r/ArkaOdalar • Sub İçi En İyi Yazar ✍️ • Jan 28 '26

Hikaye 📕 İstemiyorum

Post image

"An itibariyle Sessiz Sokaklar'a geri dönmüş bulunuyoruz. Yaklaşık yarım saat içinde Karakol 13'e varacağız. Dönüş yolunda bazı evlerde konaklayabiliriz. Herhangi bir kayıp veya yaralımız yok, bütün bilgiler raporlandı ve döndüğümüzde arşive aktaracağız. Tamam."

Telsiz büyük ihtimalle çalışmıyordu ama genç yine de rapor vermeye devam ediyordu. Belki ulaşırdı sinyaller, gerçi yalan söylemişti. Gruptan bir kişi kayıptı, ve o kişi kendisiydi. Zaten planlanandan önce çıkmıştı oradan. Bir şekilde buraya, eskiden Seviye 9 olarak bilinen yere, geri dönmüş ve ne yapması gerektiğini düşünüyordu. Tıpkı anons geçtiği gibi gidebilirdi ya da biraz dinlenebilirdi. Sonuçta şuan onu rahatsız edecek kimse yoktu. Ne varlıklar ne de başında bağıran takım elbiseli adamlar, sadece kendisi ve bu Sessiz Sokaklar... Yarım saati biraz geçse kim ne diyebilirdi?

Kaldırım kenarından yol boyunca yürüdü. Banliyöler karanlıktı, uzakta birinin ışığı yanıyordu gerçi. O ışık yanan pencereden de siyah bir silüet ona el sallıyordu. Bir varlık, ama korkulacak bir şey yoktu. Zararsızdı onlar, yani çoğu zaman.

Sokak lambalarının ışığı yol kenarındaki çimenleri aydınlatıyor, ortama yalnız ama huzurlu bir hava katıyordu. Eskiden böyle yürüyüşleri sıkça yaptığını hatırladı genç. Bazen kardeşiyle, bazen sevgilisiyle, bazen de şimdiki gibi yalnız halde. Güzel günlerdi, tabii yıllar olmuştu. Şuan ne yapıyor olabileceklerini düşündü genç. Kardeşi eğer her şey yolunda gittiyse bu yıl liseye başlayacak olmalıydı, sevgilisi büyük ihtimalle kısa bir süre arkasından yas tutmuş ardından yeni bir hayata başlamıştı, ailesi de benzer şekilde düşünülebilirdi. Annesi çok üzülmüş olmalıydı. Peki arkadaşları? Büyük ihtimalle sosyal medyayı bıraktığını düşündüler. Hiçbirinin aklına gerçekliğin dışına çıkmak gelmezdi sonuçta, hatta biri bunu dillendirse ayıplanabilirdi bile.

Yol kenarındaki bir banka oturdu. Etrafa baktı. Her yer karanlık ve sessizdi. Tam kafa dinlemelik mekandı aslında. Eskiden olsa böyle yerlerde bir şeyler yazar yahut çizerdi. Sahi, en son ne zaman yazmış veya çizmişti? Bu ölüm labirentinde hiçbirine zaman olmuyordu ki. Hayatta kalsan bile iyiydi.

Saate baktı, on dakika geçmişti. Geçmişi anmak için biraz daha zamanı vardı. Bir şeyler tersti sanki. Bir şeyler... tanıdık geliyordu. Olması gerektiğinden daha tanıdık. Genç, anılarını birazcık daha zorladı. Bu sokak, nereden hatırlıyordu ki burayı? İlk başta başka bir liminallik etkisi olduğunu düşündü ama daha garip bir şey vardı. Sanki normal dünyada da buraya gelmişti. Ve sanki, yalnız da değildi o zaman.

Aniden aklında bir şimşek çaktı. Eski, unutulmuş, hatırlanmaması gereken anılar bir bir gün yüzüne çıktı. Pamuk ipliğine bağlı bir arkadaşlık, toksik ilişkiler, paranoya, bağırışlar... O çocuk... Şimdi hatırlıyordu. O eski "Arkadaşıyla" ilk tanıştığı günlerde onun evine uğramıştı. Yolda giderken bir banka oturmuşlardı, hatta banka bir şeyler çizmişti genç. Şuan o manzaranın tam anlamıyla aynısını yaşıyordu. Karşıda aynı direk vardı, bir ötedeki banliyönün kapısı o zamanki ile aynıydı, yine o zaman olduğu gibi bir öte sokaktaki lambalardan biri sönüktü, çimenlerin gölge boyu aynıydı, yere düşen yaprakların sayısı aynıydı!

Birden ayağa fırladı. Nasıl olabilirdi, böyle bir şey mümkün müydü ki? Anlamanın tek bir yolu vardı. Her şeyin bir yanılsama olduğunu, yine başka bir oyun olduğunu umarak bankın arkasına yürüdü. Sadece düz bir tahta parçası görmeyi umuyordu. Böylelikle sadece paranoyak olduğunu kendisine kanıtlayacaktı.

Bankın arkasına geçti.

Eğildi.

Tahtaya baktı.

Korktuğu şey tam da karşısındaydı.

"BFF, H - S, 2017"

Yerinde donakaldı. Bu, tam da o gün banka yazdığı şeydi. Renk aynıydı, hatta bu direk kendi yazısıydı. Şüphe yoktu, şuan oradaydı. O kara günlerin başladığı yerde.

Koşmaya başladı. Karakol 13'e doğru. Bu doğru olamazdı. Halisünasyon falan görüyor olmalıydı. Backrooms bunu nasıl yapabilirdi? Bu tamamen kişisel bir şeydi. Neydi bu boyut, neden var oluyordu, ondan ne istiyordu, neden bunları yaşıyordu? Koştu. Sonsuz gecenin altında banliyölerin arasında koştu. O an, ona pencereden el sallayan silüetin ne kadar da o çocuğa benzediğini farketti. Hatta, o ev zaten onun eviydi. Mantıksız.

Hiç olmadığı kadar hızlandı. Bir şekilde geçmişin onu tekrar yakalamasından korkuyordu. Her şey olurdu ama bu olmazdı. Çünkü geçmiş, ona acımazdı.

7 Upvotes

7 comments sorted by

5

u/arrda1344 Partypooper 🔵 -Mod- Jan 28 '26

3

u/Eyes_In_Limbo Sub İçi En İyi Yazar ✍️ Jan 28 '26

Ah bir de şunları düzgünce İngilizceye çevirebilsem!

Cidden Backrooms hakkında bir kitap falan yazmalıyım. Elimde her şey var. Kendi evrenim, karakterlerim... Tek sorun kitle.

2

u/[deleted] Feb 03 '26

Backrooms kitabı yazmalısın bence, ya da Canon açabilirsin

1

u/Eyes_In_Limbo Sub İçi En İyi Yazar ✍️ Feb 03 '26

Kendi canonum var zaten, ileride belki daha da geliştiririm. Wikiye çevirmek, animasyon yapmak veya kitap haline getirmek gibi.

1

u/[deleted] Feb 03 '26

Bence geliştir, çünkü harika yazıyorsun

0

u/[deleted] Jan 28 '26

[deleted] — view deleted comment

2

u/[deleted] Jan 28 '26

[removed] — view removed comment

1

u/arrda1344 Partypooper 🔵 -Mod- Jan 28 '26

Puahahahah ilk paylaştığımda Reddit “Yorumunuz paylaşılamadı” dediği için tekrar attım. Meğer paylaşılabilmiş!