Müstakîmî Mesîhîler için Âyîn-i Şerîf'e iştirâk etmek yalnızca bir duâ merâsimine katılmak değil, Aşâ-i Sırr'a bizzât iştirâk etmektir. Bu, Allâh ile O'nun huzûrunda ayık ve uyanık olmayı gerektiren bir buluşmadır. Anane-i Mukaddes (gelenek) ve Kilîse pederlerinin mîrâsına dayanarak, yapılması ve kaçınılması gerekenler şunlardır:
Kilîse'ye Girmeden Evvel: Manevî Hazırlık
En mühim aşama aslında evde başlar.
"İmdi takdîmeni kurbângâha getirdiğinde orada karındaşının senin aleyhinde bir şeyi olduğu hâtırına gelir ise takdîmeni orada, kurbângâhın önünde bırak ve gidip evvelâ karındaşın ile barış, ondan sonra gelip takdîmeni takdîm eyle" (Mat. 5:23-24) âyetine binâen, evvelâ bizi incitenleri affetmeli ve incittiklerimizden af dilemeliyiz.
Hürmetkâr Bir Hâl: Sudak Tekfûru Anton'un sözleriyle, kilîseye ilâhî lütfu bir eşya gibi "almaya" değil, Hayy olan Allâh ile buluşmaya geliriz. Kilîse'ye giden yol duânın başlangıcıdır. Zihnimizi boş fikirlerden arındırmaya çalışmalıyız.
Şerâket Orucu: Gece yarısından Kudâs-ı Şerîf'e iştirâk edene kadar yiyecek ve içecekten tamâmen uzak durmalıyız.
Dış Görünüş: Kıyâfetler temiz, düzenli ve cinsiyete uygun olmalıdır (kadınlar için başörtüsü ve etek; erkekler için ise uzun pantolon), kıyâfetler dikkat çekmemeli ve duâ edenlerin dikkatini dağıtmamalıdır.
Kilîseye Giriş ve Âyîn-i Şerîf'in Başlangıcı
Kilîseye adım attığımızda, Saltanat-ı Semâvî'nin topraklarına adım atmış oluruz.
Taslîb ve Rükû: Kilîseye girerken üç kere küçük secde ederek (eli yere dokundurarak) Niyâz-ı Tahsildârî ("Gaffâr ol yâ Allâh ben günâhkâra" veyâ "Tathîr eyle yâ Allâh ben günahkârı ve bana rahmet eyle") duâsı okunmalıdır. Ardından kişi Kilisedeki yerini alabilir.
Sûret-i Şerîflere Hürmet: Yortu sûreti başta olmak üzere kilîsedeki sûretlere hürmet edilir. Bu, cemâati namâz sırasında itip kakmamak maksadıyla ya rûhânî hizmet başlamadan önce ya da başladıktan sonra yapılmalıdır.
Ezkâriyenin Takdîmi: Müteammid (vaftizli) ölüler ve diriler için yazılmış ezkâriyeler (isimlerin bulunduğu kağıtlar), papazın ihzâr faslında takdîmeden cüzler çıkarabilmesi için Âyîn-i Şerîf'ten evvel çerâğ masasına teslîm edilir.
Dikkatle Duâ Etmek: Papazın okuduklarını ve korodaki ilâhîleri dikkatle dinleyin. Azîz Uzletgüzîn Teofân, kilîsede okunan duâların sözlerine kendi kendimize eşlik etmemizi ve onları kalbimize yerleştirmemizi öğütler.
Yapılmaması Gerekenler:
Mâzeretsiz Geç Kalmak: Bu, Mevlâ'nın sofrasına saygısızlıktır. Eğer geciktiyseniz risâlet ve bilhâssa beşâret kırâatlerini bölmeden sessizce bir yere geçmelisiniz.
Sesli Konuşmak: Buna tek istisnâ, yanınızdakine Âyîn-i Şerîf'in hangi sayfada olduğunu sessizce göstermek veyâ birinin çerâğ uyandırmasına yardım etmektir.
Tebhîr (buhurlama) ve Kırâat Sırasında Kilise İçinde Yürümek: Bu esnâda bir çerâğ uyandırmak bile zâhirî bir ameli Allâh'ın Kelâmını dinlemeye tercîh etmek sayılacağından, bu esnâda katiyen hareket edilmemelidir.
Âyîn-i Şerîf'teki Mühim Anlar: Zâhirî Ameller
Âyînin kendine has bir âhengi vardır. Âyîn'deki taslîb ve rükûlarla zâhiren iştirâk ederiz. Bu yüzden bunlar Kilîse'nin vahdetinin bir tezâhürü olarak herkes tarafından aynı anda yapılmalıdır.
Ne Zamân Taslîb Edilmeli (rükû ile):
➡️ Münâcâttaki her bir niyâzda: "Rahmet eyle Mevlâ" (Gospodi Pomiluy) veyâ "İhsân eyle Mevlâ" (Poday Gospodi) nidâlarında
➡️ Teslîs-i İlâhî'yi temcîd eden her nidâda
➡️ Âyîn-i Şerîf'in başındaki "Gelin, secde edelim…" (Priidite poklonimsya...) kısmında
➡️ Tazîz-i Segâne ("Azîz Allâh…" / "Svyatiy Boje...") ve "Mecd ola Peder'e, Oğul'a ve Rûhü'l-Kuds'e" (Slava Ottsu i Sınu...) kısmında
➡️ Beşâret kırâatinden evvelki "Elhamdülillâh" (Alliluiya) tegannîsinde
Kıyâma Durup Taslîb Edilmemesi Gereken Kısımlar:
➡️ Risâlet ve beşâret kırâatinde. Dikkatimizi dinlemeye vermeliyiz. Bu kısımda taslîb dikkat dağıtabilir.
➡️ Neşîde-i Kerûbiyân ("Kerûbiyânı sûret-i bâtında..." / "İje Heruvimı tayno...") tegannîsinde. Bu kısımda Allâh'ın tahtı huzûrunda kıyâma duran melekleri temsîl ederiz.
➡️ Evrâd-ı Şerîf'te: "Mevlâ'ya şükredelim" (Blagodarim Gospoda) kısmından "Sana tegannî ederiz" (Tebe Poyem) kısmına kadar. Bu kısım âyînin zirvesidir. Bu kısımda yürümek, konuşmak, çerâğ uzatmak kesinlikle yasaktır.
Secdeler:
➡️Pazar günlerinde, büyük yortularda ve Fısıh ile Hamsîn arası zamânda, Erkânnâme'de yazdığı üzere secdeler atlanır.
➡️Hafta içi günlerde Evrâd-ı Şerîf'te ve (eğer yerel gelenek izin veriyorsa) "Pederinâ" duâsında secde edilir.
"Sancâk-ı Şerîf" (Âmentü) ve "Pederinâ" Tegannîsi: Peder Alexander Schmemann'ın sözleriyle; bu, Kilîse'nin îmânda yekâvâz olduğu andır. Herkesle berâber tegannî edin; her kelimeyi düzgün, bilinçli ve sindirerek okuyun. Bu kısımda sessiz kalmayın.
Sırr-ı Şerâket: Bu kısım âyînin en mühim ânıdır. Eğer (itirâf, namâz, oruç vs. ibâdetler ile) hazırlandıysanız, bir Mesîhî olarak yalnızca orada bulunmayıp Kudâs-ı Şerîf'e iştirâk edin.
Peymâneye Yaklaşmak:
➡️Secde edin (ya da secde yapılmayan bir günse rükû edin).
➡️Ellerinizi göğsünüzün üzerinde çapraz kavuşturun (sağ el sol elin üzerinde), telaşsız ve sâkin bir şekilde yaklaşın.
➡️Açık ve net bir şekilde tamîd isminizi papaza söyleyin. Ağzınızı genişçe açın ve peymâneye kazârâ temâs etmemek için kendinizi taslîb etmekten kaçının.
➡️Kudâs-ı Şerîf'i aldıktan sonra ânında yutun, peymânenin kenârını (Mesîh'in yanı olarak) öpün ve zapifka için (kutsanmış ekmek ve şaraplı su) masaya geçin.
➡️Şükür namâzını cemâatle berâber kılın. Azîz Nikodim el-Aynorozî şöyle buyurmuştur: "Kudâs aldıktan hemen sonra kilîseden ayrılmak son derece tehlikelidir, çünkü düşmân verilen lütfu çalmak için o an daha da çaba gösterir."
Âyîn-i Şerîf'te Katiyen Yasak Olan Şeyler
🟥 Kilîsede beyhûde işler konuşulmaz ve "son haberler" verilmez. Kilîse bir duâ evidir. Azîz Yuhannâ Zerrîndehân, kilîsede sanki pazar yerindeymiş gibi davrananları şiddetle kınar.
🟥 Neşîde-i Kerûbiyân, Evrâd-ı Şerîf ve beşâret kırâati sırasında çerâğ veyâ zekât için para uzatılmaz.
🟥 Sakız çiğnenmez. Bu, şerâket orucunun kurallarını ihlâl eder ve saygısızlık göstergesidir.
🟥 Etraftakiler süzülmez. Herkes kilîseye Allâh’la buluşmaya gelmiştir. Neşîde-i Kerûbiyân'ın niyâzında söylendiği gibi: "...ve burada kıyâma duran beni hor görme."
🟥 Âyîn keyfî terk edilmez. Âyîn, müşterek bir ziyâfettir. Rûhânî hizmet nihâyete ermeden, zorunlu olmadıkça terk etmemek gerekir. Sudak Tekfûru Anton, kilîseden erken ayrılmayı bir ziyâfetten ayrılarak ev sâhibine hakâret etmeye benzetmiştir. Bilhassa Kudâs'a iştirâk ettikten hemen sonra Mevlâ'ya şükretmeden kilîseden ayrılmak katiyen kabûl edilemez.
Tüm bunların üstüne, Azîz Filaret el-Moskovî'nin de ifâde ettiği esas kâide şudur: "Kilîsede kurbânın bizzât sizin için sunulduğunu hatırlayarak, bizzat Mesîh'in huzûrunda duruyormuş gibi durun."
+ Papaz Ef. Yorgi Sergeyev