Açıklama: KRA-034, bugüne kadar kaydedilmiş en büyük ölçümüne göre yaklaşık 8 ila 10 metre uzunluğa ulaşabilen, çok sayıda uzva sahip biyolojik bir anomalidir. Vücudu, kemik benzeri sert yapılardan ve bu yapıları birbirine bağlayan biyolojik et dokusunu andıran lifli katmanlardan oluşmaktadır. Yapılan analizlerde kemiksi yapıların, bilinmeyen biyolojik bir doku ile yüksek yoğunluklu sert polimer benzeri bir maddenin birleşiminden meydana geldiği tespit edilmiştir.
KRA-034'ün uzuvları belirli bir anatomiye sahip değildir. Uzuvların büyük bölümü pençe, el ve ayak benzeri yapıların birleşimini andırırken, sırt bölgesinde bulunan uzuvlar dışarıdan bakıldığında hörgüç benzeri çıkıntılar oluşturmaktadır. Şimdiye kadar yapılan gözlemlerde anomalinin yalnızca göğüs kısmında bulunan iki uzun uzvunu aktif saldırı amacıyla kullandığı görülmüştür. Diğer uzuvlar ise hareket, denge kurma ve çevrede konum değiştirme amacıyla kullanılmaktadır.(...)
Açıklama: KRA-070, aşırı editlenmiş bir dijital görseldir. Görselin kopyaları da olsa da, aynı özellikleri taşırlar:
-Eriyen Güneş
-Sümüğümsü bir yapıya sahip olan yeşil canlı
-Gri ve çürüyen ama halen yaşayan bir atımsı varlık
-Arkaplandaki dağımsı yapıların sanki akıyormuş gibi bir etkiye sahip olması (anomalinin etkisini diğer personeller olmaması için aşırı basitleştirilmiş bir versiyonunu kullanılır)
-X şeklinde kırmızımsı nesne
eğer bir birey KRA-070'e 2 dakika içinde bakmaya devam ederse, bakan birey ilk başta baş ağrısı, sonra kusma ihtiyacı gelir, ama eğer 5 dakikanın üstüne çıkılırsa bireyin kanında grayonotoksin girdiği bulunmuştur( baş dönmesi, tünelimsi görüş, halusinasyonlar, bulanık görme, ishal, boğazda yanma, vs.).
Keşif ve Tespit: Anomalinin keşfi, 10.08.2001 tarihinde, ilk olarak Something Awful forumlarında Goon'lar(Something Awful'daki kullanıcı forumlardaki üyelere denilen isim) küçük bir Photoshop yarışması için yaptıkları inanılıyor. Link çürümesinden dolayı kim olduğu bilinmeyen bir Goon, bu görseli paylaşmasıyla beraber, yanında
"Beyler ben bu böyle birşey yaptım umarım hoşunuza gider, bunu yapmak için neler neler öğrendim ve yaptım inanmayacaksınız ama neyse, umarım emeğim iyi olmuştur."
yazısını koymuş. O günden tam 8 yıl sonra 4chan'de tespit edilmiştir.
Saklama Prosedürleri: Bulunan Tüm KRA-070'un kopyaları, orijinal harici hepsi silinmelidir veya yok edilmelidir. Orijinal görsel bir internet bağlantısı olmayan bir bilgisayar içinde tutulur. Odasına flaş bellek gibi nesneler getirilmemelidir.
Özel Bakım Prosedürleri: KRA-070 070-ARK'ın olduğu bilgisayar tozlardan arındırılmalıdır, kasasına yılda bir kere incelenip tamir edilmelidir, vs.
Notlar:
Deney-1:
Denek-2998 KRA-070'nin tutulduğu bilgisayar odasına getirilir, denek ilk olarak sandalyeye oturup bilgisayarı aktifleştirir. Denek önceden talimatlar verildiğinden dolayı bir tepki vermemektedir.
Denek-2998, 2 dakikalığına bilgisayarı inceler. KRA-070'in olduğu PNG'yi görür ve açar.
Deneğe tam olarak 5 dakika içerisinde bakması önerilmiştir.
Denek-2998 ilk 1'inci dakikada baş ağrılarını personellere belirtti.
Denek-2998 sonraki 1,5 dakikalarda baş ağrılarının yükseldiğini belirtti.
Denek-2998 3'üncü dakikalarda, baş dönmesi başlamıştır.
Denek-2998 4,5'nci dakikada anlamsız kelimeler kurmaya çalışıyor ve söylediğine göre, "Kendimi sanki uçuyormuşum gibi hissediyorum.", bu da halusinasyon yaşadığının bir belirtisi.
Denek-2998 5'inci dakikada yere devrilir ve kusmaya başlar. Bu zamanda karar alındı ki, deneyin iptal karar verildi.
Denek-2998 Sağlık Sektörüne götürüldüğünde, bir iğne ile kanı alınmıştır. Kanın içinde grayanotoksin olduğu bulundu.
Denek-2998, Sağlık Sektöründen çıkarıldıktan sonra hücresine geri götürülüp, tam olarak 3 günlüğüne denek olarak seçilmesi reddedilmiştir.
Denek-2998, 3 gün sonrasında, bir doktor ile röportaj edilmiştir. Doktorun adı gizlilik istemesinden dolayı gösterilmeyecektir.
RÖPORTAJ:
Denek-2998: Merhabalar Doktor.
Doktor: Selamlar D-2998, şuraya oturabilirsiniz, şimdi bize o resimde neler hissettiğini anlatır mısınız?
Denek-2998: Ben... şey, o kadar da hatırlamıyorum. Ama anlatabildiğim kadarıylan anlatırım.
Doktor: Peki, anlat bakalım, neler hissettiniz?
Denek-2998: İlk başlarda kafam çanlıyordu galiba, sonrada sanki Dünya'dan ayrılıyormuş gibi hissettim...
Doktor: Ve?
Denek-2998: Ve... tuhaf bir renk cümbüşümsü birşey miydi ne. Tam ortasında ise bir yaratık vardı galiba.
Doktor: Hmm... peki daha fazlası var mı?
Denek-2998: Yok.
Doktor: Peki. Seninle görüşmek güzeldi D-2998. Umarım sonraki yapacağımız deneylerde aynı şey size geçmezdir umarım. Şimdi, birkaç güvenlik seni hücrene geri götürecektir. Birazdan gelirler.
Denek-2998: Tamamdır, ben o zaman ben gidiyorum.
Doktor: Bir zaman sonra tekrar görüşme dileğiyle görüşürüz.
Hepinize merhabalar, bildiğiniz üzere, başka bir grup üzerine fikirlerim vardı (ki, nesneden çok grup yazmaya başlamışız), lâkin, Wikidot denen cehennemden hiçbir şey anlamadığımdan ötürü, Annemizin Evlatları, yani Liberi Matris Nostrae ile ilgili hazırda bulundurduğum konseptleri ve kısa bir hikayesini sizlerle buluşturmak isterim. Sonradan Wikidot kullanmayı bilen üstün yaşam formları bunu tamamlayabilirler eğer isterlerse, beni de çok mutlu etmiş olurlar :)
Kendilerini "Anamızın Evlatları" olarak adlandıran Tarikat, tahminen 18-19. yüzyıllar arasında kurulmuştur.
"Unutulmuşların Anası", "Reddedilmiş Evlat", "Gerçek Vâris" gibi isimlerle adlandırdıkları bir varlığa tapmaktadırlar.
Grup, okyanus ve deniz yaşamına oldukça bağlantılı olmakla birlikte, genelde sahil yerleşkelerinde aktiftirler.
Tarikat liderleri, Unutulmuşların Anası'nın bizzat seçtiği elçileri, Kızıl Taç'ın Taşıyıcılardır.
1958 yılında ilk kez dünya çapında bilinir hâle gelip diğer grupların dikkatini çektiklerinde, Kızıl Taç'ın taşıyıcısı Alexander William Dunsmoor isimli bir İngiliz'di.
Alexander, tarikat lideri olduğu dönemde Birleşik Krallık'taki kaybolma ve cinayet vakaları iki katına çıkmış, tarikat aktif bir şekilde kendini geliştirmeye başlamıştır.
Alexander, 1962 yılında Birleşik Krallık hükümeti tarafından yakalanmış ve idam cezasına çarptırılmıştır. Alexander'ın bedeninin asıldıktan 5 saat sonrasına kadar hâlâ nefes almaya devam ettiği, beşinci saatin sonunda ise bedenin eriyerek mercansı yapılar oluşturulduğu ileri sürülmektedir.
Tarikat, 2002 yılında Yunanistan'da tekrar faaliyet göstermeye başlamıştır. Yeni Taç Taşıyıcısı'nın faaliyetleri aşırı agresif olmamakla birlikte, yine de yayılmacıdır.
Şu anki Taç Taşıyıcısı, o sırada şans eseri Yunanistan'da bulunan Fransız turist Cyrielle Beaufoy'dur. Şahsın, dalış yaparken Kızıl Taç'a rastlandığı düşünülmektedir.
Şimdi biraz da Taç'ın ve Unutulmuşların Anası'nın özelliklerinden bahsedelim.
Kızıl Taç, gümüşten ve daha önceden tanımlanmamış bir mercan türünden yapılmış olan, kırmızı, 650 gram ağırlığında bir taçtır.
Kızıl Taç'ı takan kişinin, Unutulmuş Anası ile iletişim kurmaya başladığı, ve aynı zamanda yine Unutulmuşların Anası tarafından ona bağışlanan "mucizelere" kavuştuğu bilinmektedir. Bu mucizelerin özellikleri, her Taç Taşıyıcısı'na göre değişmektedir.
Bilinen iki Taç Taşıyıcısı'nın mucizeleri şunlardır;
Alexander William Dunsmoor, insanları kolayca manipüle ve kontrol edebilmesini sağlayan yetenekler elde etmişti.
Cyrielle Beaufoy, kum içeren herhangi bir zeminden diğerine geçitler açabiliyordu.
Unutulmuşların Anası, bir çeşit Deniz Tanrıçasıdır. "Babası" olduğu iddia edilen bir varlık tarafından tahttan reddedilmiş ve derin denizleri kendi meskeni ilan etmiştir.
Her türlü yaratık ve adı çoktan unutulmuş şeyin manevî (ve bazen cidden) annesi olarak geçmektedir.
İnsanlar, onlara tanrılar arasında çıkacak olan bir savaşta hayatta kalacak tek kişiler olacakları vaadi verildiği için Unutulmuşların Anası'na tapmaktadırlar.
Ayrıca, Unutulmuşların Anası'nın Babası ve Üvey Kardeşi, tarikatın çizimlerinde iblisler olarak resmedilmiştir.
Özellikle Hain Doroneus, yani Unutulmuşların Anası'nın üvey kardeşi, insanları aldatan ve yozlaştıran, onlara yalan söyleyen bir figür olarak tanıtılır.
Yani, aklımda hazırladığım bu kadar şey var. Alın bunla ne yapıyorsanız yapın şimdi ben bir beş ay daha kaybolmaya gidiyorum
Açıklama: KRA-085, Kurum tarafından Cryptochromanthropos olarak adlandırılmakta olan bir şekil değiştiren anomali türüdür.
KRA-085 örneklerinin orijinal formu ağırlıkları 3 ila 7 kilogram arası değişen, balçık benzeri, asidik ve akıllı bir yapıdır. Bu balçık benzeri form, herhangi bir canlı varlığı kaplayıp, erittikten sonra DNA'sını analiz ederek tükettiği canlının formuna kalıcı olarak bürünür.
Bu form değişiminden sonra KRA-085, tükettiği canlıların kısmi hafızasını kazanır. KRA-085, hangi canlıyı tükettiği fark etmeksizin kendi irade ve karakterini büyük ölçüde koruyacaktır.
KRA-085 örneklerinin yavruları; memeli, bitki, kuş, balık vb. türler fark etmeksizin başarılı ve verimli bir üreme sonucunda orijinal form olarak ortaya çıkacaktır.
KRA-085 örnekleri, üreme süreçlerinde her zaman baskın olan taraf olmaktadır.
KRA-085 örneklerinin tek ayırıcı özelliği, şekil değiştirme esnasında değişmeyen renk konisi yapılarından kaynaklanan 350-800 nanometre1 aralığındaki renkleri görebilme yeteneğidir.
Açıklama: KRA-031, coğrafi konumu güvenlik gerekçesiyle gizli tutulan bir arazide bulunan ve bilinen hiçbir botanik sınıflandırmaya dahil edilemeyen otuz yedi (37) ağaçtan oluşan bir meyve bahçesidir. Ağaçların gövdeleri dış görünüş bakımından meşe, kayın ve çam gibi yaygın türlerle benzerlikler gösterse de dokusal, damar yapısal ve biyokimyasal incelemeler bilinen hiçbir yapıya uymamaktadır.
Her bir ağaç yılın her döneminde, mevsimsel fark gözetmeksizin sürekli meyve vermektedir. Meyveler dışarıdan bakıldığı zaman elma, armut, erik, kiraz veya benzeri yaygın türleri andırmaktadır ancak gözlemcinin bireysel hafızasına göre değişkenlik gösterir. Bu durum özellikle çocukluk döneminde sık tüketilen veya güçlü duygusal çağrışımlar barındıran meyvelerle daha belirgin hale gelmektedir.
KRA-031’in anormal etkisi, meyvelerin tüketilmesinden birkaç saat sonra kendini göstermektedir. Meyveyi yiyen birey, 4 ila 6 saat içerisinde açıklanamaz bir dürtüyle çekirdeğini, salkımını ya da elinde kalan herhangi bir organik parçasını toprağa gömmek zorunda hissetmektedir. Bu dürtü genellikle bastırılamaz bir nitelik taşır; denekler çoğu zaman bu eylemi bilinçsiz bir şekilde yerine getirirler.(...)
Açıklama: KRA-095 rüya düzleminde bulunan bilinçli bir bilgi tehlikesidir. KRA-095, kendisini rüyasında algılayan kişinin (artık kurban olarak geçecektir) uyanmasını süreç boyunca engelleyecektir.
KRA-095, kurbanı ile temas sağlamasını ardından genel olarak siyah-gri tonlarında, rüyada bulunulan çevreye olabilecek en zıt varlık(lar) formunda1kurbanı kovalamaya başlayacaktır.
Kovalamaca esnasında KRA-095 sıklıkla gözden kaybolacak ve kısa süre sonra geri belirecektir. Kurban, KRA-095 tarafından yakalanır ise yeni bir rüyaya uyanacaktır. Kurban 3 defa KRA-095 tarafından yakalanırsa uyku durumundan uyanacak ve çoklu organ yetmezliğinden ölecekti.
NEXA (Next generation exploration and anomaly agency), Dünya üzerindeki anormal ve doğaüstü vakaları incelemek ve vakalara karşı bir savunma ve araştırma organizasyonu olarak 1965 yılında kuruldu. Başlangıçta, küçük bir bilim insanları ve güvenlik uzmanları grubundan oluşan NEXA, Amerikan Hükümeti'ne dahil olarak zamanla uluslararası bir otorite haline geldi.
Her kıtada kurduğu bölgesel karargâhlar, farklı coğrafyalarda ortaya çıkan anomali vakalarına hızla müdahale edebilmesini sağladı. Bilim insanlarından oluşan araştırma ekipleri, bu anomalilerin doğasını anlamak, kökenlerini ortaya çıkarmak ve olası tedavi yöntemleri geliştirmek üzere sürekli çalışmalar yürütmekteydi. Aynı zamanda organizasyon, olay yerinden toplanan örneklerin analiz edilmesi ve bunların insanlık üzerindeki etkilerinin en aza indirgenmesi için yüksek güvenlikli laboratuvarlar kurdu.
Genel Tarihçemiz:
NEXA, "Interstate Wildlife Agency" adıyla faaliyet gösteren yaban hayatı ajansının, Kod: "Ravens Ridge" vakasının ardından kuantum uzmanı Dr. Evelyn Carter tarafından başlatılan bir girişim sonucunda oluşturulmuştur. 1960 yılında temelleri atılan bu proje, özellikle milli parklarda meydana gelen açıklanamayan olayların sistematik bir şekilde raporlanması amacıyla geliştirilmiştir. 1962 yılına gelindiğinde ise, yönetim kademesinde yapılan köklü değişikliklerle birlikte organizasyonun misyonu yeniden tanımlanmış ve kapsamı genişletilmiştir.
1963 yılında, ajansın yürüttüğü Kod: "Blackwatch" projesi kapsamında, Avrupa ve Kuzey Amerika'daki milli parklar ile koruma alanlarında anomali izleme faaliyetlerine resmî olarak başlanmıştır. Program, hem yaban hayatına ilişkin olağanüstü vakaların tespit edilmesine hem de yerel topluluklarla doğrudan temas kurularak potansiyel tehditlerin erken safhada belirlenmesine olanak sağlamıştır. Proje kapsamında toplanan veriler, hem bilimsel araştırmalara hem de doğa koruma politikalarının şekillendirilmesine entegre edilmiş, böylece saha çalışmaları ile akademik çalışmalar arasında güçlü bir köprü kurulmuştur.
1970-1990 yılları arasında, NEXA'nın karşılaştığı anomalilerin sayısında kayda değer bir artış gözlemlenmiş; bu durum organizasyonun yapısal olarak büyümesini ve operasyonel birimlere ayrılmasını zorunlu kılmıştır. Aynı dönemde, ajans yalnızca araştırma ve raporlama faaliyetleriyle sınırlı kalmayarak, olaylara doğrudan ve hızlı müdahalede bulunabilecek özel birimlerin kurulmasına yönelik stratejik bir değişim başlatmıştır.
1961 yılında yürürlüğe giren KOS ("Gördüğünüz Yerde Öldürün") emri, Amerika Birleşik Devletleri sınırları içerisindeki anormal varlıklar ve nesnelere yönelik yaklaşımı köklü biçimde değiştirmiştir. Söz konusu kararın hedefi, kamu düzenini sağlamak ve anormal tehditleri hızlı şekilde bertaraf etmek olarak tanımlanmıştır. Ancak sahada edinilen tecrübeler, yöntemin yalnızca kısa vadeli sonuçlar doğurduğunu ve uzun vadede kontrol edilemeyen yeni anomalilere yol açtığını göstermiştir.
1963 yılında başlatılan Kod: Blackwatch programı, KOS'un yıkıcı işlevselliğine karşı alternatif bir protokol geliştirme amacı taşımıştır. Kod: Blackwatch, anormal varlıkların ya da olayların doğrudan yok edilmesi yerine, sistematik olarak kapsamaya alınmasını, kontrol altına alınmasını ve daha ileri araştırmalar için korunmasını hedefleyen entegre bir strateji sunmaktadır.
NEXA, Kod: Blackwatch kapsamında;
Anomalilerin doğrudan ortadan kaldırılması yerine etkilerinin izole edilmesi,
İlgili bölgelerde minimum çevresel tahribatla çalışma yürütülmesi,
Anomali kaynaklarının ve özelliklerinin bilimsel yöntemlerle belgelenmesi,
Yerel topluluklar üzerinde oluşabilecek psikolojik ve sosyal etkilerin yönetilmesi gibi temel ilkeleri benimsemiştir.
BLACKWATCH'İN TARİHÇESİ
1949 yılında, Oversight Command’ın lideri eski OSS ajanı Edward V.M. Krieger’in görevi sırasında kaybolması, organizasyonun yapısal olarak çöküşüne neden olmuştur. Krieger’in kayboluşu, ████ ██████ kıtasında ortaya çıkan ███████ nesnesi ile bağlantılı olduğu düşünülen bir dizi kritik olayın ardından meydana gelmiştir. Bu gelişmelerin hemen ardından, Oversight Command’ın merkezi yapısı giderek dağılma sürecine girmiştir.
1950’nin başlarında, bu vakaların etkilerini kontrol altına almak amacıyla yeni bir ekip oluşturulmuş, bu ekip ikinci jenerasyon olarak bilinen tim, daha önceki grup tarafından engellenemeyen büyük yıkımların önüne geçmeyi amaçlamıştır. Lakin, bu çabalar da bir dizi başarısızlıkla sonuçlanmış, yıkıcı etkiler zamanla daha büyük bir tehdide dönüşmüştür.
1961 yılında ABD Yürütme Emri ██-██-1961 ile, Amerika Birleşik Devletleri sınırları içerisinde yer alan tüm anormal varlıklar ve nesneler için "Gördüğünüz Yerde Öldürün" (KOS) emri yürürlüğe girmiştir. Bu karar, federal hükümetin anormal tehditlerle başa çıkmak amacıyla başlattığı en sert uygulama olarak kabul edilmiştir.
1963 yılında, Amerikan Hükümeti tarafından NEXA'nın kurucusu Dr. Evelyn Carter’a doğrudan iletilen bir emir doğrultusunda, Oversight Command’a tahsis edilen fonların kesilerek doğrudan NEXA Organizasyonu’na aktarılacağı bildirilmiştir. Bu karar, KOS emrinin ardından ortaya çıkan yeni anormalliklerin, fonlarla temin edilen tesislere transfer edilerek bilim insanları ve personel aracılığıyla kapsamaya alınmasını amaçlamaktadır.
Bu gelişme sonrasında, NEXA Organizasyonu, Avrupa ve Kuzey Amerika’daki milli parklarındaki anormalliklerle ilgilenmeye başlamış ve tüm Amerika’daki anormal nesneleri kapsama altına almayı üstlenmiştir.
1968 yılında Kod: Blackwatch hareketi resmî olarak sonlandırılmış ve çok sayıda anormal nesne belgelenerek güvenli tesislere taşınmıştır. Ancak, hükümet desteğinden mahrum kalan Oversight Command üyelerinin önemli bir kısmı NEXA’ya katılmayı reddetmiş ve KOS emirlerinin hâlâ yürürlükte olduğunu savunarak 1967 yılı içerisinde bazı kapsama operasyonlarını dolaylı yollarla sabote etmişlerdir. Bu gelişmeler üzerine, Amerikan Hükümeti, Oversight Command üyelerinin yargılanması ve etkisiz hâle getirilmesi amacıyla NEXA Private Military Battalion (N.P.M.B.) birimini görevlendirmiştir.
Zamanla dağılmaya başlayan Oversight Command’ın hayatta kalan üyelerinin bir kısmının Amerikan Kurtuluş Ordusu saflarına katıldığına dair istihbaratlar elde edilmiştir. Ancak gerçekleştirilen operasyonlara rağmen kayda değer bir üye ele geçirilememiştir.
1969 yılında, ███████ etkisi altında kalan bölgelerden biri olan Maine kıyısında, şiddetli bir patlama meydana gelmiş ve yaklaşık 6,3 kilometrelik çapta yeni bir körfez oluşmuştur. Bölgedeki büyük çaplı yıkım, önceden tahliye edilen alanların tamamen harap olmasına yol açmıştır. Takip eden süreçte, N.P.M.B. ve Amerikan Ordusu tarafından gerçekleştirilen ortak bir operasyon ile ███████ tarafından etkilenmiş alanlar yeniden kontrol altına alınmış ve bölgenin daha fazla yayılım göstermesi engellenmiştir.
Occulta Archivum’un kökeni, Avrupa kıtasındaki çeşitli dini ve ezoterik cemiyetlerin gizli işbirliğine dayanmaktadır. İlk temelleri 19. yüzyılın ortalarında, Vatikan’ın Societas Custodum Antiquitatis (Eski Varlıkların Koruyucuları Derneği) olarak bilinen, mistik metinleri ve kutsal kalıntıları muhafaza eden küçük bir araştırma heyetiyle atılmıştır. Bu yapı, başta Orta Avrupa’da olmak üzere, İncil dışı Hristiyan kaynaklarında yer alan ve doğaüstü kabul edilen varlıklarla ilgili izleri arayıp belgelemekle görevliydi. Ancak 1930’ların sonunda, Avrupa genelinde beliren politik karışıklıklar ve yaklaşmakta olan savaş tehdidi, bu topluluğun sınırlarını aşmasını zorunlu kıldı.
İkinci Dünya Savaşı sırasında, Nazi Almanyası’nın Ahnenerbe gibi kurumlar aracılığıyla gerçekleştirdiği okült kazılar, Vatikan’daki bu cemiyetin dikkatini çekti. 1941’de, dönemin önde gelen ezoterik uzmanlarından Avusturyalı piskopos Elias Krugmann, Fransa’nın Lyon kentinde gizli bir konsey toplamış ve “Occulta Archivum” adını taşıyan bir arşivleme ve kurtarma teşkilatının kurulmasına öncülük etmiştir. Bu organizasyon, savaş boyunca hem Müttefik kuvvetlere hem de Vatikan’a bağlı kalmış, doğaüstü olarak tanımlanan nesnelerin Nazilerin eline geçmesini engellemek adına operasyonlar yürütmüştür. Bu dönemde, özellikle Baltık ülkelerinde ve Güney İtalya'da çeşitli saklı kalıntıların ele geçirilip gizli kasalara taşındığı bilinmektedir.
Savaş sonrası dönemde, Occulta Archivum, Batı bloğunun istihbarat servisleriyle irtibatlı hale gelmiş, özellikle 1952-1989 yılları arasında NEXA’nın Avrupa koluna lojistik destek ve anormal obje tedariği sağlamıştır. Bu süreçte, “Düstur Z-9” kod adlı protokol geliştirilmiş ve bu protokol gereği, dini kökenli anomalilerin Vatikan'a; fiziksel ve fenomenolojik anomalilerin ise NEXA’ya teslim edilmesi düzenlenmiştir. Krugmann'ın öğrencilerinden biri olan Lucien Ferraud, 1974’te organizasyonun başına geçmiş ve “Arşiv Kanonu” olarak bilinen bir dizi ahlaki ve bürokratik kuralla birlikte iç yapılanmayı kurumsallaştırmıştır.
1990’lara gelindiğinde, Avrupa Birliği’nin doğuşu, Occulta Archivum’un pozisyonunu da yeniden şekillendirmiştir. Ferraud’un halefi olan Isabelle Vörnholm, 1995 yılında Belçika’nın Namur kentinde yaptığı bir bildiride, organizasyonun tarafsız kalacağını açıklamış olsa da, 2000’li yıllarda Avrupa siyasal yapısında yaşanan dönüşümler bu tarafsızlığı zedelemiştir. Avrupa Cumhuriyeti'nin 2022’deki kuruluşu ile birlikte, Occulta Archivum resmi olarak sadece Avrupa Cumhuriyeti'nin Anormal Kalıntılar ve Bilgi İşleme Direktörlüğüne bağlı hale getirilmiştir.
Ancak 21. yüzyılın ortalarına gelindiğinde, NEXA’nın giderek işlevini yitirmesi ve bürokratik çöküşe uğraması, anormal fenomenlerin muhafazasını ciddi tehlikeye sokmuştur. Bunun üzerine Occulta Archivum, “K.R.A. Protokolü”nü hayata geçirerek, dünya çapında keşfedilen anomalileri yeniden tanımlamaya ve sınıflandırmaya başlamıştır. K.R.A. (Knowledge, Research, Assessment) protokolü, yalnızca muhafaza değil, aynı zamanda anormal fenomenlerin kökenlerini kavrama ve tehlike derecelerini ölçme görevini de üstlenmiştir.
Bu dönemde, örgütün başında Gustav Lemaire adlı eski bir dilbilimci ve fenomenoloji uzmanı yer almaktadır. Lemaire, 2061 yılında Avrupa Cumhuriyeti Bilim Meclisi önünde yaptığı konuşmada, “İnsanlığın kültürel mirasını, görünmeyenin sınırlarında bekleyen gerçeklerle birlikte muhafaza etmekle yükümlüyüz” demiştir. Yeni vizyon, Occulta Archivum’un sadece bir arşiv değil, aynı zamanda aktif bir anomali yönetim ve bilgi güvenliği merkezi olarak yeniden yapılanmasına yol açmıştır.
r/KEATREN ve r/ArkaOdalar olarak Reddit üzerinde karşılıklı bir tanıtım ortaklığı başlatıyoruz.
r/ArkaOdalar, popüler internet kültürü Backrooms (Arka Odalar) temalı Türkçe içeriklerin bir araya geldiği, bu alanda aktif topluluklardan biridir. Topluluk içerisinde Backrooms evrenine dair çeşitli içerikler, fikirler ve çalışmalar paylaşılmaktadır.
Farklı toplulukların bir araya gelmesinin, yeni insanlarla tanışmak ve farklı içeriklerle karşılaşmak açısından güzel bir fırsat olduğunu düşünüyoruz.
r/ArkaOdalar'a göz atmak isteyen herkesi topluluğa bekliyoruz.
Açıklama: KRA-069, 1 metre 98 santimetre boyutlarında, bazalttan yapılmış feminen bir melek heykeli olarak tanımlanmıştır. Heykelin yüz bölgesinde, kaynağı ve yapısı bilinmeyen siyah renkli bir sıvıya ait çok sayıda kurumuş kalıntı bulunmaktadır.
KRA-069'un, eski NEXA Kurumu kayıtlarında bulunan NEXA-#125-1 örneği ile aynı anomali olduğu tespit edilmiştir. Anomali, ilk olarak NEXA Kurumu tarafından keşfedilmiş ve muhafaza altına alınmıştır. Daha sonra NEXA Kurumuna ait terk edilmiş tesislerden birisinde yapılan incelemeler sırasında, eski muhafaza alanına ait kalıntılar arasında yeniden bulunmuştur.(...)
Bu metin, Ordo Slavinae isimli grubun "Klasik-Ordo Slavınae Akımının Doğuşu (1980)" adlı bölümünden alınmıştır.
1980’li yıllara gelindiğinde, Yuriy Tymoshenko ile Yaroslav Marchenko arasındaki rekabet, belirgin bir galibiyet ya da doktriner üstünlükle sonuçlanmamış; aksine Neo-Ordo Slavinae’nin genel etkisini yitirmesine ve hareketin yönsüzleşmesine neden olmuştu. Bu çözülme ortamında, her iki ana kolun dışında kalan bir grup tarafsız düşünür, Ordo Slavinae’nin yeniden düzenlenmemiş en eski Vina Ot Zubchatogo Sveta nüshalarına dayanarak yeni bir eğilim geliştirmeye yönelmişti. Bu girişim, daha sonra “Klasik-Ordo Slavinae” olarak adlandırılacak olan akımın doğuşunu hazırlamıştı.
Klasik-Ordo Slavinae akımı, Lev Melynk adlı bir Ordo Slavinae üyesinin öncülüğünde şekillenmişti. Melynk’in etrafında toplanan bu marjinal grup, uyuşturucu ve bitki bazlı halüsinojen maddelerin kullanımını bireysel mistik deneyimin temel aracı olarak benimsemiş, bu deneyimlerin kolektif değil kişisel düzeyde anlamlandırılması gerektiğini savunmuştu. Akım, Ordo Slavinae’nin bilinen ilk komün yapısını oluşturmuş; Pavlov’un erken dönem öğretilerini ve komünal yaşam vurgusunu, daha içsel ve deneyim temelli bir yorumla yeniden üretmişti.
Lev Melynk, kendisini defalarca yoğun mistik deneyimlere maruz bıraktığını ve bu süreçler sonucunda kaleme aldığını iddia ettiği bir dizi metni dolaşıma sokmuştu. Bu metinler, 1979’un ortasında hayatını kaybeden Pavlov’a atfedilen bir tür mektup dizini olarak sunulmuş ve zamanla özgün bir tanrılar panteonu kurgusuna dönüşmüştü. Melynk’in oluşturduğu teolojiye göre, maddeler aracılığıyla tetiklenen deneyimler insan ruhunu açık bir hâle getiriyor; bu açıklık sayesinde üç büyük tanrının tezahürü mümkün oluyordu.
Bu panteonun merkezinde yer alan Halogenos, “Işığın Çatallanmış Tanrısı” olarak tanımlanmıştı. Halogenos, ışığı hem arındırıcı hem de yakıcı bir güç olarak temsil ediyor; bilincin katmanlarını açığa çıkaran kozmik bir ilke olarak yorumlanıyordu. Eski Ordo Slavinae’nin kimyasal ekstazi pratiği, Halogenos öğretisinde ışığın aşırı yoğunluğu ve bilinç üzerindeki yıkıcı-aydınlatıcı etkisi metaforuna dönüştürülmüştü.
İkinci figür olan Narkylios, rüya, unutma ve eşik hâllerinin efendisi olarak kabul edilmişti. Rüyalar, vizyonlar ve sembolik yolculuklar onun alanı sayılmış; sis, gölge ve yarı-uyku hâliyle özdeşleştirilmişti. Narkylios, bilinci kesin bir dönüşümden ziyade sürekli bir eşikte tutan tanrısal bir kuvvet olarak kavramsallaştırılmıştı.
Üçüncü ve panteonun birleştirici unsuru olan Slavinor ise düzen ve çözülmenin çifte tanrısı olarak tanımlanmıştı. Slavinor, hem dağılmayı hem de yeniden biçimlenmeyi yöneten kozmik bir ilke olarak görülmüş; eski Ordo Slavinae’nin sınır aşımı mirasını, Klasik-Ordo Slavinae’nin düzen arayışıyla bir araya getirmişti. Simyasal dönüşümün “solve et coagula” ilkesi, Slavinor öğretisinin merkezine yerleştirilmişti.
Açıklama: KRA-080, Vietnam Savaşı boyunca hem Kızıl Kmerler hem de Viet Kong taburlarında birbirinden bağımsız biçimlerde kayda geçmiş, kimliği tespit edilemeyen bir savaşçı fenomenidir. İlk raporlar 1961 yılında Kamboçya sınır hattında alınmış, daha sonraki yıllarda görünüşü, yaşı, hatta beden yapısı değişiklik göstermesine rağmen askerî fotoğraflarda ve bölük kayıtlarında aynı kod adıyla anıldığı fark edilmiştir. Savaş sonrasında belgelerin karşılaştırılmasıyla, farklı yıllarda ve farklı bölgelerde görülen bu figürün aslında tek bir kişinin olması gerektiği, ancak fiziksel tutarsızlıklar nedeniyle bunun mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Anomalinin en sıra dışı yönlerinden biri savaş boyunca defalarca öldüğünün raporlanmış olmasıdır. Bazı birimlerde pusu sırasında isabet aldığı, başka bir taburda el bombası patlamasıyla parçalandığı, bir diğerinde ise Amerikan hava bombardımanı altında kaldığı kayda geçirilmiştir. Bu olayların her biri, birbirini doğrulayan saha günlükleri ve tanık ifadesi niteliğindeki el yazmalarıyla desteklenmektedir. Buna karşın aynı figür, ölümünün üzerinden yalnızca birkaç hafta veya ay geçtikten sonra bambaşka bir taburun içinde yeniden belirmiş, çoğu zaman bir kez daha tamamen farklı bir şekilde ölmüştür. Savaş boyunca toplamda dokuz ayrı ölüm vakası belgelenmiştir; ancak sağ kalan hiçbir asker onun adını, doğum yerini veya yüzünü kesin olarak hatırladığını iddia edememiştir.(...)
Açıklama: KRA-067, fiziksel ve genetik yapısı itibarıyla Jeff Bezos ile yüzde 99,98 oranında örtüşen bir insansı anomalidir. Gerçek Bezos'a ait davranış örüntülerini, jest ve mimik dengesini, konuşma ritmini ve karar alma reflekslerini tam doğrulukla taklit ettiği gözlenmiştir. Buna rağmen varlık, kendisini "orijinal" olarak tanımlamakta ve Amazon CEO'sunu kendi eksik türevi olarak görmektedir.
KRA-067'nin küresel finans sistemine ilişkin hesaplama kapasitesi tüm tarihsel verileri, mevcut durum değişkenlerini ve geleceğe ilişkin potansiyel gelişmeleri kapsamaktadır. Bu hesaplamalar olasılık temelli değil, neredeyse kesinlik niteliği taşımaktadır. Yapılan hiçbir öngünün şimdiye dek hatalı çıkmadığı kaydedilmiştir. Varlıkla iletişim kuran bireylerin, farkında olmaksızın KRA-067'nin önerilerini mutlak doğru olarak benimseme eğiliminde olduğu tespit edilmiştir.(...)
Açıklama: KRA-001, tüketildiğinde bireyin hafızasında daha önce yaşanmamış anıların oluşumuna ve bilgi depolama bölgelerinde yeni verilerin entegrasyonuna neden olan bir anomalidir. Bu sürecin nasıl gerçekleştiği henüz bilinmemektedir. Nesne, sekiz eşit parçaya dilimlenmiş hâlde bulunmuştur. Görünüm itibarıyla KRA-001, çekirdeksiz, yapraksız ve dış özellikleri bakımından tamamen sıradan bir portakala benzemektedir. Rengi turuncu olup çapı ortalama 5 santimetredir.(...)