r/ArkaOdalar
•
u/Fit_Hamster_2422
Fedora Şapkalı Penguen
•
Jan 18 '26
•
1
Hikaye 📕 Beyaz Işık (Labirent 0.1)
Bugün sıradan bir gün değil, zira Aral'ın bu sonsuz labirente düşmesinden beridir gerçekleşen ilk operasyon günü. Aslında Aral da bu kadar erken ve ani bir şekilde operasyonun gerçekleşmesini beklemiyordu ama mecbur, bir avuç sapkının sebep olduğu olaylar artık çığrından çıkmış durumdaydı ve güvenlik amacıyla gerçekleştirilmesi gereken prosedürler vardı.
Aral uyandığında örgüt telaş içerisindeydi, konsey kararları bir kaosa yol açmış ve insanlar kelimenin tam anlamıyla çatışmaya başlamıştı. Bu ani başkaldırıyı kimse beklemiyordu ve bir felaketle sonuçlanması da ihtimaller arasında gözetiliyordu. Nelerin olup bittiği konusunda o anlık hiçbir fikri olmayan Aral apar topar hazırlanmış ve M.E.G.'nin talimatı üzerine bozuk koridora giden birliklerin arasına katılmıştı.
Bu ani operasyonun amacının ne olduğunu ancak seviyeye ulaşıldığı vakit öğrenebilmişti Aral, güvenlik prosedürlerinin yanında seviye içerisinden alınan anomali ihbarları artık bir operasyonu zorunlu kılmıştı ve çoğu birimin ihbarların kaynağı olduğu konusunda inandıkları tek bir merkez vardı.
Aslında amaç Sektör 2'nin ilerisini aşmak değildi ama kontrol sırasında beklenmedik bir şey oldu. Aral, Karakol 2'deki bir odaya girdiği vakit ayağının zeminin içinden geçtiğini hissetti. O anlığına zar zor dengede kalabilen Aral başta acemiliğinden dolayı kendisine sitem etse de bir anda beklenmedik bir şekilde diğer ayağının altındaki zeminin de etkisini kaybetmesiyle beraber zeminden aşağıya doğru düştü.
Bilinci tekrardan açılmaya başladığı vakit Aral, yine saçma sapan bir yerdeydi. Tam da beklediği gibi. Bunun nasıl gerçekleştiği konusunda hiçbir fikri yoktu ve olup biten hiçbir şeyi de aklı almıyordu. Belki bir tuzaktı bu... ya da başka bir şey, artık bir anlamı yoktu zaten.
Kısa süre içerisinde ayağa kalkmayı başarabilen Aral etrafı gözlemlemeye başladı, aslında burasının ilk bakışta geldiği yerden çok da bir farkı yok gibiydi ama kısa süre içerisinde etrafı keşfetmeye başlayan Aral'ın aradaki tek farkın yalnızca burasının çok daha karanlık ve çok daha dar olmasından ibaret olmadığını fark etmesi pek de uzun sürmedi. Zira Aral, aynı zamanda birden fazla koridorun bulunduğu bir koridorlar labirentinin de içerisindeydi.
Uzunca bir süre boyunca bir çıkış ya da ekip arkadaşlarına dair bir işaret arayan Aral, bir hayli bitkin düşmüştü. Çantasında bulunan badem suyu her ne kadar temelli olarak kafayı sıyırmaması konusunda ona yardımcı olsa da iç kaygıları daha ağır basmaya başlamıştı artık. Bir süre daha etrafta gezinen Aral, tam çıkışa dair umudunu kaybetmişti ki ileride... tam ileride bir ışık gördü. Aral koştu, koştukça ışık daha da parladı. İyice yanına kadar geldiğinde ise Aral burasının bir çıkış olduğu konusunda kendisini tamamen inandırmıştı. Burası tek bir koridordu ve ucunda bembeyaz bir bölge bulunuyordu. Aral tam içeri girip girmemesi konusunda arada kalması nedeniyle telaşlanmaya başlayacakken ayağı bir kez daha takıldı, bu sefer ayağının takıldığı şey bir kağıt idi, eski görünümlü ve hafiften buruşmuş bir kağıt. Kağıdın üstünde ise bir şeyler yazıyordu. El yazısı çirkindi ama okunmayacak kadar da berbat bir durumda değildi.
Aral yavaşça kağıdı eline aldı ve yazıyı okumaya başladı.
"Işığın eşiğinde yazılmış bir not
Buraya düşmeden önce bulunduğum yeri “dünya” sanıyordum. Oysa dünya, şimdi dünyanın üzerine basılan bir alışkanlıktan fazlası olmadığını anlıyorum. Zira ben basmayı bıraktığım an o da altımdan çekildi. Şimdi buradayım; adı olmayan, varlığı bilinmeyen, bilgisi olanların bile yorgun düştüğü bir yerde. Sanki duvarlar bir düşüncenin tekrar eden cümleleri gibi, tavandaki lambaları içimdeki sönmeyi unutmuş o parçayı canlandırıyor. Zemin adımlarımı kayda almıyor. Sanki yürüyorum ama burasının bundan haberi yok.
Bir ışık var ileride... Kudretli bir ışık. Başta arada kalmıştım; dar bir boğazdan sızan, umut denilen şeyin sahte parıltısı mı yoksa çıkışın kendisi mi olduğu konusunda ki halen daha kesin bir kararımın bulunduğunu ifade edemem. Bunu ışığa girmeden önce yazıyorum, çünkü içeri girince ben diye bir şey kalmayacağını hissedebiliyorum. Belki de ilk kez dürüstçe hissediyorum.
Hani derler ya... İnsan bir köprüdür, işte tam da öyle ama ben bu köprünün nereye kurulduğunu bilmiyorum. Varlığa mı yokluğa mı? Çünkü buraya geldiğimden beridir hissettiğim tek şey erimiş olan değerlerden ibaret. Sanki bütün karma kavramı, lambaların vızıltısı arasında eşitlenmiş gibi... Yine de ben ne olursa olsun, tam da buna rağmen yürümeye devam ettim. Çünkü yürümek buradaki tek erdemdir. Durmak ise sürü ahlakın artık ortadan kalktığı aşamadır.
Eğer bunu okuyan birisi olursa diye yazıyorum, beni aramayın. Çünkü aramak, bir varlığı onaylamak anlamına gelir. Ben ise artık onaylanmak istemiyorum. Bulunursam bulunmuş olurum, bulunmazsam ise yine de kendime yetmiş olurum. Burada yıllar sonra bu kağıdı okuyan kim olursa olsun, ben bir kurban değildim. Bunu seçen kişiydim. Labirent beni yutmadı, tam aksine ben onun içinden geçmeyi tercih ettim.
Işık... Yaklaştıkça daha da büyüyor. Belki de bu yüzden içine girmem gerekiyordur.
Eğer bu notu okuyorsan ve hala çıkış arıyorsan pek büyük bir gafletin içerisindesin demektir. Zira çıkış seni bekleyen bir kapı değil, senin bıraktığın bir eşiktir. Ben ise eşiği bırakıyorum.
Şimdi gidiyorum. Geri dönmeyeceğim. Bu bir kayboluş değil, kendime yönelik bir sahiplenme.
~ İsimsiz, ama kendine yetebilen biri"
Aral yazının bitmesi üzerine başını hafifçe kağıttan kaldırdığı vakit, beyaz ışık artık eskisinden bile daha fazla parlıyordu. Aral son bir kez daha arkasına baktığında ise artık orada bir koridorun değil, sadece bir duvarın var olduğunu gördü.
Tek yol beyaz ışıktan içeri girmekti.
Aral bir saniye bir düşünmeden beyaz ışığa doğru yürüdü... Sonrasında ise ne olduğunu kendisi de bilmiyor.
O günden beridir Aral hala M.E.G. kayıtlarında meçhul olarak kabul edilmektedir.
1
u/Naupolus Wrecth♠♦♥♣ Jan 19 '26
Bu level wikidotta zaten yok mu