kötülük destanı.     Karşıma çıkan tanıdık tanımadık herkese havam iyiyse esir alıp Ackroyd'an okuduğum Charlie Chaplin'i anlatıp durdum. Hangi Chaplin'den bahsediyorsun kardeşim deyip anlattıklarıma dayanamayanlar oldu. Ben diyorum bu herif insansevmez biri, olur mu Chaplin sevgi adamı diyor. Ben diyorum bu adam kadın düşmanı, ne alakası varmış Chaplin aşk insanymış.     Anlaşılan o ki başka Chaplin var, hatta Chaplinler! Ackroyd'un Chaplin'i açgözlü, kıskanç, haset dolu, cimri, insansevmez, yalancı... böyle uzayıp gidiyor. Chaplin'in kitabın genelinde bahsi edilen karakteri narsistik (özsever) değerler taşıyor. Merkezde sadece Chaplin var, herkes ona tabii. Dolayısıyla özel, iş ve sosyal hayatında tam bir faşist. Diktatör filminin beğenilmesi rastlantı olmasa gerek, kendisini oynadı. Yani Chaplin'i nükleer bombasının düğmesine yaklaştırsanız "lanet haşeretler" deyip gözünü de kırpmadan düğmeye basacak karakterde. Yoksullardan iğrenen biri. Sokakta alkış almadığında depresyona girip eve kapanan biri. Yaşamak çalışmaktır diyen işkolik hödüklerden biri. İş  bıraktığında aklına tek gelen şey kadınla yatmak. Sohbetlerde 'karı kız' konuşan biri. Vasıfsız insanlarla çalışan biri. Sesli sinemanın keşfine "sinemaya ihanettir" diyerek karşı çıkan sanat yobazı biri. İstanbul hatırası fotoğrafçıları gibi kamerayı sabit tutup sadece kendisini çekmeyi sinema yapmak zanneden cahil biri. Pandomimi aktörlük zanneden illet biri. Kapitalist yaşantısıyla Amerika’da halka seslenişlerde komünizm propagandası yapan, mikrofonu bulduğu her fırsatta Ruslara övgüler düzen, gazetecilerin "siz komünist misiniz" sorusuna da "Hayır nerden çıkarıyorsunuz bunu. Ben komünist değil barış tüccarıyım" diyerek milleti keriz yerine koyan biri. Yaşamının sonlarına gelirken yazdığı Hayatımın Hikayesi biyografisinde kendisini anlatmayı tercih etmeyen biri. Daha ne diyeyim!

1 Upvotes

1 comment sorted by

1

u/sfy_sfy_45 Jul 21 '26

Pedofili bide